- Ceza İstinaf No. 13/74
(Dava No. 671/74; Mağusa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir, Başkan ve Şakir S. İlkay.
İstinaf eden: Fuat Ca-fer, Mağusa.
(Sanık)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü,
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Zaim M. Neca-ti.
Baba muhafazasından ve onun izni olmaksızın bir çocuğun kanuna aykırı olarak alınıp uzaklaştırılması - Fasıl 154 Ceza Yasasının 149. ve
35. maddeleri.
Mahknmiyet ve ceza aleyhine istinaf - Sanığın kabul beyanı ile
Mahkemedeki izahının itham edilen- suçlar ile bağdaşmaması nedeniyle İlk Mahkemenin mahkûmiyet kararının hatalı oldiığu iddiası - İstinaf sebebinin (l. dava için) İstinaf Mahkemesince kabul edilerek mahkûmiyetin iptali edilmesi - 2. dava için istinaf sebebinin kabul edilmemesi.
Çocuk kaçı-rma - Baba muhafazasındaki ve onun izni olmaksızın bir ço-
cuğun uzaklaşla.ştırılması ile edebe aykırı darbetme suçlarından
itham - Fasıl 154 Ceza Yasası madde 149,151 ve 35 - Sanığın
suçlarını kabul etmesi üzerine İlk Mahkemenin Sanığı 3 ve 7 ay
hapse- mahkûm etmesi.
CezaUsulü - Sanığın kabul beyanından sonra Mahkemedeki hafifle-
tici sebep olarak ileri sürdüklerinin kabul beyanı ile bağdaşma-
ması - Bu durumda İlk Mahkemenin bu hususa Sanık veya avukatının dikkatini çekmesi ve buna rağmen ileriye sü-rülen hususlarda
ısrar edilmesi halinde davayı kabul edilmemiş addetmesi gerekir.
Kabul beyanı ile hafifletici sebep olarak ileri sürülenlerin bağdaşmaması - Mahkemenin bu hususa Sanık veya avukatının dikkatiniçekmesi ve yine bu hususta ısrar edilmesi ha-linde Mahkemenin davayı kabul edilmemiş olsrak addetmesi gerekir.
Edebe aykırı darbetme - Fasıl 154 Ceza Yasasının 151 ve 35. maddeleri
- Bir şahsa karşı yapılan darp edebe aykırı bir şekilde ve edebe aykırı ahval tahtında yapıldığı takdirde "edebe aykı-rı bir darp" addolunması.
Fasıl 155 Ceza Usulû Yasası - Yasanın 135. maddesi - Suçunu kabul eden
Sanık aleyhindeki Mahkûmiyetin hangi hallerde iptal edilebileceği.
İstinaf Mahkemesinin suçunu kabul eden Saıııklar aleyhine İlk Mahkemenin verdiği mahkûmi-yet hükmünûn lıangi hallerde iptal edebileceği - Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası madde 135.
Cezanın ağırlığı - İstinaf Mahkemesinin cezayı müdahale gerektirecek
derecede ağır addetmemesi.
OLAY: Sanık Magosa'da bir lokantada garsonluk yapmaktaidi. Kıbrıs'a-
turist olarak gelen 12 1/2 yaşındaki Müşteki ve ailesiile
tanıştı. Sanık Mağusa Festivalini Müştekiye gezdirmek ve kızkardeşi ile tanıştırmak için Müştekinin babasından izin aldı. Ertesi gün Sanık Müştekiyi bir bara götürdü. Daha sonra ağaçlı bir yerde- birlikte yürüdüler. Müşteki ağlamaya başladı. Sanık Müştekiyi zorla bir kulübeye götürdü. Pantolununun zipini çözerek
istediğini yapmaya rıza gösterirse Müştekiyi serbest bırakacağını
söyledi. Müşteki ise ağlamaya devam etti. Bunun üzerine Sanık zipini ka-payıp elini Müştekinin elbisesininiçine sokup
arkasını okşadı. Daha sonra babasına birşey söylememesini tembih ederek Müştekiyi babasına götürdü.
Sanık bir kız çocuğunu babasının muhafazasındangayrı kanuni olarak alıp uzaklaştırmakla ve edebe aykırı dar-betmekle itham edildi.
Sanık suçunu kabul etti ve Mahkemeye hitaben"özür dilerim, ailesinden de özür dilerim, kötü niyetim yoktu ansızın oldu" dedi. İlk Mahkeme Sanığı her iki davadan suçlu bularakl.
davadan 3 ay,2. davadan 7 ay hapse mahkûm etti.
Sanık -mahkûmiyet ve ceza aleyhine istinaf dosyaladı.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, 1. davanın unsurlarından birinin babanın
muhafazasından onun izni olmaksızın çocuğun alınıp uzaklaştırılması olduğunu, Sa.nığın Mahkemedeki izahı ve babanın aldatma sonucu olsa bile i-zin verdiği dikkate alındığında bu unsurun ispat edilemediğini dikkate aldı ve 1. davadaki mahkûmiyetini iptal etti.
Yüksek Mahkeme, bir şahsa yapılan darbın edebe aykırı ahval içinde yapılması halinde "edebe aykırı darp" addolunduğunu, bu olayda Sanığın a-ksine iddia ileri sürmediğini, Sanığın kabul beyanı ile Mahkemedeki izahının çelişmediğini dikkate aldı ve 2. davaya ilişkin istinafı reddetti.
Yüksek Nlahkeme, İlk Mahkemenin Sanığa vermiş olduğu cezayı ağır bulmakla birlikte müdahaleyi gerektirecek dere-- cede ağır bulmayarak cezaya ilişkin istinafı da reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Ioannis Efstathiou v. The Police 22 C.L.R. s.191.
The Attorney-Genral of the Republic of Sıdkı Mahmout
(1962) C.L.R. s.181.
Ioannis Stylianou Sawa -Klonarou v. The District Officer,
Famagusta (1963) 1 C.L.R. s.47.
__________________
H Ü K Ü M
Müstenif aleyhine getirilen bir ceza davasında Mağusa Kaza Mahkemesinin vermiş olduğu mahkû-miyet kararı ve kesmiş olduğu cezadan istinaf etmiş bulunuyor.
Müstenifin aleyhine ithamnamede 2 dava mevcuttu. Bunla.rdan birincisi tahtında Ceza Kanunu'nun 149 ve 35. maddelerine aykırı olarak 16 yaşından aşağı bir kız çocuğunu kontrolunda bulunduran ba-basının muhafazasından 2 Haziran 1974 tarihinde gayri kanuni olarak alıp uzsklaştırmakla, ikincisi tahtında ise Ceza Kanunu'nun 151 ve 35. maddelerine aykırı olarak ayni çocuğu edebe aykırı darbetmekle itham edilmiştir. Sanık 6 Haziran 1974 tarihinde Mahke-me huzuruna çıkarılıp itham edilmiş ve aleyhine getirilen davaları kabul etmesi üzerine Mahkeme tarafından kabahatlı bulunarak, her ikisi de beraber çekilmek üzere, birinci davadan 3 ay ikincisinden de 7 ay hapse gönderilmiştir. Sanık her iki dava ile ilgi-li olarak verilen mahkûmiyet kararı ve kesilen ceza aleyhine istinaf etmiştir.
Müşteki kız çocuğu 12 1/2 yaşlarında olup ebeveyni ile birlikte turist olarak Kıbrıs'a gelmiş ve Maraş'ta bir apartmanda ikamet etmekte idi. Sanık ise 26 yaşlarında ve bekâr ol-up Maraş'ta bir lokantada garson olarak çalışmakta iken müşteki ve ailesini tanımıştır. 1 Haziran 19î4 tarihinde müşteki babası ile Maraş'ta bulunduğu bir sırada sanık yanlarına yanaşıp bir gün sonra yer alacak Mağusa festivalini kendisine gezdirmek üzere -müştekiyi kızkardeşi ile tanıştırmak istediğini izhar etmiş ve bunun îçin babanın muvafakatını istihsal etmiştir. Ertesi gün bir taksi ile baba ve çocuğu kalmakta oldukları apartmandan alarak Türk semtindeki bir yeğeninin evine götürmüş ve çocuğu orada yeğ-eni Fatma isimli küçük bir kız ile tanıştırdıktan sonra deniz aşırı telefon açacağını söylemiş ve müştekiyi orada bırakıp müştekinin babası ile evden çıkmıştır. Babanın ayrılması üzerine sanık tekrar ayni eve dönüp kızı festivale götürmek bahanesi ile alıp- çıkmış ve Hendek'teki bir bara götürmüş, oradan da alıp ağaçlar altında yürümeğe başlamıştır. Müşteki korkup ağlamaya başladı, sanık ise müştekiyi okşayıp saçlarından öptü. Sonra sanık müştekiyi Hendek'te bulunan bir kulübeye zorla içeri alıp kapıyı kapat-tı ve pantolonunun zipini çözerek müştekiyi kucakladı ve istediğini yapmağa bırakmasını ve ondan sonra kendisini dışarı çıkaracağını ona söyledi. Müşteki ise ağlamağa devam etti. Bunun üzerine sanık zipini kapayıp elini belden müştekinin elbisesinin içine -sokup kıçlarını okşadı. Bundan sonra babasına bir şey söylememek üzere kendisine tembihte bulunarak müştekiyi alıp babasına götürdü.
Vak'a yukarıdaki şekilde iddia makamı tarafından Mahkemeye anlatıldıktan sonra sanık Mahkemeye hitapta bulunmuş ve şöyle d-emiştir:-
"Özür dilerim, ailesinden de özür dilerim, kötü niyetim yoktu ansızın oldu."
Mahkeme meselenin olgularını, sanığın geçmiş vukuatı olmadığını, ve gerekli sair hususları nazarı itibara aldıktan sonra sanığı yukarıda izah edildiği şekilde hapse gö-ndermiştir.
Müstenif tarafından dosyalanan istinaf ihbarnamesinde her dava ile ilgili olarak ayrı sebepler ileriye sürülmüştür. 1. dava ile ilgili olarak ileriye sürülen başlıca husus sanığın Mahkemeye yapmış olduğu izahın daha önce davayı kabul ettiğine -dair yapmış olduğu beyan ile bağdaşmadığı ve buna rağmen Kaza Mahkemesinin davanın kabul edildiğine hükmetmesinin hatalı olduğudur.
Mevcut içtihat kararlarına göre bir sanık, aleyhine getirilen bir davayı Mahkeme huzurunda kabul ettikten sonra, hafifletic-i sebep olarak ileriye sürdüğü hususlar davayı kabul etmiş olması ile bağdaşmazsa, davayı dinleyen Mahkemenin buna sanığın veya avukatının dikkat nazarını çekmesi ve buna rağmen ileriye sürülen hususlarda yine ısrar edilirse davayı kabul edilmemiş olarak a-ddetmesi gereklidir. Gör: Ioannis Efstathiou v. The Police 22 C.L. R., p.191 ve The Attorney-General of the Republic v. Sıdkı Mahmout, 1962 C.L.R. p.181.
Bu meselede 1. davanın unsurlarından biri babanın muhafazasından ve onun izni olmaksızın çocuğun alın-ıp uzaklaştırılmasıdır. Eğer babanın izni, bu meselede iddia edildiği gibi, sahte beyanat ve kandırma yolu ile istihsal edilmiş ise böyle bir izin verilmemiş gibi addolunur. Hukuki durum bu merkezde olduğuna göre sanık, "kötü niyetim yoktu ansızın oldu" de-diğinde babanın iznini istihsal ederken kötü niyetinin olmadığını ve dolayısı ile babayı sahte beyan ile kandırmış olmadığını iddia etmiş olup olmadığı sorusu ortaya çıkar. Kaza Mahkemesi sanığa ne demek istediğini, maalesef, sormamıştır. Binaenaleyh, bu s-oruya kesin bir cevap verilemez ise de, sanığın, bilhassa avukatsız olduğu göz önünde tutulduğunda, babanın iznini istihsal ederken kötü niyetinin olmadığını ve babayı izni almak için kandırmış olmadığını murad etmiş olması pek muhtemeldir. Sanığın Mahkeme-ye söylediği bu manaya alındığında iddia ettiği hususların 1. davayı kabul etmiş olması ile bağdaşmadığı görülür. Böyle bir durumda genellikle takip edilen usul davayı betekrar dinlenmek üzere Kaza Mahkemesine iade etmektir. Mamafih, müştekinin turist olar-ak Kıbrıs'ta bulunmuş olduğunu ve pek muhtemelen davanın betekrar dinlenmesinin mümkün olamayacağını ve sair gerekli hususları nazarı itibara alarak davayı iCaza Mahkemesine iade etmek yerine sanığın l. dava üzerindeki mahkûmiyetini iptal etmeyi uygun gör-dük.
2. dava üzerindeki mahkûmiyet ile ilgili olarak ileriye sürülen başlıca istinaf sebebi müştekiye karşı yapılan darp hareketinin edebe aykırı addolunamayacağına dairdir. Bir şahsa karşı yapılan darp edebe aykırı bir şekilde veya edebe aykırı ahval tah-tında yapıldığı takdirde
"edebe aykırı bir darp" addolunur. Bu meselede sanık tarafından müştekiye karşı işlenen darp fülinin ise edebe aykırı bir şekilde ve ahval tahtında işlenmediği, kanaatımızca, iddia edilemez. Bilâkis mesele ile ilgili olgular edebe -aykırı bir darbın mevcuâiyetini açıkça göstermektedir.
2. dava ile ilgili istinafı tezekkür ederken sanığın Mahkemeye yapmış olduğu beyanın l. dava gibi bu davayı da kabul etmiş olması ile bağdaşıp bağdaşmadığı hususunu tezekkür etmiş bulunuyoruz. Kanaatı-mızca sanığın beyanının bu davayı kabul etmiş olması ile bağdaşmadığı görülmemektedir. Sanığın "kötü niyetim yoktu ansızın oldu" mealindeki beyanı başlangıçta kötü niyetinin olmadığı manasına alınabilirse de herhangi bir zaman böyle bir niyetinin olmadığı -manasına alınamaz. Böyle bir suçtan kabahatlı bulunması için ise sanığın müştekiyi darbetmek hususunda önceden kötü niyetinin olması şârt değildir; darp fülini işlediği sırada böyle bir niyetinin mevcut olması kâfidir.
2. davadaki mahkûmiyet ile ilgili il-eriye sürülen diğer sebeplerin de herhangi bir şekilde varit olmadığı ve desteklenemiyeceği görüşündeyiz. Sırası gelmişken söylemek yerinde olur ki bir davayı kabul etmesi üzerine bir sanık aleyhine verilen mahkûmiyet kararının hangi ahvalde iptal edilebil-eceği Fasıl 155 Ceza Usulü Kanunu'nun 135. maddesinde belirtilmektedir. - Keza Gör: Ioannis St lianou Sawa Klonarou v. The District Officer, Famagusta, 1963 1 C.L.R. p.47.
Daha önce belirttiğimiz gibi istinaf ayni zamanda kesilen ceza aleyhine de yapılmış-tır. Müstenife göre kesilen ceza, davanın olguları ve sanığın geçmiş vukuatı bulunmadığı göz önüne alındığında, şlenen fahiştir. Kaza Mahkemesi kesilen ceza ile ilgili olarak kararında şöyle demiştir:-
-".... Mahkemede özür dilediğini nazarı itibara alırım ancak müştekinin babası affetmedi. Sanığa çok uzun bir süre hapislik cezası rahatlıkla bu hakikatlar ışığında verilebilirdi. Ancak, sanığın son anda olsun bu iğrenç hareketinden vazgeçerek insanlık duyg-usu ile suçu işlediği yerden alıp tekra.r baba ve ailesine götürmüş olması lehine söylenecek en esaslı nokta.dır. Bütün lehindeki noktaları ve sabıkası da olmadığını nazarı itibara almama rağmen vicdanen bu sanığa hapislik cezasından başka bir ceza vermeği- düşünemem. . . . . . "
-
Bizim kanaatımıza göre Kaza Mahkemesinin müstenife vermiş olduğu ceza hafif sayılmamakla beraber müdahalemizi gerektirecek derecede ağır değildir.
Netice itibarı ile 1. dava üzerinden verilen mahkûmiyet kararı ve kesilen ceza iptal edilir. 2. dava ile il-gili olarak istinaf ret olunur ve bu dava üzerinden verilen mahkûmiyet kararı ile kesilen cezaya müdahale edilmez. 2. dava üzerinden kesilen hapislik cezası mahkûmiyet tarihinden itibaren başlayacaktır.
Yüksek Mahkeme
19 Temmuz, 1974.
Full & Egal Universal Law Academy