-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No.5/72
(Dava No.4703/71)
M. Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Seyfi Mehmet Müderris, Ortaköy
- (Sanık)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü
arasında.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz tarafından Hasan Murat.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 332 M-otorlu Vasıtalar ve Yol Trafik Yasası - Yasanın
maddesine aykırı azami dikkat ve ihtimamı göstermeksizin
sürme.
OLAY: Sanık, kullandığı motosikletle, bisikletini iterek
yürüyen Müştekiye çarptı.
Sanık, Bidayet Mahkeme-si tarafından, para cezasına
çarptırıldı.
Sanık, Bidayet Mahkemesinin şahadetine inanmamakla hata
ettiğini ve şahadeti kabul edilen ikinci Tanığın Sanığa
dikkatsizlik atfetmediğini öne sürerek mahkûmiyet
ka-rarından istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme,
Müşteki ile ikinci Tanığın şahadeti arasında fark
olmamakla birlikte, şahadetten Sanığın Müştekiyi yolu geçerken zamanında görmediği veya gördü ise kazayı önlemek için yeterli tedbiri almadığının aşikâ-r olduğu;
Polise verdiği ifade ile Mahkemede söyledikleri birbirine zıt olan Sanığın söylediklerine Bidayet Mahkemesi inanmamakla hata etmediği sonucuna vardı ve istinafı reddetti.
H Ü K Ü M
Sanık (istinaf eden-) 17 Ağustos 1971 tarihinde Lefkoşa'da II. Selim Caddesinde W.95 plâkalı motoru gereken azami dikkat ve ihtimamı göstermeksizin sürmekten itham olunmuş ve kabahatlı bulunarak 4 Şubat 1972 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından K.L.5.- para cezasına ça-rptırılmış ve 1 sene müddetle K.L.30.- kefalet koyması emrolunmuştur.
Sanık mahkûmiyet kararından istinaf ederek, özetle, Mahkemece şahadeti kabul olunan ikinci şahit Mustafa Mehmet Kerim'in şahadetinin Sanığa herhangi bir dikkatsizlik atfetmediğin-i, geçerli olarak kabul edilen şahadet muvacehesinde Sanığın mahkûm edilmemesi gerektiğini ve Sanığa inanmamakla Mahkemenin hata işlediğini iddia etmiştir.
Kaza 17 Ağustos 1971 tarihinde Lefkoşa'da II. Selim caddesinde vukubulmuştur. Müşteki Hü-seyin Salih, yaşlı birisi olup yoğurtculukla iştigal etmektedir. 0 gün bisikletinin dümeninde bir çanta asılı ve çantanın içerisinde yoğurt kâseleri olduğu halde Ortaköy istikâmetinden Lefkoşa'ya doğru gelip köprüyü geçtikten sonra, sol tarafta bir ba-kkaliyeye yoğurt verdikten sonra, yolun karşı tarafına geçmeye çalışıyordu. Müşteki bisikletinden inili bir vaziyette bisikletini iterek yürüyordu. Yolun ortasına geldiği zaman iki tarafına da bakan müşteki sağ taraftan yani Ortaköy istikametinden bir -kamyonun geldiğini ve sol taraftan yani Lefkoşa istikametinden de bir motosiklet geldiğini gördü ve yolu geçmeye devam etti. Öteki tarafa ulaşınca bisikletin yüzünü Ortaköy istikametine döndürüp bisikletine binmeye uğraştığı bir anda Sanığın sürm-ekte olduğu motosiklet müştekinin bisikletine çarparak müştekiyi yere düşürdü.
Bidayet Mahkemesi hâkiminin mahkûmiyet kararı esas olarak şikâyetçi Hüseyin Salih'in ve göz şahidi Mustafa Mehmet Kerim'in şahadetine istinad etmektedir. B-u iki şahidin şahadetinde farklar olmakla beraber her ikisi de müşteki yolun ortasına vardığı zaman Sanığın motosikletinin 30-40 yarda ileride olduğunu söylemiştir. Kaza yerinde tahkikat yapan polis memurunun şahadetine göre de, kaza yerinde-n Sanığın geldiği istikamete doğru görüş mesafesi en az 200 yardadır. Bütün bunlardan Sanığın müştekiyi yolu geçerken vaktinde görmediği veya gördü ise de kazayı önlemek için yeterli tedbir almadığı aşikârdır. Bidayet Mahkemesinin bu mealdeki bul-gusu hatalı değildir.
Sanığın polise verdiği ifade ile Mahkemede verdiği ifade mukayese edilecek olursa, bunların tamamıyle birbirine zıt olduğu görülecektir. Bidayet Mahkemesi bunları ve diğer şeyleri nazarı itibara alarak Sanığa inanmamayı uygun -bulmuştur. Bunu yapmakla kanaatımızca hata etmiş değildir.
Netice itibarıyle istinaf reddolunur.
Yüksek Mahkeme
10 Mart 1972.
Full & Egal Universal Law Academy