-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No. 1/72
(Dava No. 3406/71)
M. Necati Münir, Başkan ve Ülfet Emin, Üye.
İstinaf eden: Ali Süleyman
(Sanık)
- ile -
A-leyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Güneş H. Menteş.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasa'nın 242 maddesine aykırı darp -
- Yasanın 99. maddesine aykırı umumi bir yerde sövme -
Yasa'nın 95. maddesine aykırı umumi bir yerde sulhu
bozacak tavrı harekette bulunma.
OLAY: Sanıkla Müşteki arasında, hakim odasının dışında bir
münakaşa oldu. Sanığı-n, Müştekiye küfrettiği ve onu
darbettiği iddia edildi.
Bidayet Mahkemesi, Sanığı, Müştekiyi darbettiği için
K.L.1.- para cezasına çarptırdı ve umumi bir yerde sövdüğü
ve sulhu bozacak tavrı harekette bu-lunduğu için
kefalete bağladı.
Sanık, diğer hususlar yanında, Bidayet Mahkemesinin
müdafaa tanıklarının şahadetini nazarı itibara almadığını
öne sürerek mahkûmiyet aleyhinde istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Biday-et Mahkemesinin darp olayı
vukubulmadığını söyleyen müdafaa tanıklarının şahadetine
inanıp inanmadığı hususunda herhangi bir şey
söylemediğini dikkate alarak, Sanığın darp suçunu
işlediğinin makul şüphed-en ari olarak kanıtlanamadığı
sonucuna vardı ve darpla ilgili olarak verilen
mahkûmiyeti iptal etti.
Diğer suçlarla ilgili, Bidayet Mahkemesi huzurunda
Sanığı mahkum etmeğe yetecek kâfi şahadet olduğu-ndan bu
suçlarla ilgili istinafı reddetti.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir, Başkan: Sanık 20 Aralık 1971'de Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından 11 Mayıs 1971 tarihinde Lefkoşa'da (1) Lefkoşalı Hasan Ali'yi gayri kanun-i darbettiğinden, (2) umumi bir yerde sövdüğünden ve (3) umumi bir yerde sulhu bozacak tavrı harekette bulunduğundan kabahatlı bulunarak 1. davada K.L.2.- para cezasına çarptırıldı, 2. ve 3. davalarda ise sulh ve sukûnun muhafazası için 6 ay müddetle K.L-.20.-kefalete bağlandı.
Sanık, Bidayet Mahkemesi şahadeti değerlendirmekte ve müdafaa şahitlerinin şahadetlerini nazarı itibara almamakla hata işlediğini ileri sürerek mahkûmiyet aleyhine istinaf eyledi.
Bidayet Mahkemesi şahadet hus-usunda hükmünde şunları söyledi:-
"Hem İddia Makamı şahitlerini hem de sanığı ve şahit-
lerini dikkatle dinledim.
Sanığın şahitleri oda içerisinde geçen vak'ayı
anlatmışlar, haklı olarak kapı dışındakilerini görme--
diklerini beyan etmişlerdir."
Bidayet Mahkemesi hükmünde İddia Makamı 2 numaralı şahidi olan Mahkeme messenger'liği ile görevli GE.960 Hasan Mustafa'nın şahadetine inandığını söylemiştir. Bu şahidin Mahkemeye verdiği şahadete g-öre müşteki hakim odasından çıkarken Sanık kapının eşiğinde idi. Sanık müştekiye ne oldu diye sordu ve müşteki de Sanığa 'senin yüzünden bre pezevenk' dedi. Bu şahit bunun üzerine Sanığın da müştekiye ayni kelimeleri tekrarladığını, müştekinin San-ığı eli ile ittiğini, Sanığın da müştekiyi ittiğini ve şahidin aralarına girdiğini söyledi. Diğer taraftan müşteki kendisi verdiği şahadette İddia Makamı 2 numaralı şahidinin kendisi ile Sanığın arasına girdiğini söylememiştir. Müdafaa tarafından ça-ğrılan 2 numaralı şahit Kıvanç Rıza ise Sanığın hakim odasının kapısını açarak "saat 1.00 oluyor ne oluyor" diye sorduğunu, tam bu esnada müştekinin de kapıdan dışarı çıkmak üzere olduğunu ve Sanık ile yüzyüze geldiklerini, müştekinin Sanığa sö-vdüğünü, Sanık müştekiye cevap vermek üzere iken müştekinin elini Sanığa doğru savurduğunu ve Sanığın göğsüne değdiğini söyledi. Buna ilâveten Sanığın hazır vaziyette durduğunu hiç elini kaldırmadığını da söyledi. Bu şahit İddia Makamı tarafından ist-intaka tabi tutulduğunda hadiseyi görebilmesine mani olacak hiçbir zaman hiçbir mania önüne geçmediğini sarahaten belirtti.
Bidayet Mahkemesi müdafaa şahidi Kıvanç Rıza'nın bu vaka hususundaki şahadetini etraflıca incelememiş ve bu şahide ve müdafaanı-n diğer şahitlerine inanıp inanmadığı hususunda herhangi bir şey söylememiştir. Ancak Bidayet Mahkemesi müdafaa şahitlerinin kapı dışındakilerini görmediklerini beyan ettiklerini belirtmiştir. Halbuki müdafaa şahitleri, bilhassa Kıvanç Rıza'nın- şahadeti tetkik edildiğinde cereyan eden vakayı olduğu yerden tamamıyle gördüğünü söylediği görülmektedir. Hakim odasının kapı eşiğinde cereyan eden va'kadan mada başka bir vaka olduğuna dair herhangi bir şahadet yoktur. Bu böyle olduğuna göre, gerek İ-ddia Makamının şahitlerinin ve gerekse müdafaanın şahitlerinin hakim odasının
kapı eşiğinde olan vakadan bahsettiklerine şüphe yoktur. Bidayet Mahkemesi hükmünde Kıvanç Rıza'nın vaka ile ilgili verdiği şahadeti kabul etmediğine dair herhangi bir bulg-uda bulunmadığından, Kıvanç Rıza'nın Mahkeme huzurunda verdiği şahadeti değerlendirmek gerekir. Kıvanç Rıza'nın şahadeti göz önünde tutulduğunda İddia Makamı tarafından verilen şahadetin Sanığı 1. davada makul şüpheden ari bir şekilde mahkûm edece-k nitelikte olmadığı kanaatındayız.
Mahkeme huzurunda olan tüm şahadet nazarı itibara alındığında bu şahadete istinat ederek Sanığı 1. davada mahkûm etmek salim değildir. Dolayısıyle 1. dava hususunda yapılan istinafı kabul eder ve 1. davada- mahkûmiyet ve ceza kararını iptal ederiz.
2. ve 3. davalarda yapılan istinafa gelince Mahkeme huzurunda verilen tüm şahadet ve müdafaa şahidi Işın Muzaffer'in Sanık ile müştekinin karşılıklı birbirlerine birşeyler söyledikleri hususundaki şahadeti- nazarı itibara alındığında, Bidayet Mahkemesi huzurunda Sanığı mahkûm edecek kâfi derecede şahadet mavcuttu. Bundan dolayı 2. ve 3. dava ile ilgili istinafı reddederiz.
Yüksek Mahkeme
19 Ocak 1972.
Full & Egal Universal Law Academy