-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
İstinaf eden: Türk Emniyet Müdürlüğü,
ile
Aleyhine istinaf edilen : Ali Ahmet Seyit,
arasında.
(İstinaf No. 6/70)
İstinaf edilen namına: Zaim M. Necati
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
Tutuklama - Sanığın istinaf-ın duruşmasında hazır bulunması için tutuklanması - Fasıl 155 Ceza Usûl Yasasının l43(4) maddesi - İstinaf Mahkemesinin sanığın menfaatini düşünerek ve ve sanığın Mahkemede hazır bulunması için fırsat verilmesini uygun gördüğünden istinafın dinlenmesini er-telemesi ve sanığın tutuklanarak Mahkemeye getirilmesini emretmesi - Oy çokluğuyla sanağın tekrar tutuklanması için emir verilmesi.
K A R A R
M. Necati Münir (Yüksek Mahkeme Başkanı):
Fası1 155, Ceza Usulü Kanununun 143. maddesinin (4). fıkra-sı şöyle demektedir :
"(4) If, at the hearing of an appeal, the respondent or his advocate is not present, the Court shall not make any order to his prejudice, unless satisfied that he had notice of the date fixed for the hearing of the appeal."
Ale-yhine istinaf edilen (sanık) 30 Nisan 1970 tarihinde bu istnaf dinleneceği gün Mahkumede isbatı vicut etmedi ve dosyadan da görüleceği gibi kendisine istinafın dinleneceği tarih tebliğ edilmişti. Gereken tebliğat yapıldığı için ve o gün de (30 Nisan 1970 t-arihinde de) yukarıda iktibas ettiğim 143. maddenin (4). fıkrasına göre İstinaf Mahkemesinin bu istinafı dinleme vetkisi vardır. Öyle olmakla berabar, sanığın menfaatını düşünerek ve sanığın Mahkemede hazır bıılunması için fırsat verilmesini uygun gördüğüm-üzden, istinafın dinlenmesini bugüne tehir etmiştik ve aleyhine istinaf edilen sanığın derdest edilip bugün mahkeme huzuruna getirilmesi için derdest müzekkeresi isdar edilmişti. Mahkemeye bugün bildirildiğine göre bu derdest müzekkeresi icra edilemedi va- bugün de maznun önümüzde hazır değildir. Bu durum karşısında ya Ceza Usulü Kanununun 143. maddesinin (4). fıkrasının bize verdiği sarih yetkiyi kullanmak yolu ile sanığı burada bulunmafığı için ikinci bir derdest müzekkeresi vermek yolu arasında bir terci-h yapmamız gerekir.
Bütün ahval ve şeraiti göz önönde tutarak ve meseleyi etraflıca tezekkür ettikten sonra, en doğru yol , hem adaletin tecellisi bakımından hem de hatta sanığın kendi menfaatı bakımından dahi diyebilirim, (çünkü bu meselenin ilelebe-t sürüncemede kalması doğru olmadığı gibi sanığın da leyhine olmayabilir) kanaatimce bu istinafın bugün dinlenmesini dana uygun görürüm ve onun için 143. maddenin (4). fıkrasının Yüksek Mahkemeye verdiği sarih yetkiye dayanarak benim vereceğim emir bugün b-u istinafın dinlenmesi olacaktır. Diğer iki Hâkim arkadaşlarım bu görüşü paylaşmıyorlar ve ikinci bir derdest müzekkeresi çıkmasını uygun görüyorlar, Onun için oybirliği ile karar veremeyeceğimizden şimdi de onlar kanaatlarını bildirecekler.
Ülfet Emin (Y-üksek Ma.hkerne Hâkimi) :
İşbu istinaf 30 Nisan 1970'de dinlenmek üzere tayin edilmişti. O gün aleyhine istinaf edilen (sanık) Mahkeme huzurunda hazır olmadığı için Yüksek Mahkeme kendisine verilen hak ve yetkiye (inherent power) dayanarak istinafın -dinlenmesi esnasında sanığın hazır bulunmasını uygun görmüş ve bunu temin etmek için de sanığın aleyhine bir derdest müzekkeresinin isdar edilip sanığın derdest edilip bugün, 8 Mayıs 1970'de Yüksek Mahkeme huzuruna getirilmesine emir verilmişti. Yüksek Mah-kemenin vermiş olduğu bu emir, sanık karma bir köyde yaşadığından dolayı infâz edilemedi. Kanaatımızca bu istinafın dinlenmesinde sanığa verilecek ceza göz önünde tutulduğunda, sanığın hazır olması daha uygun olduğundan, Yüksek Mahkeme yetkilerine (inheren-t power) dayanarak sanığın istinafın dinlenmesi esnasında hazır bulunması için yeniden bir derdest müzekkeresinin isdarını daha uygun görürüm. Bundan dolayı kanaatımca sanığın aleyhine hemen bir derdest müzekkeresi isdar edilip sanığın derhal derdest edi-lmesi ve derdest edildikten sonra en erken bir zamanda Yüksek Mahkeme huzuruna getirilmesi için emir vermeyi uyun görürüm.
Ahmed İzzet (Yüksek Mahkeme Hâkimi) :
Ben kardeşim Ülfet Emin bey'in söyledikleri ile hemfikirim. Yalnız şunları ilâve etmek i-sterim. Sanığın Bidayet Mahkemesinde avukatı vardı ve avukatı cezanın azaltılması için bazı mülâhazalarda bulunmuştu. Sanığın istinafta avukatı bulunmadığı için şahsen Mahkemede bulunup, leyhine olanları Mahkemeye kendi şahsen söylemesi zannedersem sanığın- leyhine olan bir husustur.
M. Necati Münir (Yüksek Mahkeme Başkanı):
Netice olarak Yüksek Mahkemenin ekseriyetle aldığı karar sanığın aleyhine hemen bir derdest müzekkeresi isdar edilip sanığın derhal derdest edilmesin ve derdest edildikten sonra e-n erken bir zamanda Yüksek Mahkeme huzuruna getirilmesidir.
Bundan dalayı işbu istinaf bilâ müddet tehir olunur.
Tarih : 8 Mayıs, 1970.
Full & Egal Universal Law Academy