-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No. 14/72
(Dava No.3084/72;Lefkoşa)
-M. Necati Münir, Başkan ve Ahmet İzzet, Üye.
-
İstinaf eden: Mustafa Güner Hüseyin Bodamyalı, Lefkoşa
(Sanık)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Baş Savcılık,
arasında.
İstinaf eden nam-ina: Ümit Süleyman.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Dolandırıcılık (False pretences)-
Resmi evrak sahteleme - Dolandırıcılığın unsurlariı -
Sahte beyan yapıldığının kanıtlanmaması.
Ceza Usulü - -Şahadet - Şahadetteki çelişkilere rağmen
Bidayat Mahkemesinin Tanıklara inanması - Çelişki-
lerin davanın esası ile ilgili olmaması - Bilirkişi -
Eğitimi sınırlı ve tecrübesi az olan bilirkişinin
şahadetine verilecek k-ıymet - Sadece bilirkişi
şahadetine dayanarak Sanığı mahkûm etmenin salim
- olmaması.
-
OLAY: Akıncılar Ortaokulu Müdürü olan Sanık, 1969-70
ders yılı içinde, dolandırıcılık, yani meccani olan
bazı öğrencilere meccani olmadıklarını beyan ederek
onlardan para temin etmekle ve makbuzları tahrif
etmekle it-ham edildi. Sanığın aleyhine 9 dava
getirildi. Sanık 1, 2, 3, 5 ve 7. davalardan makhûm
oldu. Toplam olarak K.L.200.- para cezasına
çarptırıldı. Sanığın 2 ve 7. davalarda K.L.10.-
- tazminat ödemesi emredildi.
Sanık Ağır Ceza Mahkemesinin, öğrenci olan
tanıklara inanmakla ve bilirkişi olan tanığa fazla
önem vermekle hata et-tiğini öne sürerek mahkûmiyet
kararları aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, genç ve öğrenci olan tanıkların
zamanla ilgili çelişkilerinin esasa müteallik
olmadığını ve Ağır Ceza Mahkemesinin bu tanıklara
ina-nmakla hatalı hareket etmediğini kabul etti.
Yüksek Mahkeme, bilirkişinin tecrübesinin
fazla olmadığını dikkate alarak sadece bilirkişi
şahadeti ile Sanığı mahkûm etmenin salim olmayacağı
görüşünü benimsedi.
Y-ukarıdaki prensipler ışığında Yüksek Mahkeme
istinafı kısmen kabul ederek 1, 3 ve 7. davalarla
ilgili mahkûmiyet kararlarını iptal etti. 2 ve 5'inci
davalarla ilgili mahkûmiyet kararlarını ise onayladı.
--------------
H Ü K Ü M
-
-
- Sanık, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde 1 Eylül 1969 ile 30 Haziran 1970 tarihleri arasında Akıncılar Ortaokulu Müdürü bulunduğu bir zamanda 3 yapraktan ibaret olan F.20 tahsilât makbuzlarının sarı suretlerini tahrif ederek sahtelemek ile ve bazı talebe-lerden sahte beyanlarla ödememeleri icap eden okul ücretlerini tahsil edip almakla itham olunmuş ve 29 Mayıs 1972 tarihinde aleyhine getirilen 9 davanın 5'inden yani 1,2,3,5 ve 7. davalardan mahkûm edilmiş, toplam olarak K.L.200.- para cezasına çarptırılmı-ş ve 2 ve 7. davalarla ilgili olarak da K.L.10.- tazminat ödemesi emrolunmuştur.
-
- Sanığın Ağır Ceza Mahkemesi hükmünden yaptığı bu istinaf esas olarak iki sebebe istinat etmektedir:-
-
- 1. Ağır Ceza Mahkemesi talebelerin şahadetine inanmakla hata etmiştir.
-
- 2. Ağır Ceza Mahkemesi iddia Makamı tarafından el yazısı hakkında bilirkişi olarak çağrılan 20. şahit PE.2653 Derviş Enver'i bilirkişi olarak kabul etmekle ve onun şahadetine fazla ehemmiyet vermekle hate etmiştir.
-
- Davanın vakıaları, istinafı ilgilendirmeyen kısımları hariç, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından şöyle izah edilmiştir:-
-
"Sanık ilgili vakitlerde 3 sınıftan müteşekkil olan
Akıncılar Ortaokulunun müdürü bulunmakta ve müdür olarak
da okul ücreti ödeyen öğrencilerden ödedikleri ücretleri
F.20 tahsilât makbuzları tahtında tahsil etmekte idi.
Mahkeme huzurundaki -şahadete göre okulda bazı öğren-
ciler tam okul ücreti olan K.L.6.-yi ödemekte, bazıları
yarı meccani olarak K.L.3.- ödemekte bazıları ise tam
meccani olduklari cihetle ödeme yapmamakta idiler. Okul-
da birden fazla kardeş olduğu ve meccani olm-adıkları
takdirde bunlardan ikincisinden okul ücretinin 2/3'ü ve
üçüncüsünden de 1/3'ü tahsil edilmekte idi. Okul ücret-
leri umumiyetle üç taksitte tahsil edildiği halde her-
hangi bir öğrenci bütün taksitleri veya iki taksidi
bir defada da -ödeyebilirdi.
Meccanilikler,köy idare heyetinin vermiş olduğu bil-
gi ve yapmış olduğu tavsiyeler ve öğrencilerin okuldaki
başarı durumuna göre, müdür başkanlığında toplanan öğ-
retmenler kurulu tarafından tasnif ve tesbit edilmekte
ve y-apılan tasnife ve tesbite göre üç veya daha fazla
liste hazırlanmakta ve bu listelerin en az bir kaçı
müdür ve öğretmenler tarafından imza edilmekte idi.
Listeler birden fazla yapraklardan müteşekkil olduğu
cihetle müdür her yapr-ağın altına imza atıp mühür bas-
makta öğretmenler ise ya her yaprağın altına veya
arkasına imza etmekte idi. Bu listelerden bir nüsha
öğrencilerin bilgisi için okul ilân tahtasına bir süre
asılmakta idi. Diğer nüshalar ise okul mü-dürü tarafından
muhafaza edilmekte ve ilgili makamlara gönderilmekte
idi. Bu listelerde öğrencilerin isimleri, karşılarında
ödemeleri gereken ücret miktarı ve meccanilik kazanmış
öğrencilerin de meccanilik durumları gösterilmekte idi. -
Okuldaki, öğrencilerin ödeyecekleri ücret miktarları ile
meccanilik kazanmış talebelerin meccanilik durumlari
ayni yıla ait okul ücret defterine de işlenmekte ve
orada gözükmekte idi.
Meccanilik listeleri her sane için yukarıda -izah
edildiği şekilde hazirlanmakta idi. Okulun birinci
sınıfına giren telebelerin başarı durumları ise ancak
bir müddetten sonra belli olabildiğine göre bu listeler
umumiyetle Şubat veya Mart içerisinde hazırlanmakta ve
ilân tahtas-ına asılmakta idi. Bu böyle olmakla beraber
bir sene evvel meccanilik kazanan ve sınıfını geçmiş
olan bir öğrenci, umumiyetle, meccaniliğini muhafaza
ettiği içindir ki listeler hazırlanmadan önce de ikinci
ve üçüncü sınıfta bulunan - öğrencilerden duhuliye
tahsilâtı yapılmakta idi.
Öğrenciler tarafından ödenmekte olan taksit ve ücret-
ler sıra numarası taşımakta olan F.20 tahsilât makbuz-
ları tahtında tahsil edilmekte idi. Bu makbuzlar
50'şerlik bloklar - halinde ve her makbuz ayni numarayı
taşımakta olan üç nüshadan müteşekkil bulunmakta idi.
Her makbuzun ilk nüshası beyaz, ikinci nüshası sarı ve
üçüncü nüshası ise pembe renkte idi. Bunlardan beyazı
en üstte sarı ortada ve pembesi de en- altta idi. Her-
hangi bir makbuz ile ilgili olarak tahsilât yapıldığında
gerekli yazı ve işlem esas addedilen beyaz makbuz
üzerine yapılmakta idi. Beyaz makbuz üzerine yazılan
yazılar ise, kullanılan kopya kâğıtları vasıtası ile -
ayni anda, sarı ve pembe makbuzlar üzerine de geçmekte
idi. Takip edilen usule göre beyaz makbuzlara göre
yapılan tahsilât okulun ayni yıla ait kasa defterine de
işlenirdi.
1969-70 yılı ile ilgili olarak okuldaki öğrencilerin
ödeye-cekleri ücret ile meccanilik kazanmış öğrencilerin
meccanilik durumlarını gösteren iki liste Mahkemeye
Emare XXV ve XXVI olarak ibraz edilmiştir. Her iki
liste de üçer yapraktan müteşekkildir ve her listenin
yapraklarının altında sa-nığın müdür olarak imza ve
mühürü mevcuttur. Bunlardan Emare XXV'in üzerinde öğret-
menlerin imzası yoktur. Emare XXVI'daki yaprakların
arkasında ise a zaman öğretmenler kurulunu teşkil eden
öğretmenlerin açık isimleri ve karşılarında da -kendi-
lerine ait olması gereken imzalar vardır. Bu öğret-
menler İddia Makamı tarafından Mahkemeye şahit olarak
çağrılmışlardır. Şahit olarak çağrılan bu öğretmenler
Emare XXVI üzerinde kendilerine ait olarak görülen
imzaların kendi- imzalarına benzediğini fakat kendi-
lerinin olmadığını söylemişlerdir. Müdafaa ise bu
imzaların bu öğretmenlere ait olup kendilerinin imzası
olduğunu iddia etmiştir.
Öğrencilerin ödemeleri gereken ücret ve meccanilik
durumları ba-kımından ise listelerin muhteviyatının yan-
lış ve sahte olduğuna ve hakikat ile bağdaşmadığına
dair bir ihtilâf konusu mevcut değildir. Müdafaaya göre
bu listeler hakikidir. İddia Makamı ise bu listelerin
muhteviyatının hakiki olmadığını idd-ia etmemiş ve ileri-
ye sürmemiştir. Esasen bu listelerin ücretler ve mecca-
niliklerle ilgili muhteviyatı Mahkemeye Emare I olarak
ibraz edilen 1969-70 okul ücret defterinin muhteviyatı
ile bağdaşmamaktadır. Binaenaleyh biz bu listelerin
m-uhteviyatını doğru olarak kabul etmiş bulunuyoruz.
Her ne kader da öğretmenler Emare XXVI üzerindeki im-
zaların kendilerine ait olmadığını söylemiş ise de bu
imzaların sanık tarafından sahtelendiği veya salâhiyet-
siz olarak atıldığına dair ö-nümüzde herhangi bir itham
mevcut değildir. Listelerin muhteviyatı doğru olduğuna
göre de Emare XXVI üzerindeki öğretmen imzalarının
hakiki olup olmadığı, ithamnamedeki davalar üzerinde bir
hükme varabilmek için, karara bağlanması gereke-n bir
husus değildir. Saniyen şu da var ki öğretmenlerin bu
husustaki şahadetleri herhangi bir bilirkişi şahadeti
ile teyid edilmediği gibi Mahkemenin bir kıyaslama yapıp
bir kanaata varabilmesi için bu öğretmenlerin o zaman-
larda atmış - olduğu ve kendilerine ait olduğu isbat
edilmiş olan başka imzaları Mahkemeye ibraz edilmiş
değildir. Bu durumda, böyle bir ceza davasında, bu
noktada bir karar verilmesi gerekse sanığın menfaatına
uygun olarak verilmes-i ve Emare XXVI üzerindeki öğret-
menlerin imzalarının hakiki olduğuna hükmedilmesi
gerekir.
...... sanığın tahrif edip sahtelediği iddia edilen F.20
sarı makbuzlar (3) adet olup sıra numaraları şöyledir:
084173, 084099... 084091. Bu ma-kbuzlar Mahkemeye Emare
XIX, XX .... XXII olarak ibraz edilmişlerdir. Bu sarı
makbuzlar ile ayni sıra numarasını taşıyan beyaz makbuz-
lar ise Mahkemeye Emare XXIV olarak ibraz edilen 3 adet
F.20 blok makbuz defteri içinde bulunmaktadır. Sarı ve
- muadili beyaz makbuzlarla ayni sıra numarasını taşıyan
pembe makbuzlar ise Mahkemeye Emare XIV, XV ... XVII
olarak ibraz edilmiştir.
Mahkemedeki şahadete ve gerek İddia Makamı gerekse
Müdafaanın kabul etmekte olduğuna göre 084173, 084-099
.... 084091 numaralı beyaz makbuzlar ile ayni numarayı
taşıyan pembe makbuzlar birbirine tekabül etmekte olup
bunlar üzerinde herhangi bir sahteleme mevcut değildir.
Bu mabuzlar tahtında tahsil edilmiş olan ücretler, gerek
şahadete gere-kse her iki tarafın kabul etmiş olduğuna
göre, tasvip ve tesbit edilen duhuliye ve meccanilik
listelerine uygun olarak ödemesi icap eden öğrenci-
lerden ve ödemeleri gerekli miktarlarda tahsil edilmiş-
tir. İddia Makamına göre mevzub-ahis (3) beyaz makbuz
tahtında sanık tarafından gerekli tahsilât yapıldıktan
sonra sarı kopyalar ödeyene verilmemiş ve bunlar tahrif
ve/veya sahtelenerek kendilerinden haksız olarak
tahsilât yapılmış öğrencilere yaptıkları ödeme mukabi--
linde verilmiştir. Müdafaaya göre ise sarı makbuzlar-
daki tahrifat ve sahteleme ve bu makbuzlar tahtında
beyazlardan farklı olarak herhangi bir tahsilât sanık
tarafından yapılmamıştır.
Doğruluğuna inanmış olduğumuz İddia Makamı- şahidi 1
Sucuoğlu'nun şahadetinden anlaşıldığına göre geçmiş
yılda meccanilik kazanmış olup meccaniliğini muhafaza
etmesi gereken 3'üncü sınıf öğrencisi Zeki Mehmet (İddia
Makamı şahidi 3) in 1970-71 ders yılı zarfında okul
ücreti - ödemek üzere kendisine müracaat etmesi ve geçmiş
yıla ait makbuz ibraz etmesi üzerine bu mesele ortaya
çıkmış ve tahkikatına geçilmiştir.
Mevzubahis (3) sarı makbuz kasa ve okul ücret def-
terleri, Emare XXV ve XXVI listeler ve bilhassa muad-il-
leri beyaz ve pembe makbuzlarla karşılaştırıldığında
tahrif edilmiş ve sahtelenmiş oldukları aşikârdır. Sarı
makbuzların beyazlardan farklı olarak tahrif ve sahte-
lendiği hususlar şöyledir:-
No.084173 makbuz: Beyaz makbuzda 52 kayıt nu-maralı ve
sınıf 18 öğrencisi İbrahim Süleyman'dan 16/3/1970 tari-
hinde II ve III. taksit olarak K.L.4.- alındığı yazılı-
dır. Sarı makbuz (Emare XIX) de ise 4 kayıt numaralı
2'nci sınıf öğrencisi Zeki Mehmet'ten 10/5/1970'de III.
taksit olarak- K.L.2.- alındığı yazılıdır.
No.084099 makbuz: Beyaz makbuzda 61 kayıt numaralı ve
2'nci sınıf öğrencisi Hasan Hüseyin'den I. dtaksit ola-
rak 1/10/1969 da K.L.2.- alındığı yazılıdır. Sarı
makbuz (Emare XX) da ise 4 kayıt numaralı 2'nci- sınıf
öğrencisi Zeki Mehmet'ten 16/3/1970 tarihinde I. ve III.
taksit olarak K.L.4.- alındığı yazılıdır.
......................
No.084091 makbuz: Beyaz makbuzda 70 kayıt numaralı
3'üncü sınıf öğrencisi Hakkı Aziz'den 1/-10/1969'da I.
taksit olarak K.L.1.- alındığı yazılıdır. Sarı makbuz
(Emare XXII) da ise 14 kayıt numaralı İsmail Mustafa'dan
ayni tarihte I. ve II. taksit olarak K.L.4.- alındığı
yazılıdır.
.....................
Sarı mak-buzların yukarıdaki şekilde tahrif edilmiş ve
sahtelenmiş olduğu, daha önce de belirtildiği gibi, Mah-
keme huzurundaki şahadetten ve ibraz edilen emarelerden
kat'i surette gözükmektedir. Esasen müdafaa da bunun
aksini iddia etmemektedir. Mezkûr -tahrifat ve sahteleme
ile ilgili olarak ihtilâf konusu olan ve Mahkemenin ka-
rara bağlaması gereken husus mezkûr tahrifat ve sahtele-
menin sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususudur.
Bu hususu karara bağlayabilmek için de makbuzlar ve bu-
makbuzlar üzerindeki tahrifat ile ilgili şahadeti ince-
leyip tezekkür etmemiz gerekir.
Bunlardan 084173 numaralı makbuzun beyazı K.L.4.-
için İbrahim Süleyman'ın ismine sarısı (Emare XIX) ise
III. taksit olarak K.L.2.- için Zeki Mehm-et'in ismine-
dir. 084099 numaralı makbuzun beyazı K.L.2.- için Hasan
Hüseyin'in ismine sarısı (Emare XX) ise I. ve II. taksit
olarak K.L.4.- için Zeki Mehmet'in isminedir. 084091
numaralı makbuzun beyazı K.L.1.- için Hakkı Aziz'in is--
mine sarısı (Emare XXII) ise I. ve II. taksit olarak
K.L.4.- için İsmail Mustafa'nın isminedir. 084173 numa-
ralı beyaz makbuzun ismine isdar edilmiş olduğu İbrahim
Süleyman (İddia Makamı şahidi 11) 1969-70'de paralı
okuduğu için sanığa K-.L.2.-'dan üç taksit okul ücreti
ödediğini fakat makbuz alıp almadığını hatırlamadığını
Emare XIX sarı makbuzu ise kendisinin Zeki Mehmet'e ver-
mediğini söylemiştir.
084099 numaralı beyaz makbuzun ismine isdar edilmiş
olduğu Hasan Hüseyin -(İddia Makamı şahidi 10) da şahade-
tinde 1969-70'de sanığa K.L.2.-dan üç taksit ödediğini
makbuz almadığını Emare XX sarı makbuzu ise kendinin
Zeki Mehmet'e vermediğini söylemiştir. İddia Makamı şa-
hidi 3 Zeki Mehmet 1969-70 yılı için meccan-ilik kazan-
miş bir talebe idi. Bu şahidin Mahkemeye söylediğine
göre ise ilân tahtasında asılan listede paralı okuyaca-
ğını gördüğü cihetle sanığa K.L.2.- ve K.L.4.- dan mü-
teşekkil olmak üzere iki taksitte K.L.6.- ödemiş ve
sanıktan Em-are XIX ve XX sarı makbuzları almıştır. Yine
bu şahide göre kendi bu sarı makbuzlar üzerinde herhangi
bir tahrifat veya sahteleme yapmamıştır.
084091 numaralı beyaz makbuzun ismine isdar edilmiş
olduğu Hakkı Aziz (İddia Makamı- şahidi 9) da şahadet
vermiştir. Bu şahit şahadetinde 1969-70 yılında ilân
tahtasındaki listede paralı okuyacağını gördüğü için
sanığa K.L.2.- dan üç taksitte K.L.6.- ödediğini, bun-
lardan biri için kendine makbuz verilmediğini, diğer -
ikisi için ise, daha önce yukarıda ele alınan Emare
XXII makbuzun verildiğini söylemiştir. Bu şahide göre
Emare XXII sarı makbuzu kendi İsmail Mustafa'ya vermiş
değildir. İddia Makamı şahidi 12 İsmail Mustafa 1969-70
yılı için meccan-ilik kazanmış bir talebe idi. Bu şahi-
din Mahkemeye söylediğine göre ilân tahtasındaki liste-
de paralı okuyacağını gördüğü için sanığa K.L.2.- ve
K.L.4.- dan müteşekkil olmak üzere iki taksitte K.L.6.-
ödemiş, K.L.2.- için sanık kendine b-eyaz bir makbuz
dider K.L.4.- için ise Emare XXII sarı makbuzu vermiş-
tir. Yine bu şahide göre kendi Emare XXII makbuz
üzerinde herhangi bir tahrifat veya sahteleme yapmış
değildir.
Sarı makbuzlar üzerindeki tahrifat ve sahte-leme ile
ilgili şahadet vermek üzere İddia Makamı tarafından bir
bilirkişi olarak İddia Makamı şahidi 20 PE 2653 Derviş
Enver çağrılmıştır. Bu şahit yazı, fotoğraf ve parmak
izleri üzerinde Türkiye'de 3/5/1971'den 30/7/71'e kadar
takriben 3 ay-lık bir kurs takip etmiş, imtihana tabi
tutulmuş ve diploma almıştır. 1/8/1971'den itibaren de
Lefkoşa Emniyet Müdürlüğünde Kriminal Tahkikat ve Dava-
lar Şubesinde yazı işlerini de ihtiva eden foto ve par-
mak izleri kısmında çalışmaktadır.
- Bu şahidin vermiş olduğu şahadete göre Emare XIX ve
XXII üzerindeki tahrifat silinerek tekrar yazılmak su-
reti ile yapılmıştır. Emare XX sarı makbuz, şahide
göre, "Akıncılar Ortaokulu" yazıldıktan sonra üstünden
kopya kâğıdı kaldır-ılarak doğrudan kurşun kalemle
doldurulmak sureti ile tahrif ve sahtelenmiştir.
İddia Makamı şahidi 20, şahadetinde, söylemiş oldu-
ğuna göre, mevzubahis sarı makbuzlar üzerindeki bütün
yazıları Emare XXIV deki beyaz makbuzlar üzeri-ndeki
yazılar ile gerektiği veçhile mukayese ederek tetkik ve
tezekkür etmiş ve bu sarı makbuzlar üzerindeki yazıların
ve tahrifatın beyaz makbuzlar üzerindeki yazıları yazmış
olan şahsın elinden çıkmış olduğuna kanaat getirmiştir.
Beyaz makbu-zlar üzerindeki yazıları sanık yazmış oldu-
ğuna göre bu şahidin şahadeti, eğer doğru ise, sarı
makbuzlar üzerindeki yazı ve tahrifatın sanık tarafından
yazılmış ve yapılmış olduğunu gösterir."
"Müdafaa tarafından sadece sanık şahadet verm-iştir.
Sanık şahadetinde sarı makbuzları muadili beyaz makbuz-
ların isimlerine isdar edilmiş olduğu şahıslara verdiği-
ni, bu sarı makbuzlar üzerindeki tahrifat ve sahtelemeyi
kendinin yapmadığını ve beyaz makbuzlardakine ilâveten
veya farklı olar-ak sarı makbuzlar tahtında herhangi bir
tahsilât yapmış olmadığını söylemiştir.
Sanığa göre ücret ödemek üzere çok miktarda öğrenci
kendine müracaat ettiğinde bu öğrencilerden parayı tah-
sil edip deftere işlemekte fakat gerekli makbuzları daha-
sonra doldurmakta idi. Bunu yapmasına da sebep, kendi
dediğine göre, o an makbuzları doldurup kesmesi uzun
vakit alacağı cihetle ilgili öğrencilerin derslerinden
geri kalmasına vesile teşkil edecekti. Yine sanığa göre
bu şekilde sonradan do-ldurulan makbuzların sarı suret-
leri ilgili öğrencilere ya kendi tarafından verilmekte
veya bir başkası ile gönderilmekte idi. Sanığa göre
sarı makbuzlar üzerindeki tahrifat ve sahteleme başka-
ları tarafından yapılmıştır."
- İlk olarak 1. istinaf sebebini ele alalım. İstinafın duruşmasında sanığın avukatı, Ağır Ceza Mahkemesinde şahadet veren Zeki Mehmet, Hakkı Aziz, Hasan Hüseyin, İbrahim Süleyman ve İsmail Mustafa'nın şahadetlerindeki tenakuzlara teferruatla işaret etmi-ş ve bu tenakuzlar ışığında Mahkemenin mezkûr şahitlere inanmakla hata ettiğini iddia etmiştir. İşaret edilen bu tenakuzları teker teker ve büyük dikkatle inceledik. Bu tenakuzların bazıları vakit ve zamana müteallik olup diğerleri de davanın esası ile il-gili değildir. Şahadet veren bu şahitlerin genç veya talebe oldukları nazarı itibara alındığında Ağır Ceza Mahkemesinin bu şahitlere inanmakla
hata ettiğine dair ikna edilemedik. Bilâkis, Ağır Ceza Mahkemesinin şahitlerin şahadetini büyük bir titizlikle i-ncelediği ve şahadetlerinde en küçük şüphe olabilecek şahitlerin verdiği şahadeti reddettiği görülmektedir.
-
- 2. istinaf sebebine gelince, sanığın avukatı İddia Makamı tarafından el yazısı hakkında bilirkişi olarak çağırılan PE Derviş Enver'in 3 aylık bir kurs gördüğünü, bu kursun el yazısı, fotoğrafçılık ve parmak izleri olarak 3 kısımdan ibaret olduğunu, bu- sebeple şahidin el yazısı hususunda yalnız 20 günlük bir kurs gördüğünü iddia etmiştir. Şahidin takip ettiği bu kursun bu şekilde 3'e ayrılması ve el yazısı kısmına yalnız 20 gün verilmesi doğru olmamakla beraber, şahidin takip ettiği kursun kısa bir kurs- olduğunu kabul etmek lâzımdır. Sanığın avukatı keza bu şahidin tecrübesiz olduğunu, Ağır Ceza Mahkemesinin bu şahidin şahadetine pek fazla önem verdiğini, bu şahadet olmasaydı Ağır Ceza Mahkemesinin sanığı mahkûm edemeyeceğini iddia etmiştir.
-
- Hiç şüphe yoktur ki PE Derviş Enver'in duruşma gününe kadar olan tecrübesi fazla değildir ve kanaatımızca sanığı mahkûm edecek başka şahadet yoksa yalnız bilirkişi şahadeti üzerine sanığı mahkûm etmek salim değildir. Ağır Ceza Mahkemesi diğer şahadet-e de önem vermekle beraber kararlarında bilirkişi şahadeti pek büyük bir rol oynamıştır. Şimdi davaları teker teker ele alarak bilirkişi şahadetinden başka ne şahadet olduğunu tetkik edelim.
-
- Evvelâ dolandırıcılık (false pretences) ile ilgili olan 2. ve 7. davaları ele alacak olursak, bu davaların mahkûmiyet bakımından bilirkişi şahadeti ile hiç bir alâkası yoktur. 2. davada sanık meccani okumaya hakkı olan Zeki Mehmet'ten sahte bir beyanl-a yani meccanilik hakkı olmadığını bildirerek okul ücreti olarak K.L.6.-almakla itham edilmektedir. Görüleceği gibi bu davadaki mahkûmiyet Zeki Mehmet'in inanılır bir şahit olup olmamasına bağlıdır. Ağır Ceza Mahkemesi Zeki Mehmet'in şahadetine inanarak -sanığın mezkûr şahitten K.L.6.- okul ücreti aldığı kanaatına varmıştır. Davadaki şahadete göre dolandırıcılık (false pretences) meccaniliğe hakkı olmadığını mevzu bahis talebeye sanığın şahsen söylemesi ile veya ilân tahtasına sahte meccanilik listesi asm-ak sureti ile bildirmesidir. Zeki Mehmet şahadetinde meccani olmadığını ilân tahtasında gördüğünü ve bunun üzerine sanığa okul ücretlerini ödediğini söylemiştir. Biraz evvel de işaret ettiğimiz gibi Ağır Ceza Mahkemesi Zeki MehmetEe inandığı için kanaatı-mızca bu dava isbat edilmiştir.
-
- 7. davada sanığa parayı veren talebe İsmail Mustafa'dır. Bu şahid şahadetinin hiçbir yerinde meccanilik hakkı olmadığını sanığın kendisine söylediğini veya bunu ilân tahtasında okuduğunu söylememiştir. Ağır Ceza Mahkemesi yukarıda iktibas ettiğimiz -pasajdan görüleceği gibi bunun aksini söylemekle beraber, kanaatımızca davanın esas unsuru olan dolandırıcılık (false pretences) hususunda şahadet mevcut olmadığından sanığın bu davada mahkûm edilmesi hatalıydı.
-
- Bilirkişi şahadetinin ilgili olduğu davalar resmi evrak sahtelemekle ilgili 1, 3 ve 5. davalardır. 1. davada mevzubahis olan ve tahrif edildiği iddia olunan sarı makbuz 084173 numaralı ve Emare XIX olarak ibraz edilen sarı makbuzdur. İddia Makamına gö-re sanık, İbrahim Süleyman isimli bir talebeden K.L.4.- tahsil etmiş, bu talebeye makbuz verecek yerde makbuzu tahrif ederek Zeki Mehmet'ten aldığı K.L.2.- için makbuz olarak Zeki Mehmet'e iletmiştir. Bu sarı makbuz üzerinde "Akıncılar Ortaokulu" kelimeler-inin sarı makbuzun muadili olan beyaz makbuzdaki "Akıncılar Ortaokulu" kelimelerinin karbon kâğıdı ile çıkmış kopyası olduğunu görmek için bilirkişi şahadetine ihtiyaç yoktur. Fakat mezkûr sarı makbuzun üzerindeki diğer bütün yazıların ve imzanın sanığa a-it olduğuna dair bilirkişi şahadetinden başka hiçbir şahadet yoktur. Bu makbuzun son hali ile sanık tarafından Zeki Mehmet'e verildiğine dair şahadet olmuş olsaydı makbuz üzerindeki tahrif edilmiş yazıların da sanık tarafından yazıldığına dair çok kuvvetl-i bir karine olacaktı. Fakat Zeki Mehmet şahadetinde makbuzların kendisine Müdür (sanık) tarafından şahsen mi verildiğini yoksa bir talebe vasıtası ile mi gönderildiğini hatırlamadığını söylemiştir. Ayni zamanda bu makbuz ile ilgili olan parayı veren İb-rahim Süleyman, sanığın kendisine makbuz verip vermediğini hatırlamadığını söylemiştir. Bu sebeple bu dava ile ilgili olarak, sanık ile tahrif edilmiş 084173 numaralı sarı makbuz arasında bağlantı kurulamadığından, sanığın yalnız bilirkişi şahad-etine istineden mahkûm edilmesi kanaatımızca salim değildir.
-
- 3. dava ile ilgili olan sarı makbuz Emare XX olarak ibraz edilen 084099 numaralı makbuzdur. Bu davada İddia Makamının iddiası şuydu: Sanık, Hasan Hüseyin isimli bir talebeden K.L.2.- tahsil etmiş, ona vereceği makbuzu K.L.4.-lık bir makbuz şekline ge-tirerek Zeki Mehmet'ten tahsil ettiği K.L.4.- için makbuz olarak Zeki Mehmet'e vermiştir. Bu makbuzla ilgili okul ücretini veren talebe Hasan Hüseyin, sanığın kendisine makbuz vermediğini söylemekle beraber Zeki Mehmet makbuzun kendisine Müdür tarafınd-an şahsen mi verildiğini yoksa bir talebe vasıtası ile mi gönderildiğini hatırlamıyor. Bu makbuzda da "Akıncılar Ortaokulu" kelimeleri hariç, diğer yazıların sanığa ait olduğuna dair bilirkişi şahadetinden başka hiçbir şahadet yoktur. Burada da sarı makb-uz üzerindeki yazılar ile sanık arasında bağlantı kurulamadığı için sanık yalnız bilirkişi şahadetine istinaden mahkûm edilmemeliydi.
-
- Son olarak 5. dava ile ilgili sarı makbuz Emare XXII olarak ibraz edilen 084091 numaralı sarı makbuzdur. İddia Makamına göre sanık Hakkı Aziz isimli bir talebeden K.L.1.- tahsil edip K.L.1.-'nın makbuzunu Hakkı Aziz'e vermeyip makbuzu K.L.4.- lık bir -makbuz şekline çevirerek İsmail Mustafa'dan aldığı K.L.4.- için makbuz olarak vermiştir. Bu makbuzda "Akıncılar Ortaokulu" kelimelerine ilâveten, makbuzun altındaki imzanın kendi imzası olduğunu sanık şahadetinde kadul etmiştir. Hakkı Aziz sanığa K.L.1.-- ödediği zaman sanığın kendisine makbuz vermediğini, İsmail Mustafa ise sanığa K.L.4.- ödediğinde sanığın kendisine Emare XXII 084091 numaralı sarı makbuzu verdiğini söylemiştir. Mevzubahis makbuzun son hali ile ve imzalı olarak sanık tarafından İsmail M-ustafa'ya verilmesi makbuzdaki tahrifatın sanık tarafından yapıldığına dair kuvvetli bir karine ortaya koymaktadır. Sanık müdafaasında bu makbuz ile ilgili durumu izah edememiştir. Pek tabiidir ki bir ceza davasında isbat külfeti İddia Makamına düşmekted-ir. Sanık kendisinin masum olduğunu isbat etmekle mükellef değildir. Mamafih sanığın müdafaası yukarıda bahsettiğimiz karineyi hiçbir şekilde ortadan kaldırmamış veya bu karine hakkında herhangi bir şüphe yaratmamıştır.
Bilirkişinin şahadeti de bunu dest-eklediği için kanaatımızca sanık 5. davada doğru olarak mahkûm edilmiştir.
-
- Yukarıdaki sebeplerden dolayı, istinaf kısmen kabul olunur. 1, 3 ve 7. davalar ile ilgili mahkûmiyet kararı iptal olunur. Ağır Ceza Mahkemesinin 7. dava ile ilgili tazminat hakkındaki emri de iptal olunur. 2. ve 5. davalarla ilgili istinaf reddolunur-. Sanığın tazminat olarak sadece 2. dava ile ilgili olarak K.L.6.- ödemesi emrolunur.
-
Yüksek Mahkeme
19 Aralık 1972.
193
Full & Egal Universal Law Academy