-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No.38/71
(Dava No.393/71)
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Fikri Talât,
(Sanık)
- i-le -
- - - - - - Aleyhine İstinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Hasan Murat.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 154 Ceza Yasası - Yasanın 234. m-addesine aykırı kesici
bir aletle yaralama.
Ceza - Olguların cezaya etkisi - Benzer sabıkanın cezayı
artırıcı etkisi.
OLAY: Sanık, eve içkili geldi ve gece geç saatte türkü söyle-
meye başladı. Eşi olan Müşteki ile münakaşa etti v-e onu
orakla yaraladı:
Bidayet Mahkemesi, Sanığı 6 ay hapse mahkûm etti.
Sanık, ceza aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme; Sanığın 3 benzer sabıkası olduğunu ve
orak gibi kesici bir alet kullandığını dikkate -alarak
verilen cezanın İstinaf Mahkemesinin müdahale edeceği
kadar aşikâr surette fahiş olmadığı kanaatına vardı ve
ceza aleyhine yapılan istinafı oy çokluğu ile reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal Kararlar:
24/70 numaralı istina-f.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir, Başkan: İstinaf eden (Sanık) 9 Aralık 1971 tarihinde Baf Kaza Mahkemesi tarafından 30 Eylül 1971 tarihinde Altıncık'ta gayri kanuni olarak Altıncıklı Hatice Fikri'yi biçm-e orağı (kesici alet) ile yaralamak suçundan mahkûm edilerek 6 ay hapislik cezasına çarptırılmıştır. Sanık suçunu Bidayet Mahkemesinde kabul etmiştir.
Sanık ceza aleyhine istinaf ederek 6 ay hapislik cezasının aşikâr surette fahiş- olduğunu iddia etti.
Bu davada vakıalar kısaca şöyledir: Sanık ile müşteki karı koca olup 18 seneden beri evlidirler. 8 çocuklarının en büyüğü 12 yaşında, en küçüğü 8-9 aylıktır. Olay gecesi takriben 13,45'de Sanık eve içkili bir halde dö-ndü ve türkü söylemeye başladı. Müşteki Sanığa vakitsiz türkü söylememesini, uyumakta olan çocukları uyandıracağını söyledi. Sanık buna sinirlendi ve müştekiye yatakta olduğu halde yüzüne birkaç tokat vurdu. Sonra saçlarından çekerek müştekiyi- yataktan yere düşürdü, başına birkaç yumruk vurdu. Bu durumda aralarında münakaşa başladı. Sanık daha da öfkelendi. Evde dolap üzerinde duran bir orağı alıp müştekinin başına bir defa vurdu. Müşteki kanlar içerisinde kardeşi Ramadan Ali'nin evine -gitti, yaralarına orada baktılar, ondan da annesinin evine giderek geceyi orada geçirdi. Ertesi gün sabahı müşteki Altıncık polisine bir şikâyet yaptı. Aynı gün Baf Türk Hastahanesine gönderildi ve Dr. Zehra Kafaoğlu tarafından muayene edildi. Doktorun rap-oru Bidayet Mahkemesinde Emare I olarak ibraz edilmiştir. Bu rapora göre müştekinin aldığı yaralar şunlardır: Alında 1 cm. uzunluğunda ve 2-3 mm. derinliği olan kesik bir yara. Sol ön kolda ve sağ el üzerinde ceviz cesametinde morluk.
Sanığın benz-er suçlardan 3 sabıkası vardır. Birincisi, 4 Ağustos 1965 tarihinde sarhoşluk ve darbdan 20 gün hapse gönderildi. İkincisi, 10 Ağustos 1965'de tacizlik ve darb suçundan 10 gün hapislik ve bir yıl müddetle K.L.30.- kefalete bağlandı. Üçüncüsü- de 10 Eylül 1966 tarihinde darb suçundan 6 ay müddetle K.L.50. kefalete bağlandı.
Bidayet Mahkemesi hakimi cezayı keserken Sanığın 31 yaşında olduğunu, evli ve 8 çocuk babası olduğunu, darbettiği müştekinin karısı olduğunu ve hadisenin bi-r kavga neticesi olduğunu ve müşteki ile Sanık o gün barışmış bulunduğunu, Sanığın leyhine nazarı dikkate almıştır. Ayni zamanda darbın ne şekilde yapıldığını, Sanığın eline orak gibi bir alet aldığını, benzeri 3 sabıkası olduğunu da nazarı itibar-a almıştır.
Kanaatımca bu davanın bütün ahval ve şeraiti ve ceza hususunda nazarı itibara alınması gereken bütün ilgili faktörler ve prensipler göz önünde tutulduğunda Bidayet Mahkemesinin Sanığa kesmiş olduğu 6 ay hapislik cezası ağır bir ceza olmak-la beraber, bir istinaf mahkemesinin müdahale edeceği kadar de aşikâr surette fahiş olmadığı kanaatına vardığımdan, ceza aleyhine yapılan bu istinafin reddedilmesi taraftarıyım.
Ülfet Emin, Üye: Bidayet Mahkemesinin bir Sanığa ceza keserken hangi -hususları nazarı itibara alması gerektiği daha önceki birçok istinaflarda ve bilhassa 24/70 numaralı istinafta İstinaf Mahkemesi tarafından sarahaten belirtilmiştir. Bidayet Mahkemesi cezayı keserken hangi faktörleri nazarı itibara aldığın-ı hükmünde belirtmiştir. Ancak bütün bunlara rağmen 6 ay hapislik cezası kesmiştir. Kanaatımca Bidayet Mahkemesi Sanığın suçu nasıl ve hangi şartlar altında işlediği, Sanığın suçu işlerken evde karısı ile münakaşadan sonra işlediği ve içki tesi-ri altında olduğu ve bu münakaşanın doğmasında karısının da müsebbibi olduğu, yaranın pek hafif olduğu, müşteki olan karısının Sanık ile barıştığı ve Sanık aleyhine şikâyeti olmadığı hususlarına kâfi derecede ehemmiyet vermedi. Eğer bütün bunl-ara kafi derecede ehemmiyet vermiş olsaydı 6 ay hapis cezası kesmemesi gerekirdi. Fakat bütün bunlara kafi derecede ehemmiyet vermişse ve buna rağmen 6 ay gibi uzun müddet hapislik cezasını uygun görmüşse kesilen 6 ay hapislik cezası aşikâr surette -fahiştir. Bu meselede Sanığın evli olduğunu, 8 çocuk babası olduğunu ve himayesine ve yardımına muhtaç olan karısı ile 8 çocuğuna 6 ay hapislik cezasının büyük bir tesir yapacağını, bu 6 ay hapislik cezası ile en büyüğü 12 yaşında olan 8 çocuk ile- karısının bakımsız kalacağını, bu yaralamanın karı koca arasında olduğunu, karısının da kocasını affettiğini, barıştıklarını, suçun işleniş tarzını, yaranın 1 cm. uzunluğunda 2-3 mm. derinliğinde gayet hafif bir yara olduğunu, Sanık ile müşte-kinin sosyal durumunu, meselenin diğer bütün ahval ve şeraitini ve Sanığın sabıkalarının en sonuncusunun 1966'da olduğunu, 1966'dan suçun işlendiği güne kadar geçen 5 sene gibi uzun bir müddet zarfında benzeri suç işlemediğini göz önünde tutarak, e-n uygun cezanın azami 5 hafta hapislik olacağı kanaatindeyim.
Yukarıda izah ettiğim sebeplerden dalayı Bidayet Mahkemesinin hapislik kararının 6 ay hapislikten 5 hafta hapisliğe indirilmesi taraftarıyım.
Ahmet İzzet, Üye: Suçun işleniş tarz-ı yani kullanılan alet ve Sanığın geçmiş vukuatları göz önünde tutulduğunda cezanın hafifletilmesini gerektirecek herhangi bir sebep görmüyorum. Ben de istinafın reddolunması taraftarıyım.
M. Necati Münir, Başkan: Netice olarak, Yükse-k Mahkeme, oy çoğunluğu ile, ceza aleyhine yapılan bu istinafı reddeder. 6 ay hapislik cezası mahkûmiyet tarihinden başlayacaktır.
Yüksek Mahkeme
12 Ocak 1972.
Full & Egal Universal Law Academy