- Ceza İstinaf No. 4/74-
-(Dava No: 1/74; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZilRUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet.
İstinaf eden: Raif Kemal, Lefkoşa.
(3.sanık)
ile
Aleyhine istinaf edilen-: Baş Savcılık
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz ve Güner Çakın.
Yabancıya Mal Satma - 6/69 sayılı Türk Cemaatına Mensup Olmayan
Şahıslara Gayrı Menkul Mal Satışını M-eneden Kural - Bu kurala aykırı miras olarak kalan taşınmaz malı tereke idare memuru vasıtasıyle Ruma satma - Tereke idare memurunun tapu muamelesi yapmak suretiyle konu malı devretmesi - Mirasçı Sanıkların Tereke İdare Memurunu malın Ruma satışına teşvik -ve teshil etmek suçunu, Tereke idare memurunun ise mal devretme suçunu işlemesi.
Cezanın ağırlığı - Yabancıya mal satmadan İlk Mahkemenin Sanık 1 ve
2'ye para cezası, Sanık 3'e hapis cezası vermesi - Cezaların dengesiz ve fahiş olup olmaması - Sanık 1 v-e 2 kadın Sanık 3 erkek olması nedeniyle cezalar verilirken ayırımcılık yapılıp yapılmadığı.
İstinaf - Cezaya karşı istinaf - Sanıklara verilen cezalar arasında
dengesizlik olması ve Sanıklar arasında ayırım yapılması nedeniyle cezaya karşı istinaf - 6/-69 sayılı Kurala aykırı yabancıya mal satma suçlarının Sanıklarına farklı ceza verilmiş olmasının ayırımcılık olup olmaması - Cinsiyete dayanan bir ayırım yapılmış olsa bile Sanığa verilen ceza fahiş olmadığından cezaya müdahale edilmemesi.
Yabancıya ma-l satma - Suçun Adada Türklüğün idame ettirilmesine ve
yürütülen dava ile ilgili mücadeleye büyük zarar vermesiBu tür suçlarda amme menfaatinin dikkate alınarak istisnalar hariç ağır ceza verilmesi.
Cezalar arasında nispetsizlik (Disparity of sentence) -- Sanıklara
verilen cezalarıri farklı olması nedeniyle istinaf - Yargıtayın bir dengesizlik olması halinde bunu ayarlayabilmesi - Yargıtayın istinaf etmeyen Sanıklar bakımından bu yetkiyi kullanıp kullana- maması.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası - Ana-yasanın 28. maddesi -
Sanıkların cinsiyetlerine göre farklı cezalar verilmesinin Anayasanın 28. maddesine aykırı olduğuna ilişkin istinaf sebebi - Sanığa verilen ceza fahiş olmadığından ayırım mevcutss Sanık aleyhine yapılmamış olduğu görüşünden hareketl-e aykırılık iddiasının Yargıtayca reddi.
Amme Menfaati - Bkz. Kamu Yararı.
Kamu Yararı - 6/69 sayılı Kurala aykırı yabancıya mal satma suçlarında
kamu yararının dikkate alınarak ağır ceza verilmesi.
OLAY: Sanık 1 ve 2 kızkardeştirler. Sanık 1 ve 2'ye -miras olarak bir
taşınmaz mal kaldı. Sanık 2'nin oğlu olan Sanık 3 tereke idare memurluğunâ atandı. Sanıklar malın bir Ruma satılması içitı Yönetimden izin istediler.
Sanıklar izin müracaatının yanıtını beklemeden sözkonusu malı Ruma satma hususunda anla-ştılar. Anık 3 de tapuda malı Ruma devretti. 6/69 sayılı Gayri Menkul Mal Satışını Men Eden Kuralın 4 ve 5(s) maddelerine aykırı davranmaktan yargılanan Sanıklar İlk Mahkemede suçlarını kabul ettiler. İlk Mahkeme Sanık 1 ve 2' ye para cezası, Sanık 3' e is-e 3 ay hapis cezası verdi.
Sanık 3, sabıkasız olmasının ve suçun işlenmesine alet edilişinin İlk Mahkemece dikkate alınmadığını, İlk Mahkemenin kendine verdiği ceza ile diğer Sanıklara verdiği ceza arasınds tefrik yapma sebeplerinin herhangi bir yasal day-anağı olmadığını ve kesilen cezanın alenen fahiş olduğunu ileri sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Sanığın işlediği suçun ağır bir suç olduğunu,
Adada Türklüğün idamesi için toprağın elde tutulması gerektiğini ve bu tür suçların önlenmes-inde kamu menfaati bulunduğunu belirtti. Tüm hal ve şartlara göre Sanığa verilen cezanın fahiş olmadığı kanısına varan Yüksek Mahkeme, istinafı reddetti. Yüksek Mahkeme diğer Sanıklara verilen cezayı hafi bulmakla birlikte kadın olduklarından ötürü bir ay-ırım yapılmışsa bunun istinaf edenin aleyhine değil de iki kadının lehine yapıldığını Sanıklar arasında değil Sanıklara verilen cezalar arasında müdahaleyi gerektirecek bir dengesizlik olmadığını belirtti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Limasol Tür-k Emniyet Müdürlüğü ile Bekir Mustafa arasındaki 13/69
sayılı Ceza İstinaf.
R. v. Richards (1955) 39 Cr.App.R. s.191 sayfa 192.
Kemal Hilmi ve Abbas Hilmi ile Türk Emniyet Müdürlüğü
arasındaki 11/69 ve 12/69 sayılı Ceza İstinaf.
- __________________
HÜKÜM
15 Yubat 1974 tarihinde Yüksek Mahkeme işbu istinafta şu hükmü vermiştir:-
"Ceza aleyhine yapılan bu istinafı reddetmeye karar verdik. Kararımızın gerekçelerini bilâhare vereceğiz.
Hapi-slik cezası bugünden değil de mahkûmiyet tarihinden işlenmesi için de emir veririz."
Şimdi de hükmün gerekçelerini veriyoruz.
İstinaf eden (3. sanık) 11 Şubat 1974 tarihinde Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 1970 yılının 17 ve 38 sayılı Kurallar-ı ile tadil edilen 1969 yılının 6 sayılı Cıbrıs Türk Cemaatına Mensup OImayan Şahıslara Gayri Menkul Mal Satışını Men Eden Kural'ın 4 ve 5(a) maddelerine aykırı olarak 17 Ekim 1973 tarihinde, Lefkoşa'da, Piroyi toprağında "Komimbos" mevkünde bulunan ve Pi-royili merhum Sami Salih terekesine ait 10 dönüm 3 evleklik tarlanın, tereke idare memuru sıfatı ile, Türk Cemaatına mensup olmayan bir şahsa yani bir Ruma yapmış olduğu satış için tapu muamelesini yapmak suçundan kabahatlı bulunarak 3 ay hapse mahkûm edil-miştir. İstinaf eden suçunu Bidayet Mahkemesinde kabul etmiştir.
İstinaf eden, Bidayet Mahkemesinin istinaf ederie hapislik cezası verirken göstermiş olduğu gerekçenin hukuken mesnetsiz olduğundan, istinaf edenin sabıkası olmayışı ve suçun işlenmesine ist-inaf edeııin alet edilişi hususlarını nazarı itibara almadığından ve bu davada diğer sanıklara kesilen ceza ile istinaf edene kesilen ceza .rasında tefrik yapma sebepleri herhangi bir kanuni mesnede dayanmadığından sanıklar arasında ayırım yapmakla cezanı-n benzerliği (parity of sentence) bakımından verilen 3 ay hapislik cezasının alenen fahiş olduğunu iddia ederek ceza aleyhine istinaf eylemiştir.
İstinaf konusu davanın olguları özetle şöyledir: Piroyili müteveffa Sami Salih isminde Türk Cemaatına mensup -olan bir şahsın Lefkoşa kazasının Piroyi toprağındaki "Komimbos" mevkünde 10 dönüm 3 evleklik bir tarlası vardı. Müteveffa Sami Salih'in varisleri arasında kızları Sultan Cemal (Bisiayet Mahkemesinde l. sanık) ve Fatma Ahmet (Bidayet Mahkemesinde 2. sanık)- da bulunmakta idiler. İstinaf eden Raif Kemal (Bidayet Mahkemesinde 3. sanık) ise Sultan Kemal'ın (l. sanığın) 20 yaşında olan bir oğludur. 5 Eylül 1973 tarihinde Sultan Kemai (1. sanık) ile annesi (yani istinaf edenin büyük arınesi) dava konusu malı bir -Ruma satmak için Yetkili Makamdan izin verilmesi için müracaat etmişlerdir. 'Bu talebe henüz cevap alınmadan istinaf
edenin merhum Sami Salih'in terekesinin idare memuru tayin olunması için Lefkoşa Rum Kaza Mahkemesine müracaat eıdildi ve 10 Ekim 1973 tari-hinde istinaf edenin tereke idare memuru olarak tayini sağlandı. 24 Eylül 1973 tarihinde bu defa da istinaf eden (terekenin müstakbel idare memuru sıfatı ile) dava konusu malın Ruma satılması için Yetkili Makama ikinci bir dilekçe sunmuştur. Bu ikinci dile-kçeye de henüz bir cevag alınmasını beklemeksizin ve terekenin idare memuru olarak tayininden henüz 7 gün sonra yani 17 Ekim 1973 tarihinde istinaf eden Rum kesiminde bulunan Tapu Dairesine giderek dava konusu malı K.L.2,975.000 mil mukabilinde bir Ruma sa-tıp tapu muamelesini tamamlayarak malın Rumun ismine kaydolunmasını sağlamıştır.
İstinaf konusu davada istinaf edenin annesi Sultan Kemal (1. sanık) ve teyzesi Fatma Ahmet (2. sanık) itham olundukları suçu, yani mezkûr Kuralın 4 ve 5(a) maddelerine aykı-rı olarak bahis konusu malın 'bir Ruma satışını istinaf edeni teşvik ve teshil etmek suçunu, kabul ederek o suçtan mahkûm edildiler ve Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi 1 ve 2. sanıkların her birine K.L.150. 000 mil para cezası vermiştir. İstinaf edeni (3. sanığ-ı) cezalandırırken Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi şu gerekçeleri vermiştir:-
-"3. sanık sen genç bir adam olmana rağmen ve tam varis olmamana rağmen kalkıp da bu kadınların yahut varislerin işini kolaylaştırmak yoluna gitmen ve idare memuru olarak müracaat etmene rağmen Yönetime adresini bildirmene rağmen henüz daha cevap almadan, k-i bilâhare red cevabı çıkmıştır, gidip Ruma malı sattın ki bu büyük bir suç işlediğinize delâlettir. Onun için işlediğiniz bu ağır suçtan dolayı cezanızı çekmeniz ve başkaları= na da numune olmanız icap eder. Seni de erkek olman dolayısıyle para cezasına -değil de Mahkeme seni 3 ay hapse göndermeğe karar verdi. 3 ay hapse gideceksin."
-
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin de sanıklara cezayı verirken işaret ettiği gibi sanıkların mahkûm oldukları suçlar gerçekten ağır olup bu Ada üzerinde Türklüğü idame ettirmek ancak toprağı elimizde bulundurmakla olur ve paraya tamah ederek ve yersiz endişe-lere düşerek Türk mallarını Türk olmayan şahıslara satmak yürüttüğümüz var olma davamıza sonsuz menfi neticeier yaratır. Geçmiş istinaflarda verdiğimiz hükümlerde de belirttiğimiz gibi (örneğin Limasol Türk Emniyet Müdürlüğü v. Bekir Ali Mustafa, Ceza İsti-naf No.l3 69 "Türk Cemaatına mensup olmayan ır şahsa ve bilhassa bir Ruma bir Türkün mal satması içinde yaşadığımız durumda en ağır bir suçtur. Bu gibi suçların işlenmesini önlemek için amme menfaatını göz önünde tutarak Mahkemelerin (hafifletici sebep ola-n haller müstesna) ağır ceza vermeleri icap eder."
Bu davanın tüm ahval ve şeraiti göz önünde tutulduğunda istinaf edenin 20 yaşlarında bir genç olmasına ve herhangi bir sabıkası olmamasına rağmen, kanaatımızca Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinin kesmiş
olduğu- 3 ay hapislik cezası fahiş değildir ve bizim, İstinaf Mahkemesi olarak, Bidayet Mahkemesinin takdir hakkına müdahale etmemizi gerektirmez.
İstinafın duruşmasında istinaf edenin avukatı kadın olan 1 ve 2. sanıklara yalnız K.L.150.- para cezası kesmekle ve- istinaf edene ise 3 ay hapislik cezası vermekle, Anayasanın 28. maddesine aykırı olarak 1 ve 2. sanıklarla istinaf eden arasında sanıkların cinsiyetinden dolayı Bidayet Mahkemesinin istinaf edenin aleyhine bir tefrik (diskriminasyon) yaptığını iddia etmiş-tir.
Yukarıda belirtilen görüşlerden de anlaşılacağı gibi istinaf edene kesilen 3 ay hapislik cezasını fahiş görmediğimize göre, kanaatımızca 1 ve 2. sanıklara kesilen para cezaları işlenen suçların ahval ve şeraitine göre hafif sayılabilir. Kanaatımızca -kadın sanıklarla istinaf eden arasında bir tefrik yapılmışsa bu tefrik istinaf edenin aleyhine değil de (yani hak ettiği cezadan fazla ceza verilmeyip) iki kadın sanığın lehine yapılmıştır.
Bu istinafta üzerinde durulması gereken bir husus varsa, o da san-ıklar arasında yapılan diskriminasyon değil de sanıklara verilen cezalar arasında İstinaf Mahkemesinin müdahalesini gerektirecek kadar bir dengesizlik (disparity of sentence) olup olmadığı hususudur. Ayni davadaki sanıklara kesilen cezalar arasında olan de-ngesizlik hususunda İngilterenin Ceza İstinaf Mahkemesi R. v. Richards (1955) 39 Cr.App. R. 191 davasında s.192' de şöyle demiştir:-
-"The fact that one of two prisoners jointly indicated has received too short a sentence is not a ground on which this court necessarily interferes with a longer sentence passed on the other; what has to be shown is that the prisoner appealing ha.s received- too long a sentence."
-
İstinaf konusu davanın ahval ve şeraiti gerektirirse 1 ve 2. sanıklara kesilen para cezaları ile istinaf edene kesilen hapislik cezası arasındaki dengeyi İstinaf Mahkemesi ayarlayabilir (örneğin Kemal Hilmi ve Abbas Hilmi v. Türk Emni et Müdürlüğü Ceza Is-tınaf No. 11 69 ve 12 69. İstinaf konusu davanın ahva ve şeraiti 1 ve 2. sanıklara hafifçe para cezası kesildiği nedeni ile istinaf edene hak ettiği 3 ay hapislik cezasına müdahale etmemizi gerektirmez kanaatindeyiz.
Yüksek Mahkeme
22 Şubat, 1-974.
Full & Egal Universal Law Academy