-
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No.23/73
(Dava No. 2197/73; Lefkoşa)
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Şakir S. İlkay
İstinaf eden: Ali Ertan Şükrü, Lefkoşa
- ile -
Aleyhine isti-naf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Gürsel E. Kadri.
Aleyhine istinaf edilen namına: Zaim M. Necati.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anay-asası'nın 30(2) maddesi - Fasıl
155 Ceza Usulü Yasası'nın 113(1) maddesi - Kararın
gerekçeli olma zorunluluğu.
-Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Yasa'nın 146. maddesi -
İstinaf aşamasında Bidayet Mahkemesinden ek bilgi
istenmesi veya daha fazla şahadet alınması için dava-
nın yeniden Bidayet Mahkemesine gönderilmesi -
Sanığın benzer s-abıkası.
-
Ceza - Cezanın Ağırlığı - Cezanın suçun vahameti ile
orantılı olması.
OLAY: Sanık, Lefkoşa'da, insan hayatını tehlikeye koya-
cak şekilde arabasını 30 milden fazla yani 45 mil
- süratle sürdüğünden kabahatli bulundu ve bir sene
müddetle sürüş ruhsatı elinden alınarak K.L.10.- para
cezasına çarptırıldı.
- Sanlk, sürüş ehliyetinin bir yıl süreyle elinden
alınmasının, aşikâr surette fahiş bir ceza olduğunu
ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Bidayet Mahkemesi kararının gerek-
çeli olmamakla birlikte dava zab-ıtlarında olguların
sarih olduğunu dikkate aldı ve Bidayet Mahkemesi
kararının bu olgular üzerine istinad edebileceği
sonucuna vardı. Zabıtlarda suçun işlendiği anda
trafiğin durumunun ne olduğu görülmediğinden, b-u
husus çoğunluk kararında istinaf eden leyhine alındı
ve sürüş ehliyetinin 1 yıl yerine mahkûmiyet tarihin-
den itibaren 1 ay alınmasına karar verildi.
Azınlık kararında ise zabıtlarda Sanığın şahsi
durumu ve suçun işle-ndiği esnada yoldaki trafiğin
durumu belirtilmediğine Fasıl 155, madde 146(a)'ya
dayanarak Bidayet Mahkemesinden ek bilgi istenmesi
gerektiği ifade edildi. Ayrıca Sanığın yakın bir
tarihte benzer sabıkası olmasaydı çoğunl-uk kararına
katılabileceği belirtildi.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Mikis Frixou alias Paraschos v. The Police (1963)
C.L.R. 1, s.83.
Hüseyin Hasan v. Türk Emniyet Müdürlüğü Ceza
İstinaf No.16/71
- -------------------
H Ü K Ü M
M.Necati Münir (Başkan): 29 Ağustos 1973 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi istinaf edeni 28 Haziran 1973'de Lefkoşa'da Ali -Riza Efendi Caddesinde insan hayatını tehlikeye koyacak şekilde M.252 plâkalı arabayı 30 milden fazla bir süratle yani 45 mil süratle sürdüğünden kabahatlı bularak bir sene müddetle sürüş ruhsatının elinden alınmasına ve K.L.10.- para cezasına çarptırıldı.-
- İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin kararının gerekçeye dayanmadığı ve istinaf edene kesilmiş olan cezanın, yani sürüş ehliyetinin bir sene için elinden alınmasının, aşikâr surette fahiş bir ceza olduğunu iddia ederek istinaf eyledi.
-
- Dava zabıtlarına bakıldığında hakikaten ceza kesilirken Bidayet Mahkemesi herhangi bir gerekçe vermiş değildir. Ancak yine dava zabıtları tetkik edildiğinde istinaf edenin 28.6.1973 tarihinde saat 2.40'da Ali Riza Efendi Caddesinde M.252 plâk-a numaralı arabasını 30 mil yerine 45 mil süratle sürdüğü İddia Makamı tarafından iddia edildiği görülüyor. İstinaf eden, bizzat kendisi Mahkemede hazır bulunmuş ve aleyhine getirilen suçu kabul ettikten sonra Mahkemeden sadece özür dilediğini beyan etmişt-ir. İddia Makamı istinaf edenin geçmişte süratli araç kullanmasından dolayı 19.3.73'de K.L.2.- para cezasına çarptırıldığını belirtti.
-
- Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının 30(2) maddesi gereğince Bidayet Mahkemesinin kararının gerekçeye dayanması şarttır. Buna ilâveten ayni husus Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun 113(1) maddesinde de öngörülmektedir. Bu yapılmadığı hallerde gerekirse Bida-yet Mahkemesinin kararı iptal edilebilir. Ancak dava zabıtlarında olgular sarih ise Bidayet Mahkemesinin kararı bu olgular üzerine istinad ettirildiği addolunması gerekebilir.
-
- İstinaf konusu olan davada suçun işlendiğine ve nasıl işlendiğine dair sarih olgular mevcuttur. Kanaatımca Bidayet Mahkemesi hâkimi bu olguları, cezayı tesbit ederken nazarı itibare almıştır. Olgular sarih olmadığı hallerde bir istinaf esnasında İsti-naf Mahkemesi uygun gördüğü takdirde Ceza Usulü Kanununun 146. maddesine istinad ederek Bidayet Mahkemesinden ek bilgi isteyebilir veya daha fazla şahadet alınması için davayı yeniden Bidayet Mahkemesine gönderebilir. (Bak: Mikis Frixou alias Paraschos v.- The Police (1963) 1 C.L.R. 83 ve Hüseyin Hasan v. Türk Emniyet Müdürlüğü (Ceza istinaf No.16/71.) Bu meselede kanaatımca Ceza Usulü Kanununun 146. maddesi gereğince herhangi bir emir verilmesi uygun değildir.
-
- Herhangi bir şahsın sürüş ruhsatının elinden alınması için bir emir verildiğinde hiç şüphe yoktur ki böyle bir emir ağır bir cezadır. Böyle bir cezanın suçun vehameti ile orantılı olması şarttır. Bu davada istinaf eden arabasını 2.40'da sürerken cad-dede başka herhangi bir trafiğin olduğuna veya caddede insan, çocuk veya hayvan olduğuna dair herhangi bir iddia yapılmış değildir. Ceza tesbit edilirken bu hususların nazarı itibara alınması şarttır kanaatındayım. Bu hususta Bidayet Mahkemesinde herhan-gi bir iddia yapılmadığı cihetle, bu hususların istinaf edenin leyhine alınması gerekir. Cezanın ağır olması için istinaf edenin aleyhine alınabilecek yegâne husus dava zabıtlarında görülen geçmiş tek bir sabıkasıdır.
-
- Kanaatımca davadaki tüm ahval ve şerait nazarı itibara alındığında Bidayet Mahkemesinin K.L.10.- para cezasına ilaveten bir sene müddetle istinaf edenin sürüş ruhsatının alınması için verdiği emir aşikâr surette fahiştir. Kesilen para cezası fahiş de-ğildir. Esasen para cezası için herhangi bir istinaf da yapılmış değildir. Kanaatımca dava zabıtlarında olan olguları ve davanın tüm ahval ve şeraitini nazarı itibara alarak K.L.10.- para cezasına ilâveten istinaf edenin sürüş ruhsatının bir ay müddetle al-ınması makul bir cezadır. Bu nedenle istinafın kısmen kabul edilmesi yani bir sene müddetle sürüş ruhsatının elinden alınması kısmının iptal edilerek bunun yerine mahkûmiyet tarihinden itibaren bir ay müddetle istinaf edenin sürüş ruhsatının elinden alınm-asına karar verilmesi taraftarıyım.
-
Ülfet Emin: Sayın Başkanın okuduğu hükümle tamamıyle hemfikirim. Ben de ehliyetin bir ay için alınmasına karar verilmesi taraftarıyım.
Şakir S. İlkay: Bidayet Mahkemesi tutanaklarında dava ile ilgili olgular ve ahval bakımından fazla bir şey g-özükmemektedir. Sadece ithamnamenin tafsilât bölümünde zikredilenler tekrarlanmaktadır. Halbuki böyle bir meselede, tesbit edilebildiği nisbette, tutanaklara geçirilmesi gereken başka hususlar de mevcuttur. Bunlar arasında bilhassa sanığın şahsi durumu v-e suçun işlendiği vakitte caddenin sair şekilde ne derecede meşgul bulunduğu zikredilebilir. Binaenaleyh istinaf edenin pek yakın bir geçmişte benzer bir suçtan sabıkası bulunmamış olsa idi ben de verilen ekseriyet kararı ile hemfikir olabilirdim. Halihaz-ırda ise, kanaatımca, takip edilebilecek en doğru yol Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun 146(a) maddesi tahtında Bidayet Mahkemesinden ek bilgi istemektir.
M.Necati Münir (Başkan): Netice olarak oy çokluğu ile istinafın kısmen kabul edilmesi yeni bir se-ne müddetle sürüş ruhsatının istinaf edenin elinden alınması kısmının iptal edilerek bunun yerine mahkûmiyet tarihinden itibaren bir ay müddetle sürüş ruhsatının istinaf edenin elinden alınmasına karar verilir.
-
Yüksek Mahkeme
24 Eylül 1973.
Full & Egal Universal Law Academy