-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No.4/72
(Dava No. 66/72)
M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Mehmet Mustafa Paşa
(Sanık)
- - ile -
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Kefaletle serbes-t bırakma -
Böyle bir emir aleyhine istinaf edilip edilememesi -
Yasa'nın 131(1) ve 132. maddeleri - Bu maddeler ve
tümüyle Fasıl 155'in tetkikinde kefaletle serbest
bırakılıp bırakılmama hususundaki emir a-leyhine istinaf
etme hakkı veren sarih bir madde olmaması - Uygulamadaki
durum.
14/1960 sayılı Adalet Mahkemeleri Yasası - Yasa'nın 25(2)
maddesinin ceza yetkisi kullanan bir mahkemenin her
kararının istinafına cevaz verm-esi.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası - Anayasanın 11(6)
maddesinin yorumu.
Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası - Yasa'nın 157(1) ve 158(3)
maddeleri altında kefaletle serbest bırakılma emri -
Yasa'nın 93(i) maddesi - altında kefaletle serbest
bırakılma emri - Bu konuda Yasa'nın 48. maddesinin
hakime daha geniş takdir hakkı vermesi - Bu madde
altında, ahval ve şerait icap ettirdiği zaman Sanığın
nakit para yatırmasını-n emredilebilmesi.
OLAY: Sanık, darp, sarhoşluk, italei lisanda bulunmak, umumi
bir yerde rahatsızlık yapmak suçlarından itham olundu.
Sanık suçları işlediğini kabul etmedi. Dava dinlenmek
için ileri bir tarihe ertelenirken- Mahkeme Sanığın
Mahkeme veznesine K.L.50.- nakit para yatırması halinde,
duruşma gününe kadar serbest bırakılmasını, aksi halde
tutuklu kalmasını emretti.
Sanık, Mahkemenin sadece kefalet senedi imzalamasını
emredebilec-eğini, bu nedenle nakit para yatırılması
emrinin hatalı olduğunu ileri sürerek emir aleyhine
istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme önce kefaletle serbest bırakma (ve
dolayısıyle nakit para yatırma) emri aleyhine isti-naf
edilip edilemiyeceğini inceledi ve Fasıl 155 Ceza Usulü
Yasası'nın bütünüyle ve 131(1), 132 ve 133. maddeleri
tetkik edildiğinde böyle bir istinafa açıkca cevaz veren
bir hükmün olmadığını saptadı; ancak 14/1960 sayılı Adalet-
Mahkemeleri Yasası'nın 25(2) maddesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti
kurulmadan önce ve sonraki uygulamanın, Sanığın
kefaletle serbest bırakılıp bırakılmama emri aleyhine
istinafa gidebileceğini gösterdiğini ve özellikle
- Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın 11(6) maddesinin şahsın
hürriyet hakkını garanti eden hükmü karşısında Sanığın
kefaletle serbest bırakılma veya bırakılmaması
hususundaki emri aleyhine istinafa gidebileceği
- kanaatına vardı.
Yüksek Mahkeme, Fasıl 155 Ceza Usulü Yasası'nın 93(i),
157 ve 158. maddelerinin Sanığın kefaletle serbest
bırakılmamasını öngördüğünü, ancak 48. maddenin Hakime
daha geniş bir takdir hakkı tanıdığını - belirledi ve
Mahkemenin ahval ve şerait icap ettirdiğinde Sanığın nakit
para yatırmasını emredebileceğini kararlaştırdı. Bu
meselede ise, ahval ve şeraitin Sanığın nakit para
yatırmasını gerektirmediğine kanaat ge-tirdi ve bu
nedenle emri iptal etti. Sanığın K.L.50.- kefalet senedi
imzalaması şartı ile serbest bırakılmasını emretti.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir, Başkan: İstinaf eden (Sanık) 31 Ocak 1972 tarihinde göre-vli emniyet mensubunu darbetmek, sarhoşluk, italei lisanda bulunmak ve umumi bir yerde rahatsızlık yapmak suçlarından 1 Şubat 1972 tarihinde Lârnaka Kaza Mahkemesinde itham olunmuştur. Sanık ithamnamedeki suçlarını kabul etmediğinden davanın isti-maı 7 Şubat 1972 ve bilâhare 9 Mart 1972 tarihine ertelenmiştir. Lârnaka Kaza Mahkemesi hâkimi 1 Şubat 1972 tarihinde davayı ertelerken Sanık hakkında şu emri vermiştir:-
"Sanık mahkeme veznesine K.L.50.- nakit para yatır-
dığı takdirde -duruşma gününe kadar serbest bırakı-
lır; aksi takdirde tutuklu kalacaktır."
Sanık Bidayet Mahkemesinin bu emri aleyhine istinaf eyledi. Sanığın istinafı şu iki sebebe dayanmaktadır:-
1. Bidayet Mahkemesi, Sanığa kefalet sene-di imzalamasını emredecek yerde, usulsüz ve kanunsuz olarak K.L.50.- yatırım yapmasını emretmekle hataya düşmüştür, çünkü hukuken kefalet senedi imzalanması yerine nakit yatırım yalnız Sanığın müracaatı ve Mahkemenin izni ile mümkündür ve b-u nedenle verilen emir hükümsüzdür.
2. Mahkeme veznesine yatırım yapılmasını emretmekle Bidayet Mahkemesi hata etmiştir, çünkü hukuken yatırım yalnız Maliye Dairesine yapılır ve bunun haricinde yatırım emri usulsüz ve kanunsuzdur.
Bu isti-nafın dayandığı iki istinaf sebebini ele almadan önce, Sanığın Bidayet Mahkemesi tarafından verilen mezkûr emir aleyhine istinaf etme hakkı ve Yüksek Mahkemenin böyle bir emir aleyhine yapılan istinafı dinlemeye yetkisi olup olmadığını araştırmak- gerekir.
Bu istinafta şikâyet konusu olan emir bir Sanığın kefalet ile serbest bırakılması (release on bail) ile ilgilidir. Şayet bir Sanığın kefalet ile serbest bırakılıp veya serbest bırakılmaması (yani "bail") hakkında verilen bir -emir aleyhine istinaf edilebilirse, bu istinafta şikâyet konusu olan emir de Sanığın kefalet ile serbest bırakılması (yani "bail") ile ilgili olduğu için, bu emir aleyhine de istinaf edilebilir. Görüleceği gibi bu istinafta yetki konusu ile ilgili karara -bağlanması gereken husus bir ceza davasında Bidayet Mahkemesinin Sanığın kefalet ile serbest bırakılması (release on bail) veya serbest bırakılmaması (refusal to grant bail) hakkında verilen emir aleyhine istinaf edilebilip edilememesi hususud-ur.
Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun 131(1) maddesi aynen şöyledir:-
"131. (1) Subject to the provisions of any other en-
actment in force for the time being, no appeal shall
lie from any judgment or order of a Court ex-ercising
criminal jurisdiction except as provided for by this
Law."
Fasıl 155'in 132. maddesi bir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet ve ceza aleyhine ve madde 133 ise bir Kaza Mahkemesi tarafından verilen mahk-ûmiyet ve ceza aleyhine istinaf etme hakkı vermektedir. Bir ceza mahkemesinin mahkûmiyet veya ceza dışında verdiği herhangi başka bir karar veya emir (örneğin bir Sanığın kefalet ile serbest bırakılıp veya serbest bırakılmaması hakkında verilen bir emir) a-leyhine Fasıl 155'in sarih olarak istinaf etme hakkı veren herhangi bir maddesi görülmemektedir.
Bir ceza mahkemesinin Sanığın kefalet ile serbest bırakılması (bail) veya serbest bırakılmaması ile ilgili emir aleyhine istinaf etme hakkı ve Yüksek Ma-hkemenin böyle bir istinafı dinlemeye yetkisi olup olmadığı hususunda Antonis Chr. Varellas and others v. The Police (1951) 19 C.L.R. 46 davasında 46-47. sayfalarında temas edilmektedir. O davada Baş Hakim Jackson şöyle demiştir:-
"Their applic-ation is opposed on behalf the Crown and
it was first argued by the Crown Counsel that this Court
has no jurisdiction to review the Magistrate's
order. We have already said, during the argument, that
we feel unable to- accept that contention. This Court has
already exercised jurisdiction in two reported
cases and has reviewed orders by a Magistrate
refusing bail. Those were the case of Police v.
Stavros Nicola whi-ch is reported in the 7th volume of
the Cyprus Law Reports, page 14, and the case of Rex v.
Haralambos Solomonides which is reported in the 14th
volume of the Cyprus Law Reports at page 127. Those
were cases in -which bail had been refused by
Magistrates when accused persons were committed for
trial and not when they were remanded prior to
committal. There is a distinction between those two
stages but we think -it would be entirely wrong if this
Court had no jurisdiction to review the order of a Ma-
gisterial Court refusing to grant bail, at any
stage, no matter how unreasonable that order might be.
We feel fully satisfi-ed, therefore, that we have
jurisdiction to intervene in this case if it sems to
us proper to do so."
Cumhuriyet- kurulduktan sonra 1960 yılında yürürlüğe giren 14/1960 sayılı 1960, Adalet Mahkemeleri Kanununun istinaflarla ilgili olan 25. maddesinin (2). fıkrasının ilgili kısmı aynen şöyledir:-
"(2) Ceza Usulü Kanununun hükümlerine tabi olarak fakat
- bu fıkrada başka türlü konan hususlar müstesna, ceza
yetkisini kullanan bir mahkemenin her kararı Yüksek Mah-
kemede istinafa tabi olacaktır."
Cumhuriyet kurulduktan ve 14/1960 sayılı 1960, Adalet Mahkemeleri Kanunu yürürlüğ-e girdikten sonra ilk defa olarak bir Kaza Mahkemesinin Sanığın kefalet ile serbest bırakılmasını reddeden (refusal to grant bail) emri aleyhine Lefkios Rodosthenous and another v. The Police 1961 C.L.R.49 davasında istinaf edilmiştir. Yü-ksek Adalet Mahkemesi bu hususta hükmünde (s.48-49) şöyle demektedir:-
"The Court has considered what to do in this matter
which, unfortunately, is complicated by the fact
that some decisions of the former Supreme Court -have
treated these applications in the nature of revisional
applications without strictly defining them as
appeals or as applications to the jurisdiction of
the Court for bail. The matter is further complica-ted,
or rather becomes so, by reason of the fact that the Court
sitting to-day is dealing with the first such application
since the Courts of Justice Law, 1960, and the
Constitution were enacted, and has to consider careful-ly
the question of setting a precedent. As we understood Mr.
Pavildes, he has put this application to the Court as an
application to review the decision of the learned
District Judge and we take the view that that in effect-,
means that that is an appeal against this order. We are
satisfied, having considered this matter, that having
regard to the terms of the Courts of Justice Law,
section 25, we have jurisdiction to entertain such an-
appeal. Section 25(2) commences with the words 'subject to
the provisions of the Criminal Procedure Law' and the
relevant provisions of the Criminal Procedure Law
relating to appeals appear to be sections 138 and 139.
- It is clear that this appliacation is not in compliance
with sections 138 and 139. We are feced with the express
provision of section 138 that no notice of appeal shall
be valid unless it complies with the requirements of this
- section.
The Court has carefully considered the matter
and, having made due allowance for the difficulty that the
applicants found themselves in, by reason of the matters
referred to and terminology of the langua-ge in some
of the judgements, we think that the proper thing to do is
to hold that this matter is not properly before
the Court, as an appeal, by reason of not complying
with the sections that I have mentioned."
-
Yukarıda iktibas edilen davalardan da görüleceği gibi Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun bir ceza mahkemesinin Sanığın kefalet ile serbest bırakılması veya serbest bırakılmaması (yani "bail") ile ilgili verdiği bir emir aleyhine Sanığa istin-af etme hakkı veren sarih bir maddesi bulunmamakla beraber, Kıbrıs'ta senelerden beri gerek Cumhuriyet kurulmadan önce ve gerekse Cumhuriyet kurulup da 14/1960 sayılı 1960, Adal-et Mahkemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra, istinaf mahkemeleri bir Sanığın kefalet ile serbest bırakılıp veya serbest bırakılmaması ile ilgili verilen emirler aleyhine yapılan istinafları dinleme yetkisi olduğunu kabul etmiştir. Bizim kana-atımızca da, geçmişte olduğu gibi, şimdi de, Yüksek Mahkemenin böyle bir istinafı dinlemeye yetkisi vardır. Bu kanaatımızı Anayasanın her şahsın hürriyet ve şahsi güvenlik hakkını garanti eden 11. maddesinin 6. fıkrasının son paragrafı teyid etmekt-edir. Anayasanın 11. maddesinin derdest olunan bir şahsın tutuklu kalması ile ilgili olan 6. fıkrası aynen şöyledir:-
"6. Yakalanan şahsın önüne çıkarıldığı hâkim, derhal,
yakalanan şahsın anladığı bir dille yakalanma sebeplerini
araştır-ır ve mümkün olan en kısa zamanda ve her halde
hâkim önüne çıkma tarihinden itibaren üç günü geçmeyen
bir süre zarfında, uygun göreceği şartlarla yakalananı
ya tahliye eder veya, yakalanma sebebi suç hakkındaki
tahkikat -tamamlandığı takdirde, yakalanmanın devamına
karar verir. Hâkim, zaman zaman, her defasında
sekiz günü geçmemek şartıyle, bu yakalanmanın devamına
karar verebilir:
Ancak, yakalanma süresinin toplamı, ya-kalanma
tarihinden itibaren üç ayı tecavüz etmez ve bu sürenin
sonunda yakalamayı tatbikle görevli her şahıs veya makam
yakalanan şahsı derhal serbest bırakır.
Hâkimin bu fıkraya göre verdiği kararlar istinaf
edilebi-lirler."
Yukarıda verilen sebeplerden dolayı Sanığın Bidayet Mahkemesinin istinaf konusu olan emri aleyhine istinaf etme hakkı ve Yüksek Mahkemenin bu istinafı dinlemeye yetkisi olduğu kanaatındayız.
Şimdi de 1. istinaf sebebini ele alalı-m. Bu istinaf sebebinde Sanığın avukatı, Bidayet Mahkemesinin Sanığa kefalet senedi imzalamasını emretmeksizin Sanığın K.L.50.- nakdi yatırım yapmasını emretmekle hataya düştüğünü ve böyle bir nakit yatırımın ancak imzalanması emrolunan bi-r kefalet senedinin yerine ve Sanığın müracaatı ve Mahkemenin izni ile mümkün olabileceğini iddia etti. Bu iddia Fasıl 155, Ceza Usulü Kanununun 157(1) ve 158(3) maddelerine istinad ettirilmiştir. Bu maddeler aynen şöyledir:-
"157.(1) Subject to t-he provisions of subsection (2)
of this section, any Court exercising criminal
jurisdiction may, if it thinks proper, at any stage of
the proceedings, release on bail any person charged or
convicted of any of-fence, upon the execution by such
person of a bail bond as in this Law provided."
"158(3) Where a person is required to execute a bail
bond with or without sureties, he may be permitted to
deposit with the Department of th-e Accountant-General a
sum of money to such an amount as may be fixed by the
Court in lieu of executing such bond."
Bir Bidayet Mahkemesi şayet bir Sanığın kefalet ile serbest bırakılmasını (release on bail) uygun görüyorsa, S-anığın avukatının ileri sürdüğü gibi, Fasıl 155'in 157, 158 ve diğer ilgili maddelerine göre hareket etmesi gerekir. Lâkin bir Bidayet Mahkemesi, uygun gördüğü takdirde, Fasıl 155'in 157 ve 158. maddeleri tahtında hareket etmeyip Fasıl 155-'in 48. maddesi tahtında hareket ederek Sanığı bu madde tahtında da serbest bırakabilir. Madde 48'in ilgili kısmı aynen şöyledir:-
"48. Every Court may, if it thinks fit, adjourn any
case before it and upon such adjournment may, su-bject
to the provisions of subsection (2) of section 157
of this Law, either release the accused on such terms
as it may consider reasonable or remand him in custody."
İlk tahkikat (preliminary inquiry) sonunda- Sanığın duruşması Ağır Ceza Mahkemesine havale edildiği zaman Fasıl 155'in 93(i) maddesi, Sanık tutuklu kalmayacaksa Sanığın kefalet (bail) ile serbest bırakılmasını öngörmektedir. ("either admit him to beil or commit him to prison for safe keeping").
- Görüleceği gibi Sanığın serbest bırakılıp veya tutuklu kalması hususunda Fasıl 155'in 48. maddesi, 97(i) maddesi gibi Sanığın kefalet (bail) ile serbest bırakılmasını şart koşmayarak, Bidayet Mahkemesine bu hususta daha geniş takdir hakkı ver-mektedir. Kanaatımızca, Bidayet Mahkemesi, uygun gördüğü takdirde, Fasıl 155'in 157 ve 158. maddeleri tahtında değil de 48. madde tahtında hareket ederek Sanığı makul gördüğü şartlar tahtında ("on such terms as it may consider reasonable") serbest bı-rakabilir ve bir davanın ahval ve şeraiti icab ettirdiği hallerde bir Sanık 48. madde tahtında bir kefalet senedi imzalanması emredilmeksizin, nakit para yatırması veya Bidayet Mahkemesinin uygun gördüğü başka herhangi makul şartlarla serbest bırak-ılabilir. Ancak bu davanın bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında (örneğin Sanığın aleyhine getirilen davalar, v.s.) Bidayet Mahkemesinin Sanığın K.L.50.- nakit para yatırmasını emretmesi "makul" bir şart olup olmadığının incelenme-si gerekir. Kanaatımızca bu davanın bütün ahval ve şeraiti nazarı itibara alındığında Sanığın duruşma günü Mahkemede isbatı vücut etmesi için K.L.50.- nakit para yatırması makul bir şart addolunamaz ve Bidayet Mahkemesi Sanığın K.L.50.- nakit para ya-tırmasını emretmekle hataya düşmüştür.
Bu neticeye vardığımızdan istinaf ihbarnamesindeki 2. istinaf sebebi hakkında herhangi bir karar vermek icab etmez.
Netice olarak, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı, Bidayet Mahkemesinin 1 Şubat -1972 tarihinde Sanığın K.L.50.- nakit para yatırdığı takdirde duruşma gününe kadar serbest bırakılmasını öngören emri iptal eder ve onun yerine Sanığın yeni duruşma günü olarak tespit edilen 9 Mart 1972 tarihine kadar kendinin imzalayacağı K.L.50.-lık- kefalet senedi ile serbest bırakılmasını emrederiz.
Yüksek Mahkeme
2 Mart 1972.
Full & Egal Universal Law Academy