- YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
İstinaf eden : Ahmet Şakir,
ile
Aleyhine istinaf edilen : Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
- (İstinaf No. 21/70, Dava No. 2997/69)
İstinaf eden namına : Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına : Vedat Aziz.
Trafik - Dikkatsiz araba sürme - Fasıl 332 Motorlu Taşıt Vasıtası ve Seyrü sefer Yol Yasasının 6. maddesi - İlk Mahkemeni-n geri geri gitmesini doğru görmediğinden Sanığı mahkûm etmesi - Sanığın geri giderken makul bir sürücüden beklenen dikkat ve ihtimamı gösterip göstermediğine bakmak gereği.
H Ü K Ü M
Sanık 29/5/70'de Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından 9- Ağustos 1969 tarihinde Çukurova'da TR 436 plakalı otobüsü gereken azami dikkat ve ihtimamı göstermeksizin sürdüğünden kabahatlı bulunarak £3.- para cezasına mahkûm edildi.
Sanık mâhkûmiyet kararı aleyhine istinaf eyledi. İstinaf eden istinaf- esnasında mahkeme huzurunda olan şahadetin sanığı mahkûm edecek derecede olmadığını ileri sürmüştür. Sanık vaka gününde Köyde yolun sağ tarafında duran otobüsünü geri geri gelmek maksadı ile hareket ettirmisti. Bunu yapmazdan önce, Mahkemeye sanık tara-fından verilen şahadete göre, otobüsün etrafına baktı ve hiç kimse ortda yoktu. Bunun üzerine arka arkaya hareket etmeye başladı. Sanığa göre 5-6 ayak hareket ettikten sonra takriben 2 yaşında bir küçük evinden aniden dışarıya fırladı ve otomobilin sağ tar-afına arka tekerleğin yanında bir yere vurarak yere düştü. Bidayet Mahkemesi vak'anın nasıl olduğu hususunda maalesef sarih bir bulguda bulunmuş değildir. Ancak Bidayet Mahkemesi sanığın geri geri gitmesini doğru görmediğinden sanığı kabahatlı bulmu-ştur. Bidayet Mahkemesine göre sanık geri geri gitmektense öne doğru giderek önde daha ileride bir harman yerinden geri dönmesi gerekiyordu. Kanaatimizce Bidayet Mahkemesinin bu husustaki görüşü hatalıdır. Sanığın ileriye giderek harmandan dönmek mecbur-iyeti yoktu. Sanığın vazifesi geriye gitmezden önce ve geri giderken makul bir sürücüden beklenen, gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi lâzımdı. Sanığa göre yukarıda bahsettiğimiz gibi geri gitmezden önce etrafına bakınmış ve geri giderken de aynasına bak-makta idi. 5-6 ayak geri gittikten sonra çocuk aniden evinden fırlayıp otomobilin sağ tarafına çarptı. Kazadan hemen sonra sanık vakanın böyle olduğuna dair söylememiş olmakla beraber Polise verdiği ifadede ve Mahkemede bunu söylemiştir. Çocuğun kaza yeri-nde nasıl bulunduğana dair sanığın söylediğinden mada herhangibir şahadet mevcut değildir. Bidayet Mahkemesinin de bu hususta herhangi bir bulgusu mevcut değildir. Kanaatımızca sanığın kaza hususuııda söylemiş olduğu ihtimal dahilinde ise ve buna aykırı -şahadet yoksa, sanığın aleyhine, getirilen suçun makul şüpheden ari alarak sanığın aleyhine isbat edildiğini kabul etmemek gerekir. Bundan dolayı sanığın kabahatlı bulunduğu suçtan kabahatlı bulunmaması gerekirdi.
Bu hususta yapılan istinafı kab-ul eder ve sanığı ithamnamedeki l. suçtan beraat ettiririz. Bu husustaki mahkûmiyet kararını iptal ederiz. Sanığın ithamnamede olan 2.suçtaki mankûmiyet istinaf konusu değildir ve muteberdir.
Tarih: 15 Temmuz, 1970.
19-?
Full & Egal Universal Law Academy