- Ceza İstinaf No. 1/74
(Dava No. 3182/73; Lefkoşa) YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve Ahmet İzzet.
İstinaf ede-n: Mustafa M. Halil, Lefkoşa.
(Sanık)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Gürsel E. Kadri ve Mustafa Varol.
-Aleyhine istinaf edilen namına: Argun F. Korkut.
Doğakurallarına aykırı cinsel ilişki - Sanık Müşteki ile iki kez doğa kurallarına aykırı cinsel ilişkiye girmekle itham edildi.
Teyit edici şahadet - Direkt ve dolaylı teyit edici şahadet - Teyit
edici -şahadetin suçun işlendiğini ve suçun Sanık tarafından işlendiğini gösterir nitelikte olma gereği.
Şahadet - Müştekinin şahadeti - Cinsel suçlarda Müştekinin güvenilir
şahadeti yanında teyit edici şahadet aranması.
Cinsel Suçlar - Doğa kurallarına aykır-ı cinsel ilişkide bulunma suçu -
Cinsel suçlarda ilke olarak teyit edici şahadet aranması.
İstinaf - Mahkûmiyet aleyhine istinaf - Yüksek Mahkemenin suçlardan
biri ile ilgili mahkûmiyeti iptal etmesi.
OLAY: Sanık 2 ayrı yer ve tarihte Müşteki ile ta-biat kurallarına
aykırı cinsi münasebette bulunmakla itham edildi. Davayı dinleyen İlk Mahkeme Sanık aleyhine şahadet veren Müştekinin şahadetine inanmakla birlikte teyit edici şahadet aramanın daha adil olacağı kanaatine vardı. Sanık aleyhine teyit edic-i şahadet bulunduğu kanısına varan İlk Mahkeme Sanığı her iki suçtan mahkûm ederek birer yıl hapis cezasına çarptırdı.
Sanık İlk Mahkemenin yeterli şahadet olmadan mahkûrniyet kararı vermekle ve teyit edici şahadet hususunda yanlış bulgulara varmakla hatal-ı hareket ettiğini ileri sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, teyit edici şahadetin dolaysız (direkt)
olabileceği gibi dolaylı da olabileceğini belirtti. Teyit edici şahadetin Sanığı suça bağlayacak nitelikte olması gerektiğini vurgulayan'- Yüksek Mahkeme, 1. suçla ilgili teyit edici şahadetin Sanığı suça bağlayıcı nitelikte olduğunu, 2. suça ilişkin teyit edici şahadetin ise Sanığı suça bağlamadığını dolayısıyle teyit edici şahadet addolunamayacağını belirtti ve 1. suç aleyhine yapılan isti-nafı reddetti. 2. suç aleyhine yapılan istinafı ise kabul ederek bu suçtan Sanığı beraat ettirdi.
Atıfta Bulunulan Yargısal Içtihatlar:
1. Rex v. G. Baskerville XII Cr.App.R.S s.81 sayfa 91.
__________________
- HÜKÜM
İstinaf eden (sanık) 6.12.1973 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından Fasıl 154, Ceza Kanunu'nun 171(a). maddesine aykırı olarak 1 Ocak 1973 ile 21 Eylül 1973 tarihleri arasında Lefkoşa'da İddia Makamınca meçhul bir günde- Yeni Cami ile Fuzuli sokakları kavşağındaki kahvehanede Lefkoşalı Arif Kemal ile tabiat kurallarına aykırı yani anüs'den cinsi münasebette bulunduğundan ve 1 Ocak 1973 ile 21 Eylül 1973 tarihleri arasında Gönyeli'de İddia Makamınca meçhul bir günde Lefkoş-alı Arif Kemal ile tabiat kurallarına aykırı yani anüs'den cinsi münasebette bulunduğundan kabahatlı bulunarak, her iki ceza beraber çekilmek şartı ile, her iki suçtan ayrı ayrı birer yıl hapse mahkûm edildi.
İstinaf eden Bidayet Mahkemesi huzurunda sanığ-ı mahkûm etmeye şüpheden ari olarak yeterli şahadet olmadığını ve teyid edici şahadet hususunda Bidayet Mahkemesinin bulgularının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkûmiyet aleyhine istinaf eyledi.
Bidayet Mahkemesinin bulgusuna göre olgular kısaca şöyledi-r:
Müşteki 16 yaşında olup 1973 yılının İlkbaharında bir akşam sanığın Yeni Cami'de çalıştırmakta olduğu kahvehaneye gitti. Kahvehanenin bir kısmı meyhanedir. Müşteki sanığa yarım önge Supreme konyağı getirmesini söyledi. Sanık ben de içeceğim diyerek bir -önge getirdi ve müştekinin masasına oturdu Sanık başka bir masada oturmakta olan Ahmet Bullici'yi de masalarına çağırdı. İçki bitince müşteki başka içmek istemedi fakat sanığın ısrarı üzerine yeni bir öngeyi daha içtiler. İçki alemi 12.00'ye kadar sürdü. B-u esnada kahvehanede başkası kalmamıştı. Ahmet Bullici müştekiye bir sigara verdi ve içince müştekinin başı dönmeye başladı. Sanığın teklifi üzerine kahvehanenin üst kısmında olan musandraya çıktılar. Sanık yere bir yorgan serdi ve müştekiye soyunmasını sö-yledi. Müşteki soyundu. Önce Ahmet Bullici, sonra sanık müşteki ile tabiat kurallarına aykırı cinsi münasebette bulundular. Ertesi gün müşteki sanığın kahvesine tekrar gitti. Yine içki masası kuruldu. Sanık, müşteki ve Ahmet Bullici gece 10.30'a kadar zuk -içtiler. Sonra Ahmet Bullici'nin kamyonuna bindiler ve sanığın Küçük Kaymaklı'daki evine gittiler. Sanık sündürmedeki kanepede oturdu ve Ahmet Bullici müşteki ile yatak odasında cinsi münasebette bulundu. Daha sonra üçü kamyona bindiler. Gönyeli'yi geçince- ağaçlıklı bir yere geldiler. Kamyonun içinde önce Ahmet Bullici sonra sanık müşteki ile cinsi münasebette bulundular. Bu olaydan sonra müşteki 10 gün kadar sanığın kahvesine gitmeye devam etti.
Bidayet Mahkemesi hükmünde müştekinin şahadetinin güvenilir -bir şahadet olduğu kanaatına vardı. Ancak suç bir cinsel suç ve müşteki de suç ortağı olduğu için Bidayet Mahkemesi müştekinin hikâyesine inanmasına rağmen yalnız müştekinin şahadeti ile sanığı mahkûm etmenin doğru olmayacağı, teyid edici şahadet aramanın -daha adil olacağı kanaatına vardı. Teyid edici şahadetin sııçun işlendiğini ve işlenen suçun sanık tarafından işlendiğini gösterir nitelikte olması gerekir. Başka bir deyimle teyid edici şahadetin işlenen suç ile sanık arasında bir bağlantı kurması veya ba-ğlantı kurabilecek nitelikte olması gerekir. Teyid edici şahadetin direkt şahadet olması gerekmez, dolaylı şahadet kâfidir.(Bak, Rex v. G. Baskerville XII Cr. App. R.81, sayfa 91).
Sanık Bidayet Mahkemesi huzurunda yemin tahtinde şahadet vermiş değildir. -Ancak olduğu yerden bir yeminsiz ifade vermiştir. Sanık Mahkemede verdiği yeminsiz ifadede kendisine iftira ettiklerini, suçu işlemediğini belirtmiştir. Bidayet Mahkemesi müştekinin şahadetinin bağımsız şahadet tarafından kâfi derecede teyid edildiği kanaa-tına vararak teyid edici şahadeti aşağıdaki şekilde özetlemiştir.
4. şahit Ersin M. Salih'in 'Sanık bana Arif puşttur,
kendisini çok kullandım' demesi.
7. şahit Ahmet Neşet Hasan'ın sanığın kendisine 'Arifi
bir defa kullandım'- demesi.
Müştekinin sanığın Küçük Kaymaklı' daki evinin nerede ve
içinin nasıl olduğunu doğru olarak tarif etmesi.
Bidayet Mahkemesi 4. ile 7. şahitlerin şahadetlerinin doğruluğuna kanaat getirmiştir. Bidayet Mahkemesinin teyid edici şahadet olarak n-itelendirdiği şahadet hakikaten teyid edici şahadet addolunursa İstinaf Mahkemesi Bidayet Mahkemesinin hükmüne müdahale etmez. Ancak Bidayet Mahkemesinin teyid edici olarak addettiği şahadet teyid edici şahadet niteliğinde değilse ve bunun dışında başka te-yid edici şahadet mevcut değilse, İstinaf Mahkemesinin Bidayet Mahkemesinin kararına müdahale etmesi gerekir.
Şimdi de Bidayet Mahkemesinin teyid edici şahadet olarak nitelendirdiği şahadetin teyid edici şahadet niteliğinde olup olmadığını inceleyelim. 7.- şahidin Mahkemeye verdiği şahadete göre sanık müştekiye çok iyi davranır ve müştekiye içki ısmarlardı. Aynı şahide göre sanığın kahvesinin üst kısmında bir musandra vardır. Ayni şahide göre bazı hallerde kahvenin kapıları kapanır ve içeride bazı insanlar -kalırdı. Kanaatımızca Mahkeme tarafından kabul edilen 4. ve 7. şahitlerin tüm şahadeti ışığında, kahvede bir musandra mevcut olduğu ve sanığın müştekiye karşı tavır ve hareketleri göz önünde tutulduğunda sanığın 4. ve 7. şahide müştekiyi kullandığı hususun-da söyledikleri, kahvehanede işlendiği iddia olunan suç ile sanık arasında bir bağlantı kurabilecek niteliktedir. Dolayısıyle suçun sanık tarafından işlendiğine dair dolaylı teyid edici şahadet mevcuttur. Bu nedenle l. dava ile ilgili yapılan istinaf reddo-lunur.
2. dava ile ilgili yapılan istinafa gelince müştekinin sanığın evini doğru olars:k tarif etmesinin, Gönyeli'de işlendiği iddia olunan suçu teyid eder nitelikte olduğu çok şüphelidir. Buna ilâveten müşteki Gönyeli'de işlenen suçun işlendiği yer husu-sunda ağaçlık bir yerde olduğunu söylemesine rağmen, Mahkeme suçun işlendiği yeri ziyaret ettiğinde suçun işlendiği yerde ağaç olmadığını görmüş, ancak yolun sağ kenarında 3-4 okaliptüs ağacı olduğunu tesbit etmiştir. Sanığın 7. şahide müştekiyi yalnız bir- defa kullandığını söylediğini de göz önünde tıtarak 4: ve 7. şahide müştekiyi kullandığı hususunda söylediklerinin de Gönyeli' de işlenen suç için kat' i olarak teyid edici şahadet olarak addolunamayaçağı kanaatındayız. Bu nedenle 2. dava ile ilgili yani- Gönyeli'deki suçla ilgili yapılan istinaf, teyid edici şahadet yoksunluğundan kabul olunur.
Netice olarak 1. dava yani Lefkoşa'da kahvehanede olan suç ile ilgili yapılan istinaf reddolunur, 2. dava yani Gönyeli' de işlendiği iddia olunan suç ile ilgili y-apılan istinaf ise kabul edilir ve 2. davada Bidayet Mahkemesinin mahkûmiyet kararı iptal edilir.
Hapislik cezasının mahkûmiyet tarihinden başlaması uygun görülür.
Yüksek Mahkeme
22 Şubat, 1974.
Full & Egal Universal Law Academy