(2709 S. K. m. 142) (6136 S. K. m. 15) (765 S. K. m. 55, 59, 72) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 231) (5235 S. K. m. 10, 11, 12, Geç. m. 1)
Dava: Sanık H.H.G.'ın yasak nitelikte bıçak bulundurmak suçundan 6136 Sayılı Kanunun 15/1, 765 Sayılı T.C.K.nın 55/3, 59/2, 72 ve 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 1.234 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine ilişkin, Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.1.2006 gün ve 16-2 Sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 10.4.2008 gün ve 1683-3721 sayı ile;
... Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki koşulların varlığı halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğundan..., bahisle diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesince 19.6.2008 gün ve 154-148 sayı ile; ... sanığın eylemine uyan 6136 Sayılı Kanunun 15/1, 765 Sayılı T.C.K.nın 55/3, 59/2, 72 ve 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 1.234 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, sabıkalı olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına..., karar verilmiş,
Bu hükmünde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 20.10.2011 gün ve 6412-11381 sayı ile;
... Sanığa atılı 6136 Sayılı Kanunun 15/1. madde ve fıkrasında yazılı hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırına göre 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 10. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz asliye ceza mahkemesince yargılamaya devamla hüküm kurulması...,
İsabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 1.12.2011 gün ve 194134 sayı ile;
... 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinde belirtildiği üzere 'Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görüşülmekte olan dava ve işlerde mahkemelerin görevinde bir değişikliğin söz konusu olduğu hallerde, üst görevli mahkemeler yargılamaya devam ederler, alt görevli mahkemeler görevsizlik kararı vererek dosyayı üst görevli mahkemeye gönderirler hükmü gereğince, sanık hakkındaki davanın suç tarihinin 2.10.2004 olduğu, yargılamanın devam ettiği, asliye ceza mahkemesinin üst görevli mahkeme olduğu gözetilerek, Yüksek Dairenin bozma yerine davayı esastan inceleyerek sonucuna göre karar vermesi...,
Gerektiği görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurmuştur.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:
Karar: Özel Daireyle Yargıtay C. Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 01 Haziran 2005 tarihinden önce işlendiği iddia olunan ve suç tarihinde asliye ceza mahkemesinin görev alanında bulunan bir suç nedeniyle, asliye ceza mahkemesince yargılama yapılarak hüküm kurulan somut olayda, bu suçun 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 Sayılı Yasayla sulh ceza mahkemesinin görev alanına alınması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğinden;
Sanık H. H. G. hakkında 2.10.2004 tarihinde işlediği iddia olunan yasak nitelikte bıçak bulundurmak suçundan: 18.01.2005 tarihli iddianameyle 6136 Sayılı Kanunun 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, 18.01.2005 tarihinde tensip zaptı düzenleyen ve ilk duruşmayı 31.03.2005 tarihinde yapan mahkemece 19.01.2006 tarihinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasası'nın 142. maddesinde Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir denilerek, mahkemelerin görevlerinin yasayla belirleneceği belirtilmiştir. Buna göre; 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesinde sulh ceza mahkemelerinin, 12. maddesinde ağır ceza mahkemelerinin görevleri sayılmış, 11. maddesinde ise bunlar dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerinde bakılacağı düzenlenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca 01 Haziran 2005 tarihinden itibaren sulh ceza mahkemeleri, Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis ve bunlara bağlı adli para cezalarıyla bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezaları ve güvenlik tedbirlerini gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığa atılı ve 6136 Sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrası uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülen yasak nitelikte bıçak bulundurmak suçuna, asliye ceza mahkemelerinde bakılmakta iken, 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 Sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca bu suçtan açılmış bulunan davalara bakma görevi asliye ceza mahkemelerinden alınarak, sulh ceza mahkemelerine verilmiştir.
Dolayısıyla, yerel mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli sulh ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de; 5235 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görüşülmekte olan dava ve işlerde mahkemelerin görevinde bir değişikliğin söz konusu olduğu hallerde, üst görevli mahkemeler yargılamaya devam ederler, alt görevli mahkemeler görevsizlik kararı vererek dosyayı üst görevli mahkemeye gönderirler şeklindeki açık düzenlemesi karşısında, sulh ceza mahkemesine göre üst görevli mahkeme olan asliye ceza mahkemesinde davaya devam edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, hükmün esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,
2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.10.2011 gün ve 6412-11381 Sayılı bozma kararının kaldırılmasına,
3- Dosyanın, esasa dair temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2012 tarihinde yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy