-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
İstinaf eden : Aziz Ali,
ile
Aleyhine istinaf edilen : Türk Emniyet Müdürlüğü,
arasında.
(İstinaf No. 23/70, Dava No. 776/69)
İstinaf eden namına : Ekrem Y. Avcıoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına : Vedat Aziz.
Memuru-n sahte talepte bulunması - Fasıl 154 Ceza Yasasının 104. maddesi.
Memurun hile yapması - Fasıl 154 Ceza Yasasının 133. maddesi.
Usul - İthamnamenin düzeltilmesi - Suçun islendiği tarihin ile ithamnamedeki tarihin birbirini tutmaması - İstinaf -aşamasında bu yanlışlığın düzeltilmesi için geç kalınmış olması.
H Ü K Ü M
2'nci sanık Aziz Ali, 16 Aralık 1969 tarihinde Limasol Türk Kaza Mahkemesinde aleyhine ikame edilen davada Fasıl 154 Ceza Kanunu madde 104'e aykırı olarak takriben 1 Nisan- 1969 ile 30 Nisan 1969 tarihleri arasında, her iki tarih de dahil Limasol Kazasına bağlı Düzkaya'da K.G.T.Y. Tarım ve Tabii Kaynaklar Uyeliğine bağlı Düzkaya bölge Ziraat Mes'ulu olduğu halde ve bu memuriyetle şahsına veya başkaları namına ödeme talebname-si tanıma yetkisi verildiği halde, aslen Kasabalı olup simdi Limasol'da mukim Ural Cemil'in Düzkaya toprağı "Lakkos" mevkiinde kâin 10 ½ dönümlük tarlasına sultani bağ diktiğini fakat telleme ameliyesinin tamamıyle yapılmadığını bildiği halde, Zirai Primde-n ₤31.500 mi1 almasını sağlamak için mezkûr tarlanın tamaman tellendiğini göstererek sahte olduğunu bildiği halde ödenilmesi için T.T.U./Z.P.F.2 müracaat formasına gerekli işlemi yapıp tasdik etmekle ve Fasıl 154 Ceza Kanunu madde 133 ve 35 e aykırı ola-rak yukarıda zikredilen tarih ve mahalde K.G.T.Y. Tarım ve Tabii Kaynaklar Üyeliğine bağlı Düzkaya bölge Ziraat Mes'ulu olduğu halde, Düzkaya'da makamı ile ilgili görev yaparken sahte evrak düzenlemek sureti ile ammenin Ziraat Dairesine olan itimadını sars-acak nitelikte eylemde bulunmakla yani vazifesini suistimal etmekle suçlandırılmış, her iki davadan da kabahatli bulunarak 1. davadan ₤30.- para cezasına çarptırılmıştır. 2. dava 1'inciye alternatif olduğu için 2. davadan ceza verilmemistir.
Sanık A-ziz Ali bu davadan istinaf etmiştir. İstinaf sebebleri şöyledir :
"1. Şahadet tüm olarak sanığın mahkûm edilmesini gerektirecek derecede ve/veya kalitede değildi ve/veva Mahkeme şahadetin değerlendirilmesinde hataya düşmüştür.
2. Mahkme şüphenin menfaat-ını (benefit of doubt) sanığın 1ehinde kullanmamakla hataya düşmüştür."
Bu davanın vakıaları söyledir. 1969 senesi için Ziraat ve Tabii Kaynaklar Üyeliği bağların etrafını telleyen bağ sahiplerine dönümünde ₤3.- dan olmak üzere prim ödeme kararını a-lmıştı. Bu Zirai Primden faydalanmak isteyen herhangi bir şahıs T.T.U./Z.P.,Fs formasının kısım I'iri doldurur, imzalar ve Kaza Ziraat Amirine verir. Bölge Ziraat Memuru mahalli teftişte bulunur ve uygunsa kısım II'yi imzalar, yapılan iş kısım III'e işlen-ir ve forma Kaza Ziraat Amirine havale edilir. Kısım III Kaza Ziraat Amiri tarafından tasvip edildikten sonra ödeme için diğer bazı farmalar doldurulur ve lâzım olan evrak Lefkoşoya gönderili.
Limasol'da ikamet eden ve Evdim köyünde "Lakkos" mevkiin-de 10 ½ dönümlük bağı olan Ural Cemil primden faydalannak için 18/4/1969 tarihinde yukarıda zikrolunan dilekçe formasını (Emare II) doldurup kaza ziraat dairesine verdi. Ural Cemil bağın bütün etrafını tellemek niyetinde olduğu halde ve bunu yapmak için d-e lâzım gelen bütün malzemeyi aldığı halde, sonra bazı sebeblerden dolayı bütün bağı tellememeye karar vermiş ve yalnız, bir tarafını, aşağı yukarı bağın cevresinin 1/4'ünü tellemeye karar verdi. Bağın 1/4 kısmının tellenmiş olduğu bir zamanda gerek sanık- 2 ve gerekse Kaza Ziraat Amiri Nevzat Hacı Emin, UJraI Cemilin bağını ziyaret etmişler ve tellenen kısmı görmüşlerdi. Bu ziyaretin ne vakit yapıldığına dair Kahkeme huzurunda şahadet yoktur. Fakat bir müddet sonra sanık 2 bütün bağın tellendiğini tahmin e-derek dilekçe formasının II. ve III. kısımlarını doldurup, imza ederek telleme işinin 10 ½ dönümlük olduğunu ve Ural Cemilin ₤31.500 mils rim alması gerektiğini bildirdi. Bunu müteakip dilekçe formasını sanık 2 Kaza Ziraat Amirine göndermiş Kaza Ziraat A-miri de telleme ameliyesini hakikaten tamam olup olmadığını araştırmadan dilekçe formasını olduğu gibi 26/6/1969 da tasvip edip gerekli ödemenin yapılabilmesi için Maliye Forma I'i doldurup Lefkoşaya gönderdi.
Bundan bir müddet sonra Lefkoşa Ziraat -Dairesine bağlı bağ-bahçe mes'ulü Ayer Zekâi Limasol Kazasına teftişe çıkıp mücahitlik görevini yapmaya başlayan 2. sanığın yerine Bölge Ziraat Memuru vazifesini yapan İsa Bahçecioğlu ile 6/8/1969 da Ural Cemilin "Lakkos" mevkiinde olan bağını ziyaret edip- bağın ancak 1/4'ünün tellendiğini gördü. Ayer Zekâi bunu gerek Kaza Ziraat Amiri Nevzat Hacı Emin'e ve gerekse Lefkoşa Ziraat Dairesine bildimiştir. Bölge ziraat dairesi durumu Ural Cemil'e bildirip prim alabilmesi için bağın geriye kalan kısmının 15 gün- zarfında tellenmesini istedi. Ural Cemil ise cevaben bağını tamamen tellemekten vazgeçtiğini ve yalnız tellenen kısım için prim taleb ettiğini bildirdi. Bunun üzerine dilekçe formasında ve diğer formalarda lazım gelen tashihat yapılmış ve dilekçe formasın-ın kısım II ve kısım III'ü bu defa İsa Bahçecioğlu tarafından imzalanarak verilecek olan primin ₤7.875 mils olduğu belirtildi.
Bidayet Mahkemesi 2. sanığı kabahatli bularak şunları söylemiştir:
"Sanık 2'ye gelince, tüm şabadet incelendiğinde s-anık 2'nin bağın telleme ameliyesine başlandığı zaman bağı ziyaret ettiğini, ondan sonra hiç teftişte bulunmadığı, tellemenin tamamlanıp tamamlanmadığını araştırmadan, tetkik etmeden, tamamen tellendiğini gösterir mahiyette Emare II'yi imzaladığı bariz bi-r şekilde görünür. Hatta ve hatta sanık 2 kendi sahadetinde "ben Emare II'yi sanık I'e teslim ederken bu tarlanın tamamen tellenmediğini söylemiştim" demekle kendi aleyhine tamiri imkânsız bir itirafta bulunmustur."
Bidayet Mahkemesi daha sonra şöyle devam- etmiştir :
"Çünkü sanık Emare II'ye 10 ½ dönümlük bağın tamamen tellendi şekIinde imza atarken, bu bağın tamamen tellenmediğini, kendi itirafı ile biliyordu ve, imzasını koyarken bunun neticesinin nereye varacağı umurunda bile değildi."
Yukarıda ik-tibas edilen pasajlardan da anlaşılacağı gibi Bidayet Mahkenesi, sanık 2'nin dilekçe formasını imzaladığı anda bağın tamamen teltellenmediğini bildiğini ima etmiştir. Şahadet incelenecek olanursa bunun tam böyle olmadağı meydana çıkar. Sanık 2 Emare II'yi - imzaladığı zaman bağın tamamen tellenmediğini söylerken, bağın formanın imzalandığı zaman değil de, daha evvel bağı ziyaret ettiği zamana atıfta bulunmaktaydı. Yani sanık 2 formayı doldurduğu zaman bağın tamamen tellennediğini söylerken, o zamanki bilgisi-ne değil de daha evve1 bağı ziyaret ettiği zamanki bilgisine dayanarak konuşmuştu.
Fasıl 154 Ceza Kanununun 9. maddesi şöyle demektedir:-
"9. Subject to the express provisions of thıis Law relating to negligent acts and omssions, a person is not crimiral-ly responsbl for an act or omission which occurs independently of the exercise of his will, or for an event which occurs by accident.
Unless the intention to cause a particular result is expressly declared ta be an element of the offence constituted, in wh-ole on part, by an act or omoission, the result intended to be caused by an act or omission, is immaterial.
Unless othervise expresly declared, the motive by which a person is induced to do or omit to do an act, or to form an intention, is immaterial so -far as regards criminal responsibility."
Sanığın aleyhine getirilen 1. dava madde l04 tahtında getirilmişti. Bu madde ayn-en şöyledir:-
"104. Any person who, being employed in the public service in such a capacity as to require him or to enable him to furnish returns or statement touching any sum payable to himself or to any other person or touching any other matter required- to be cerfisied for the purpose of any payment of money or dellvery of goods to be made to any porson, makes a return or statement touching any such matter which is, to his knowledge, false in any material particular, is guilty of a misdemeanour and is li-able to imprisonment for three years, and also to a fine."
Bu iki madde beraber okunduğunda 104. maddenin özü sanığın esas- bir noktanın yanlış olduğunu bildiği halde beyanatta bulunmasıdır. (makes a return or statement touching any such matter which is, to his knowledge, false in any material particular). Dikkate şayandır ki mezkûr madde doğru olduğunu bilmediği bir şeyde-n değil de yanlış olduğunu bildiği bir şeyden bahsetmektedir. Bidayet Mahkemesi huzurunda sanık 2'nin Emare II'yi bağı ziyaret tarihinden ne kadar zaman sanığın Emare II'yi doldurduğu zaman bağın tamamen tellenmediğini bilerek imza ettiği söyl-enemez. Diğer taraftan Bidayet Mahkemesinin bulgusuna göre telleme işinden alınacak primden 2. sanığın direk veya indirek olarak herhangi bir istifadesi bahis konusu değildi. Keza, Lefkoşa Ziraat Dairesi Müdürlüğüne vekâlet eden Mustafa Galip Mahkemeye ver-diği şahadette sanık 2'nin uzun bir zamandan beri dairede çalıştığını, namuslu ve şayanı itimat olduğunu belirtmiştir. Bütün bunlar da nazarı itibara alındığında sanık 2'nin Emare II,yi imza ettiği tarihte bağın tamamen tellenmediğini bildiği hakkında bir -şüphe doğmaktadır. Sanık 2 Emare II'yi doldurken büyük bir ihmalkârlıkta bulunmuştur, fakat kanaatimizde madde 104 ve 133 tahtında bir suç işlemiş değildir.
Temas etmek istediğimiz diğer bir husus da şudur. Sanık aleyhine getirilen her iki davada da -suçun l Nisan, 1969 ile 30 Nisan 1969 tarihleri arasında işlendiği iddia edilmektedir. Halbuki verilen şahadette Emare II'nin sanık 2 tarafından Haziran, 1969 tarihinde doldurulduğu meydana çıkmaktadır. Bu husus gerek polisin ve savcılığın ve gerekse Biday-et Mahkemesinin nazarı dikkatından kaçmıştır. Davanın bu raddesinde bu yanlışlığın düzeltilmesi için vakit geç olduğu kanaatindeyiz.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı sanık 2'nin istinafını kabul eder ve Bidayet Mahkemesinin 2. sanığın aleyhine verdiği h-er iki davada mahkûmiyet kararını iptal eder ve 2'inci sanığı beraat ettiririz.
Tarih: 30 Temmuz 1970.
Full & Egal Universal Law Academy