-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No. 26/73
(Dava No. 1814/73, Lefkoşa)
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Hüseyin Mustafa, Lefkoşa
(Sanık)
- - ile -
Aleyhine istinaf edilen: Baş Savcılık
arasında.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz ve Güner Çakın.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasa'nın 291 ve -294(a) madde-
lerine aykırı kırıp girerek hırsızlık yapma -
Yasa'nın 297 ve 298. maddelerine aykırı sahte beyanla
para temini.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın 30(2) maddesi ve Fasıl
155 Ceza Usulü Yasası'nın 113(1) mad-desi - Mahkeme
kararlarının gerekçeli olma zorunluluğu - Her mesele-
nin özelliklerine göre verilecek gerekçenin değişik
olabilmesi.
Ceza - Ceza Takdiri - Bidayet Mahkemesinin verdiği cezaya
müdahale edilmesine ilişkin prensipler.
-OLAY: Sanık, bir kahvehaneye kırıp girerek hırsızlık
yapmakla ve sahte beyanla para temin etmekle, itham
edildi. Her iki suçu kabul eden sanık 1. davadan 9
ay, 2. davadan da 4 ay hapse mahkûm edildi.
Sanık, verilen ceza aleyh-ine, a) kararın gerekçesiz
olduğu, b) kesilen cezanın aşikâr surette fazla
olduğu nedenleriyle istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, gerekçenin her meselede, o mesele-
nin kendine has özel durumlarına göre değişik
- olabileceğini belirtti. Bu meselede Sanık suçunu
kabul ettiğine ve İddia Makamı ile Savunma Makamı
tarafından tüm söylenenlerin dikkate alındığı kararda
belirtildiğine göre hükmün gerekçeli olduğuna karar
verildi.
-Yüksek Mahkeme, genç, evli ve iki çocuk sahibi
olan Sanığın ailesinin geçimi için muhtaç durumda
olduğunu ve sabıkası bulunmadığını da göz önünde
bulundurarak verilen cezanın aşikâr surette fahiş
olduğuna karar verdi- ve cezayı 1. davada 9 aydan 4
aya, 2. davada 3 aydan 1 aya indirdi.
------------------
H Ü K Ü M
M.Necati Münir (Başkan): Bu istinafta Mahkemenin hü-kmünü Sayın Hakim Ülfet Emin verecektir.
Ülfet Emin, Hâkim: Lefkoşa'da oturum yapan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi 8.11.1973'de istinaf edeni 30 Nisan 1973 ile 1 Mayıs 1973 tarihleri arasında Lefkoşa'da Posta Dairesi arkasında kâin Lefkoşalı Cezar Muhar-remin kahvehanesini kırıp girerek bir cürüm işlediğinden yani mezkûr şahsa ait, cetvelde zikredilen cem'an K.L.32.500 mil kıymetindeki eşyaları Fasıl 154, Ceza Kanununun 291 ve 294(a) maddelerine aykırı olarak sirkat ettiğinden kabahatli bularak 9 ay hapse- mahkûm etti. Ayni celsede Ağır Ceza Mahkemesi istinaf edeni 1 Mayıs 1973 tarihinde Lefkoşa'da sahtekârlıkla ve dolandırmak maksadı ile Lefkoşalı Mustafa Hasan Çoronik'e şifahen sahte bir beyan yaparak yani bir havuç sıkma makinesini kendi malı olmadığı h-alde kendi malı olduğunu beyan ederek mezkûr makineyi rehin vermek sureti ile Mustafa Hasan Çoronik'i kandırarak K.L.1.500 mil nakdi parayı hile yolu ile Fasıl 154, Ceza Kanununun 297 ve 298. maddelerine aykırı olarak temin ettiğinden kabahatli bularak, 1.- davada kesilen 9 ay hapislik cezası ile beraber çekilmek şartı ile, 3 ay hapse mahkûm etti.
Duruşma esnasında istinaf eden her iki suçu işlediğini itiraf etmiştir.
İstinaf eden Bidayet Mahkemesinin hükmünün gerekçeli olmadığını ve meselenin tü-m ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında, kesilen 9 ay ve 3 ay hapislik cezalarının aşikâr surette fahiş olduğunu iddia ederek ceza aleyhine istinaf eyledi.
İstinafın duruşması esnasında istinaf edenin avukatı Bidayet Mahkemesinin ceza ile ilgil-i hükümünün Anayasa gereğince gerekçeli olmadığını ileri sürdü. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının 30(2) maddesi gereğince mahkeme kararlarının gerekçeye dayanması şarttır. Anayasadan önce meriyette olan Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun 113(1) maddesi de ayni- hususları öngörmektedir. Acaba gerek 113(1) maddesinin gerekse Anayasanın 30(2) maddesinin gerekçe deyiminden ne kastolunur? Kanaatımızca her meselede o meselenin kendine has özel durumlarına göre verilecek olan gerekçe değişir. Bazı hallerde bir cümlel-ik gerekçe dahi kâfi gelebilir. Bazı hallerde ise daha uzun gerekçe verilmesi gerekir. Bu meselede daha evvel belirttiğimiz gibi istinaf eden her iki suçu işlediğini itiraf etmiştir. Suçların nasıl, ne zaman, hangi şartlar altında işlendiği hususunda İd-dia Makamı tarafından Mahkemeye uzun uzun izahat verilmiştir. Buna karşılık olarak da istinaf edenin avukaı Ağır Ceza Mahkemesinde istinaf edenin suçları hangi şartlar altında ve nasıl işlediği hususunda yine izahat vermiştir. İstinaf edenin avukatı cezay-ı hafifletebilecek tüm hususları Bidayet Mahkemesinin bilgisine getirmiştir. Bidayet Mahkemesi de ceza hususundaki hükmünü verirken istinaf edenin avukatının ileri sürdüğü tüm hususları hükmünde teker teker ele almayıp cezayı keserken bütün durumları ve i-stinaf edenin avukatının tüm söylediklerini nazari itibara aldığını sarahaten belirtmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi, hükmünde istinaf edenin avukatının istinaf edenin suçu niye işlediğine dair ileri sürdüğü hususlar hakkında da görüşlerini belirtmişlerdir..
- Kanaatımızca Ağır Ceza Mahkemesinin ceza ile ilgili hükmü kâfi derecede gerekçelidir. Bu nedenle istinaf edenin Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünün gerekçesiz olduğu iddiası reddolunur.
Geriye kalan husus istinaf edenin işlediği suçlar için Bidayet- Mahkemesinin tesbit ettiği cezanın aşikâr surette fahiş olup olmadığı hususudur. Daha önce ceza davalarında Yüksek Mehkemenin vermiş olduğu birçok hükümlerde ceza tesbit edilirken nelerin nazarı itibara alınması gerektimi sarahaten belirtilmiştir. Bu hu-susları bu istinafta tekrarlamayı fuzuli buluyoruz. Bidayet Mahkemelerinin kestiği cezaya müdahele edebilmek için istinaf edenin Bidayet Mahkemesinin cezayı tesbit ederken nazarı itibara alması gereken hususları nazarı itibara almadığını ve nazarı i-tibara almaması gereken hususları nazarı itibara aldığını veya kesilen cezanın aşikâr surette fahiş olduğu hakkında Yüksek Mahkemeyi ikna etmesi gerekir. İstinaf eden bu hususta Yüksek Mahkemeyi ikna edemezse ve bütün ahval ve şerait nazarı itibara alındığ-ında tesbit olunan cezanın aşikâr surette fahiş olduğu hususunda Yüksek Mahkemeyi ikna etmezse kesilen cezaya Yüksek Mahkeme müdahale etmez.
Bu meselede istinaf eden 22 veya 23 yaşında olup, evli ve 4 yaşında bir erkek ve 2 yaşında bir kız çocuğ-una sahiptir. Ailesi geçim için istinaf edene muhtaçtır. Herhangi bir sabıkası mevcut değildir. Kanaatımızca istinaf edenin medeni, şahsi durumunu, yaşını ve suçun nasıl ve hangi şartlar altında işlendiğini ve meselenin tüm ahval ve şeraitini nazarı itiba-ra aldığımızda 1. dava yani dükkân açma davası için kesilen 9 ay hapislik cezası aşikâr surette fahiştir. Kanaatımızca meselenin tüm ahval ve şeraitini nazarı itibara aldığımızda dükkân açma suçundan 4 aylık hapislik cezası uygun ve makul bir cezadır. Sa-htekârlıkla para temin etme suçundan da 3 ay hapislik cezası aşikâr surette fahiştir. Bu suç için de bir ay hapislik cezası makul ve uygundur kanaatındayız.
Bu nedenle Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin 8.11.1973 tarihinde kestiği dükkân açma davasından- 9 ay hapislik cezası 4 ay hapislik cezasına indirilir, diğer davada
yani sahtekârlıkla para, temin etme davasında kestiği 3 ay hapislik cezası da 1 ay hapislik cezasına indirilir. Her iki hapislik cezası mahkûmiyet tarihinden başlamak üzere bera-ber çekilecektir.
Yüksek Mahkeme
27 Kasım 1973.
Full & Egal Universal Law Academy