-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No. 26/72
(Dava No. 4993/72;Lefkoşa)
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Asım Mustafa
(Sanık)
- i-le -
Aleyine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Gürsel E. Kadri.
Aleyhine istinaf edilen namına: Taner Erginel.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 306A maddesine aykırı
hırsızlı-k olduğunu bildiği halde, tasarrufuna mal
geçirme.
Ceza - Ceza Takdiri - 24/70 sayılı Ceza İstinaf'ta belir-
tilen ilkeler - Sanığın suçun nasıl işlendiği
hususunda polise yardımcı olmasının ceza kesilirken
leyhine al-ınması.
OLAY: Sanık, 23 adet koyun ve kuzuyu, çalınmış oldukla-
rını bildiği halde tasarrufuna geçirdi. Sanık mahkûm
oldu ve 1 yıl hapse gönderildi.
Sanık, kesilen hapislik cezasının, davanın tüm
ahval ve şeraiti nazarı it-ibara alındığında, aşikâr
surette fahiş olduğunu ileri sürerek ceza aleyhine
istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, ceza keserken uyulması gerekli
ilkeleri içeren 24/70 sayılı Ceza İstinaf kararına
atıfta bulund-u ve Sanığın, suçun nasıl işlendiği
hususunda polise yardımcı olduğunu, yaşlı olduğunu ve
yardıma muhtaç 7 çocuğu olduğunu dikkate alarak,l yıl
hapis cezasının aşikâr surette fahiş olduğuna karar
verdi ve hapis cezasını 6 aya indi-rdi.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
24/70 sayılı Ceza İstinaf
-------------
H Ü K Ü M
M.Necati Münir, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Üye Ülfet Emin okuyacaktır.
- Ülfet Emin, Üye: İstinaf eden 18 Eylül 1972'de Lefkoşa Kaza Mahkemesinde, 9 Temmuz 1972'de Kambilli köyünde Petrofanlı Mehmet Mustafa'ya ait K.L.396.- kıymetinde 23 adet koyun/kuzuyu, çalınmış olduklarını bildiği halde, tasarrufuna geçirdiğinden suçlu bu-lunarak 1 yıl hapislik cezasıne mahkûm edildi.
İstinaf eden suçunu Bidayet Mahkemesinde kabul etmiştir.
İstinaf eden kesilen işbu hapislik cezasının, büyün ahval ve şerait nazarı itibara alındığında, aşikâr surette fahiş olduğunu ileri sürerek -ceza aleyhine istinaf eyledi.
Müşteki Petrofanlı Mehmet Mustafa'nın 29 adet koyun ve kuzusu vardı. Geceleri bu koyun ve kuzularını köy dahilindeki mandrasında muhafaza etmekte idi. 7 Temmuz 1972 tarihinde akşam üzeri saat 20.30'da müşteki 29 koyun v-e kuzusunu köydeki mandrasına koydu. 8 Temmuz 1972'de sabah saat 4.00'de mandrasına gittiğinde büyün koyun ve kuzuların mandrada olmadığını gördü. Bunun üzerine etrafı araştırmaya başladı. Köyden 1 mil uzakta olan Rifat Ahmet'in bahçesinin yanına gitti ve- Rifat Ahmet'in verdiği bilgi üzerine Rifat Ahmet'in davarında olan 6 kuzusunu aldı. Geriye kalan 23 koyun ve kuzuyu bulamadı. Mesele Polise bildirildi, 6 kuzunun bulunduğu yere yakın bir yerde otomobil izleri görüldü. Bunun üzerine Raşit Adem isminde bi-risi Polis tarafından şüpheli olarak tutuklandı. Raşit Adem poliste tutuklu bulunduğu esnada ve polisin müsaadesi ile Ayrini ve Kambilli köyünde bazı şahıslarla temasa geçti. Raşit'in temasa geçtiği şahıslardan biri de istinaf edendi. Yapılan temastan so-nra Raşit hayvanların 8 Temmuz'un gece yarısında serbest bırakılacağı polise bildirdi. Bu davar hırsızlığı Kambilli köyünde olan polis mensuplarının da bilgisine getirildi. Kambillide okul öğretmeni ve komutanı olan Ramadan Yakub istinaf edenin evinin önü-nden geçerken istinaf edenin avlusundaki mandradan bir kuzu ağlaması sesi işitti ve şüphelendi. Bunun üzerine istinaf edenin evini göz hapsine aldırttı. 9 Temmuz 1972'de saat 1.00'e doğru istinaf edenin mandra kapısının açıldığı ve 20 adet kuzunun, dışarı-ya çıkarıldığı görüldü. İstinaf eden bunları ana yol istikametine doğru götürmeye çalıştığı bir an mücahit Kemal Hasan kendisine yaklaştı ve kuzular hakkında soru sordu. Bunun üzerine istinef eden "bu kuzuları bize Raşit verdi. Bugün taksi ile geldiler v-e geri istediler. Yolda araba ile kuzuları getirirken üç tanesi de arabada öldü ve attık" diyerek mandrasına taraf döndü. Hemen müşteki çağrıldı ve müşteki bu kuzuların kendisinin kuzuları olduğunu tanıdı. Ayni gün istinaf eden polisi Yorgoz toprağında o-rman içerisinde bir kör kuyuya götürdü ve orada 3 ölü kuzuyu gösterdi. Ayni gün 12.10'da istinaf eden polise gönüllü bir ifade verdi. Bu ifadede istinaf eden arabası ile Petrofan mevkiine gittiğini, orada beklediğini, gece yarısına doğru bir davar kendis-ine getirildiğini, otobüsün içine davar sıkıştırırlarken hepsini sığmadığını, bundan sonra 6 tanesinin kaçtığını, kuzuların 3 tanesinin de sıkışma neticesi öldüğünü ve bir kör kuyuya attığını teferruatı ile belirtmiştir. 28 Temmuz 1972'de de istinaf edene -dava okunduğundan cevaben kuzuları kendisinin çalmadığını, Raşit'in kuzuların Rumlara ait olduğunu söylediğini ve kendisinin Petrofanın üzerinde beklediğini, kuzuları Raşitin getirip verdiğini ve kuzularin Türk malı olduğunu bilmediğini söyledi. İstinaf ed-en Bidayet Mahkemesinde yaptığı müdafaada Cemaatlar arası hadiseler patlak verdiğinde kendisinin 100 baş davarın sahibi bulunduğunu ve bunların Rumlar tarafından çalındığını, bundan dolayı Rum mallarının çalınmasının bir suç olmayacağı intibaını söyledi.
- Derhal şunu söylemek icap eder ki çalınan malların yahut hırsızlık olduğunu bildiği halde tasarrufunda bulundurduğu malların Ruma ait olup olmaması herhangi bir müdafaa teşkil etmez. Çalınmış olan koyunlar kime ait olursa olsun istinaf edenin bunları,- çalınmış olduğunu bildiği halde tasarrufuna almaması gerekirdi.
Herhangi bir şahıs bir suç işlediğinde ve böyle bir suçtan mahkeme tarafından kabahatli bulunduğunda kesilecek olan ceza Bideyet Mahkemesinin takdirine bırakılmıştır. Ancak Bidayet Mah-kemesi herhangi bir suçtan kabahatli bulduğu herhangi bir şahsı cezalandırırken nazarı itibara alması gereken bazı hususlar vardır. Bu hususların ne olduğu İstinaf Mahkemesinin daha önce vermiş olduğu birçok kararlarda ve bilhassa 24/70 sayılı kararda sar-ahaten belirtilmiştir. Bu hususları bu istinafta da tekrarlamayı lûzumsuz görüyoruz. Bidayet Mahkemesinin hükmü tetkik edildiğinde 24/70 sayılı ceza istinafında belirtilen prensiplerin hemen hemen tümünü nazarı itibara aldığı görülmektedir.
İstinaf- Mahkemesinin Bidayet Mahkemesinin ceza hususunda verdiği herhangi bir kararı tadil etmek için Bidayet Mahkemesinin nazarı itibara alması gereken prensipleri nazarı itibara almadığı veya bu gibi prensipleri yanlış uyguladığı veya bütün bunlara rağmen kesil-en cezanin aşikâr surette fahiş olduğuna kanaat getirmesi gerekir. Herhangi bir şahıs herhangi bir suç ile ilgili tutuklandığında veya soruşturmaya tabi tutulduğunda, polise suçun nasıl işlendiği hususunda bilgi verirse ve polise yardımcı olursa ceza -kesilirken bu hususların o şahsın leyhine alınması gerekir.
Bu meselede suç ile ilgili bir soruşturma yapıldığı an istinaf eden suçunu nasıl işlediği hususunda polise yardımcı olmuş ve tasarrufunda bulundurduğu 20 kuzunun 20'sini de polise tesli-m etmiştir. İstinaf edenin 55-56 yaşlarında olduğunu, bugüne kadar herhangi bir sabıkası olmadığını, himayesine ve yardımına muhtaç 7 çocuğu bulunduğunu, suçun nasıl işlendiğini, derhal polise bildirdiğini ve suçu işlediğini kabul etmesini, tasarrufun-da olan kuzuların iade edildiğini nazarı itibara alarak kesilen 1 yıl hapislik cezasının aşikâr surette fahiş olduğu kanaatındayız. Meselenin bütün mühim faktörlerini, suçun nasıl işlendiğini göz önünde bulundurarak 6 ay hapislik cezasının uygun bir ceza -olduğu kanaatındayız. Bundan dolayı Bidayet Mahkemesinin kesmiş olduğu 1 yıl hapislik cezasını 6 ay hapisliğe indirir ve işbu hapislik cezasının mahkûmiyet tarihinden itiberen başlamasını emreyleriz.
-
Yüksek Mahkeme
2 Kasım 1972.
Full & Egal Universal Law Academy