(5237 S. K. m. 39, 53, 142, 143) (5271 S. K. m. 147, 308)
Dava ve Karar: Hırsızlık suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 142/2, 143, 39 ve 53 üncü maddeleri uyarınca bir yıl dokuz ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.02.2008 gün ve 672-101 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 07.03.2012 gün ve 7283-5113 sayı ile;
Nüfus kayıt örneğinde yer alan bilgilerle uyumlu olan iddianame içeriğine göre, 01.11.1987 doğumlu, Diyarbakır, Eğil, Gündoğuran Mahallesi nüfusuna kayıtlı M. Ö. hakkında kamu davası açıldığı halde, kovuşturma aşamasında yapılan kimlik tespiti ve gerekçeli karar başlığına göre, 11.01.1987 doğumlu, Diyarbakır, Bağlar İlçesi, Yeniköy nüfusuna kayıtlı M. Ö. hakkında hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 07.05.2012 gün ve 235663 sayı ile;
"Kimlik bilgilerinin iddianamede doğru gösterilip kamu davası açıldığı, mahkemece 06.11.2007 tarihli duruşmada 01.11.1987 doğum tarihinin, 11.01.1987, Diyarbakır, Eğil, Bağlar, Yeniköy nüfusuna kayıtlı olarak belirtildiği, gerekçeli karar başlığında bu defa, 11.01.1987 doğumlu, Diyarbakır, Bağlar İlçesi, Yeniköy nüfusuna kayıtlı M. Ö. hakkında hüküm kurulduğu, bu itibarla sanığın doğum tarihlerinin ay ve gün olarak açık bir maddi hatayı içerdiği anlaşıldığından, gerekçeli kararda sanığın nüfus bilgilerini ihtiva eden ibarelerin çıkartılarak, Diyarbakır İli, Eğil İlçesi, Gündoğuran Mahallesi nüfusuna kayıtlı,
01.11.1987 doğumlu M. Ö. olarak yazılmak suretiyle, düzeltilerek onanması istemiyle itiraz kanun yoluna müracaat etmiştir.
CMK'nun 308/1 inci maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 13. Ceza Dairesince 28.11.2012 gün ve 18257-25508 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daireyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın iddianamede ve gerekçeli kararda yer alan doğum tarihiyle nüfusa kayıtlı olduğu yer bilgilerinin farklı olmasının bozma nedeni yapılıp yapılmayacağının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanığın kimlik bilgilerinin Diyarbakır 01.11.1987 doğumlu, Diyarbakır, Eğil, Gündoğuran Mahallesi, Cilt No: 3, Aile Sıra No: 118, Sıra No: 68, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik No: 32236389444 şeklinde gösterildiği,
Adli muayene, sanık karar takip formu, şüpheli sanık hakları formu, teslim tutanağı, Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağı, şüpheli ifade tutanağı, yakalama ve üst arama tutanağı, teşhis tutanağı, adli sicil kaydı, iddianame, duruşmaya çağrı kağıdı ve duruşmaya hazırlık tutanağıyla yakalama emrindeki kimlik bilgilerinin nüfus kaydındaki bilgilerle aynı olduğu,
Talimat duruşma zaptında, 11.01.1987 doğumlu, Diyarbakır, Eğil, Bağlar, Yeniköy; gerekçeli karar başlığında ise, 11.01.1987 doğumlu, Diyarbakır, Bağlar, Yeniköy nüfusuna kayıtlı olduğunun belirtildiği,
Kollukta suçunu kabul etmeyen sanığın, kovuşturma aşamasında yakalama kararı üzerine alınan savunmasında; olay tarihinde hap aldığını, aşırı derecede alkollü bulunduğunu, suçlamayı kabul ettiğini ve pişman olduğunu beyan ettiği,
Anlaşılmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 147 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
,
170. maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede şüphelinin kimliği yer almalıdır.
191 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; Duruşmada, sırasıyla;
a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır.
,
225 inci maddesinin birinci fıkrasında; Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.,
232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde de; Hükmün başında, hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hakimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt katibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanuni temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadıyla sanığın açık kimliği yazılır... şeklindeki hükümlere yer verilmiştir.
Kanun koyucu bu düzenlemelerle, hükmün ancak iddianameyle kamu davası açılan fail hakkında kurulabileceğini öngörmüş, aynı zamanda hakkında kamu davası açılan ve yargılama yapılıp hüküm kurulan kişinin kimliği hususunda herhangi bir tereddüt yaşanmasının önüne geçilmesini amaçlamıştır. Öğretide; davasız yargılama olmaz ve yargılamanın sınırlılığı olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hakim, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapıp hüküm verebilecektir. Anılan düzenlemelere göre, iddianamede adı geçen fail ve fiilinin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir fail veya olaydan dolayı yargılama yapılarak hüküm kurulması, kanuna açıkça aykırılık teşkil edecek ve mutlak bozma nedeni olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.11.2006 gün ve 2396 sayılı iddianameyle Diyarbakır İli, Eğil İlçesi, Gündoğuran Mahallesi nüfusuna kayıtlı ve 01.11.1987 doğumlu olup, soruşturma aşamasında suçlamaları kabul etmediğini beyan eden M. Ö. hakkında kamu davası açıldığı halde, Yerel Mahkemece, talimatla alınan ifadesinde suçlamayı kabul ettiğini ve pişman olduğunu beyan eden, Diyarbakır, Bağlar İlçesi, Yeni Köy nüfusuna kayıtlı ve 11.01.1987 doğumlu olduğu tutanağa geçirilen M. Ö. hakkında hüküm kurulması kanuna aykırıdır.
Bu itibarla, Özel Dairece yerel mahkeme hükmünün, yukarıda belirtilen kanuna ve usule aykırılık nedeniyle bozulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, itirazın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2014 tarihinde yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy