(5237 S. K. m. 31, 35, 53, 58, 62, 149, 297) (5275 S. K. m. 108) (765 S. K. m. 81, 350, 456, 457) (6136 S. K. m. 15) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Sanık H. A.'nin nitelikli yağma suçundan 5237 Sayılı T.C.K.nın 149/1-d-h, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, aynı Kanunun 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 6.7.2010 gün ve 113-143 Sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 9.12.2010 gün ve 23003-20057 sayı ile, hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 18.11.2011 gün ve 312541 sayı ile;
... 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 58. maddesinin 5. fıkrasında; Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu fıkra hükmüne göre, failin, eylemini gerçekleştirildiği tarihte onsekiz yaşından küçük olması halinde, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması olanaksızdır. Bu sebeple ister tekerrüre esas alınacak, isterse tekerrür uygulaması yapılacak hükme konu suçun, fail tarafından onsekiz yaşından önce işlenmiş olması halinde hakkında tekerrür hükümleri uygulanamayacaktır.
Somut olayda, yerel mahkemece tekerrüre esas alınan Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.1.2006 gün ve 2006/18-37 Sayılı ilamına konu suç, kayden 10.3.1981 doğumlu olduğu anlaşılan sanık tarafından 18 yaşını tamamlamadan 14.04.1998 tarihinde işlendiğinden, sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 58. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır. Buna karşın, sanığa ait, dosyada mevcut sabıka kaydının incelenmesinde,
Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 3.6.2009 gün ve 228-115 Sayılı ilamının 23.03.2010 tarihinde kesinleştiği ve tekerrüre esas olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamla hükmolunan ceza 6 yıl 3 ay olmasına rağmen, tekerrüre esas alınması gereken ilama konu ceza 1 yıl 8 ay hapistir.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz Buna göre, itirazımızın kabulü halinde koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın değişeceğinde ve itirazımızın sanık lehine olduğunda şüphe bulunmamaktadır...,
Görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alınması isabetsizliğinden BOZULMASINA ve hükmün düzeltilerek ONANMASINA karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:
Karar: Sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Yargıtay C.Başsavcılığı ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkemece tekerrüre esas alınan geçmiş mahkumiyet hükmünde sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubu içinde bulunmasından dolayı 5237 Sayılı T.C.K.nın 31/3. maddesinin uygulanmış olması sebebiyle bu hükmün tekerrüre esas alınıp alınamayacağının, bu bağlamda adli sicil kaydında yer alan bir başka mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasının olanaklı olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Suç tarihi 12.04.2010 olup, sanığın adli sicil kaydında altı ilam bulunmaktadır.
Birincisi; mahkemece tekerrüre esas kabul edilen, sanığın 14.04.1998 tarihinde işlemiş olduğu kasten öldürme suçuna teşebbüsten lehe olan 5237 Sayılı T.C.K.nın 81/1, 35, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 7.2.2006 tarihinde kesinleşmiş olan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.1.2006 gün ve 18-37 Sayılı ilamı,
İkincisi; kasten yaralama suçundan 765 Sayılı T.C.K.nın 456/4, 457/1. maddeleri uyarınca 2 ay 20 gün hapis, 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan anılan Kanunun 15/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 218.103.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 9.9.2003 tarihinde kesinleşmiş olan Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 6.6.2003 gün ve 156-291 Sayılı ilamı,
Üçüncüsü; sahtecilik suçundan 765 Sayılı T.C.K.nın 350/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis, kasten yaralama suçundan 765 Sayılı T.C.K.nın 456/4. maddesi uyarınca 457 ytl adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 2.1.2008 tarihinde kesinleşmiş olan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.11.2007 gün ve 743-1147 Sayılı ilamı,
Dördüncüsü; kasten yaralama suçundan 765 Sayılı T.C.K.nın 456/4. maddesi uyarınca 2 ay 20 gün hapis, 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan anılan Kanunun 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 3.12.2008 tarihinde kesinleşmiş olan Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.10.2005 gün ve 969-995 Sayılı ilamı,
Beşincisi; kasten yaralama suçundan 5237 Sayılı T.C.K.nın 86/2, 86/3-e ve 52. maddeleri uyarınca 140 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 16.5.2008 tarihinde kesinleşmiş olan Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 14.02.2008 gün ve 175-83 Sayılı ilamı,
Altıncısı; infaz kurumuna yasak eşya sokmak suçundan 5237 Sayılı T.C.K.nın 297/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 23.03.2010 tarihinde kesinleşmiş olan Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 3.6.2009 gün ve 228-115 Sayılı ilamıdır.
5237 Sayılı T.C.K.nın tekerrürün düzenlendiği 58. maddesine göre; önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra, yeni bir suçun işlenmesi halinde sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve 2. suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak yasa koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi koşulunu aramadığı halde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkumiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.
5237 Sayılı T.C.K.nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra 2. suçun işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 01 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Maddenin 4. fıkrasında ise tekerrüre esas alınamayacak suçlar belirtildikten sonra 5. fıkrasında; Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, 765 Sayılı T.C.K.nın 81/3. maddesine benzer şekilde, 5275 Sayılı Kanunun Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında Tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm sebebiyle birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkanın bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve tekerrüre esas alınanın hükümde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
5237 Sayılı T.C.K.nın 58. maddesin 5. fıkrasındaki açık düzenleme karşısında, sanığın tekerrüre esas alınan ve yaş küçüklüğü dolayısıyla hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 31/3. maddesinin uygulandığı, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince kasten öldürme suçuna teşebbüsten verilen hükmün, tekerrüre esas alınmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu sebeple yerel mahkemenin, bu mahkumiyet hükmünü tekerrüre esas alarak sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermesi isabetli değildir.
Ancak, sanığa ait adli sicil kayıtlarının incelenmesinde tekerrüre esas olabilecek mahkumiyetlerinin bulunduğu anlaşılmakta olup, yerel mahkemece mükerrirliği net olarak ortaya konulup, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık hakkında tekerrüre esas olabilecek ilam bulunmasına rağmen, tekerrüre esas alınmaması gereken ilamın tekerüre esas kabul edilmesi karşısında, bu yanılgı sebebiyle hükümde gösterilen ve tekerrüre esas olmayan ilamın hükümden çıkartılıp, yerine tekerrüre esas nitelikte bulunan ilamlardan cezası en ağır olan, infaz kurumuna yasak eşya sokmak suçundan 5237 Sayılı T.C.K.nın 297/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, 23.3.2010 tarihinde kesinleşmiş olan Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.06.2009 gün ve 228-115 Sayılı ilamının eklenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün tekerrüre esas nitelikte olmayan geçmiş hükümlülük tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş olması isabetsizliğinden BOZULMASINA, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanığın sabıkasında yer alan Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.3.2010 tarihinde kesinleşmiş olan 03.06.2009 gün ve 228-115 Sayılı hükmünün mükerrirliğe esas alınmasına, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek ONANMASINA karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1) Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne,
2) Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.12.2010 gün ve 23003-20057 Sayılı onama kararının kaldırılmasına,
3) Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.07.2010 gün ve 113-143 Sayılı hükmünün, tekerrüre esas nitelikte olmayan geçmiş hükümlülük tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş olması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
Ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 Sayılı CYUY.'nın 5320 Sayılı Kanun uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair bölümden,
Mahkememizin 2006/18-37 E.K sayılı olup 6.3.2009 tarihinden infaz edilen ilamı ibaresinin çıkarılarak, yerine Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.3.2010 tarihinde kesinleşmiş olan 3.6.2009 gün ve 228-115 Sayılı ilamı
Cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
4) Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 28.02.2012 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy