-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No.13/72
- (Dava No. 1277/72)
-
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet izzet, Üye.
İstinaf eden: Halil Mustafa Asina
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Baş Savcılık
arasında.
İstinaf eden namına: A. M. Berb-eroğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Baş Savcı Oktay Feridun.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 4 ve 176. maddelerine
aykırı alenen hayasız bir fiilde bulunma - Yasanın
maddesine aykırı italei lisanda bulunma.
Ceza - Cezanın ağı-rlığı - Yüksek Mahkemenin, ceza aley-
hine yapılan istinaflarda cezaya müdahale etmesi -
Takdir hakkının cezayı veren Bidayet Mahkemesine ait
olması - Müdahale için Yüksek Mahkemenin göz önünde
bulundurduğu kriterler.
OL-AY: Sanık, erkeklik uzvunu çıkardı ve eli ile
sallayarak küfretti.
Bidayet Mahkemesi, Sanığı alenen hayasız bir
fiilde bulunmaktan 2 ay, italei lisanda bulunmaktan 1
ay hapse mahkûm etti ve iki cezanın birlikte ç-ekilme-
sini emretti.
Sanık, verilen cezaların davanın olguları ışığında
fahiş olduğunu iddia ederek ceza aleyhine istinaf
etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme oy çokluğu ile 1. davada verilen 2
ay hapis cezasını ağı-r bulmakla birlikte, müdahaleyi
gerektirecek kadar ağır olmadığına, 2. davadaki 1
aylık hapis cezasının ise aşikâr surette ağır oldu-
ğuna karar verdi ve bu cezayı iptal ederek bir
haftaya indirdi.
Azınlık kararı v-eren yargıç, azami cezası K.L.10.-
veya 3 ay hapislik olan 1. davada öne sürülen
hafifletici nedenler ışığında 2 ay hapislik cezasının
aşikâr surette fazla olduğu kanısına vardı ve bu
cezanın da indirilmesi gerektiği görü-şünü beyan etti.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir, Başkan: İstinaf eden (Sanık) 25 Mayıs 1972 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından Fasıl 154, Ceza Kanununun 4. ve 176. ma-ddelerine aykırı olarak 20 Şubat 1972 tarihinde Koççat köyünde alenen hayasız bir fiilde bulunma suçundan ve Fasıl 154, Ceza Kanununun 99. maddesine aykırı olarak ayni tarih ve mehalde italei lisan suçundan mahkûm edilerek 1. davadan 2 ay hapislik ve 2. da-vadan da 1 ay hapislik cezası ile cezalandırılmıştır. Her iki cezanın da birlikte yürümesi için emir verilmiştir.
- İstinaf eden 26 Mayıs 1972 tarihinde dosyaladığı istinaf ihbarnamesi ile bu kesilen cezaların davanın bütün vakıaları muvacehesinde ve suçun mahiyeti karşısında fahiş olduğunu iddia ederek istinaf eylemiştir. İstinaf edene davalar okunduğu zaman her i-ki suçunu da kabul etmişti. Davanın vakıaları kısaca şöyledir:
-
- İstinaf eden aslen Matyatlıdır ve göçmen olarak Koççatta ikamet etmektedir. Suçun işlendiği 20 Şubat 1972 tarihinde 15.30 ile 16.00 raddelerinde istinaf eden arkadaşları ile birlikte evinin önünde içki almakta idiler. 0 sıralarda müşteki karısı ve ço-cukları ile yanından geçerken Sanık müştekiye kadehini uzatarak "Yoksun bu akşam yanımda diye söz attı ve "beni Mahkemeye verdiniz, ne yapabildiniz" diyerek eli ile pantolon üzerinden zekerini tuttu ve sallamağa başladı. Ondan sonra şikayetçi evine giderek- evinden av tüfeğini alarak Sanığın üzerine doğru yürüdü ve "şimdi seni vuracağım bre puşt" diye bağırdı. Sanığın arkadaşları bunu önlemeye gayret etti. Sanık bu defa pantolununun önünü çözerek zekerini dışarı çıkardı ve orada toplanan halka dönerek zeke-rini onlara de göstererek ve sallayarak "burada toplanan bütün kadınlar hep bunun üstünden geçecek, ben bütün du Koççatlıların anasını avradını sikerim" diye badırmağa başladı.
-
- İstinaf edenin leyhine Bidayet Mahkemesinde avukatı Sanığın çocuğu olduğunu, en büyüğünün 16 yaşında olduğunu, ailesine kendisinden başka bakacak kimse olmadığını, hasat zamanı olduğundan hasatını kaldırmakla meşgul olması gerektiğini bildirerek Mahke-menin Sanığa karşı mülayim davranmasi için talepte bulunmuştur.
-
- İddia Makamı tarafından Mahkemeye bildirildiğine göre Sanığın ayrı ayrı davadan sabıkası vardır. Bu forma Emare olarak dosyalanmıştır. Birincisi 16 Ekim 1970'de tasarrufunda izinsiz tabanca bulundurma, tasarrufunda patlayıcı madde bulundurma ve tasa-rrufunda uyuşturucu madde (hint keneviri) bulundurma suçundan mahkûm edilerek sıra ile K.L.40.-., K.L.10.- Ve K.L.100.- para cezasına çarptırıldı. 2. davada ise 7 Ekim 1970 tarihinde izinsiz hint keneviri ziraatı yapma suçundan mahkûm edildi ve cezalandırı-lırken başka bir dava da nazarı itibara alındı. 3. dava da 1 Temmuz 1971 tarihinde mülke tecavüz ve darb suçlarından sıra ile K.L.3.- ile K.L.4.- para cezasına çarptırıldı.
-
- Yüksek Mahkemenin istinaf Mahkemesi olarak ceza aleyhine yapılan istinaflarda ne gibi ahvalde kesilen cezaya müdahale ettiği birçok istinaflarda belirtilmiştir. Bu prensibi teferruatlı olarak burada tekrarlamaya lûzum yoktur. Prensip kısaca şudur: t-akdir hakkı cezayı kesen Bidayet Mahkemesine ait olduğu cihetle, müdahale için kriter, Yüksek Mahkeme kendisi Bidayet Mahkemesinin yerinde olmuş olsaydı ne ceza kesecekti değil de kesilen ceza aşikâr surette fahiş midir, değil midir. Kanaatimce azami 3 ay- hapislik cezası olan bir suç için 2 ay ceza kesilmesi hiç şüphe yoktur ki ağır bir cezadır. Lâkin 1. davadan kesilen 2 ay hapislik cezası çok ağır bir ceza olmakla beraber kanaatımca Yüksek Mahkemenin istinaf Mahkemesi olarak müdahale edeceği kadar da fa-hiş değildir. 2. davadaki 1 aylık hapislik cezasına gelince, kanaatımca bu suç için kesilen bir ay hapislik cezası bütün ahval ve şerait nazarı itibara alındığında aşikâr surette fahiştir ve bir ay hapislik cezasını iptal ederek bir hafta hapislik cezasına- tadil etmeye uygun görüyorum. Lâkin her iki cezanın da beraber yürümesi ve cezalarin mahkûmiyet tarihinden başlaması taraftarıyım.
-
Ülfet Emin, Üye: Sayın Başkanın 2. dava ile ilgili ceza hususunda vermiş olduğu hükümle hemfikirim yani 1 aylık hapislik cezasının bir haftaya indirilmesine taraftarım. Ancak Sayın Başkanın 1. dava ile ilgili vermiş olduğu hükümle hemfikir değilim. -1. davada Sanığın mahkûm olduğu suç Ceza Kanunumuzda K.L.10.- para cezası veya 3 ay hapislikle cezalandırılır. Bu suçu Bidayet Mahkemesi hakimi çok ağır suç diye nitelendirmiştir. K.L.10.- para cezası veya 3 ay hapislik ile cezalandırılan bu suç Bidayet -Mahkemesinin dediği gibi çok ağır bir suç olamaz. Mahkemeler cezayı keserken hiç şüphe yoktur ki en başta amme menfaatını göz önünde tutmaları gerekir. Ancak amme menfaatının yanında Sanığın şahsi durumunu, Sanığı cemaata faydalı bir vatandaş olarak yetiş-tirmek yönünü de göz önünde tutmaları gerekir. Bu davada Sanığın evli, en büyüğü 16 yaşında olmak üzere 8 çocuk babası olduğu, aileye bakacak kendisinden başka birisi olmadığı hususu Bidayet Mahkemesine bildirilmiştir. Bunların Bidayet Mahkemesi tarafınd-an nazarı itibara alındığına dair Bidayet Mahkemesi hükmünde herhangi bir kayıt yoktur. Kanaatımca Bidayet Mahkemesi hakimi bunları nazarı itibara almış olsaydı, kesmiş olduğu cezadan daha hafif ceza kesmesi icap ederdi. Netice olarak Sanığın 1. davada i-şlediği suçun Kanunda öngörülen cezanın K.L.10.- para cezası veya 3 ay hapislik olduğunu, Sanığın bu gibi suçu ilk defa işlediğini, Sanığın evli, 8 küçük çocuğu olduğunu, ailenin yegâne bakıcısı olduğunu nazarı itibara alarak, kesilen 2 ay hapislik cezası - sanığı mahvedici bir cezadır. Bundan dolayı kanaatımca kesilen 2 ay hapislik cezası aşikâr surette fahiştir ve bu cezanın indirilmesi gerekir. Dolayısıyle 1. dava ile ilgili istinafın kabul edilmesi taraftarıyım.
Ahmet İzzet, Üye: Gerek 1. dava, ge-rekse 2. dava hakkınde Sayın Başkanın söyledikleri ile hemfikirim. Sanık bu adaba mugayir hareketi köy halkı önünde ve kalabalık huzurunda yapmıştır ve kanaatımca işleniş tarzı bakımından suç gayet ağır bir suçtur, daha ağır bir şeklini tahayyül etmek güç-tür. İki aylık ceza Sanığın sabıkaları da göz önünde tutulduğunda fahiş değildir. 1. davada istinafın reddolunması, 2. davada da kabul edilmesi taraftarıyım.
M. Necati Münir, Başkan: Netice olarak 1. davada kesilen 2 aylık hapislik cezası aleyhine y-apılan istinaf oy çokluğu ile reddolunur. 2. davada 1 ay hapislik cezası aleyhine yapılan istinaf ise oy birliği ile kabul edilir ve 1 aylık hapislik cezası 1 haftaya tadil edilir. Her iki hapislik cezası da mahkûmiyet tarihinden yani 25 Mayıs 1972 tarih-inden itibaren yürürlüğe girecektir.
Yüksek Mahkeme
1 Haziran 1972.
Full & Egal Universal Law Academy