(5237 S. K. m. 21, 29, 62, 81) (5271 S. K. m. 308)
Dava: Kasten öldürme suçundan sanık M.ın 5237 sayılı TCK'nun TCK'nun 81, 21/2 ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 20 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2009 gün ve 111-366 sayılı resen temyize tabi olan hükmün sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 29.12.2011 gün ve 5102-8664 sayı ile;
...B) Sanık M. hakkında maktuller E. ve O.'u olası kastla öldürme suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Olay tarihinde öğlen saatlerinde Altınova Beldesinde yaşayan E., K. ve H. ile Altınova Beldesine sonradan yerleşen sanık M.'ın akrabaları olan A., A. ve N. arasında yüksek sesle müzik dinleme yüzünden çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine E., K. ve H.'in olay yerinden kaçtıkları, bu olayın Altınova'lı gençlerin, beldeye sonradan yerleşen kişilerce darp edildiği şeklinde söylentiye dönüşmesi nedeniyle beldeye sonradan yerleşen kişilere karşı tepki oluşmaya başladığı, aralarında maktullerin de bulunduğu Altınova'lılar grubu ile beldeye sonradan yerleşen karşı grubun saat 16:00 sıralarında İnönü Caddesi üzerinde toplanmaya başladıkları ve her iki grubun da taşlı sopalı olarak birbirlerine saldırdıkları, olaya Jandarma görevlileri tarafından müdahale edilerek olayların kısmen yatıştırıldığı, bu sırada maktullerin grubunda bulunan sanık E.'ın bu PKK'lıları yakın, yıkın, yaşatmayın, onları beldemizden kovalayalım, öldürün onları şeklindeki tahriki üzerine grupların karşılıklı olarak tekrar birbirlerine saldırdıkları, Jandarma görevlilerinin tekrar müdahalesi ile grupların kısmen aralarında mesafe olacak şekilde ayrılmalarının sağlandığı sırada sanık M.'ın kullandığı kamyonet ile cadde üzerinde bulunan karşı gruptaki maktullerin ve yanındakilerin üzerine hızlı bir şekilde kamyoneti sürerek grubun içine fren yapmaksızın girdiği, maktuller E. ve O.'a çarpması sonucu, maktul O.'un kaburga kırıklarına bağlı iç organ hasarı nedeniyle gelişen iç kanama, maktul E.'in kafatası kırılmasına bağlı beyin kanaması sonucu hayatlarını kaybettikleri olayda;
a) Sanık savunması, otopsi raporları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri tespit tutanağı, görevli jandarma personelinin tanık olarak anlatımları ve diğer tanık beyanları dikkate alındığında; iki grup arasında devam eden kavga olayı sırasında sanık M.'ın kullandığı kamyonet ile hızlı bir şekilde ve karşı grupta bulunan maktulleri görmesine rağmen frene basmaksızın maktullere kasten çarpması dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının maktulleri öldürmeye yönelik olduğu bu nedenle maktuller E. ve O.'u kasten öldürme suçundan ayrı ayrı cezalandırılması yerine olası kastla öldürme suçundan (iki kez) hüküm kurulması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b) Sanık ve maktullerin ait olduğu sosyal gruplar arasındaki çatışmayı önce hangi tarafın başlattığının tespit edilememiş olması karşısında, kurulan hükümlerde sanık hakkında tahrik nedeniyle TCK 29 madde gereğince asgari hadden indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 12.02.2012 gün ve 8085 sayı ile;
Olay günü Altınova Beldesi'nde araç içinde yüksek sesle müzik dinlemekten dolayı Balıkesir İli nüfusuna kayıtlı K., E. E, H. ve A. ile Ağrı-Batman-Mardin İlleri nüfusuna kayıtlı bulunan A., N., M. ve A. arasında öğlen saatlerinde yaşanan tartışma ve kavgadan dolayı Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, aynı gün saat 16.00 sıralarında Altınova Beldesi Merkez Mahallesi'nde H.'in tanıdık ve arkadaşları ile A.ın arkadaşları ve akrabaları arasında tekrar tartışma yaşandığı ve akabinde bu yere yakın İnönü Caddesi üzerindeki A. Mağazası önünde Altınova'da yaşayan gençlerin toplandığı, önceki olaylar ile bağlantılı olarak Balıkesir İli nüfusuna kayıtlı kişilerle Ağrı-Batman-Mardin İlleri nüfusuna kayıtlı kişiler arasında yaşanan sataşma ve tartışmaların kavgaya dönüştüğü, kavga olduğunu duyan taraf yakınlarının olay yerine gelerek gruplara dahil oldukları, Jandarmanın olaya saat 17.10 sıralarında müdahale ettiği ve grupları birbirinden uzaklaştırdığı sırada sanık E.ın Balıkesir İli nüfusuna kayıtlı arkadaşlarını ve gençlerini diğer gruba karşı: bu PKK'lıları yakın, yıkın, yaşatmayın, onları beldemizden kovalım, öldürün onları, şehitler ölmez-vatan bölünmez diyerek kışkırtması üzerine, her iki grubun birbirlerine karşılıklı olarak taş attıkları ve ellerindeki cisimlerle saldırdıkları, yakınları ve akrabalarının kavga ettiğini öğrenen sanık M.ın sevk ve idaresindeki
plakalı kamyoneti hızlı bir şekilde kendi yakınları ile kavga eden ve jandarmanın müdahalesi ile aralanmış durumunda bulunan Balıkesir İli nüfusuna kayıtlı şahıslardan oluşan grubun içine doğru sürerek O. ve E.e çarpıp ölümlerine sebebiyet verdiği olayda; sanığın, içerisinde kendi akraba ve yakınları bulunmayan Balıkesir İli nüfusuna kayıtlı kişilerden oluşan gruptakileri doğrudan hedef alarak kamyoneti üzerlerine sürmesi ve O. ile E.in ölümüne sebebiyet vermesi eyleminde; maktullerin Balıkesir İli nüfusuna kayıtlı gurupta yer almaktan başkaca sanığa, sanığın yakınlarına yönelik icrai veya ihmali davranışla gerçekleştirilmiş haksız bir fiillerinin bulunmaması karşında; sanık lehine tahrik nedeniyle indirim yapılmasına yönelik bozma nedeninin hukuka aykırı olduğu görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma ilamından haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin bölümün çıkartılması isteminde bulunmuştur.
Karar: CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 04.12.2012 gün ve 4383-9040 sayı ile, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında maktuller E. ve O.'u kasten öldürme suçlarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğinden;
2008 yılı Ramazan Bayramının birinci günü olan 30.09.2008 tarihinde Balıkesir İli Altınova Beldesinde, bu belde sakini olan E., K. ve H. isimli kişilerin öğle saatlerinde dolaştıkları sırada, daha önceden çeşitli nedenlerle sorun yaşadıkları Güneydoğu kökenli olup, beldede ikamet eden bir grupla aralarında önce sözlü tartışma meydana geldiği, bu tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüştüğü, küçük çaplı bu basit asayiş olayının kulaktan kulağa beldede doğu kökenliler Altınovalı gençlere saldırdılar dedikodusu şeklinde yayıldığı, bu söylentiler nedeniyle beldede yaşayan kişilerde Güneydoğu kökenli kişilere karşı bir tepki oluştuğu, biriken çeşitli grupların o güne kadar herhangi bir sorun olmadan birlikte yaşadıkları Güneydoğu kökenli olup, Altınovada yaşayan kişilere ve bu kişilerin evlerine saldırmaya başladıkları, karşı grubun da aynı şekilde karşılık vermesi üzerine beldede zaman zaman taşlı sopalı kavgaların yaşandığı, saat 17.00 sıralarında ziyarete gittiği Ayvalık İlçesinden yaşamakta olduğu Altınova Beldesine yeni dönmüş olan sanık M. A.nun kullandığı ve içinde arkadaşları M. ve Y.'in bulunduğu A. adına kayıtlı
.plakalı Ford Transit marka arkası açık kamyonetin önünün bir grup tarafından kesilerek durdurulduğu, bu olayın büyümesinin olay yerine gelen jandarma timi tarafından engellendiği, görevlilerin sanığa yoluna devam etmesini söylediği, bunun üzerine sanığın kamyoneti ile oradan ayrıldığı, bu sıralarda Güneydoğu kökenli kişilere ait A. Mağazasının önünde oluşan bir kalabalığın gittikçe büyüdüğü, karşı grupta yer alan Güneydoğu kökenli kişilerin de burada toplanmaya başladığı, bu gruplar arasında kavganın başladığı, bu haberi alan jandarma görevlilerinin hemen olay yerine intikal ederek olaya müdahale ettiği, grupları birbirinden ayırarak kavgayı önemli ölçüde önlediği, her iki grubu, bir grup caddenin bir tarafında diğer grup diğer tarafında kalacak şekilde araladıkları, bu sırada itiraza konu olmayan sanık E. isimli, Altınovalı grup içerisinde bulunan kişinin çevresindekileri galeyana getirecek şekilde; bu PKKlıları yakın, yıkın, onları beldemizden kovalayalım, şehitler ölmez, vatan bölünmez şeklindeki sözlerle yanında bulunanları kışkırttığı, bu sırada sanık M.ın kullandığı araç ile olay yerine geldiği, aracın hızını azaltmaksızın ve frene basmaksızın Altınovalı kişilerin bulunduğu grubun içerisine daldığı, grupları ayırmaya çalışan jandarma erlerinin kendilerini sağa sola atarak kurtulduğu, mağdur jandarma er A.in hafif şekilde yaralandığı, sanığın aracıyla çarptığı kişilerden O.'un kaburga kemiklerinin kırılması sonucu iç organlarda meydana gelen hasar, E.in ise kafatası kemiği kırılması sonucu meydana gelen beyin harabiyetinden hayatlarını kaybettikleri,
Jandarma görevlileri tarafından düzenlenen 30.09.2008 günlü olay yeri tespit tutanağında; Olay yeri olan İnönü Caddesinde bulunan A. mobilya mağazası ile internet cafenin kesiştiği sokak başında 10-15 kişilik bir grubun olduğu, caddenin karşı tarafında da 20-25 kişilik bir grubun bulunduğu, iki grubun karşılıklı birbirlerine taş ve sopalarla saldırdıkları görülmesi üzerine karakoldan takviye kuvvet istenmesine müteakip zaman geçirmeksizin süratle olaya müdahale edilerek gruplar ayrılmaya çalışıldı. Kavga olayının görevli Jandarma devriyesinin müdahalesine müteakip yatışma eğilimine girdiği, kavgaya karışan şahısların birbirlerinden uzaklaşarak ayrı gruplar halinde bulundukları sırada tespit edilen Altınova yerlisi olan grupdaki, A., U., H., S., H., M., E., H., E., M. ve E. isimli şahıslar ile kavganın diğer grubundan olan F., A., Gürkan, F., A., M., K., A., Ş. ve F. isimli şahısların bazılarının ellerinde kesici aletler, taşlar ve sopaların bulunduğu ve birbirlerine bu sopalar ve aletlerle ile saldırdıkları, yine olay yeri çevresinde bulunan birçok şahsın çevresindeki insanları galeyana getirecek biçimde bağırmakta oldukları tespit edilmiştir. Bu esnada tespit edilebilen M. isimli şahsın elinden tahta saplı bir ekmek bıçağı, F. isimli şahsın elinden tahta saplı küçük ucu inceltilmiş bir ekmek bıçağı, A. isimli şahsın elinden açılıp kapanabilen büyük boy metal saplı çakı görevli Jandarma personellerince alınarak devriye müdahale aracına muhafaza altına bırakıldı, olaylar kısmen yatıştırıldığı esnada Altınovalı grubun içerisinden E. isimli şahsın çevrede bulunan kalabalığı galeyana getirecek şekilde bu PKK'lıları yakın, yıkın, yaşatmayın, onları beldemizden kovalayalım, öldürün onları, şehitler ölmez vatan bölünmez gibi kışkırtıcı şekilde konuşmalar yaptığı duyuldu. Bu arada H. elindeki sopa ile, orada bulunan siyah
.plakalı Renault Megan marka arabaya vurarak araca hasar vE.ği, diğer şahıslar da dükkanların camlarına taş attıkları, çevreden kavga olayını duyup olay yerine intikal eden diğer vatandaşların da katılımı ile söz konusu iki grup da kalabalıklaşmaya başladı. Bu şekilde kalabalıklaşan ve birbirinden ayrılan grupların içinde bazı şahısların daha da ateşli bir şekilde kavga olayını devam ettirmeye çalıştıkları görüldü. Her iki gruptan olay yerinde kavgaya karışan veya birbirlerine taşlı sopalı saldıran yaklaşık 250-300 kadar şahsın toplandığı esnada M. isimli şahsın yönetiminde bulunan amcasına ait
.plakalı Ford Transit marka beyaz renkli kamyonet ile kavga etmekte olan fakat gruplaşan ve aralarında mesafe bulunan gruplardan Altınova yerlisi şahısların bulunduğu tarafa doğru ve grubun içine süratle aracıyla kasıtlı olarak girdiği görüldü. Jandarma personelinden bazıları da son anda aracın önünden kenara atlamak suretiyle kurtuldu. M.ın araç ile girmesi neticesinde olay yerinde kavga eden gruplar arasında bulunan O. ile E.e çarptığı, çarptıktan sonra bu şahısların olay yerinde bulunan vatandaşlar ve görevli jandarma personelince olayda kullanılan minübüsün altından çıkartılarak sivil bir otomobille Ayvalık Devlet Hastanesine sevk edildi. Çarpma esnasında yine yukarıda adları geçen H., E., M., M., E., A. isimli şahıslar ile görevli Jandarma devriyesindeki J.Eri A.'ın da aracın çarpması sonucu çeşitli yerlerinden hafif şekilde yaralandıkları, çarpma esnasında kamyonet içinde sürücü olarak bulunan M. haricinde M. ve Y. isimli şahısların da bulunduğu görüldü. Araç sürücüsü M.ın aracı çarpması sonrası bulunduğu yerde çalışır vaziyette bırakarak kaçtığı ve sığınmak amacıyla jandarma karakoluna doğru giderken olay yerine intikal halindeki takviye kuvvetlerimizce yakalandığı, olay yerine araçla gelen M. isimli şahsın elinden Bursa çakısı diye tabir edilen küçük bir bıçak ve bir adet bir metre boyunda tahta sopa, olay yerinde kavgaya karışan şahıslardan A. isimli şahsın elinden beyaz renkli daha önce kullanılmamış kazma sapı şeklindeki tahta sopa, M. isimli şahsın elinden 90 cm boyunda kazma sapına benzer tahta sopa, A. isimli şahsın elinden 80 cm uzunluğunda tahta sopa, M. isimli şahsın elinden 80 cm uzunluğunda ıstaka sopası görevli jandarma personelince alınarak devriye müdahale aracına muhafaza altına bırakıldı şeklinde olduğu,
Ayvalık Jandarma Komutanlığının 30.09.2008 günlü olay yeri inceleme raporunda, olay yerinde fren izi olmadığının belirlendiği,
Anlaşılmaktadır.
Tanık Astsubay K. özetle; haberi alınca A. Mağazasının önüne gittiklerini, 20-30 kişinin iki grup halinde kavga ettiklerini, grupları birbirinden ayırmaya çalıştıklarını, büyük oranda ayırmayı başardıklarını, ancak hala birbirleriyle kavga edenlerin olduğunu, Merkez Mahallesi istikametinden ford transit bir kamyonetin halen kavga eden grubun arasına tahminen 60 km hızla daldığını, kasasında ve içinde sürücü dışında kimse olup olmadığını görmediğini, bu olaydan yaklaşık 5-10 dk kadar önce merkez mahallesinde bir grubun sanık M.ın aracını durdurduğunu ve aralarında tartıştıklarını görerek müdahale edip M.'ı oradan uzaklaştırdıklarını,
Tanık j.Er A. özetle; sanığı ilk kez Merkez Mahallesinde kalabalık içinde gördüğünde kasasında kimsenin olmadığını, A. Mağazası önünde arkasının dönük olduğu için aracın kasasında kimsenin olup olmadığını görmediğini, sanığın kendisinin de sol ayağına çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, arkasından kendisini takip eden bir aracın olmadığını, M.ı kalabalık içinden kurtardıkları yer ile A. mabilyanın önü arasındaki mesafenin araçla 1-2 dk olduğunu, her iki olay arasında ise yaklaşık 10-15 dk zaman bulunduğunu,
Tanık j.Er Ö. özetle; M.ı ilk kez Merkez Mahallesinde kalabalık içinde gördüğünde kasasında kimsenin olmadığını, A. Mağazası önünde kasasında 5-6 kişinin bulunduğunu, çarpma sonrası bu kişilerin kasadan indiklerini, arkasından kendisini takip eden ya da sıkıştıran bir aracın olmadığını, M.ı kalabalık içinden kurtardıkları yer ile A. mobilya önü arasındaki mesafenin araçla 1 dk olduğunu, her iki olay arasında ise yaklaşık 5-10 dk olduğunu, M.ın aracını merkez yönünden kasıtlı ve hızlı bir şekilde Altınova'lı grubun üzerine sürdüğünü,
Tanık j.Er D. özetle; M.ı ilk kez merkez mahallesinde kalabalık içinde gördüğünde kasasında kimsenin olmadığını, A. Mağazası önünde kasasında kimsenin olup olmadığını hatırlamadığını, arkasından kendisini takip eden bir araç görmediğini, M.ın aracını merkez yönünden kasıtlı ve hızlı bir şekilde Altınova'lı grubun üzerine sürdüğünü,
Tanık j.Er A. özetle; M.ı ilk kez Merkez Mahallesinde kalabalık içinde gördüğünde kasasında kimsenin olmadığını, A. mağazası önünde üzerlerine çok hızlı geldiği için kendisini kenara doğru attığını, ancak kasasında kimse olup olmadığını görmediğini, arkasından kendisini takip eden bir aracın olmadığını, M.ı kalabalık içinden kurtardıkları yer ile A. mobilya önü arasındaki mesafenin araçla 1-2 dk mesafe olduğunu, her iki olay arasında ise yaklaşık 10 dk bulunduğunu, M.ın aracını merkez yönünden kasıtlı ve hızlı bir şekilde Altınova'lı grubun üzerine sürdüğünü,
Olay sırasında sanığın kullandığı araçta bulunan tanık Y. özetle; M. ve M. ile Altınova'ya döndüklerinde yolu kesip M.'ı araçtan indirmeye çalıştıklarını, jandarmanın yetişip kendilerini kurtardığını ve yolunuza devam edin dediklerini, yola çıkınca arkalarına iki aracın takıldığını, korkarak hızlandıklarını, virajdan İnönü Caddesine döndükleri sırada kalabalığı görüp şok olduklarını, bunlar da onlardan diye arabaya saldırdıklarını, ondan sonra şoka girdiğini, M.'ın direksiyona vurarak araba durmuyor diye bağırdığını, araba kalabalığa çarptıktan sonra oradan kaçtıklarını, aracın kasasında kimsenin olmadığını,
Olay sırasında sanığın kullandığı araçta bulunan M. özetle; Ayvalık'tan Altınova'ya geldiklerinde kalabalık bir grubun önlerini kestiğini, aracın kapısını açıp aracı kullanan M.ın elini tuttuklarını, ellerinde sopalar olduğunu, tam o sırada gelen jandarma ekibinin kendilerini kurtardığını, uzaklaşırken beyaz hundai marka bir aracın kendilerini takip etmeye başladığını, takip edildiklerinden dolayı hızlandıklarını, en yakın akrabalarına gitme gayesi ile parkın bitiş noktasından İnönü Caddesine girdiklerini, tam o sırada diğer kalabalığın karşılarına çıktığını, duraksayıp virajı dönünce kalabalığın tekrar üzerlerine gelmeye başladığını, arkalarından araç takip ettiğinden dolayı şokun etkisi ile M.'ın hız kesmediğini ve çarptığını, kendisinin araçtan inerek internet kafeye sığındığını ve olayların bitmesini beklediğini, araçta Y. ve M.tan başka kimsenin olmadığını,
Beyan etmişler,
Sanık M. sorguda özetle; M. ve Y. ile kullandığı kamyonetle Ayvalık'tan Altınova'ya geldiklerini, caddenin ortasında 3-4 araba ve 150-200 kişilik bir grubun kendilerini durdurduklarını, kendisini arabadan indirdiklerini, jandarmanın gelerek kendilerini olay yerinden uzaklaştırdığını, arkalarından beyaz renkli hundai marka bir aracın kendilerini takip ettiğini, bu araçtakilerin linç edeceğini düşünerek aracı hızlı kullandığını, bir anda kalabalığın önüne çıktığını, kavga ettikleri için dengesiz bir şekilde önüne çıktıklarını, frene bastığını ama yine de birkaç kişiye çarptığını, kasten çarpmadığını, olaya karışan kişilerle arasında önceye dayalı husumet olmadığını, olayın temelinde ne olduğu ve halkın neden bu şekilde galeyana gelip iki kişinin ölümü ile sonuçlanan olayların meydana geldiği hususunda bilgisinin bulunmadığını, kavgaya karışanları ve ölenleri tanımadığını ancak son anda kalabalığın içinde amcasının oğlu E. ve M.i gördüğünü, aracının kasasında kimsenin olmadığını, mahkemede özetle; arkasından beyaz reno broadway marka aracın takip ettiğini, pvc işi yapan Fırat adli bir kişiye ait
..plakalı olduğunu ve içinde 4 kişi bulunduğunu, ölen O.'un canı gibi sevdiği yakın arkadaşı olduğunu, onun evine gittiğini, onun da kendi evlerine geldiğini, hatta geçen yılbaşını birlikte geçirdiklerini, orada kalabalık olduğunu bilmesi halinde oradan geçmeyeceğini, süratinin en fazla 40-50 km olduğunu, arkasından gelenlere baktığı esnada çarpma olayı olduğunu, o nedenle frene dahi basmaya fırsat bulamadığını, ne yaptığını zaten bilmediğini,
Savunmuştur.
5237 sayılı TCKnun Haksız Tahrik başlıklı 29. maddesinde yer alan; Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir şeklindeki düzenleme ile kişiye haksız fiilin etkisi altında işlediği suçtan ötürü verilecek cezadan belli bir oranda indirim yapılması öngörülmüştür.
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil olmalı,
b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,
c) Failin işlediği suç bu ruhi durumun tepkisi olmalı,
d) Haksız tahrik teşkil eden fiil, mağdurdan sadır olmalıdır.
Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik, failin haksız bir tahrikin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesini ifade eder. Bu halde fail, haksız tahrikin doğurduğu öfke veya elemin etkisi altında, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir.
Öğretide yer alan görüşlere göre de; kişinin haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddetin etkisi altında bir suç işlemesi halinde kusur yeteneğindeki azalmayı ifade eden haksız tahrik, bu yönüyle, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan menfi bir nedendir. Başka bir deyişle, bu halde failin iradesi üzerinde bir zayıflama meydana gelmekte ve böylece, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddetin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği, önemli ölçüde zayıflamış bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
2008 yılının Ramazan Bayramının birinci gününde öğle saatlerinde başlayan bir tartışmanın Altınova Beldesinde Güneydoğu kökenli olup bu beldede ikamet eden kişilerle Altınovalı kişiler arasında karşılıklı yaygın şiddet olaylarına dönüştüğü, bu kapsamda saat 17.00 sıralarında Alfemo Mağazası önünde toplanan ve karşılıklı kavga eden grupların jandarma görevlilerinin yerinde müdahalesi ile büyük oranda ayrıldığı, olayların bu şekilde yatışmaya başladığı, bu sırada içinde maktullerin de bulunduğu Altınovalı kişiler ile jandarma görevlilerinin yer aldığı gruba sanığın kullanmış olduğu Ford Transit marka kamyonetle fren yapmaksızın hızlıca daldığı, bu çarpmanın etkisi ile grupta yer alan maktullerin öldüğü, bir jandarma eri ile bazı kişilerin yaralandığı anlaşılmakla; bu grupta bulunan maktullerin sanığa veya sanığın yakınlarına yönelik herhangi bir haksız fiillerinin olmaması, hatta bu husususun sanık tarafından dahi iddia edilmemesi karşısında, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, itirazın kabulüne ve Özel Daire bozma kararının haksız tahrikin uygulanması gerektiğine ilişkin B-b bölümünün çıkartılmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan sekiz Genel Kurul Üyesi; itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.12.2011 gün ve 5102-8664 sayılı bozma ilamından sanık M. A. hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin B-b bölümünün ÇIKARTILMASINA,
3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy