-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No. 27/72
(Dava No.6097/72;Lefkoşa)
M.Necati Münir, Başkan ve Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Rifat Ahmet Tankut
(Sanık)
- - ile -
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Ümit Süleyman ve Gürsel E. Kadri
tarafından Işın Muzaffer.
Aleyhine istinaf ed-ilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 371. maddesine aykırı
olarak bir memurun görevi icabı tasarrufunda bulun-
durduğu parayı çalmak için ittifak yapması.
Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Sanığın ilk tahkikat gününe
- kadar tutukluluğu - Sanığın kaçma ihtimali - Sanığın
tanıkları etkileme ihtimali - Tutukluluk emrinin
şahadet dinlenmeden verilmesi nedeniyle, şahadet
dinlenmesi için Bidayet Mahkemesine iadesi.
OLAY: Bir amme memuru olan Sanı-k, görevi icabı tasar-
rufunda bulunan M.L.853.-'yı çalmak ve çalmak için
ittifak yapmakla itham edildi.
Bidayet Mahkemesi, İddia Makamının telebi doğrul-
tusunda ilk tahkikat gününe kadar Sanığın tutuklu
kalmasını e-mretti. Bidayet Mahkemesi neden olarak
isnat olunan suçun önemli olduğunu ve Sanığın kaçma
ihtimali bulunduğunu gösterdi.
Sanık, bu emir aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, davayı, Sanığın kaçma ihtimali -
olmadığı hususunda şahadet dinlenmesi için Bidayet
Mahkemesine iade etti ve meseleyi, tutukluluk emri
veren hakimden başka bir hakimin görmesini emretti.
---------------
- H Ü K Ü M
İstinaf eden (sanık) Rifat Ahmet Tankut Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 5 Ekim 1972 tarihinde Fasıl 154, Ceza Kanununun 371. maddesine aykırı olarak 31 Ocak 1972 ile 14 Eylül 1972 tarihleri arasında Lefkoşa'da Lefkoşa'lı Aziz Ha-san ile bir cürüm işlemek yani Kıbrıs Türk Yönetimine ait ve görevi icabı imprest avansı olarak tasarrufunda bulunan K.L.853.- parayı çalmak için ittifak etmekten ve mezkûr meblâğı amme memuru olarak istihdam olunduğu bir zamanda çalmaktan itham edilmiş ve- tüm olarak kendisine dört dava okunmuştur.
İddia Makamı sanığın ilk tahkikat gününe kadar tutuklu kalmasını talep etti. İddia Makamı bu talebi iki sebebe dayanmaktadır:
a) Sanığın Rum tarafına kaçma ihtimali olması;
b) Şahitlerin şahadetl-erini etkileyeceği ihtimali.
Sanığın avukatı bu talebe itiraz etmiş ve sanığın kefalet ile serbest bırakılabileceğini iddia etmiştir.
Bidayet Mahkemesi herhangi bir şahadet dinlemeden sanığın ilk tahkikat günü olan 18 Ekim 1972 tarihine kadar -tutuklu kalmasını emretmiştir. Sebep olarak da sanığın itham edilmekte olduğu suçun önemli olmasını ve ilâveten sanığın adalet huzuruna çıkmaması ihtimalinin kuvvetli olduğunu belirtmiştir.
Bidayet Mahkemesinin tutukluluk emri vermeden önce bazı hal-lerde şahadet dinlemesi icab eder. (Bak, Lefkios Rodosthenous and Another v. The Police (1961) C.L.R. 50, 51 ve Micheal Apostolou Taouka v. The Police (1962) C.L.R. 261, 263.) Huzurumuzdaki dava da kanaatımızca tutukluluk emri verilmeden önce şahadet dinle-nmesi gereken davalardan birisidir. Bu davada İddia Makamı tutukluluk emri verilmesi ve tutuklunun kefaletle serbest bırakılmaması için yukarıda bahsedilen iki sebebi ileri sürmüştür. Her iki sebeb ihtimale dayandığı için ve bu dava da ilk tahkikat safha-sına daha henüz gelmediği için ve Mahkeme huzurunda başka şahadet mevcut olmadığı için kanaatımızca Bidayet Mahkemesinin şahadet dinleyerek karar vermesi daha uygun olurdu.
İddia Makamı Bidayet Mahkemesinde birinci sebebi ileri sürerken sanığın Rum t-arafına kaçması ihtimalinden bahsetmişti. Bugün ise İddia Makamını temsil eden Savcı sanığın Rum tarafına kaçma ihtimalini aldıkları bir ihbara istinaden ileri sürdüklerini açıklamıştır. Bunun hakikat olup olmadığını anlamak için bizim de şahadet dinleme-ye salâhiyetimiz vardır fakat kanaatımızca verilen karardan bir istinaf hakkı mahfuz kalması için gerekli şahadetin Bidayet Mahkemesi hakimi tarafından dinlenmesi daha doğru olur. Bu sebepten dolayı sanık hakkında tutukluluk emrinin verilip verilmemesi vey-a sanığın kefeletle serbest bırakılıp bırakılmaması hususunda şahadet dinlemek için davayı Bidayet Mahkemesi hakimine iade etmeyi uygun bulduk. Şahadetin ilk emri veren hakimden başka bir hakim tarafından dinlenmesi makûl olacaktır. Şunu de belirtmek ister-iz ki ilk tahkikatı herhangi bir hakim (ilk emri veren hakim de dahil) yapabilir.
Netice olarak dava tutukluluk istidasının en erken bir zamanda dinlenmesi için Bidayet Mahkemesine iade edilir. Bidayet Mahkemesi şahadet dinleyip ikinci bir emir vere-ne kadar sanık hakkında verilen tutukluluk emri devam edecektir.
Yüksek Mahkeme
7 Ekim 1972.
Full & Egal Universal Law Academy