(5237 S. K. m. 53, 62) (6136 S. K. m. 12, 13) (5271 S. K. m. 135)
Dava: Toplu silah ticareti suçundan sanıklar M.E., N.G ve S.D.'nun yapılan yargılamaları sonucunda sanıklar bireysel silah ticareti suçundan 6136 sayılı yasanın 12/1 ve 5237 sayılı TCY'nin 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Batman Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.01.2009 gün ve 147-9 sayılı hükmün, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 21.12.2009 gün ve 13582-16212 sayı ile;
Sanıklar S., M. ve N.'nin 6136 sayılı yasanın 12. maddesi öngörülen, yayma ve tehlikeyi genişleterek çoğaltma şeklinde ifade edilen silah ticareti suçundan amaçladığı biçimde silah ticareti yaptıklarına dair iletişim tutanakları dışında delil bulunmadığı gibi, sanıkların yapılan aramalarda elde edilen suça konu silah ve mermiler satmak amacıyla edindikleri veya bu amaçla bulundurduklarına ilişkin mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından, sanıkların araç ve ev iş yerlerinde yapılan arama sonucunda yakalama tutanağına göre sanık N.'nin sanık M.ye verip M.nin aracında bir adet 7.65 mm çaplı tabanca ile aynı sanığın evinde iki adet boş şarjör ve Sanık S. D.'nun evinde 60 adet merminin ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar N. ve M.'nin 6136 sayılı yasanın 13/1. Maddesi uyarınca, sanık S.'ın aynı yasanın 13/3. Maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek eylemlerinin 6136 sayılı yasanın 12/1. Madde ve fıkrasında tanımı yapılan bireysel silah ticareti suçuna oluşturduğu kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması isabetsizliğin bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise 20.05.2010 gün ve 65-113 sayı ile;
Sanıklarla ilgili olarak usulüne uygun şekilde verilen iletişimin tespiti sonucunda sanıkların yapmış olduğu konuşmaların yukarıda açıkladığı şekilde silah ticaretine ilişkin olduğu mahkememiz tarafından kabul edilmiş, ayrıca silah ticareti eylemi açısından belli miktarda silah bulunması gerektiği kabul edilse de, kolluk kuvvetlerinin her zaman sayı olarak yüksek miktarda silah ele geçiremeyeceklerin kabulünün gerektiği, sanıkların bir yada az sayıda silahın ticaretinin yapmaları durumunda fiilen de fazla miktarda silah ele geçirilmesinin mümkün olmayacağı, yine sanıklar tarafından dikkate alınmıştır. Kaldı ki, iletişimin tespiti sırasında kolluk kuvvetlerinin sanıkların silah alıp sattıklarına dair tespitletin sonucunda operasyon yapılarak somut delillerin elde edilmeye çalışıldığı çoğu zaman elde edilecek delillerin niteliği ya da sayısı konusunda kolluk kuvvetlerinin bir tahminde bulunmasının mümkün olmadığı, ele geçirilen somut delillerle yetinilmesinin gerektiği, uygulamanın da bu yönde olduğu dikkate alındığında somut olayda da bu şekilde uygulama yapılarak ele geçirilen silah ve mermilerin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda bu delillerin sanıkların cezalandırılması için yeterli olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer birçok suç tipinde de aynı şekilde yapılmaktadır. Örnek vermek gerekirse uyuşturucu ticareti eylemlerinden dolayı yapılan iletişimin tespiti sırasında dinleme bir noktada kesilmekte ve dinlenen şahısların uyuşturucu madde sattıkları ya da naklettikleri tespit edildiğinde somut delil elde edilmesi amacıyla kolluk kuvvetleri tarafından yapılan bir operasyonla uyuşturucu maddenin miktarını önceden tespit etme imkanı bulunmamakta, ancak az miktarda olsa bile uyuşturucunun bulunma şekli, paketleme tarzı ve bulunduğu yer gibi kriterler ve iletişimin tespiti tutanakları birlikte değerlendirilerek uyuşturucu madde ticaretinden dolayı ceza verilebilmektedir. Uyuşturucu ticareti konusundaki bu uygulama ilgili Ceza Dairesinin birçok kararı ile de kabul edilmekte standart bir uygulama haline gelmiştir. Silah ticareti eylemlerinin de bu nitelikte olduğu uygulamanın bu eylemde de yapılması gerektiği görüşüyle önceki hükümde direnmiştir.
Karar: Bu hükmün de sanıkların müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 22.06.2011 gün ve 6050 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay birinci başkanlığına gönderilen dosya, ceza genel kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRKMİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanıkların bireysel silah ticareti suçundan cezalandırılmalarına karar verilen olayda Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, suçun nitelendirilmesine ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre,
Batman Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu madde ve silah ticareti suçları ile ilgili olarak gerçekleştirilen iletişim tespitleri sırasında sanıkların silah kaçakçılığı faaliyeti içinde olduğunun değerlendirilmesi üzerine, Batman Sulh Ceza Mahkemesince 26.10.2007 gün ve 1609 sayı ile 0 536 973 7435 numaralı telefonu kullanan N. G.'nin, 22.11.2007 gün ve 1773 sayı ile 0 537 935 0351 ve 0 539 465 7294 numaralı telefonları kullanan S. D.'nun, 24.01.2008 gün ve 129 sayı ile 0 5355002693 numaralı telefonu kullanan M. E.'in, 19.02.2008 gün 289 sayı ile 0 538 526 7273 numaralı telefonu kullanan S. D.'nun üç ay süre ile iletişimin dinlenmesine ve tespitine karar verildiği,
Olay Yakalama ve El Koyma Tutanağı içeriğine göre; Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri ve Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde başlatılan 2007/7183 sayılı soruşturmada teşekkül halinde silah ve mühimmat kaçakçılığı suçuyla ilgili olarak yürütülen çalışmalar ve Demirbüken Operasyonu kapsamında suça karıştığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik olarak 26.10.2007 gününden itibaren başlatılan teknik takip çalışmalarında, A. U.'un 13.12.2007 gününde Midyat'a gidip silah getirdiği bilgisine ulaşıldığı, aracında yakalanan A. ile kardeşleri M. Ş. ve H. U.'un ev ve arabalarında yapılan aramada 1548 adet tank mayını kapsülü, 6 tabanca, 7170 gr esrar, 51 fişek, 34 kalaşnikof fişeği, 2 piyade tüfeği fişeği, 45 kg bomba yapımında kullanılan gübre ele geçirildiği ve adı geçenlerin tutuklandığı, bu kişilerle ilgili olarak soruşturma sonucunda uyuşturucu madde ticareti yapma, parada sahtecilik ve toplu silah kaçakçılığı suçlarından ayrı ayrı kamu davalarının açıldığı,
Devam eden çalışmalar sonucunda, N.'nin Batman merkeze gelip M. ile Milli Güvenlik Bulvarı Tüpraş önünde buluşacağı ve ona silah vereceği bilgisine ulaşılınca belirtilen yerde tertibat alındığı, saat 12.00 sıralarında N.'nin geldiği, Tüpraş'ın karşısındaki dolmuş durağında kısa bir süre beklediği, yanına beyaz renkli 72 KA 508 plakalı Renault Toros marka aracın geldiği, içindeki şahısla kısa bir süre konuşan N.'nin aracın sağ arka kapısını açarak bir şey bıraktığı, Egemenlik Bulvarı istikametinde gittiği belirlenen aracın takibe alındığı, Belediye kavşağından ara sokağa girdiğinde saat 14.00 sıralarında durdurulduğu, aracın kullanan E. ile sağ ön koltukta oturan M.'nin yakalandıkları, Batman Sulh Ceza Mahkemesince verilen arama kararına dayanılarak yapılan aramada aracın torpido gözünde siyah poşete sarılı durumda bir adet Baretta marka 7.65 mm tabanca ile bu tabancaya takılı şarjör, şarjöre basılı durumda 7.65 mm çapında fişeğin ele geçirildiği, N.'nin aynı gün saat 14.00 de Milli Egemenlik Bulvarı üzerinde, soruşturma kapsamında suça iştirak ettiği düşünülen S.'ın da aynı gün saat 16.00 da Edip Solmaz Bulvarı'nda bir çayocağı önünde yakalandığı,
Batman Sulh Ceza Mahkemesince verilen arama kararlarına dayanılarak yapılan ev aramalarına ilişkin tutanaklara göre, M.'nin evinde 22.04.2008 günü yapılan aramada, 1 adet 9 mm çaplı boş şarjör, 1 adet 7.65 mm çaplı boş şarjör ve deri kılıfın ele geçtiği, S.'ın evinde 22.04.2008 günü yapılan aramada çatıda odunluk olarak kullanılan üzeri barakayla yapılmış bölmede brandanın altında siyah poşet içindeki iki kutu içinde toplam 60 adet MKE yapımı 9x19 mm çapında tabanca fişeğinin ele geçtiği, N.'nin evinde yapılan aramada ise suç unsuruna rastlamadığı,
Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Labaratuvarları Daire Başkanlığı Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarınca düzenlenen 02.05.2008 gün ve 1462 sayılı ekspertiz raporunda, suç konusu D54787W numaralı 7.65 mm çapında Browning tipi fişek atan Baretta marka 84model yarı otomatik tabancanın atışa engel bir arızanın bulunmadığı, 60 adet Parabellum tipi 9 mm çapında fişek ile bir adet Browning tipi 7.65 mm çapında fişeğin 6136 sayılı Yasa kapsamına göre yasak niteliği haiz silah ve fişeklerden olup vahim nitelikte bulunmadıkları,
Kozluk İlçe Jandarma Komutanlığınca düzenlenen 10.07.2008 günlü tutanağa göre ise, M. nin Kozluk ilçe ve köylerinde hayvan ve araç satım işiyle, Beşiri ilçe jandarma komutanlığınca düzenlenen 26.16.2008 günlü tutanağa göre ise, sanık N.nin Beşiri ilçe ve köylerinde hayvan alım satım işiyle uğraştığının belirlendiği,
Beraat eden sanık E.'ın mahkemede; olay tarihinde kayınpederim M.'ye ait olan 72 KA 508 plakalı araç kendisine yardım etmek amacıyla kullandım, kendisi sakattır ve ehliyeti yoktur; biz batman'a gelirken N. iki üç kez M.'yi aradı, ben konuşulanları duymadım, kayınpederime sorduğumda büyük ihtimalle N.'yi bir yere bırakacağımızı söyledi, N. ile Tüpraş'ın karşısında bulunan demiryolunun karşısında buluştuk, arka sol kapının içeriden kolunu çekerek kapıyı açtım, kendisi ise arka sağ kapıya yaklaşarak kapıyı açtı, belinden siyah bir poşet sarılı bir şey çıkarttı, ben ilk bakışta silah olduğunu anladım, ben N.'nin elindeki poşeti araca koyup koymadığını anlayamadım, kendisine aracın arkasına binmesini söyledim, fakat o araçta yer olmadığını söyleyerek binmedi, fakat arka tarafta sadece bir yoğurt iki poşet pancar vardı, aracın arkası boştu, M. ile aralarında çok kısa bir konuşma geçti, ancak ne konuştuklarını anlamadım, daha sonra N. oradan uzaklaştı, araçla giderken M.'nin koltuğun arasında bir şey çıkardığını gördüm, poşetin sarılma şeklinden poşetin içinde silah olduğunu anladım, kayınpederime silah N.'nin niye verdiğini ve kendisinin silaha ne yapacağını sorduğumda bana bir cevap vermedi, bana aracı durdurmamı, N.'yi arayacağını söyledi, ben de kendisine öğlen olduğunu ve yemek yememizi teklif ettim, o arada kendisi N.'yi aramadı, sanıyorum lokantada arayacaktı, biz lokantaya giderken polisler bizi durdurdular
,
Tanık F. D.'in,
Telefon konuşmasını hatırlamıyorum, ben N. G.'ye bir iki kez broadway marka araç sattım, ben araç alım satım işiyle uğraşıyorum, ancak sattığım araçların modellerini hatırlamıyorum,
Tanık F. E.'ün
M. E. aracılığıyla birinden 2003 model opel astra bir taksi alacaktım, daha önce kendisiyle fiyatı konuşmuştuk, 13.000 TL'ye anlaşmıştık, aracı M.'nin kimden alacağını da bilmiyorum, M. kendisini de 1.300 TL de kar istemişti, bu konuşma o nedenle yapılmıştır
,
Tanık A. T.'ın ,
konuşmayı hatırlamıyorum, ancak hayvan ticaretiyle ilgili olabilir,
Tanık İ. E.'ün
N.'ye bir yıl kadar önce bir inek sattım, ancak N. ile o tarihte herhangi bir konuşmam olmadı, işyerimde başka biri telefonumdan konuşmuş olabilir,
Tanık B. G.'in,
N. G.ile bu konuşmayı yaptım, kendisinden küçük bir inek alacaktım, o nedenle böyle bir konuşma yaptım,
Tanık M. Ş. İ.'nin
M.'ye tosun ve at arabası için at olup olmadığını sordum, petrolün fiyatını da sormuş olabilirim, M.'nin silah kaçakçılığı yaptığını görmedim, bu konuda bir bilgim yoktur,
Tanık M. L. K.'ın
11.03.2008 tarihinde S.'ı aradım, kendisine temiz bir silah olup olmadığını sordum, onu aramamın sebebi çevresinin geniş olmasıydı, silah ticareti yapıp yapmadığını bilmiyorum sadece bana bir silah bulmasını istedim, o da bana yanıma gel dedi, ancak ben yanına gidip silah almadım, daha sonra da tutuklandığını öğrendim, telefon kaydı doğrudur,
Tanık İ. Ç.'in S.'ı tanırım, 22.12.2007 tarihinde onu aradım, bir adet tabanca temin etmesini istedim, alacağım tabancayı evde can güvenliğim için bulunduracaktım, onu aramamın sebebi de S.'ın silah kaçakçılığı ile uğraştığını bilmemden kaynaklanmamaktadır, kendisinden 10 adet silah istediğim doğru değildir, bir adet tabanca istedim, o da bana telefonda olmaz, yanıma gel dedi, ancak ben yanına gidip silah almadım, daha sonra tutuklandığını öğrendim, telefon kaydı doğrudur,
Şeklinde açıklamada bulundukları, tanıklar A. A., A. Ç., Ş. B. ve M. Ş. insanlıkları tanımadıklarını ve tutanaktaki görüşmeleri yapmadıklarını bildikleri telefon konuşmaları tespit edilen M. B., E. A., Ş. B. ve A. T.'ın ise temin edilmediğinden dinlenmelerinden vazgeçildiği,
Sanık M.nin soruşturma aşamasında
Batman'da bir ziyarete gelmiştim, damadım E. beni getirdi, gelişte tren yolu civarında durduk, bu sırada N. G. arka kapıyı açarak bir poşet attı. Niye attın, diye sorduğumda; bu poşette silah var, polis gördüm, korktum senin arabana attım, dedi telefonla buluşma söz konusu değildir dedim, mahkemede; E. damadım olur; N. de onun akrabasıdır, ben hiçbir şekilde silah kaçakçılığı işiyle uğraşmadım, olay tarihinde E.'ın kullandığı bana ait araç köyden Batman'a geliyorduk. N. iki kez arayarak benimle işi olduğunu söyledi, buluştuğumuzda yanımıza geldi, arka kapıyı açarak içeriye silah poşet içinde bir şeyler attı, ben kendisini telefonla arayıp neden o poşeti attığını soracaktım, telefonla daha aramada polisler bizi durdurdular, aracımda bulunan silahla benim bir ilgim yoktur, evimde herhangi bir şey bulunup bulunmadığından haberim yoktur, iletişim tespit tutanaklarındaki görüşmeler hayvan ve araç satışına ilişkindir,
Sanık N.nin görevlerince alınan ifadesinde tek tek okunan tepe kayıtlarındaki görüşmeleri yapmadığını belirttiği ve sorgu ifadesine benzer olacak şekilde mahkemede;
ben hiçbir zaman silah kaçakçılığı yapmadım, eskiden köy korucu olduğum için kendime bir silah almak için E. E. ile konuştum E. 7, 65 mm çapında bir silahın olduğunu söyledi, ancak fiyatı pahalı olduğu için almaktan vazgeçtim, E.'ın ise bu silahı nerden aldığını bilmiyorum, kendisinde böyle bir silah olup olmadığını bilmiyorum, ben M.'nin aracına silah atmadım
,
Sanık S.ın aşamalarda üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben hiçbir şekilde silah kaçakçılık işiyle uğraşmıyorum, evimde bulunan mermileri, Silvan'da düşmanlarım evin damına bırakmış olabilirler, Suçsuzum
telefon görüşmelerinin içeriklerini hatırlamıyorum
, şeklinde savunmada bulundukları, anlaşılmaktadır.
6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yasanın 12. Maddesi;
Her kim bu kanunun kapsamına giren silahlarla bunlara ait mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları 29.06.2004 tarihli 5201 sayılı Harp Araç Ve Gereçleri İle Silah, Mühimmat Ve Patlayıcı madde üreten sanayi kuruluşlarının denetimi hakkında kanun hükümleri dışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz gün beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Birinci fıkrada yazılı suçları üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, failler hakkında sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve bin gün onbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Birinci fıkradaki fillerin, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çevresinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir kat artırılır.
Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması yada bu niteliği taşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur. şeklindedir.
Aynı yasanın 13.Maddesi ise; bu kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satınalan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz gün yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu kanun 12 nci Maddesinin Dördüncü Fıkrasında sayılanlardan olması ya da silah veya mermilerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz gün beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bu kanun 12 nci Maddesinin Dördüncü Fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya iş yerinde bulundurması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibeş gün yüz güne kadar adli para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis veya yüz güne kadar adli para cezasıdır.
Kuru sıkı tabir edilen ses veya gaz fişek ya da benzerlerini atabilen tabancayı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştüren kişi, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre cezalandırılır biçiminde düzenlenmiştir.
Buna göre, 6136 sayılı yasanın 12. maddesi gereğince, ateşli silahla, bunlara ait mermilerin ülkeye sokulması veya sokmaya teşebbüs ya da aracılık edilmesi, ateşli silahlarla, bunlara ait mermilerin ilgili yasa hükümleri dışında ülkede yapılması veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahlar veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşınması yada yollaması veya taşınmaya bilerek aracılık edilmesi satılması satmaya edilmesi veya bu amaçla bulundurması yasaklanmış, buna karşılık anılan yasanın 13. Maddesinde ise; ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan, taşıyan veya bulunduranların cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Ceza Genel Kurulunun 06.05.2008 gün ve 4-99 Sayılı Kararında da; yasa koyucunun amacının özellikle silah kaçakçıların getirdikleri silah ve mermileri onlar adına gizleyip bulunduranlara, silahları yayma amacıyla eylemde bulunanların veya ticari amaçla silah ve mermi satanların, bu amaçla evinde bulunduranların eylemini daha ağır bir yaptırma bağlamak olduğu, bir adet tabancanın kişisel ilişkiye dayalı bireysel el değiştirmesi veya satışında silahları yayma, tehlikeyi genişleterek çoğaltma amacında söz edilemeyeceği vurgulanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Suç tarihinde sanık N.'nin Batman'da M. ile buluşup ona silah vereceği bilgisine ulaşılması üzerine başlatılan operasyon sonucunda, Sanık M. ile beraat eden E.'ın içinde bulunduğu araca N.'nin bir poşet bıraktığı görülmüş, aracı kullanan E. İle sağ ön koltukla oturan M. yakalanmış, araçta yapılan aramada torpido gözündeki poşette bir adet baretta marka 7.65 mm çapında tabanca, M.'nin evinde iki adet boş şarjör, S.'ın evinde 60 mke yapımı tabanca fişeği ele geçmiş, N.'nin evinde ise suç unsuruna rastlanmamıştır.
Sanık N.'nin M.'nin bulunduğu araca bıraktığı bir adet tabancayı hangi kasıtla verdiği, M.'nin de aynı silahı hangi kasıtla aldığı ile sanık S.'ın evindeki 60 adet mermiyi hangi kasıtla bulundurduğunu saptanması suç niteliğini tespiti açısından önem taşımaktadır.
Bir an için sanıklar M. ve N.'nin birbirleriyle ve tanık olarak anlatımlarına başvuran kişilerle, diğer iki sanıkla bir görüşmesi bulunmayan Sanık S.'ın ise üçüncü kişilerle yaptıkları telefon görüşmelerine göre silah ticareti ile uğraştıkları ve kasıtlarının silah ticaretine yönelik olduğu düşünülebilirse de; tanıkların bir kısmının görüşme içeriklerinin hatırlayamaması, bir kısmının da sanık savunmalarını destekleyecek şekilde görüşmelerin hayvan ve araç satışından kaynaklandığını belirtmesi her ne kadar tanıklar İ. Ç. ve M. L. K. sanık S. ile silah satışı için görüştüklerini bildirmişlerse de, anlatımlarının devamında görüşmeden sonra satış için bir araya gelmediklerini ve S.'tan silah almadıklarını açıklamaları, daha da önemlisi sanıkların telefon konuşmalarında geçen madde ya da varlıkların elde edilmemiş olması karşısında, ticaret konusu maddeler 6136 sayılı yasaya ayrılık teşkil eden silah olarak kabul edilmeyecektir.
Amacı, maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi de, öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve latince; in dubiopro reo olarak ifade edilen kuşkudan sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın cezalandırılması bakımından göz önünde bulundurulması gerek herhangi bir soruna ilişkin kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekte işlenip işlenmedi veya işlenmiş ise gerçekleştirme biçimi ya da suç vasfının belirlenmesi konusunda herhangi bir kuşkunun belirmesi halinde de geçerlidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak suç vasfının tespiti ile buna dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmaz.
Somut olayda, sanık N.'nin sanık M.'nin bir adet tabanca vermekten ve sanık M.'nin de aynı tabancayı alıp taşımaktan ibaret eylemlerinin kişisel gereksinime dayalı bireysel satış ya da bulundurma niteliğinde olduğu, 6136 Sayılı Yasanın 12.Maddesinde öngörülen yayma ve tehlikeyi çoğaltma biçiminde ifade edilen silah ticareti suçunun yasak unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, kanıtlanan eylemlerinin 6136 sayılı yasanın 13/1. Maddesine aykırılık suçunun, öte yandan diğer sanıklarda ele geçen tabanca ile bağlantısı bulunmayan ve telefon görüşmelerinde bahsettiği malzemelere ulaşılmayan sanık S.'ın da suç konusu 60 adet mermiyi ticaret amacıyla bulundurduğuna ilişkin somut delil bulunmasına göre eylemin 6136 sayılı yasanın 13/3. Maddesi aykırılık oluşturduğuna kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu nedenle, sübuta eren eylemlerin sanıklar M. ve N. yönünden 6136 sayılı yasanın 13/1, sanık S. yönünden anılan yasanın 13/3. Maddesinde düzenlenen suçları oluşturduğu gözetilmeden, kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanıkların aynı yasanın 12/1. Maddesi uyarınca bireysel silah ticareti suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle suç niteliğinin hatalı belirlenmesi isabetsiz ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla özel daire bozma kararı yerinde olup, yerel mahkeme direnme hükmünün suç niteliğinin yanılgılı belirlenmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk Görüşüne Katılmayan On Dört Genel Kurul Üyesi; Yerel mahkeme hükmünün isabetli olduğu ve onanması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2010 gün ve 65-113 sayılı direnme hükmünün suç niteliğinin yanılgılı belirlenmesi isabetsizliğinden Bozulmasına,
2- Dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 günü yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 03.07.2012 günü yapılan ikinci müzakerede tebliğnamedeki istem doğrultusunda oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy