-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
İstinaf eden: Limasol Türk Emniyet Müdürlüğü,
ile
Aleyhine istinaf edilen : Menteş Aziz, Lefkoşa
arasında.
(Ceza İstinaf No. 16/69, Dava No. 833/69)
İstinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Aleyhine istinaf edilen bizzat hazır.
- Yabancıya Mal Satma - 1967, Türk Cemaatına mensup olmayan şahıslara mal satışını men eden tüzüğün 3(1) ve 5. maddelerine aykırı yabancıya mal satma.
Teşvik ve aracılık.
Cezanın ağırlığı - Cezanın açıkca yetersiz olması.
H Ü K Ü M
-- -1967, Kıbrıs Türk Cemaatına Mensup Olmayan şahıslara Emvali Gayri Menkule Satışını Meneden Tüzüğün 3(l) ve 5'inci maddelerine aykırı olarak 26 Mart 1969 tarihinde yetkili makamın izni olmaksızın Türk Cemaatına mensup o1mayan bir şahsa, yani Leonard Fairc-lough of Adlington Ltd.'e Mağusa Kazasında Ay Sergi köyünün "Luma" mevkiinde Mağusalı Zekiye Hasan'a ait olan 32 dönümlük bir tarlayı ₤.53.000 ya satmaktan;
Ayni tarihte ayni Tüzüğün 4 ve 5'inci Maddelerine aykırı olarak mezkûr tarlanın satışını te-şvik ve teshil etmekten;
Ayni tarihte mezkûr Tüzüğün 4 ve 5'inci maddelerine aykırı olarak mezkûr satışa aracılık etmekten, ve
Ayni tarihte yine ayni Tüzüğün 4 ve 5'inci maddelerine aykırı olarak mezkur satışın Tapu muamelelerini yapmaktan vey-a yapılmasına yardım etmekten sanık Menteş Aziz'in duruşması 5 Eylül 1969 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesinde olmuş ve sanık l. davayı kabul etmemiş fakat 2., 3., ve 4. davaları kabul etmiştir. Bunun üzerine mahkemenin izniyle İddia Makamı 1. davayı geri -çekmiş ve sanık l. davadan beraat etmistir.
2., 3. ve 4. davalardan mahkûm olan sanık sırasıyle ₤150.-, ₤150.- ve ₤100.- para cezasına çarptırılmıştır.
K.G.T.Y. Baş Savcısı bu kararı 18/9/69 tarihinde istinaf eylemiştir. İstinaf sebebi aynen şö-yledir :-
"İlgili Tüzüğe aykırı olarak satılan tarlanın sahasının 32 dönüm olduğu; sanığın bunu ₤42.000'ya alıp ₤53.000 sattığı ve bu şekilde külliyetli miktarda kâr temin ettiği ve meselenin ahvâl ve şeraiti nazara alınarak, sanığa suçlu bulunduğu her dav-adan verilen ceza aşikâr surette kifayetsizdir."
Sanık ise herhangi bir istinaf dosyalamış değildir.
19 Ocak 1970 tarihinde yer alan İstinafın duruşmasında Savcılığın ve aleyhine istinaf edilenin mütalâaları dinlenmi-stir.
Aleyhine istinaf edilen, iptidai itiraz olarak istinaf sebebinde beraat ettiği mal satma davasından bahsedildiğini ve istinaf sebebinde mahkûm olduğu davalara ise atıf yapılmadığını iddia etmiştir. Her ne kadar da istinaf sebebinde mal satışın-dan bahsedilmekte ise de, istinaf sebebi tüm olarak okunduğunda istinafın sanığın mahkûm olduğu üç davada verilen cezanın miktarı hakkında olduğu aşikardır. Bu sebeple aleyhine istinaf edilenin bu iptidai itirazı reddolunur.
Bu istinafta karara bağla-nacak nokta, verilen cezanın yüksek Mahkemenin müdahalesini gerektirecek derecede kifayetsiz olup olmayışıdır. Bu hususta Yüksek Mahkeme 13/69 sayılı Ceza İstinafında şöyle demektedir :-
"Yüksek Mahkemenin İstinaf Mahkemesi olarak Bidayet Mahkemesinin verd-iği cezayı değiştirmek için Bidayet Mahkemesinin cezayı keserken yanlış prensiplere dayanarak hareket ettiğine veya bazı mühim faktörleri nazarı itibara almadığına veya kesilen cezanın davanın bütün ahval ve şaraitini göz önünde tutarak aşikâr bir surette -çok fahiş veya çok az olduğuna kanaat getirmesi lâzımdır. (Bak. Ceza tstinaf No. 7/69)."
Aleyhine istinaf edilenin işlemiş olduğu suçun vehameti meydandadır. Bu husus Bidayet Mahkemesi hakimi tarafından da sarih olarak belirtilmiştir. Mahkememizin bu- gibi davalarda takip ettiği yol, geçmiş bir çok istinaflarda ve bilhassa 13/69 sayılı Ceza İstinafında belirtilmektedir. 13/69 sayılı Ceza İstinafında
şöyle denmektedir :-
Kanaatimizce Türk Cemaatına mensub olmayan bir şahsa ve bilhassa bir Ruma bir Türkü-n mal satması içinde yaşadığımız durumda en ağır bir suçtur. Bu gibi suçların işlenmesini önlemek için amme menfaatını göz önünde tutarak mahkemelerin, (hafifletici sebep olan haller müstesna) ağır ceza vermeleri icab eder.
Bu istinafta mevzuu bahis- olan arazinin büyüklüğü ve satış fiyatının yüksekliği nazarı itibara alındığında işlenen suçların yukarıda iktibas ettı'ğimiz hükmün anlamında çok ağır bir suç olduğu kanaatindeyiz. Ayni zamanda, aleyhine istinaf edilenin mahkûm oldubu suçlar, 7 Nisan l9-69 tarihinde yürürlüğe giren 6/69 sayılı Kuraldan evvel meriyette olan 1967 Tüzüğüne aykırı olarak işlenen suçlardır. Bu Tüzük anormal durum dolayısıyle normal zamanda olduğu gibi Resmî Gazete'de ilân edilmediği gibi, dağıtımı da gerektiği ve arzu edildiğ-i genişlikte yapılamamıştır. Bu husus ta Bidayet Mahkemesi tarafından nazarı itibara alınmıştır. Bu sebeple 1967 Tüzüğü meriyette olduğu zaman işlenen suçlar ile 6/69 sayılı Kural meriyete girdikten sonra işlenen suçlar arasında ceza bakımından bir tefri-k yapılması 13/69 sayılı Ceza İstinafında belirtilmektedir. Bu istinafta şöyle demektedir :-
"Tüzük ilân edilmediği veya gazeteler vasıtası ile Türk Cemaatı mensublarına lâyıkı ile duyurulamadığı ihtimalini göz önünde tutarak, 1967, Tüzüğü tahtinde işlenen- bir suç ile 6/1969 sayılı Türk Cemaatına Mensub Olmayan Şahıslara Gayri Menkul Mal Satışını önleyen Kural arasında ceza bakımından bir tefrik yapılabilir."
Bidayet Mahkemesi hakimi ceza verirken sanığın avukat olduğu için hapse gönderilmesinin doğru -olmadığını izhar etmiş ve bilâhare şöyle demiştir : -
"Sanığın mazeretlerini yani Tüzüğü bilmediğini, şayia halinde bir şey işittiğini ve ilk nazarda Rumdan gayri yabancıya mal satmanın da yasak oldûğunu bilmediğeni kabul ediyorum."
Suçlar işlendiği z-aman 6/1969 sayılı Kural meriyette olmuş olsaydı, avukat olduğu halde aleyhine istinaf edileni hapse göndermekte hiç tereddüt etmeyecektik. Fakat suçlar 1967 Tüzüğüne aykırı olarak işlenmiş suçlar olduğu için yukarıda iktibas ettiğimiz 13/69 sayılı Ceza İs-tinafı kararı ve Bidayet Mahkemesinin yukarıda iktibas ettiğimiz bulguları ışığında, bu bulguları eddederek Bidayet Mahkemesinin hapislik cezası vermemek kararını değiştirmek için kâfi sebeb görmüyoruz.
Verilen para cezasının miktarına gelince, işlen-en suçların yukarıda belirtilen vehameti ve davanın bütün ahval ve şeraiti göz önünde tutulduğunda Bidayet Mahkemesi tarafından verilen bu cezanın aşikâr bir surette kifayetsiz olduğu kanaatindiyiz.
Kanaatimizce aleyhine istinaf edilenin suçlu bulun-duğu her üç davada da mezkûr tüzüğün 5. maddesinde derpiş edilen ₤500.- azami para cezası verilmesi gerekir. Bundan dolayı 2., 3. ve 4. davalarda verilen cezalar yerine aleyhine istinaf edilenin 2., ve 3. ve 4. davaların her birinden ₤500.- para cezası ver-mesi emrolunur.
Tarih : 23 Ocak 1970.
Full & Egal Universal Law Academy