-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
İstinaf eden: Türk Emniyet Müdürlüğü
ile
Aleyhine istinaf edilen : Yusuf Ahmet Sofu, Lefkoşa
arasında.
(Ceza İstinaf No. 25/69, Dava No. 2815/69)
İstinaf edilen namına: Vedat Aziz
Aleyhine istinaf edilen namına: Ümit Süleyman.-
Tecavüz - Görevini yapan memura tecavüz - Fasıl 154 Ceza Yasasının 244(b) paragrafı - Darbetme veya tecavüzün unsurları.
İstinaf - Beraat kararı aleyhine istinaf.
H Ü K Ü M
Aleyhine istinaf edilen Yusuf Mehmet Sofu, Lefkoşa Kaza Mahke-mesinde 6 Eylül 1969 tarihinde (1) P.E. 1433 Hasan Yahya' ıy görevinin ifası esnasında darbetmek, (2) P.E. 206 Cemil Mehmet'i darbetmek, (3) P.E. 1433 Hasan Yahya tarafından derdest olunacağına dair ihbar olunduğunda mukavemet göstermek, (4) umumi bir yer-de P.E. 206 Cemil Mehmet'e darbetmesine sebep olacak şekilde "Puşt, pezevenk" diye söverek tahrik etmek ve (5) umumi bir yerde yüksek sesle bağırıp çağırarak sulhu bozacak tavrı harekette bulunmak suçlarından itham olunmuştur. İddia Makamının ibraz ettiği- şahadetten sonra Yusuf Mehmet Sofu 2. davadan beraat etmiştir. Duruşma sonunda da geriye kalan diğer davalardan da beraat kararı verilmiştir. Bidayet Mahkemesinin bu kararından Savcılık istinaf etmiştir. İstinaf sebebi aynen şöyledir :
"Beraat kararına me-snet teşkil eden vakıalara dair bulguları makul olarak destekliyecek şahadet mevcut değildir."
Bidayet Mahkemesi hâkimi, göz şahidi olarak şahadet veren iki polis erinin yani Hasan Yahya ile Cemil Mehmet'in sahadetlerinde birçok tenakuzlar bulmuştur.- Savcılık bu tenakuzların sunç ve esasa müteallik olmadıklarını iddia etmiş, aleyhine istinaf edilenin avukatı ise bu tenakuzların, şahitlerin verdikleri sahadeti çürütecek mahiyette olduklarını ve Bidayet Mahkemesi hâkimi, şahitleri dinledikten sonra ve m-ahkemedeki tavrı hareketlerini gördükten sonra karar verdiği için, şahadeti kıymetlendirecek bir durumda olduğunu iddia etmistir.
Bidayet Mahkemesinde verilen şahadeti ve her iki taraf namına ileri sürülen iddiaları inceledikten sonra şu kanaata var-dık :
(1) 1. dava : Bu davada bahsedilen "darb" kelimesinin muadili Fasıl 154 Ceza Kanununun 244(b) maddesinde bahsedilen "assault" kelimesidir. Bu kelimenin manası ve tefsiri ise Andreas Georghiou alias Naylon v. The Police, l961 C.L.R. 254 davasında sa-yfa 258'de şöyle izah edilmektedir : -
"The meaning of assault in English law is, in my opinion, correctly and authoritatively set out in Russel on Crime, 11 th Ed., Chapter 37, in the section headed "Definitions". The learned author says -
'An assault, -as distinct from battery, is a threat by one man to inflict unlawful force (whether light or heavy) upon another; it constitutes a crime at common law when the threatener, by some physical act, has intentionally caused the other to believe that such force- is about to be inflicted upon him. The actus reus of assault thus consists in the expeetation of physical contaet which the offender creates in the mind of the person whom he threatens. The mens rea. consists in the realisation by the offender that his de-meanour will produce that expectation. The crime is constituted notwithstanding that ihe threatener did not intend to apaly the threretened foce'."
Hasan Yahva ve Cemil Mehmet tarafından verilen şahadete göre aleyhine istinaf edilen Yusuf Mehmet So-fu vaka mahallinde eline bir kac ayak uzunluğunda bir değnek alarak ve tehditkar bir tavır takınarak şahitlerin üzerine yürüdü. O anda Sofu ile şahitlerin arasından bir araba geçmesi üzerine Sofu olduğu yerde durdu. Araba gectikten sonra da şahitler Motors-iklete bnerek vaka yerinden uzaklaştılar. Bu hususta iki polis şahidinin şahadetlerinde esasa tesir edebilecek hiçbir tenakuz yoktur. Buna ilaveten Sofu da verdiği şahadette elinde değnek olduğunu, polislerle kendisi arasından araba geçtiğini ve hemen bunu- müreakip polislerin motorsiklete binip uzaklaştıklarını kabul etmiştir. Bidayet Mahkemesi hakimi bu hususta kararından (mv. 14) şöyle demektedir :-
"1'inci ahvalde değnek ile sanığın sahit No. 1 üzerine yürüdüğü iddia edilen ahvalde darb kanaatimce mevcut- değildir. Arada 15-20 ayak mesafe vardı aradan otomobil geçti ve dolayısıyla mesafeyi ve şahadeti göz önünde tutarak müştekinin darb edileceği korkusu altında olduğuna ikna edilmedim ve keza mesafe imkansızlığını da mevcut olduğunu nazarı itibara alırım."-
Kanaatımızce, Sofu'nun hareketi yukarıda iktibas ettiğimiz "darb" ("assaul") kelimesinin tarifine girdiğinden darbetmek suçu işlenmiştir. Bidayet Mahkemesinin b davada verdiği kararı ibraz ederiz ve aleyhine istinaf edileni bu suçtan mahkum ederiz. -Aleyhine istinaf edilenin ₤3.- ödemesi, ödemediği taktirde 3 hafta hapse gitmesi emreolunur.
(2) 3. dava ile 4. dava birbirlerine bağlıdır. 3. davadaki tevkif, 4. davada söylendiği iddia edilen sözlerden ötürü yer almıştır. 4. davada bahsolunan "Puşt, Pez-evenk" kelimeleri davanın bir unsurunu teşkil etmektedir. Bu sebeple, Sofu'nun hakikatte sarfettiği sözler hakkında iki polis şahidi arasında büyük tenakuz olduğu için, Bidayet Mahkemesinin bu hususta verdiği kararın verdiği şahadet ışığında makul bir kara-r olmadığına kanaat getirmedik. Bu sebeple 4. ve buna bağlı olan 3. davalarda verilen beraat kararını değiştirecek kafi sebep görmüyoruz. Bu davalarla ilgili istinaf reddolunur.
(3) 5. dava ile ilgili olarak, Sofu'nun davada iddia olunduğu gibi yüksek ses-le bağırıp çağırdığına dair şahadet yoktur. İlaveten, iddia makamı da 5. dava üzerinde pek durmamıştır. Bu sebeple, Bidayet Mahkemesinin verdiği kararı değiştirmekte bir sebep görmüyoruz. Bu dava ile ilgili istinaf da reddolunur.
Tarih : 4 Şubat l970 -
Full & Egal Universal Law Academy