-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza istinaf No.1/73
(Dava No.5672/72; Lefkoşa)
M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Baş Savcılık
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Yusuf H-üseyin Çoban Hasan,
Kambilli
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Vedat Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M.Rıza.-
Fasıl 351 Kuyular Yasası - Yasanın 3 ve 13(1) maddelerine
aykırı yetkili makamdan izinsiz kuyu açma.
Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Yasanın 91. maddesinin ver-
diği yetkiye dayanarak davanın geri çekilmesi ve
Sanığın beraatına karar ve-rilmesi - Yasanın 154. mad-
desine göre davanın takipsizlik (nolle prosequi)
dosyalanarak durdurulması.
OLAY: Sanık, 1965 yılında Kambilli'de yetkili makamdan
izin almaksızın 3 kuyu açmakla itham edildi. Birkaç
ertelemeden s-onra iddia Makamı davayı hakları saklı
kalma koşuluyla geri çektiğini beyan etti.
Bidayet Mahkemesi, Fasıl 155'in 91. maddesinin
verdiği yetkiye dayanarak davanın geri çekilmesine
izin verdi ve İddia Makamı -aleyhine masraf emri
verdi.
İddia Makamı, Bidayet Mahkemesinin Fasıl 155'in
91. maddesine göre değil de Fasıl 155'in 154. madde-
sine göre davanın geri gekilmesine izin vermesi ve
masraf emri vermemesi gerektiğini öne sürere-k isti-
naf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, iddia Makamının Bidayet Mahkemesi
önünde davayı Fasıl 155'in 154. maddesine göre ta-
kipsizlik dosyalayarak durdurmak istediğini beyan
etmediğini göz önünde bulundurarak istinafı reddetti.-
Masraf emri vermesinin ise tüm hal ve şartlara göre
uygun olduğuna karar verdi.
H Ü K Ü M
26 Eylül 1972 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesinde aleyhine istinaf edileni (sanığı) Fasıl 351, Kuyular Kanununun 3 ve 13(-1) maddesine aykırı olarak 1965 yılında Kambilli'de Varaka/Harita XI/36. E.2 ve Kıt'a 236/1, 235/3 numaralı araziye yetkili makam olan Lefkoşa Kaza İdare Amirliğinden izin almaden üç kuyu kazmak suçundan itham eden bir ithamname dosyalanmıştır. Sanık 21 -Ekim 1972 tarihinde ilk defa olarak Mahkeme huzuruna getirildiğinde ithamnamede bulunan dava kendisine okundu ve davayı kabul etti. 0 gün davanın zaptı 22 Kasım 1972 tarihine ertelendi ve o tarihte İddia Makamının talebi üzerine 28 Aralık 1972 tarihine ert-elendi. 28 Aralık 1972 tarihinde ise sanığın talebi üzerine dava tekrar 19 Ocak
1973 tarihine ertelendi. Bu tarihte sanık ilk defa olarak avukat tarafından temsil edilmişti ve sanığın avukatı sanığın 21 Ekim 1972 tarihinde itirafını geri çekmek için Mahk-emeden izin talep etti. Mahkeme bu izni vererek sanığa dava tekrar okundu ve bu defa sanık davayı kabul etmedi. Bunun üzerine İddia Makamı davadaki bazı hususlarda Baş Savcılıktan mütalâa alınması gerektiğini belirterek davanın 3 Şubat 1973 tarihine ertel-enmesini talep etti. Mahkeme bu talebi kabul ederek davanın duruşmasını 3 Şubat 1973'e tehir etti. 3 Şubat 1973 tarihinde İddia Makamı Mahkemeye bu beyanatta bulundu:-
"Sanık aleyhine getirmiş olduğumuz davayı hakla-
rımıza halel gelmeksizi-n geri çekeriz. Davanın yan-
lış açıldığı kanaatindeyiz. Şahit masrafı yoktur."
Bunun üzerine sanığın avukatı Mahkemeye şu beyanatı yaptı:-
"Bu dava hukuk davası değildir dava haklara ha-
lel gelmeksizin geri gekilemez. Bu safh-ada biz Mah-
kemeye epeyi defa geldik dava geri çekilecekse dahi
masraflarımızı taleb ederiz. Sanığın bu davadan
beraat etmesi gerekmektedir. Cap.155, s.91.
Masrafları da Cap.155, s.169 tahtinde taleb
ederiz. Mas-raflarımız K.L.10.-dır."
- Sanığın avukatının bu iddiasına cevap olarak iddia Makamı şöyle dedi:-
-
"Bu bir idari hatadır. Kanunları araştıracağız.
Masraf talebini reddederiz. Elimizde yeterli yeni
kanunlar yoktur bu nedenle dava yanlış açıldı."
Bidayet Mahkemesi yapılan iddialar ışığında aynen şu karara varmıştır:-
- "Bu bir ceza davasıdır. Bu davada İddia Makamı-
nın kanun yetersizliğinden davayı yanlış açması
neticesi tabii ki sanık mütezarrır olmamalıdır. Da-
vanın ancak Cap.155, s.91 tahtinde geri çekilmesine
izin verilir."
Baş -Savcılık dosyalamış olduğu 14 Şubat 1973 tarihli istinaf ihbarnamesi ile Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun 137. maddesine istinaden Bidayet Mahkemesinin 3 Şubat 1973 tarihinde vermiş olduğu beraat kararından ve masraf ödenmesi emrinden istinaf etmiştir. İsti-naf sebepleri aynen şöyledir:-
"1. Bidayet Mahkemesi davanın Fasıl 155'in 91'
inci maddesi tahtında geri çekilmesine izin verildi-
ğine dair kararından sonra İddia Makamına ne şekilde
hareket edeceğine dair fırsat vermeden sanığı- beraat
ettirmesi ve İddia Makamının sanığa K.L.8.- masraf
ödemesi için emretmesi geçerli değildir çünki bu
kaide (prosedür) bakımından usulsüzlük (irregularity
teşkil eder.
2. Bidayet Mahkemesi Fasıl 155'in 91'inci m-ad-
desinin kendisine verdiği yetkiyi kullanırken kanunu
yanlış uygulamıştır.
3. Bidayet Mahkemesinin masrafların K.L.8.-
olduğuna dair bulgusu indidir ve herhangi bir vakıa-
ya istinad etmemektedir.
4. Biday-et Mahkemesinin huzurundaki vakıalar
ışığında gerek beraat gerekse masraf hakkındaki
emirleri makul değildir.
5. Bidayet Mahkemesinin kararı tümüyle gerek-
çesizdir. (No reasoned Judgment)."
İlk olarak beraat ka-rarı aleyhine yapılan istinafı tezekkür edelim. İstinaf edenin avukatının iddiasına göre Bidayet Mahkemesi İddia Makamına davayı ne şekilde veya Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun hangi maddesi tahtinde geri çekmeği arzu ettiğini açıklamaya fırsat vermeden -davanın Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde geri çekilmek istendiğini addederek o madde tahtinde davanın geri çekilmesine izin vermekle hata etmiştir. İstinaf edenin avukatının iddiasına göre İddia Makamına bu fırsat verilmiş olsaydı, İddia Makamı davayı Fas-ıl 155'in 154. maddesi tahtinde nolle prosequi prosedürüne göre durdutabilirdi. Mahkeme tutanakları tetkik edildiği zaman sanığın avukatı davanın Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde geri çekildiğinden sanığın davadan beraat etmesi gerektiğini iddia ettiği z-aman, Bidayet Mahkemesi iddia Makamına bu iddiaya cevap vermek fırsatı vermiştir ve daha önce iktibas edildiği gibi İddia Makamı sanığın avukatının iddiasına cevap olarak Mahkemeye davanın Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde çekilmesinin istenmediği hakkında- herhangi bir şey söylemeyerek yalnız bir idari hata olduğunu, kanunların araştırılacağını, yeterli yeni kanunlar olmadığını ve bu davanın yanlış açıldığını söylemiştir. İddia Makamı davanın nolle prosequi yolu ile durdutulmasını arzu etmiş olsaydı Bidayet- Mahkemesine bu arzuyu, sanığın avukatının Fasıl 155'in 91. maddesine atıfta bulunduktan sonra dahi belirtebilirdi. Esasen nolle prosequi yolu takip edilmesi gerekiyorsa idi davanın 19 Ocak ile 3 Şubat 1973 tarihleri arasında ertelenmiş olduğu süre zarfın-da veya 3 Şubat 1973 günü Baş Savcının nolle prosequi beyanı Mahkemede dosya-lanabilirdi. Kanaatımızca Bidayet Mahkemesi huzurunda tarafların yapmış olduğu beyanatlar ışığında Bidayet Mahkemesinin davanın geri çekilmesi hususunda Fasıl 155'in 91. maddesi t-ahtinde hareket etmesi hatalı değildir.
İstinaf edenin avukatının ikinci bir iddiası ise Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde davanın geri gekilmesi için izin talep edildiği zaman Mahkemenin davanın geri çekilmesi için kâfi derecede sebep ("sufficient g-rounds") olduğuna dair tatmin edilmesi gerekirdi. Fasıl 155'in 91. maddesi aynen şöyledir:-
"91. Subject to the provisions of section
154 of this Law, if a prosecutor in any summary
trial, at any time before a final o-rder is pas-
sed, satisfies the Court that there are suffi-
cient gorunds for permitting him to withdrew
the charge, the Court may permit him to with-
draw the same and shall thereupon acquit the
a-ccused:
Provided that, if the charge is so withdraw
before the accused had pleaded to it, the accu-
sed shall be dis-charged but such discharge
shall not operate as an acquittal."
-
İstinaf edenin avukatının iddiasına göre Mahkemenin huzurunda Mahkemeyi tatmin edecek kâfi derecede bilgi yoktu. Kanaatımızca tutanaklar tüm olarak okunduğunda, ve 19 Ocak 1973 tarihinde bazı hususlarda Baş Savcılıktan mütalâa alınması gerektiğine da-ir iddia Makamının yapmış olduğu beyanat ve keza 3 Şubat 1973 tarihinde İddia Makamı tarafından yapılan beyanatlar tüm olarak göz önünde tutulduğunda İddia Makamı Baş Savcılıktan alınması öngörülen mütalâa ışığında idari hata yapıldığı ve yeterli yeni Ka-nunlar olmadığı nedenleri ile davanın geri çekilmesini istediği görülmektedir. Bundan dolayı Bidayet Mahkemesinin davanın geri çekilmesine izin vermesini gerektirecek kâfi derecede sebep olduğuna tatmin olunması
-için Bidayet Mahkemesi huzurunda yeterli bilgi vardı kanaatındayız ve Bidayet Mahkemesinin davanın geri çekilmesi için Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde İddia Makamına izin vermesi kanaatımızca hatalı değildir.
İstinaf edenin avukatının haklı olarak -kabul ettiği gibi Bidayet Mahkemesi Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde hareket etmeye karar verdikten sonra, yukarıda belirtildiği gibi gerek 21 Ekim 1972 ve gerekse 19 Ocak 1973 tarihlerinde sanığa dava okunduğu, sanığın okunan davalara cevap verdiği, d-avanın geri çekilmesi için iznin Fasıl 155'in 91. maddesi tahtinde verildiği göz önünde tutulduğunda, istinaf konusu dava Fasıl 155'in 91. maddesinin şart bendinin kapsamına girmez. Bu nedenle davanın geri çekilmesi için izin verildiği zaman Bidayet Ma-hkemesi sanığı beraat ettirmekten başka herhangi bir karara varamazdı.
Şimdi de istinaf edenin yapmış olduğu Bidayet Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğu iddiasını ele alalım. Bu iddiaya göre Bidayet Mahkemesi davanın Fasıl 155'in 91. maddesi ta-htinde geri çekilmesine izin vermek kararı gerekçesizdir. Mahkemenin bu kararını daha önce iktibas etmiş bulunuyoruz. Mahkeme kararını vermezden hemen önce İddia Makamı Bidayet Mahkemesine "Elimizde yeterli Kanunlar yoktur, bu nedenle dava yanlış açıldı"- beyanında bulunmuştur. Bidayet Mahkemesi bunun üzerine davanın geri çekilmesi için karar verirken "kanun yetersizliğinden davanın yanlış" açıldığına atıfta bulunmaktadır. Verilen kararın muhteviyatı, Mahkemede yapılan tüm beyanatlar ve davanın bütün ahva-l ve şeraiti göz önünde tutulduğunda davanın geri çekilmesi için izin vermek kararında Bidayet Mahkemesinin vermiş olduğu gerekçe, yani İddia Makamının beyanatına istinaden kanunun yetersizliği gerekçesi, Anayasanın 30. maddesinin 2. fıkrası ve Fasıl 155'i-n 112 ve 113(1) maksatları bakımından kâfi gerekçe addolunabilir ve bu nedenle Bidayet Mahkemesinin bu kararına müdahale etmek gerekmiyor kanaatındayız.
Masraf ile ilgili istinafa gelince, Bidayet Mahkemesinin davanın geri çekilmesi için Fasıl 155'in- 91. maddesi tahtinde izin verip beraat kararını verdiğini, davanın seyrini ve muhtelif tehirleri ve bunların sebeplerini göz önünde tuttuğumuzda, İddia Makamının sanığa K.L.8.- masraf ödemesini emretmesi kanaatımızca hatalı değildir ve Bidayet Mahkemesi b-u hususta Mahkemeye verilen takdir hakkını yanlış kullanmış değildir. İddia Makamının dava masrafları emri ile ilgili gerekçe iddiasına gelince, Mahkemeye yapılmış olan beyanatlar ışığında Bidayet Mahkemesinin masraflar emri hususunda daha fazla gerekçe ve-rmesi gerekmiyordu.
Yukarıda belirttiğimiz sebeplerden dolayı işbu istinaf reddolunur. İstinaf masrafları için herhangi bir emir vermemeyi uygun görüyoruz.
- Yüksek Mahkeme
16 Mart 1973.
Full & Egal Universal Law Academy