-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
İstinaf eden : Şinasi Kâzım, Lefke,
ile
Aleyhine istinaf edilen. : Mağusa Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında
- (Ceza İstinaf No : 5/68, Ceza Dava No :1229/66)
İstinaf eden namına : Ali Dâna
Aleyhine istinaf edilen namına : Savcı Vedat Aziz.
Adam öldürme - Yasaya aykırı bir fiil ile adam öl-dürme - Fasıl 154 ceza Yasasının 205. maddesi.
Cezanın ağırlığı - Ceza tesbit ederken göz önünde tutulan prensipler - İstinaf Mahkemesinin İlk Mahkemenin vermiş olduğu cezayı değiştirirken göz önünde tuttuğu prensipler.
K A R A R
- İstinaf eden, 1I Haziran I968'de Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 8 Ağustos 1965 tarihinde Mağusa kazasının Arıdamı köyünde kanuna aykırı bir fiil ile Arıdam'lı İsmail Hüseyin'in ölümüne sebep olduğundan, I962 yılının 3 sayılı Kanununun 5'i-nci maddesi ile tadil edilen Fasıl 154 , Ceza Kanununun 205'inci maddesi tahtinde suçlu bulunarak 14 sene hapislik cezasına mahkûm oldu. İstinaf eden, işlediği suçu Ağır Ceza Mahkemesinde kabul etmiştir. İstinaf eden 14 sene hapislik cezasının aşağıdaki se-beplerden dolayı çok ağır olduğunu iddia etti ve cezanın hafifletilmesini taleb etti.
1. Mahkeme ceza maksatları için sanığın leyhine olan hususları icabettiği şekilde değerlendirmediği gibi sanığın aleyhine olan hususlara da lûzumundan f-azla ehemmiyet vermek sureti ile ceza derecesini tesbit etmekte hata etti ve sanığa davanın bütün ahvalinin icab ettirdiğinden çok daha sert ve aşikâr bir surette yüksek bir ceza verdi.
- 2. Bu davaya benzer davalarda verilen cezalar ve bu davadaki ceza kıyas edildiğinde istinaf edenin ceza miktarının aşikâr surette yüksek ve sert olduğu meydana çıkar. Uniformity of sentence prensiplerini nazarı itibara almış değildir-.
-
Mahkeme suçlu bulduğu bir sanığa vereceği cezayı kararlaştırırken bazı prensipler dahilinde hareket etmesi icab eder. Bu prensipler de R. v. Kenneth John Ball, 35 Cr. App. R. sayfa.165'de açıkça. beIirtilmektedir. Şöyle ki:-
- "In deciding the appropriate sentence the Court should always be guided by certain considerations. The first and foremost is the public interest. The criminal law is publicly enforced, not only with the object of punishing crime, but als-o in the hope of preventing it. A proper sentence, passed in public, serves the public interest in two ways. It may deter others who might be tempted to try crime as seeming to offer easy money on the supposition, that if the offender is caught and b-rought to justice, the punishment will be neghgible. Such a sentence may also deter the particular criminal from committing a crime again, or induce him to turn from a criminal to an honest Iife. The public interest is indeed served, and best served-, if the offender is induced to turn from criminal ways to honest Iiving. Our Iaw does not, therefore, fix the sentence for a particular crime, but fixes a maximum, the appropriate sentence for each criminal in the particular circumstances of each cas-e. Not only in regard to each crime, but in regard to each criminal, the Court has the right and the duty to decide whether - to be lenient or severe."
Yüksek Mahkeme, istinaf mahkemesi olarak, alt kademedeki Mahkemenin verdiği cezayı değiştirmek hususunda da bazı prensipler dahilinde hareket eder. Bu prensipler R. V. Kenneth John Ball, 35 Cr. App. R. say-fa 165'de ve Regina v. Sofoclis Georghiou, Cr. App. No.2I13 , Cyprus Law Reports Vol. 22, page. 148'de beIirtilmektedir. Şöyle ki :-
R. v. Ball:
"It appears to us appropriate that wo should restate the pr-inciples which must guide a Court in deciding what is the right sentence to pass on a prisoner. In the first place, this Court does not alter a sentence which is the subject of an appeal merely because the members of the Court might have passed a differ-ent sentence. The trial Judge has seen the prisoner and heard his history and any witnesses to character he may have chosen to call. It is only when a sentence appears to err in principle that this Count will alter it. If a sentence is excessive or- inadequate to such an extent as to satisfy this Court that when it was passed there was a failure to apply the right principles, then this Court will intervene."
Regina v. Sofoclis Georghiou :
"The principles upon which an Appell-ate Court will act in exercising its jurisdiction to review sentences are firmly established. The Court does not alter a sentence on the mere ground. that if members of the Court had been trying the appellant they might have passed a somewhat different se-ntence and it will not ordinarily interfere with the discretion exercised by a trial Judge unless it is evident that the Judge has acted upon some wrong principle or overlooked some material factör (R. v. Gumbs, i 9 Cr. App. R. 74). To this might be added- a third eriterion, namely, that the sentence is manifestly excessive in view of the circumstances of the case, R. v. Shers kewsky (1922) 28 T.L.R. 364."
-Sanık 11 /9/1948 tarihinde Lefke'de doğdu ve bahis konusu suç işlendiği zaman Arıdamı köyünde ikamet etmekte idi. Sanık üç yaşında iken babası öldüğü için Lefke'den ayrılıp amcasının yanına geldi. Maktul Arıdamı köyünde kır bekçisi görevini ifa etmekte i-di ve sanığın amcası ile arası iyi değildi. 7/8/1965 tarihinde sanık amcasi iIe yani İbrahim AIi Bey ile ka vun karpuz satmak için Serdarlı köyüne gittiler ve gece yarısına doğru köylerine döndüler. Sanık ve amcası köyde olmadığı bir esnada sanığı-n amcasının evi yakınlarında av tüfeği iIe bir el silah atıldı ve amcasının karısı bundan korktuğıı için kanı açıldı. Sanık iIe amcası köya döndüğünde bu vaka kendilerine anlatıldı ve amcası bu olaya çok sinirlendi. Evine girdikten sonra karısını yatır v-aziyette kanlar içerisinde gördü. Ondan sonra köyün idarecisi olan Nurettin Halil'e vakayı anlattı. 8/8/65 tarihinde Kovan Beyi Ahmed Cengiz Arıdam köyüne gitti ve silâh atışı olayını tahkikat yaptı.Tahkikatın neticesini açıklamak için saat 1.30'da A-rıdamı öğretmeninin evinde toplandılar ve bu toplantıda İsmail Hüseyin, Nurettin Halil ve İbrahim Ali Bey hazırdı. Cengiz bey tahkikatın bulgularını açıklarken kapıyı biri vurdu ve kapı kilitli değildi fakat yalnız içeriden açılırdı. Nurettin Halil kapı-yı açmaya gitti ve kapıyı açtı. O zaman sanığın sesi işitildi ve içeride kimler olduğunu sordu. Nurettin kendisine içeride kimler olduğunu söyledikten sonra sanık odaya girdi, odaya girerken elleri arkada idi. Ellerini öne getirdiğinde elinde uzun nam-lulu bir tabanca vardı. Yatağın üzerinde oturan maktule dört el ateş etti ve maktul orada öldü. Otopsi yapıldığında ölüm sebebinin iç uzuvlardan kara ciğer, mide, barsaklar ve akciğerlerin yaralanması neticesi iç kanamadan husule geldiği tesbit edildi. -Sanık suçu işledikten sonra Çınarlı köyüne gitti ve Çınarlı Muhtarına teslim oldu.
Mahkeme kararını verirken işlenen suçu tarif ettikten sonra şunları söyledi :-
"Gerek Savcılık, gerekse müdafaa avukatı bu cürüm işini ne şartlar altında -işlediğini Mahkemeye uzun uzadıya teferruatlı bir şekilde anlattılar ve bu olaylara gereken önemi verdik ve bu olaylan tekrarlamak niyetinde değilim.
Siz çok küçük yaştan babanızı kaybettiniz. İbrahiın AIi Bey isminde birisinin yan-ında büyüdünüz ve o şahsın size vermiş olduğu terbiye ve telkine göre hareket ettiğinizi kabul ediyoruz. Maktul ile amcanız arasında uzun bir müddetten beri münazaa ve münakaşa olmuş ve bu münazaanın büyük felaketlere yal açacağını zabıtlardan da öğrenmiş- bulunuyoruz. Avukatınız vaka gününden önce sizin amcanızla çalışırken yengenize hakaret etmek için birisinin silâh attığını, onun neticesi olarak yengenizin kanı açılmıştır. Bu olay gerek siz, gerekse amcanız tarafından çok fena karşılanmıştır. Anlatt-ığınıza göre bu olay durumu çekilmez bir hale getirmiştir. Bölgenin askeri sorumlusu 8 Ağustos 1965 tarihinde Arıdamı köyüne geldiğinde ve olay Arıdamı okulunda tartışılırkezı siz, aklınızın estiği şekilde 451ik bir silâh aldınız ve toplantı yerine gir-diniz. Yatakta oturan maktule dört el ateş açtınız ve kendisini paramparra bir şekilde katlettiniz. Bu cürmün vehametini hemen sonra anladınız, teslim olmak istediniz ve ona göre kendinizi Mahkemeye havale ettinlz. Müdafaa avakatı bu. Suçu işlerken ç-ok muhtemel olarak amcanızın tesiri altında kaldığınızı iddia etmiştir ve biz de Mahkeme olarak bu iddiayı kabul ediyoruz. Esasen gerek zabıtlarda ve gerekse Savcılığın iddialarında siz iIe maktul arasında. herhangi doğrudan doğruya bir olay olmamıştır ve -siz bu meseleye dolayısı ile katıIdınız. Yaşınız küçük olduğu için Refah Memuru bir rapor hazırladı, bu raporu okuduk ve her pasajını inceledik. Bu rapordan anladığımıza göre doğduğunuz zamandan beri çok kötü günler gördünüz. lnsanın veyahut çocuğun ü-zerinde çok tesir yaratacak ahvallerle karşıkarşıya geldiniz, ve bunlar size çok tesir etmiştir, ve benliğinizde yer etmiş vaziyettedir. Daha önce dediğimiz gibi bir davada en çok müebbet hapislik cezası verilir. Fakat daha az bir ceza vermek için bir k-aç hafifletici sebep vardır. Bunlardan bir tanesi bu suçu işlediğinizde 16 yaşında ve 11 aylık olmanız; ikincisi yanında büyüdüğünüz amcanızın daima tesiri altında. Olmanız.; üçüncüsü de 8.8. 1965 den 27.6. 1967 tarihine kadar Mahkeme olmadığınızdan -tutuklu bulunduğunuz içindir.
Lehinize olan bütün noktaları nazarı itibara aldık. Fakat unutulmaması lâzımdır ki bu ağır bir suçtur. Evli ve altı çocuk sahibi bir adamı öldürdünüz ve onun ailesinin başına da felâket getirdiniz. Bunu da göz önüne- aldık ve Mahkeme olarak size verilecek en uygun cezanın (I4 yıl) hapislik cezası olduğunda mutabık kaldık ve sizi ( 14) sene hapse mahkûm ediyoruz. Hapis- Liğiniz bugünden itibaren başlayacaktır."
Davanın bütün ahval ve şeraitini göz ön-ünde bulundurarak sanığın davasına direkt olarak biz bakmış olsaydık ve cezayı direkt olarak biz vermiş olsaydık, sanığa 14 seneden daha az bir ceza vermek temayülünde olmakla beraber, Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi sanığa ceza verirken yanlış prensiplere -istinad ettiği görülmediğinden ve nazarı itibara alması icab eden bütün mühim faktörler nazarı itibara alındığından ve verilen 14 sene hapislik cezası aşikâr bir surette çok fazla (manifestly excessive) olmadığından istinat reddolunur.
Ha-pislik cezası 11 Haziran, 1968'den başlar.
Tarih : 27 Temrnuz, 1968
Full & Egal Universal Law Academy