-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No. 18/73
- (Dava No. 500/73; Mağusa)
-
M.Necati Münir, Başkan, Ahmet İzzet ve
Şakir S. İlkay, Üye.
İstinaf eden: Akın Kemal, Mağusa
(Sanık)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü -
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Naci Talât.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıdemli Savcı Vedat Aziz.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasa'nın 59(a), 48(a) ve 48(e)
maddelerine aykırı müfsit ga-yesi bulunan ve Kıbrıs
Türk Yönetimi Yürütme Kuruluna karşı nefret uyandırma
ve Kıbrıs Türk Yönetimi Yürütme Kurulunu küçük düşür-
me ve Kıbrıs Türk Halkı arasında hoşnutsuzluk yaratma
maksadına matuf beyanname tasarrufu.
Ceza - Ceza Tak-diri - Ne gibi ceza verileceğinin Bidayet
Mahkemesinin takdirinde olması - İstinaf Mahkemesinin
müdahale edebileceği haller - İstinaf Mahkemesinin
müdahale edebilmesi için Bidayet Mahkemesinin cezayı
takdir ederken hukuki prensiplerd-e hata etmesi veya
önemli bazı hususları nazarı itibara almaması veya
kesilen cezanın bütün ilgili ahval ve şerait muvace-
hesinde aşikâr surette fahiş veya çok az olması
gerekir - Sanığın nedamet getirmemesi - Genç yaştaki
S-anıkla ilgili hazırlanan sosyal tahkikat raporuna
gereken önemin verilmemesi.
OLAY: Sanık, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 59(a), 48(a) ve
48(e) maddelerine aykırı, müfsit gayesi bulunan be-
yanname tasarrufu ile itham edildi. Cumhuriye-tçi
Türk Partisi Mağusa Kazası İdare Kurulu Başkanı olan
Sanık 5. davadan 5 ay hapse mahkûm oldu, 1, 2, 3, 4
ve 6. davalardan ise 2 yıl süreyle K.L.300.- kefalete
bağlandı.
Sanık, hem mahkûmiyet hem de ceza aleyhine istinaf
et-ti, ancak istinaf aşamasında mahkûmiyet aleyhine
olan istinafı geri çekti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Sanığın nedamet getirmediğini göz
önünde bulundurarak, Bidayet Mahkemesinin hapislik
cezası vermekle hata etmediğini, ancak genç yaştaki-
Sanıkla ilgili olarak Sosyal Hizmetler Dairesi tara-
fından hazırlanan rapora Bidayet Mahkemesinin gereken
önemi vermediğini, gereken önem verilmiş olsaydı
hapis cezasının daha az olacağını ifade etti ve hapis
cezasını 5 aydan 2- aya indirdi.
H Ü K Ü M
İstinaf eden Mağusa Kaza Mahkemesi tarafından Ceza Kanununun Fasıl 154 59(a) ile 48(a) ve 48(e) maddelerine aykırı olarak tasarrufunda müfsit gayesi olan ve Kıbrıs Türk Yönetimi Yürütme Kuruluna karşı- nefret uyandırma ve Kıbrıs Türk Yönetimi Yürütme Kurulunu küçük düşürme ve Kıbrıs Türk Halkı arasında hoşnutsuzluk yaratma maksadına matuf beyanname bulundurmaktan ötürü ithamnamedeki 6 dava üzerinden kabahatlı bulunarak mahkûm edilmiştir.
İstinaf e-den 1, 3 ve 4. davalar üzerinden Mağusa'daki evinde 1 adet müfsidane beyanname bulundurmaktan, 2, 5 ve 6. davalar üzerinden de Mağusa Kazası Cumhuriyetçi Türk Partisi binasında 10 adet müfsidane beyanname bulundurmaktan mahkûm edilmiştir.
İstinaf ede-n Bidayet Mahkemesi tarafından 5. dava üzerinden 5 ay hapse gönderildi. 1, 2, 3, 4 ve 6. davalar üzerinden ise 2 yıl süre ile sulh ve sukünu muhafaza etmesi ve hüsnü ahlâk sahibi olması kaydı ile K.L.300.-lık bir kefalete bağlandı.
İstinaf ilkin hem -mahkûmiyet kararı aleyhine hem de kesilen ceza aleyhine yapılmış idi ise de istinafın duruşması başlamazdan önce mahkûmiyet aleyhine yapılan istinaf geri çekilmiştir.
İstinaf eden bekâr olup 22 yaşındadır ve Gazi Eğitim Enstitüsü mezunu olup Cumhuriy-etçi Türk Partisinin Mağusa Kazası İdare Kurulu Başkanı bulunmaktadır. Mahkûm edildiği tarihte Mağusa'da turistik eşya satan bir pavyonda çalışmakta idi.
İstinaf eden taraf Bidayet Mahkemesinin kesmiş olduğu hapislik cezasının, bütün ahval ve şerait- muvacehesinde, aşikâr surette fahiş olduğunu iddia etmiş ve bu görüşlerini desteklemek gayesi ile 10/73, 11/73 ve 12/73 sayılı ceza istinaflarına atıfta bulunarak bu istinaflara mevzu teşkil eden davalarda benzeri beyannameleri tasarrufunda bulundurmuş ol-an sanıklara hapislik yerine para cezası kesilmiş olduğu ve kesilen cezaların, yapılan istinaflar üzerine, Yüksek Mahkemece teyid edilmiş olduğunu ileriye sürmüştür.
Bir davada herhangi bir suçtan kabahatlı bulunan bir şahsa ne gibi bir ceza verilece-ği hususu davayı dinleyen Bidayet Mahkemesinin takdirine kalmış bir husustur. Tabiidir ki Bidayet Mahkemesinin işbu takdir hakkını adli olarak kullanması ve bazı muayyen genel hukuki prensipler dahilinde hareket etmesi gerekir. Bu prensiplerin neler oldu-ğu gerek İngiliz gerekse yerli birçok içtihat kararları ile tesbit edilmiştir. Gör: R. v. Kenneth John Ball 35 Cr. App. R. p.165; Ceza istinaf No: 4/68 ve 24/70. Bu gibi içtihat kararlarına göre cürüm işleyen bir şahsı cezalandırmanın başlıca gayesi ba-şkalarının da, ibret alarak, ayni şekilde cürüm işlemelerine engel olmak ve cürmü işleyen şahsın ıslah olmasını sağlamaktır. Bilhassa bu gayeye hizmet içindir ki kesilen cezanın işlenen suçun vehameti ile, bütün ahval ve şerait muvacehesinde, orantılı olm-ası lâzım olduğu gibi cezalandırılacak olan şahsın ne dereceye kadar nedamet getirmiş olduğu hususu da, diğer hususlar meyanında, ceza takdir edilirken, nazarı itibara alınır.
Görüleceği gibi kesilecek cezanın mahiyet ve miktarını takdir etmek yetkis-i İstinaf Mahkemesinin olmayıp davayı dinleyen Bidayet Mahkemesinindir. Binaenaleyh, istinafı dinleyen hakimler davayı doğrudan doğruya kendileri dinlemiş olsaydılar, daha farklı bir ceza kesmiş olabileceklerini düşünmüş olsalar dahi, bu Bidayet Mahkemesi-nin takdir ettiği cezaya müdahale etmelerine sebep teşkil etmez. İstinaf Mahkemesinin kesilen cezaya müdahale edebilmesi için Bidayet Mahkemesinin cezayı takdir ederken hukuki prensiplerde hata etmesi veya gerekli bazı önemli faktörleri nazarı itibare alma-mış olması veya kesilen cezanın bütün ilgili ahval ve şerait muvacehesinde aşikâr surette fahiş veya çok az olması gerekir. Bu hususta Regina v. _Sofoclis Georghiou C.L.R. XXII p.147 at p.148'de Brouke C.J. şöyle demiştir:-
"The principles upon -which an Appellate Court
will act in exercising its jurisdiction to review
sentences are firmly established. The Court does
not alter a sentence on the mere ground that if mem-
bers of the Court had been trying the appellant -they
might have passed a somewhat different sentence and
it will not ordinarily interfere with the discretion
exercised, by a trial Judge unless it is evident
that the Judge has acted upon some wrong principle
or overlo-oked some material factor (R. v. Gumbs, 19
- Cr. App. R. 74). To this might be added third
criterion, namely, that the sentence is manifestly
- excessive in view of the circumstances of the case,
R. V. Shetskewsky (1912) 28 T.L.R. 364."
Bu meselede Bidayet Mahkemesi verilen cezayı takdir ederken diğer hususlar meyanında işlenen suçların vehametini ve istinaf edenin Mahkeme huzurun-da vermiş olduğu şahadetten nedamet getirmediğinin görülmüş olduğunu nazarı itibara almıştır. Bidayet Mahkemesi işlenen suçların vahim olduğuna hükmederken, sanığın tasarrufunda bulunan beyannamelerin muhteviyatını, fesatlık derecesini ve Yönetime ve topl-uma yaptığı ve yapması muhtemel zararları göz önünde bulundurmuştur. Dava zabıtlarında ise istinaf edenin nedamet getirdiğini gösteren herhangi bir belirti mevcut değildir. Bu durumda Bidayet Mahkemesinin istinaf edene hapislik cezası kesmekle hata etmiş -olduğu söylenemez.
Bidayet Mahkemesi kesilen hapislik cezasının süresini takdir ederken ise istinaf edenin genç yaşını ve umum durumunu nazarı itibare alarak kendisine uzun süre hapislik cezası verilmesinin doğru olmayacağı kanaatına varmıştır.
- İstinaf edenin genç yaşta biri olduğu aşikârdır. Genç yaşta bir sanığın, bilhassa istinaf eden gibi sabıkası olmayan birinin, hapse gönderilmesi düşünüldüğünde mahkemelerin sosyal tahkikat raporlarından faydalanması usüldendir ve şayanı tavsiyedir; Gör: -Stelios and Others v. The Republic C.L.R. (1961) p.265; The Attorney-General of the Republic v. Stavrou and Others C.L.R. (1962) p.274 at p.277. Bu meselede de ilgili memur tarafından istinaf eden hakkında hazırlanmış bir sosyal tahkikat raporu (Emare V) M-ahkemeye sunulmuştur. Bu raporun, cezayı takdir ederken, istinaf edenin leyhine alınması gereken önemli hususlar ihtiva ettiği görülmektedir. Mahkemenin kararında ise bu rapora ehemmiyet verilip nazarı itibara alındığı gözükmemektedir. Bilâkis rapor Mah-kemeye ibraz edileceğinde, zabıtlardan görüldüğüne göre Mahkeme böyle bir raporun kabulünün ilk nazarda uygun olmadığı fakat hazırlanmlış olduğu cihetle ibrazında sakınca görülmediği kanaatını izhar etmiştir. Bidayet Mahkemesi bu rapora gerekli ehemmiyeti -vermemekle ve muhteviyatını nazarı itibara almamakla, kanaatımızca, hata etmiştir. Rapora gereken ehemmiyet verilip nazarı itibara alınmış olsaydı Bidayet Mahkemesi istinaf edene pek muhtemelen, daha az bir süre hapislik cezası kesmiş olacaktı.
Kana-atımızca bu rapor ışığında Bidayet Mahkemesi istinaf edene 5. dava üzerinden muhtemelen iki ay hapislik cezası kesmiş olabilirdi. Bu nedenle 5. dava üzerinden istinaf edene kesilen 5 ay hapislik cezasını mahkûmiyet tarihinden başlamak üzere 2 aya düşürmey-i, sair davalar üzerinden kesilen cezaya ise müdahale etmemeği uygun gördük.
Bidayet Mahkemesinin istinaf edene kesmiş olduğu ceza yukarıda belirtildiği şekilde değiştirilir.
- Yüksek Mahkeme
8 Eylül 1973.
318
Full & Egal Universal Law Academy