-YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA Ceza İstinaf No: 7/71
(Dava No: 223 70)
M.Necati Münir, Başkan, Ülfet Emin ve
Ahmet İzzet, Üye.
İstinaf eden: Sıtkı Mahmut, Poli, Baf.
ile -
Aleyhine -istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü,
arasında
İstinaf eden namına: Gürsel E. Kadri.
Aleyhine istinaf edilen namına: Vedat Aziz.
Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 152. maddesi - Gayri kanuni ve edebe
mugayy-ir şekilde darbetmek.
Ceza Usul - Küçüklerin şahadeti - Teyid edici şahadet - Dava
harici şahadetin ibrazı ve kabulünün hatalı olması - Fasıl
155 Ceza Usul Yasası'nın 90'ıncı maddesine göre duruşmanın
durdurularak ilk duruşma yapılmasının emr-edilmesi.
OLAY: Sanık, 13 yaşında bir erkek çocuğunu, gayri kanuni ve
edebe mugayyir şekilde darbetmekle itham edildi. Bidayet
Mahkemesi, Sanığın müştekiyi iki defa gayri kanuni
ve edebe mugayyir şekilde darbettiği, iki defa da cinsi
- münasebette bulunduğuna dair şahadet dinledikten sonra,
Sanığı bir yıl hapse mahkûm etti.
Sanık mahkûmiyet ve ceza aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Müşteki tarafından verilen şahadetin
çok karışık olduğu ve teyid edici -şahadetin dava ile
ilgili olmayan iki olaya ait olabileceği kanısına vardı.
Bidayet Mahkemesinin dava konusu olmayan cinsi münasebetle
ilgili şahadet kabul edip bu şahadetin tesiri altında
kalması nedeniyle mahkûmiyet kararını iptal ett-i.
Cinsi münasebetle ilgili suçun cezası üç seneyi
geçtiğinden bu hususta şahadet ibraz edilince Bidayet
Mahkemesinin davayı durdurup ilk duruşma yapılmasını
emretmesi gerekirdi.
H Ü K Ü M
- Sanık Sıtkı Mahmut, Ceza Kanunu Fasıl 154'ün 152'nci maddesine aykırı olarak Şubat 1970 ile 5 Ağustos 1970 tarihleri arasında Poli'de erkek bir şahsı yani Aydın Hasan'ı gayri kanunî ve edebe mugayyir bir şekilde darbetmek suçundan Baf Kaza Mahkem-esi tarafından kabahatlı bulunmuş ve 20 Mart 1971 tarihinde başlamak üzere bir yıl hapse mahkûm edilmiştir. Sanık bu karardan istinaf etmiştir.
-
İstinaf sebepleri özetle şöyledir:-
Bidayet Mahkemesi geçerli olmayan şahadet
(inadmissible evidence) kabul etmekle hataya düşmüştür.
Bidayet Mahkemesi teyid edici Şahadet (corroborative
evidence) olmakla beraber sadece müştekin-in
şahadetine inanmakla ve müştekinin şahadeti
dışındaki şahadeti teyid edici nitelikte kabul
etmekle hataya düşmüştür.
-Bidayet Mahkemesi ithamnamede mevcut olmayan daha ağır
bir suçu nazarı itibara almakla ve Sanığı bu suçtan kabahatlı bulmakla hataya düşmüştür.
-
Müşteki edebe mugayyir harekete rıza gösterdiği için suç teşekkül etmemiştir.
5. Verilen ceza fahiştir.
- Davada esas şahadet, vak'a olduğu zaman 13 yaşında olan müşteki Aydın Hasan tarafından verilmiştir. Bu şahit soru safhasında 4 olaydan bahsetmiştir. Bunların iki tanesinde, Sanığın kendisini ustasının dükkanında sıkıp okşadığını, öptüğünü ve eli -ile bacaklarını okşadığını söylemiştir. Bu iki vak'a için müşteki hiçbir tarih söylememiştir. Diğer iki vak'ada Sanığın, okşamaya ilâveten kendisi ile cinsi münasebette bulunduğundan bahsetmektedir. Bunların birisi Nisan 1970 tarihinde -diğeri de Nisan'daki vak'adan 5-10 gün evvel olmuştur. İstintakı esnasında müşteki bu son iki vak'anın tarihlerini epeyce karıştırmış, ikinci cinsi münasebetin Ağustos'da yer aldığını söylemiş, ayni zamanda bir vak'ada olanları öteki vak'ada o-lmuş gibi izah etmiştir. Bazı hallerde bir şahidin, bilhassa küçük bir çocuğun, tarihler ve vak'aların teferruatı hakkında ufak yanlışlıklar yapması mühim addolunmayabilir. Fakat bu davada iki edebe mugayyir darbdan ve iki de cinsi münasebetten bahse-dildiği için teyid edici şahadetin hangi vak'alara şamil olduğu hususunda tarihler mühim rol oynayabilir. Meselâ Sanığın müştekiye para verdiğini Bidayet Mahkemesi teyid edici şahadet (corroboration) olarak kabul etmiştir. Fakat şahadet o kadar karışık ve-rilmiştir ki bu teyid edici şahadetin edebe mugayyir darb suçunu mu teyid ettiği, yoksa cinsi münasebetin yer aldığı diğer iki vak'ayı mı teyid ettiği sarih değildir. Ayni mülâhaza Sanığın müştekinin çalıştığı terzi dükkânında sabahın erken saatlerind-e görüldüğü hususundaki şahadete de şamildir. Sanığın müştekiye para vermesi ve bazı günler sabahleyin müştekinin çalıştığı dükkânda görülmesi hiç şüphe yoktur ki müştekinin verdiği şahadeti teyid edici mahiyette olan bir şahadettir. Fakat davayı alâkad-ar eden iki vak'anın ve davayı alâkadar etmeyen iki vak'anın hangisini teyid ettiği tesbit olunamadığı için bu şahadetin teyid edici kıymeti pek azalmaktadır.
-
- Bu davanın enteresan diğer bir hususu daha vardır. 0 da cinsi münasebet hususunda verilen şahadettir. Yukarıda belirtildiği gibi Sanığın aleyhine getirilen dava müştekiyi edebe mugayyir bir şekilde darbettiğidir. Halbuki müşteki şahadeti esnasında iki- ayrı bir günde Sanığın kendisi ile cinsi münasebette bulunduğunu söylemiştir. Bu tamamıyle ayrı bir suçtur ve cezası da üç seneyi geçtiği için Ağır Ceza Mahkemesinde dinlenmesi gerekir. Cinsi münasebet hususunda verilen şahadetin Sanığı mağdur ettiği aşik-ârdır. Bidayet Mah-kemesi Hâkiminin verdiği hükme tüm olarak bakacak olursak cinsi münasebet hususunda verilen şahadetin tesiri altında kaldığını göreceğiz. Bunun en bariz misali iddia makamı tarafından çağrılan 8'inci şahit Dr. Zehra Kaffaoğ-lu'nun verdiği şahadettir. Bu şahadetin edebe mugayyir darbetmek ile hiçbir alâkası olmayıp tamamıyle cinsi münasebet hakkında olduğu barizdir. Böyle olmakla beraber bu şahadetin Bidayet Mahkemesi Hâkiminin hükmünde mühim rol aldığı gö- rülmektedir. Hakimi-n kendisi de kararında Dr. Zehra Kaffaoğlu'nun şahadeti üzerinde çok durduğunu söylemiştir. Kanaatimizce cinsi münasebet hususundaki şahadet dava harici bir şahadet olduğu için iddia makamı tarafından ibraz edilmemesi ve bu şahadetin de Mahkeme tara-fından kabul edilmemesi gerekirdi. Eğer bu şahadetin ibraz edileceği iddia makamı tarafından daha evvel tahmin olunmasaydı bile, Mahkemeye ibraz olunur olunmaz Hâkimin Ceza Usulü Kanunu Fasıl 155'in 90'ıncı maddesine göre, davayı du-rdutup İlk Duruşma (Preliminary Inquiry) yapılmasını emretmesi gerekirdi.
-
- 1. ve 2. istinaf sebepleri için yukarıda söylediklerimiz istinafı nihai olarak bir neticeye vardırdığı için, öteki istinaf sebeplerine temas etmek lûzumunu hissetmiyoruz.
-
- İstinaf kabul olunur. Bidayet Mahkemesi'nin hükmü iptal edilir. Sanık beraat eder.
-
Yüksek Mahkeme
6 Mayıs 1971.
Full & Egal Universal Law Academy