(5237 S. K. m. 52, 62, 188) (5271 S. K. m. 308)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanıkların 5237 sayılı TCK'nun 188/3-4, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 7500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.09.2010 gün ve 224-193 sayılı hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 24.11.2011 gün ve 12004-57421 sayı ile; oyçokluğuyla onanmasına karar verilmiş, Daire Başkan Vekili A.Kınacı ve Daire Üyesi M. Özkan, sanıkların yüklenen suçtan beraatlarına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Karar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 04.07.2012 gün ve 166634 sayı ile;
Sanık M. ile dosyanın diğer sanıklarından V.'ın ortak olarak işlettikleri işyerinde uyuşturucu ticareti yaptıklarına ilişkin yapılan ihbar üzerine ve bu sanıklarla ilişkili olduğu tespit edilen diğer sanıklar M., E., E., R. ve T.'ın kendi aralarında ve üçüncü kişilerle yaptıkları telefon konuşmaları, alınan karar üzerine dinlenmeye alınmış, aynı zamanda bu sanıkların fiziki takibi de yapılmıştır. Fiziki takip ve telefon konuşmaları neticesinde 12.08.2008 tarihinde diğer sanıklardan E. ve M.'in üzerlerinin aranması üzerine bu iki sanığın üzerinde satışa hazır uyuşturucu yakalanmıştır. Yapılan yargılama sonucunda tüm sanıklar hakkında uyuşturucu ticaretini iştirak halinde yaptıkları sonucuna varılarak mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de kanımızca sanıklar M. ve E. hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır ve bu nedenle bu iki sanık hakkında kararın bozulması gerekirken onanması yerinde olmamıştır.
Şöyle ki; bu iki sanıkta herhangi bir uyuşturucu yakalanmamıştır. Üzerinde uyuşturucu yakalanan diğer sanıklar E. ve M. ile sanıklar arasında suç delili olarak telefon konuşmaları mevcuttur. Sanıklardan M. telefon konuşmalarını inkar etmemekte ise de bu telefon konuşmalarında sanıklardan M.'den uyuşturucu istediğini, ancak bu uyuşturucuyu kullanmak amacıyla istediğini tüm savunmalarında beyan etmektedir. Sanık E. ise suçunu inkar etmektedir.
Daire karşı oy gerekçesinde de belirtildiği üzere; iletişimin dinlenmesi koruma tedbirine başvurulmasındaki asıl amaç, maddi delillere ulaşmada bir araç olarak yararlanmaktır. Serbest iradeye dayalı ikrarın bile mahkumiyet için yeterli sayılmadığı çağdaş ceza muhakemesi hukukunda, içeriğine değişik anlamların yüklenmesi mümkün bulunan telefon konuşmaları, maddi bulgularla desteklenmedikçe, mahkumiyet için yeterli olamaz.
Sanıklar M. ve E.'in aleyhine uyuşturucu ticareti yaptıklarını çağrıştıran telefon konuşmaları dışında somut bir delil bulunmamaktadır. Sanıklarda uyuşturucu yakalanmadığı gibi diğer sanıkların hiçbirisi de bu sanıkların suça katıldığına ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Ayrıca uyuşturucuyu kime sattıkları da belli değildir. Kaldı ki sanıkların hangi tür uyuşturucunun ticaretini yaptıklarının ispatı da mümkün değildir.
Sonuç olarak; sanıklar M. ve E.'in diğer sanıklardan E. ve M.'de ele geçirilen uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgileri olduğuna, haklarında mahkumiyet hükümleri onanan diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine ve dolayısıyla atılı suçu işlediklerine ilişkin, savunmalarının aksine, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı halde, beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle, sanıklar M. ve E. ile ilgili hükümlerin bozulması gerekirken hükmün onanmasına ilişkin kararda isabet bulunmamaktadır görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 18.07.2012 gün ve 19277-13437 sayı ile, oyçokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
Türk milleti adına
Ceza Genel Kurulu Kararı:
Sanıklar E., T., M. ve R. hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri Özel Daire tarafından onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar M. ve E. hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğinden;
02.06.2008 günü Narkotik Şubesini arayan ve kimliğini açıklamayan ihbarcının Avcılar Filizköy Göl Caddesi No:12 sayılı adreste bulunan P
G
. isimli restorantın sahipleri M. ve V.'ın geceleri iş yerinde eroin ve kokain satışı yaptıklarını bildirmesi üzerine mahkeme kararı ile bu kişilerin telefonlarının dinlenilmeye başlandığı, dinlemeler sırasında bu kişilerin M., M. İhsan ve Y. isimli kişilerle uyuşturucu ticareti yapıldığı şüphesini uyandıran görüşmeler yaptıklarının tespit edilmesi üzerine mahkeme kararı ile bu kişilerin de telefonlarının dinlenilmeye alındığı, dinlemeler sonucunda bu kişilerin sanıklar E. (M. - HE. isimleri ile görüşmeleri gerçekleştirmiştir) ve T.'la uyuşturucu ticareti yapıldığı şüphesini çağrıştıran görüşmeler yaptıklarının belirlenmesi sonrasında bu kişilerin de mahkeme kararı ile telefonlarının dinlenilmeye başlandığı, 12.08.2008 günü sanık T.'ın sanıklar E. ve R. vasıtasıyla uyuşturucu sattığının tespiti üzerine sanıklar E., R. ve T.'ın yakalandığı, yapılan aramada sanık E.'ın iç çamaşırına sakladığı yaklaşık 100 gram kokainin ele geçirildiği, M. sahte kimliğini kullanan sanık M.'in evinde yapılan aramada daralı ağırlığı 7,5 gram gelen 12 adet satışa hazır taş halde kokain maddesi, daralı ağırlığı 1 gram gelen toz halde kokain maddesi ve daralı ağırlığı 0,9 gram gelen esrar maddesi ile üzerinde M. İhsan Bozkur adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği, sanık E. 'in telefon görüşmelerinde kardeşi M.'in ismini kullanması nedeniyle M. hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan soruşturma başlatıldığı ve akabinde tutuklanmasına karar verildiği, ancak daha sonra E. 'in telefon görüşmelerini kardeşinin adını kullanarak kendisinin yaptığını belirtmesi üzerine M.'in tahliye edildiği ve sonrasında da hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda, sanık E. 'ta ele geçen maddenin 56,568 gramının kokain olduğu, sanık M.'de ele geçen maddenin 2,680 gramının kokain, bir adet peçete parçasına bulaşık olan maddenin net 0,5 gram ağırlığında esrar, naylon parçası içerisindeki maddenin ise net 0,4 gram ağırlığında kokain maddesi olduğunun belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
Sanık M. kollukta; restoran işlettiğini, akrabası olan V.'ın yanında çalıştığını, yaklaşık 3-4 yıldır kokain kullandığını, kokainleri M. ve Y. isimli kişilerden aldığını, bazen kendisinin aldığını bazen de V.'a aldırttığını, V. ile birlikte kokaini içtiklerini, kesinlikle kimseye kokain satmadığını, telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğunu söylemiş,
Savcılık ve sorguda; kolluk ifadesinin doğru olduğunu, telefonda geçen Dakka kelimesi ile uyuşturucu kokainin gramının kastedildiğini, telefon görüşmesinde geçen beni mahçup etme sözü ile kendisine uyuşturucu temin etmek istediğini, bozuk olmamasını istediğini, o sırada içtiği için kafasının yerinde olmadığını, ne söylediğini bilmediğini, kimseye uyuşturucu temin etmediğini belirtmiş,
Mahkemede ise; suçlamaları kabul etmediğini, kolluk, savcılık ve sorgudaki ifadelerinin doğru olduğunu, cep telefonu numarasının 0 538 396 56 45 olduğunu beyan etmiştir.
Sanık E. kollukta; M. ile çok fazla tanışıklığının olmadığını, Aksaray'da sebze satarken M.'in lokantaya gelip yemek yediğini, orada ekstasy kullandığını fark ettiğini, kendisinden sebze meyve aldığını, ilerleyen zamanda M.'in kendisinden 2-3 ekctasy hap getirmesini istediğini, Tarlabaşı'na gidip 5 adet hap aldığını, beraber gidip eğlendiklerini, ondan sonra da kendisinden sürekli hap almasını istediğini, 2-3 defa ona bu şekilde hap aldığını ve beraber kullandıklarını, kendisine halden sebze meyve aldırıp parasını verdiğini, M.'den hiçbir uyuşturucu madde almadığını, sadece birkaç kez ona hap aldığını ve beraber kullandıklarını, dosyadaki bütün telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğunu, uyuşturucu madde satmadığını, sadece kullandığını ve uyuşturucuyu Tarlabaşı'ndan aldığını, M.'in kendisinden ekctasy hap ve bazende kokain istediğini, telefon görüşmelerinin karı kız olayı, hap, sebze ve kumaş olayları ile ilgili olduğunu, M.'in telefonda ekctasy demediğini, şifreli olarak kumaş dediğini, kumaş ticareti yapmadığını, Aksaray'da çakma ürünler satan insanlar olduğunu, onlardan bir kaç kez alıp M.'e verdiğini savunmuş,
Savcılıkta; M.'in kardeşi olduğunu, 0 534 835 10 41 numaralı telefonu kullandığını, sık sık telefon değiştirdiği için daha önce kullandığı telefonları hatırlamadığını, M. isimli şahsı tanıdığını, bu kişiyi M. lakaplı olarak tanıdığını, ayrıca M. olarak da tanıdığını, kendisiyle Aksaray'da tanıştığını, M. ile yaptığı telefon görüşmelerinin uyuşturucu ticareti ile ilgili olmadığını, zaman zaman buluştuklarında esrar içip ectasy hap kullandıklarını, bunun haricinde uyuşturucu satmadıklarını söylemiş,
Sorguda; uyuşturucu ticareti yaptığı yönündeki suçlamayı kabul etmediğini, 3-4 senedir extacy ve esrar kullandığını, Tarlabaşı'nda değişik şahıslardan içmek için aldığını, M. ile birlikte uyuşturucu kullandığının doğru olduğunu, ancak ayrı ayrı uyuşturucuyu aldıklarını, herkesin kendi uyuşturucusunu içtiğini, bu nedenle birbirlerine içmek amacıyla uyuşturucu ikram etmelerinin ve parasız da olsa vermelerinin söz konusu olmadığını, ayrıca extacy haplar 5 liraya satıldığı için temin etmekte herhangi bir maddi zorlukta yaşamadığını, bu nedenle satmasını gerektirecek bir durumun olmadığını, savcılık ifadesinin doğru olduğunu, kolluk ifadesini tekrar ettiğini, yaptığı telefon görüşmelerinin içmek için aldığı uyuşturucuya ilişkin olduğunu, kesinlikle satmaya yönelik görüşmesinin olmadığını, telefon görüşmelerini kardeşi M.'in değil kendisinin yaptığını belirtmiş,
Mahkemede ise; atılı suçlamayı kabul etmediğini, sanık M. dışındaki sanıkları tanımadığını, bu sanıkla tanışıklığının da 15-20 günlük olduğunu, Çin malı çakma marka elbiseleri sattığını, aynı zamanda sebze işi de yaptığını, M.'in kendisinden 1-2 defa sebze aldığını, M. ile ilişkilerinin bu nedenle olduğunu, kendisinin kullandığı telefon nedeniyle M.'in tutuklandığını, sonra gelip kendisinin teslim olduğunu, M. ile 1-2 defa gece alemine çıktığını, extacy hap kullandığını ve ancak satmadığını, Tarlabaşı'nda A. isimli bir şahıstan aldığını, telefon konuşmalarının genelde kumaş üzerine olduğunu, uyuşturucu üzerine olmadığını belirtmiş, savcılık ve sorgu ifadelerinin doğru olduğunu, kolluk ifadesinde bazı şeyleri yanlış algıladığını beyan etmiştir.
M. sahte kimliğini kullanan sanık M. kollukta; sanıklar M. R. ve V.'ı tanıdığını, bu kişilere kokain satmadığını, bu sanıklarla birlikte Şirinevler halk pazarında bulunan Murat isimli şahıstan kullanmak amacıyla uyuşturucu aldıklarını, evinde bulunan uyuşturucuların kullanmak için satın aldığı uyuşturucular olduğunu, HE.'in sıradan bir insan olduğunu, Şirinevlerde tezgâh açtığı dönemde kendisinde kumaş olduğunu söylediğini, ancak getirdiği kumaşları beğenmediğini ve geri verdiğini, eriyip gidiyor derken yıkanan kumaşların renginin solmasından bahsettiğini, telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğunu, görüşmelerinin kumaş ve yemekle ilgili olduğunu, telefonda söylediği Dakka'dan kastının görüştükleri süre olduğunu söylemiş,
Savcılıkta; kolluk ifadesinin doğru olduğunu, M. R. ve V.'ı çay bahçesinden tanıdığını, birlikte kokain kullanıp içki içtiklerini, kesinlikle uyuşturucu satmadığını, telefon görüşmeleri sırasında alkollü olduğu ve uyuşturucu madde kullandığı için bir çoğunu hatırlamadığını, çoğunun saçma sapan görüşmeler olduğunu, kimseye uyuşturucu madde satmadığını belirtmiş,
Sorguda; kolluk ve savcılık ifadelerinin doğru olduğunu, M. R. ve V.'ı tanıdığını, birlikte kokain kullandıklarını, kimseye uyuşturucu satmadığını, sabıkalı olduğu için sahte kimlik kullandığını beyan etmiş,
Mahkemede ise; evinde bulunan uyuşturucuları içmek için bulundurduğunu, kesinlikle ticaretini yapmadığını savunmuştur.
Sanıkların hakkında hüküm kesinleşen diğer sanıklar ve başka kişiler ile hükümleri kesinleşen sanıkların başka kişilerle yaptıkları ve mahkeme kararıyla dinlenilen birçok telefon görüşmeleri mevcut olup, telefon görüşmelerinin tamamının karara alınması mümkün değil ise de, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi ve örnek olması açısından bir kısmına yer verilmesinde yarar bulunmaktadır.
21.06.2008 günü saat 02.52'de sanık M. R. ile bulunamadığı için dosyası ayrılan Y. isimli sanık arasında;
M. R.: Nerdesin?
Y.: Semtteyim.
M. R.: Araba yok bende acil gelmen lazım dükkana, dükkandayım.
Y.: Valla ben malzemeyi bekliyorum.
M. R.: Ne zaman gelirsin?
Y.: Bi en geç yarım saat sonra burdadır.
M. R.: E beni ara ona göre geldi gelmedi.
Y.: E tamam kaç dakka.
M. R.: 3-4?
Y.: Tamam.
M. R.: Dükkandayım beni mahçup etme.
Y.: Tamam hadi.
05.07.2008 günü saat 02.38'de sanık M. R. ile Y. isimli sanık arasında;
M. R.: İyi nerdesin?
Y.: Çekmece'de.
M. R.: Nerde o gece geldiğim yerde.
Y.: He he.
M. R.: E tamam V. geli sana taraf.
Y.: Tamam kaç dakka ona göre hazırlayayım.
M. R.: 4.
Y.: Tamam.
M. R.: Bak hele.
Y.: He.
M. R.: Alo ayrı ayrı yap ha.
05.07.2008 günü saat 04.17'de sanık M. R. ile Y. isimli sanık arasında;
M. R.: Ha şimdi geliyorum 10 dakika sonra, 5 dakka sonra.
Y.: Yok bi 20 dakka sonra gel dayı.
M. R.: 20 dakka sonra geleyim.
Y.: He anladın.
M. R.: Ama düzgün bu nedir yav.
Y.: He bu.
M. R.: Ayıptır ama yav ben sana diyeyim bak....ayıptır.
............
Y.: Kaç dakka şey yap ona göre ben şey yapayım.
M. R.: ..
Y.: Hı.
M. R.: 3.
Y.: Tamam
. 08.07.2008 günü saat 01.37'de sanık M. R. ile sanık M. (M. İ. sahte kimlikli) arasında;
M. R.: Bi 15-20 dakka sonra orada olurum
M. İ.: Tamam kaç dakka görüşürüz?
M. R.: 2 dakka görüşağ sonra tekrar görüşürüz zaten.
M. İ.: Tamam oldu.
M. R.: Anladın dediğimi.
M. İ.: Hı hı.
M. R.: Tamam düzgün şey olsun beni mahçup erme
10.07.2008 günü saat 02.15'de sanık M. R. Bayrak ile sanık M. Kızıle arasında;
M. R.: Geliyim mi sana taraf?
M. İ.: Gel.
M. R.: Hı.
M. İ.: Gel gel.
M. R.: Tamam.
M. İ.: Kaç dakka?
M. R.: Hı.
M. İ.: Kaç dakka görüşürüz?
M. R.: 3 .
08.08.2008 günü saat 15.24'de sanık M. R. ile bulunamadığı için dosyası ayrılan Y. isimli sanık arasında;
M. R.: E bende dükkandayım gel.
Y.: Yav bu saatte.
M. R.: He.
Y.: Kaç dakka?
M. R.: 2.
Y.: Hı.
M. R.: 2-2 çabuk 2-2 çabuk gel ama.
09.08.2008 günü saat 05.03'de sanık M. R. ile sanık M. arasında;
M. R.: 3 dakka güzel ... O günkü yaramazdı beş kuruş etmezdi.
M. İ.: E tamam şimdiki farklıdır.
M. R.: Hı.
M. İ.: Şimdiki farklıdır.
M. R.: E tamam 3 tane güzel böyle şey yap.
09.08.2008 günü saat 05.19'de sanık M. R. ile sanık M. arasında;
M. İ.: Efendim abi.
M. R.: Alo 4 olsun.
M. İ.: Hı.
M. R.: 4-4.
M. İ.: Vallah 3 var.
M. R.: Hı.
M. İ.: 3 var.
13.07.2008 günü saat 02.18'de sanık M. ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
X kişi: 3 dakka in aşağı ha.
M. İ.: Ney.
X kişi: 3 dakka 3 dakka in aşağı ben rampadayım geldim.
M. İ.: 3 dakka?
X kişi: He hadi.
M. İ.: Kaç dakka görüşüyoruz?
X kişi: 3 dakka dedim da.
14.07.2008 günü saat 18.04'de sanık M. ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
M. İ.: E kaç dakikada burdasın?
X kişi: Dört dakikaya kadar ordayım.
M. İ.: Hı.
X kişi: Dört dakika sonra ordayım.
M. İ.: 5 dakka mı görüşek?
X kişi: He he.
15.07.2008 günü saat 04.22'de sanık M. Kızıler ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
M. İ.: Kaç dakka görüşürüz?
X kişi: 5 dakka görüşürüz ya.
M. İ.: Tamam abi gel.
16.07.2008 günü saat 19.18'de sanık M. ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
M. İ.: Sağol sen nasılsın baba?
X kişi: İyiyim abi bi 3 dakka geliyorum yanına.
M. İ.: Hı.
X kişi: Tamam.
16.07.2008 günü saat 21.32'de sanık M. (M. İ. sahte kimlikli) ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
X kişi: Efendim.
M. İ.: 2 dakka görüşüyorum dimi?
X kişi: 1 dakka 1 dakka.
M. İ.: 1.
X kişi: He.
M. İ.: Tamam.
16.07.2008 günü saat 21.33'de sanık M. ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
X kişi: Semtte misin?
M. İ.: Hı hı.
X kişi: Bizim bi arkadaşlar var onlara vereceğiz 3 dakka buraya gelmen lazım.
M. İ.: Ben mi geleyim?
X kişi: Onlar bilmiyorlar orayı bende gelemem bende dükkanda çalışıyorum .
M. İ.: Hı.
23.07.2008 günü saat 20.03'de sanık M. Kızıler ile kimliği belirlenemeyen bir kişi arasında;
X Kişi: Gelimde 2 dakka görüşsek ha?
M. İ.: Gel.
X kişi: Çıktım geliyorum 5 dakikaya ordayım.
M. İ.: E kaç dakka görüşüyoruz?
X kişi: 2 dakka görüşeceğiz ben 5 dakika sonra ordayım.
M. İ.: Tamam.
18.07.2008 günü saat 23.20'de sanık M. ile A. isimli kişi arasında;
A.: Ben A. A..
M. İ.n: Hı.
A.: M. yanında mı?
M. İ.: He benim.
A.: Sen misin
M. İ.: Hı hı.
A.: E telefonun niye açmıyon?
M. İ.: Ya ben o M. değilim başka M.im.
A.: Ha bana bak öbürü yanında yok dimi?
M. İ.: Yok canım.
A.: Geliyorum 2 tane sağlam 100 lira.
M. İ.: Tamam.
.......................
A.: Aracı koyma bana 200 köntör gönder.
M. İ.: Tamam
18.07.2008 günü saat 23.38'de sanık M. ile A. isimli kişi arasında;
M. İ.: On saniye sonra ordayım ben.
A.: Tamam ben geldim beni bekletme 100 lüğüm var 2 tane sağlam şey yap gerisini devamını görüşürüz.
09.08.2008 günü saat 21.18'de sanık M. ile sanık T. arasında;
M. İ.: Nasılsın haci?
T.: İyiyim valla senin canın sağolsun kimsin?
M. İ.: Valla ben M. M. Şirinevlerden.
T.: Ha merhaba M..
M. İ.: Nasılsın iyi misin?
T.: Valla canın sağolsun.
M. İ.: Gözümsün sen nerdesin kahvede misin kafeteryada mısın?
T.: Yo valla ben evdeyim.
M. İ.: Yav 5 dakka işim var senle ben gelsem senle görüşebilir miyim?
T.: Efendim nasıl dedin?
M. İ.: Dedim 5 dakka gelsem senle görüşebilirmiyim işim var senle?
T.: Ben kafeye gelebilirim senin için.
09.08.2008 günü saat 22.05'de sanık M. ile sanık T. arasında;
T.: O adamın dediği işten başka bi işin var mı benle?
M. İ: Yok.
T.: Sadece o mu?
M. İ.: He.
T.: Sadece oysa sen niye bana telefon açıyon...yarım saat sonra bir saat ....tamamdır.
M. İ.: Tamam kardeşim, gitsin getirsin mi şimdi?
T.: Tamam ben şimdi telefon edeyim getirsin dükkana postaneye yanına getirsin sana versin ondan sonra ne kadar işin var mesela.
M. İ.: Yarım saat kadar 10 .
T.: Tamam yarım saat sonra nasıl senin işini mişini görmüştüm yarın öbür gün.
09.08.2008 günü saat 22.07'de sanık M. ile sanık T. arasında;
T.: Tamam ben söyleşim gelir getirir sana verir ben mecbur bi yere gidecem işim var, dedi tamam.
M. İ.: E tamam kardeşim.
T.: Haydi gözüm üstüne, işin biterse telefonumu kaydet sen bana telefon edersin ben birinsen alırsın .
M. İ.: E tamam kardeşim.
28.07.2008 günü saat 23.01'de sanık T. ile kimliği belirlenmeyen bir kişi arasında;
T. Efendim.
X kişi: Dayı aynı yerdeyim 2 dakka daha görüşelim.
T.: Tamam.
X kişi: Hadi çabuk ama.
14.07.2008 günü saat 01.16'da sanık E. (M. ismiyle) ile sanık M. arasında;
M.: Abe .
M. İ.: Hı.
M.: Abe bunlara baktım ya işe yaramıyor biliyor musun abe?
M. İ.: Hı.
M.: Ben baktım ben adama söyledim biliyor musun abe?
M. İ.: He.
M.: O yaramıyordu abe yarın gündüz saat 11 de abe ben sana yetiştiririm istiyorsan.
.......................
M. İ.: Gündüz 11 de mi?
M.: He gündüz 11 de abe.
M. İ.: İyi sen biliyorsun toprağım.
14.07.2008 günü saat 14.47'de sanık E. . ile sanık M. . arasında;
M. İ.: Sen telefon açtın mı oraya?
M.: He abe saat 4 te 5 te hazırdır abe.
M. İ.: Daha erken olmaz mı?
M.: Valla daha erken olursa ararım seni abe tamam.
M. İ.: Abe valla arkadaşlar telefon açıyorlar.
M.: He abe.
M. İ.: Olsa çok iyi olurdu biliyor musun?
M.: Abe istiyorsan bu 8 olanı getireyim sana şimdi.
M. İ.: Hı.
M.: Senin için bekliyorum yani ha.
M. İ.: 8 i akşam şey yapsaydın şimdiye kadar bitirmiştim 8 i akşam kabul etmedik
14.07.2008 günü saat 16.27'de sanık E. Cin ile sanık M. Kızıler arasında;
M.: Yarım saat içinde yanındayım.
M. İ.: E tamam o o dün değil evvelsi günkü olandan mı? günkündendir.
M.: He dün değil evvelsi
M. İ.: Bir parça değşik olsaydı daha iyi olurdu ha.
M.: Valla odur da şuanda.. Aynı odur yani.
M. İ.: Sana birşey söylemiştim ya ona söyle.
M.: Ee.
M. İ.: Şey mey karışmış belki.
M.: Abe şimdi biliyormusun içinde ne varsa eriyip gidiyor biliyor musun?
M. İ.: Bu değişikti rengi güzel değildi biliyor musun?
M.: Doğrudur abe.
M. İ.: Arkadaşlar beni bekliyorlar biraz acele etsen çok iyi olurdu.
M.: Abe valla bende senin için gelmişim Aksaraya adam yarım saattir yanımda oturmuş bende onu bekliyorum.
14.07.2008 günü saat 18.30'da sanık E. ile sanık M. arasında;
M. İ.: İyi teşekkür ediyorum sana.
M.: Ben teşekkür ederim abe.
M. İ.: 2 çeşittir ha.
M.: 21 çeşit mi.
M. İ.: Haberin olsun.
M.: Valla haberim yok.
M. İ.: O günündü.
M.: Nasıl?
M. İ.: 1 tane ogünkündendi bana getirmiştin ya dün değil öbürgün.
M.: He.
M. İ.: 1 tanesi ondandı.
M.: Onları başka birinin yanından getirdim abe bu onun değil.
M. İ.: Hıı diğeri daha kaliteliydi.
M.: Diğeri daha kaliteliydi ha.
M. İ.: He valla.
M.: Valla abe hoşuna gitti mi?
M. İ.: Yani teşekkür ediyorum.
15.07.2008 günü saat 15.52'de sanık E. ile sanık M. arasında;
M.: Sen şeylerini tarttınmı yani tam çıktı değil mi?
M. İ.: Evet evet.
M.: E tamam.
M. İ.: Şeyi tamamdı sağolasın.
M.: Şimdi biliyor musun abe?
M. İ.: He kardeşim.
M.: Yani gerçi bu onlardan satın aldığım arkadaşlar yok mu?
M. İ.: Evet.
M.: Yani ben eminim bana şey yapmayacığını biliyor musun?
M. İ.: He.
M.: Yine de ben dedim senin için rahat olsun biliyor musun abe?
M. İ.: Allah razı olsun.
M.: Yani dedim ufak bir şeyde varsa hepsini ....ederiz onlara abe anladın
16.07.2008 günü saat 17.33'de sanık E. .(HE. ismiyle) ile Ahmo isimli kişi arasında;
HE.: Valla doğridir
Ahmo: Nasılsan abi?
HE.: Oni de hallette ben biraz sonra geleyim yanına.
Ahmo: Hı.
HE.: O daha öncekini aldığ ya iki gün önce.
Ahmo: Hı.
HE.: Ahmo gine ondan gözünü seveyim.
Ahmo: Tamam tamam.
19.07.2008 günü saat 00.11'de sanık E. ile sanık M. arasında;
M.: Bu benim yeni numaramı sana açtım mecburi kaldım artık
M. İ: Ha tamam kardeşim
M.: Abi bu telefonda var ya ben şimdi telefonda bu adamı rezil ettim bu adam namusuna şerefine yemin ediyor, HE. diyor öyle bişey yok diyor artık birbirimizin kalbini de kırdık anladın şimdi telefonda.
M. İ.: He.
.....................
M.: Madem ki öyle ee o şey kalsın biz bu akşam değil de yarın gidip alırız ondan başka yerden alırız tamam abi.
M. İ.: Gözümün üstüne.
M.: Eğer diyorsan 2 de eksik onuda cebimden karşılarım.
20.07.2008 günü saat 21.39'da sanık E. ile sanık M. arasında;
M. İ.: Hıım ne fazla olsun ne de az olsun ha o damates hıyar mıyar salata.
M.: Tamam tamam abe.
M. İ.: Konuştuğumuz gibi.
M.: Tamam abe.
20.07.2008 günü saat 22.54'de sanık E. ile sanık M. arasında;
M.: Merhaba abe bekliyoruz onu abe şimde gelse ben 10 dakikada yanına yetişirim.
M. İ.: Yani gelecek mi şimdi?
M.: Gitmiş getirmeye şimdi.
M. İ.: Tamam abe.
20.07.2008 günü saat 23.04'de sanık E. ile sanık M. arasında;
M.: Efendim abe.
M. İ.: Abe diğerinden o dünkünden yoksa.
M.: Abe ondan daha şeydir ya.
M. İ.: Abe eksik olmasın gözüne kurban olayım.
M.: Abe telefonda fazla konuşma abe sen beni bekle abe.
M. İ.: İyi tamam hade.
20.07.2008 günü saat 23.44'de sanık E. ile sanık M. arasında;
M.: O olmadı abi ben şimdi Kumkapıya gidecem eğer olmasa adam dedi sabah dedi, sabah erkenden size ayarlarım başka da yok abi.
M. İ.: Abi gözünü seveyim bu gün cumartesi yani sen öyle yaptın ben başka yere gidecektim yani.
M.: Cumartesi değil bu gün, bu gün pazar ya.
M. İ.: He doğruya bu gün pazar adamlar arıyor bi sürü ben ne yapacam şimdi?
M.: E ben şimdi.
M. İ.: Ben yarım saat demişim 1 saat oldu 2 saat oldu.
Şeklinde telefon görüşmeleri yapıldığı belirlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nun Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti başlıklı 188. maddesinin konumuza ilişkin olan 3 ve 4. fıkraları;
satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır şeklinde düzenlenmiştir.
Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşabilmesi için maddede belirtilen seçimlik hareketlerden hE.gi birisinin yapılmış olması gerekir. Dördüncü fıkraya göre, uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması, bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların konu bakımından nitelikli unsurunu oluşturmakta ve bu fıkralara göre verilecek cezaların artırılmasını gerektirmektedir.
Bu bilgiler ışığında öncelikle sanık M. R. yönünden uyuşturucu madde ticareti suçunun sabit olup olmadığının değerlendirilmesinde;
Sanık M. R.'ın aşamalardaki, mahkeme kararı ile tespit edilmiş olan telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğu, kullanmak amacıyla sanık M. ve Y. (firari olduğu için evrakı ayrılmıştır) isimli kişiden kokain aldığı, görüşmelerde kullanılan dakka kelimesi ile satın alınmak istenilen uyuşturucu maddenin gramının kastedildiği yönündeki savunmaları ve sanık M.'in evinde yapılan aramada 12 adet satışa hazır halde kokain maddesinin ele geçirilmiş olması göz önünde bulundurulduğunda, öncelikle sanıklar arasında uyuşturucu madde alış verişinin olduğu sabittir.
Her ne kadar sanık M. R. kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın aldığını, kimseye uyuşturucu madde satmadığını belirtmiş ise de, mahkeme kararı ile tespit edilen telefon görüşmelerinde sanık tarafından kullanılan Dükkandayım beni mahçup etme, Alo ayrı ayrı yap ha ve Tamam düzgün şey olsun beni mahçup etme vb. cümleleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla değil, bilakis ihbarda belirtildiği üzere işletmekte olduğu işyerinde başkalarına satmak amacıyla aldığı ve sattığı anlaşılmaktadır. Zira kendisi için uyuşturucu madde alan kişinin uyuşturucunun ayrı ayrı hazırlanmasını istemesi hayatın olağan akışına uygun olmayıp, ancak başkaları için uyuşturucu alan kişi farklı farklı şahıslara vermek amacıyla uyuşturucunun ayrı ayrı hazırlanmasını isteyecektir. Ayrıca sanık; beni mahçup etme diyerek, uyuşturucu maddeyi kendisi için değilde başkaları için aldığını, onlara karşı zor durumda kalmak istemediğini ortaya koymaktadır.
Öte yandan sanık M. R. 09.08.2008 günü saat 05.03'de sanık M. ile yaptığı telefon görüşmesinde; E tamam 3 tane güzel böyle şey yap demek suretiyle 3 adet istediğini belirttikten 16 dakika sonra 05.19'da tekrar arayarak; Alo 4 olsun şeklinde 4 adet istediğini söylemiştir ki, bu da sanığın uyuşturucu maddeyi başkalarına vermek amacıyla aldığını açıkça göstermektedir.
Bu itibarla, sanık M. R.'ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin kabulü gerekmektedir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Genel Kurul Üyesi; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin sabit olmadığı görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sanık E. yönünden uyuşturucu madde ticareti suçunun sabit olup olmadığının değerlendirilmesine gelince;
Uyuşturucu madde ticareti suçundan hakkında verilen mahkumiyet kararı onanmak suretiyle kesinleşen sanık M.'in mahkeme kararıyla tespit edilen telefon görüşmelerinde kullandığı Abe valla arkadaşlar telefon açıyorlar, Arkadaşlar beni bekliyorlar biraz acele etsen çok iyi olurdu ve Adamlar arıyor bi sürü ben ne yapacam şimdi vb. cümleleri göz önünde bulundurulduğunda, sanık M.'in uyuşturucu maddeleri kullanmak için değil, başkalarına satma amacıyla aldığı anlaşılmakta olup, öncelikle sanık E. 'in sanık M.'e kullanması için başkasından alarak iki üç defa ekctasy hap getirdiği yönündeki savunması doğru değildir.
Sanık E. ile sanık M. arasında yapılan telefon görüşmelerinin sıklığı, içeriği ve saatleri ile sık sık telefon değiştirdiğini kabul eden sanık E.'in yaptığı telefon görüşmelerinde kendi ismini kullanmayıp bazen HE. ismini, bazen de kardeşi M.'in ismini kullanması göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar arasında yasal olmayan bir alış verişinin yapıldığı anlaşılmaktadır. NitE. sanık E.'in 20.07.2008 günü saat 23.04'de yaptıkları telefon görüşmesinde;"Abe telefonda fazla konuşma şeklinde sanık M.'e yaptığı uyarıda bu hususu doğrulamaktadır.
Diğer taraftan sanık E. tüm aşamalarda kendisi tarafından yapıldığını kabul ettiği telefon görüşmelerinin kullanmak amacıyla aldığı uyuşturucu maddelere ilişkin olduğunu, kesinlikle satmaya yönelik olmadığını belirtmiş ise de, mahkeme kararıyla tespit edilen telefon görüşmelerinde sanığın kullandığı; O yaramıyordu abe yarın gündüz saat 11 de abe ben sana yetiştiririm istiyorsan, Valla daha erken olursa ararım seni abe tamam, He dün değil evvelsi günkündendir, Abe valla bende senin için gelmişim Aksaraya adam yarım saattir yanımda oturmuş bende onu bekliyorum, Onları başka birinin yanından getirdim abe bu onun değil, Sen şeylerini tarttınmı yani tam çıktı değimli, Madem ki öyle ee o şey kalsın biz bu akşam değil de yarın gidip alırız ondan başka yerden alırız tamam abi, Eğer diyorsan 2 de eksik onuda cebimden karşılarım ve O olmadı abi ben şimdi Kumkapıya gidecem eğer olmasa adam dedi sabah dedi, sabah erkenden size ayarlarım başkada yok abi vb. cümleleri telefon görüşmelerinin uyuşturucu madde satışına yönelik olduğunu göstermektedir. Nitekim. sanık M.'in evinde yapılan aramada 12 adet satışa hazır halde kokain maddesinin ele geçirilmiş olması da, sanık E.'in sanık M.'e başkalarına satmak amacıyla uyuşturucu madde sattığını doğrulamaktadır.
Her ne kadar sanık E. meyve, sebze ve elbise satışı yaptığını, sanık M. ile yaptıkları konuşmaların bunlara ilişkin olduğunu belirtmiş ise de, sanığın meyve, sebze ve elbise satışı yaptığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya fatura elde edilemediği gibi, sanık tarafından da gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında bu tür bir belge dosyaya sunulmamıştır. Bununla birlikte, yasal zeminde ticaret yapan bir kişinin, alım satımını yaptığı şeylerin ismini, miktarını, fiyatını açıkça konuşması normal ve beklenen bir davranış iken, sanığın yaptığını iddia ettiği ticari faaliyeti şifreli kelimelerle icra etmeye çalışması, miktar ve birim fiyata ilişkin kavramları hiç kullanmaması da yasal olmayan bir şeyin satışını yaptığını göstermektedir.
Bu itibarla, sanık E. 'in de üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin kabulü gerekmektedir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Genel Kurul Üyesi; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin sabit olmadığı görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç olarak sanıklar M. R. ve E. 'in uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine karar veren yerel mahkeme hükmü ile bu hükmü onayan Özel Daire kararı isabetli olup, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy