- Konsolide edilmiş
Ceza İstinaf No. 8/75 ve 9/75
(Dava No. 83/75;Omorfo)
YÜKSEK MAHK-EME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Ahmet İzzet ve Şakir S. İlkay.
Ceza İstinaf No. 8/75
İstinaf eden: Hasan Mustafa Öksüz, Lefke
(Sanık 1)
-ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü,
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ümit Süleyman ve Hüseyin Malyalı.
Aleyhine istinaf edilen namına: Argun F. Korkut.
- Ceza İstinaf No. 9/75
İstinaf eden: Mustafa Hüseyin, Bağlıköy.
(Sanık II)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Emniyet Müdürlüğü,
a r a s ı n d a.
İst-inaf eden namına: Ümit Süleyman ve Hüseyin Malyalı.
Aleyhine istinaf edilen namına: Argun F. Korkut.
Hırsızlık - Rumdan kalıp KTFD'ye intikal eden eşyaları sirkat -
Suçların kabulü - İlk Mahkemenin Sanıklara 3' er ay hapis cezası vermesi
Cezaya kaış-ı istinaf - İstinaf Mahkemesinin davaya bakmş olsaydı daha
yüksek hapisliğe veya cezaya hükmedebileceği görüşünden hareketle İlk Mahkemenin verdiği cezaya müdahale edememesiİstinafın oyçokluğu ile reddi.
Mahkemelerin uygun cezanın tespitinde gözönünde -bulundurduğu ilkeler -
1) Amme menfaatını korumak, 2) Cezanın işlenen suçun vehameti ile orantılı olması, 3) Cezanın Sanığın ıslahını ve topluma faydalı bir insan olarak iadesini temin eder nitelikte olması, 4) Sanığın karakteri, sosyal şahsiyeti, geçmiş-teki durumu, kesilecek olan cezanın Sanığa ve himaye ve yardımına muhtaç kimselere yapacağı etki, 5) Verilecek olan cezaya herhangi bir etkisi olacak önemli faktörler.
Fasıl 155 Ceza Usulû Yasası - Yasanın 145(2) maddesi - Yüksek
Mahkemenin istinafen ge-len davalarda cezayı azaltma ve çoğaltma yetkisi.
İbret verici ceza verme ilkesi - Genellikle yaygın ve amme menfaatinin
ağır bastığı suçlara verilecek cezanın tespitinde bu ilkenin dikkate alınması.
Yargıtayın cezsyı yûkseltme ve azaltma yetkisi - Fas-ıl 155 Ceza Usulü
Yasası madde 145(2).
Mahkemenin uygun ceza tespitinde geniş takdir hakları bulunması.- Ceza
Yasamız suçların azami cezalarını tespit ettiğinden Mahkemelerin herhangi bir suç için Yasada öngörülen azami cezaya kadar geniş ceza verme y-etkisi olması.
Sirkat - Bkz. Hırsızlık.
Ceza Usulû - İddia Makamı - İddia Makamının cezanın uygun olduğuna
ilişkin savunması.
OLAY: Sanık 1'in sürdüğü kamyon Güzelyurt Polis barikatındadurduruldu ve arandı. Kamyonda sanık 2 ve 3'de bulunuyordu. Yap-ılan aramada Rumdan KTF Devletine intikal eden eşyalar bulundu.
Sanıklar hırsızlık suçu ile itham edildiler.
Suçlarını kabul eden Sanıklara İlk mahkeme, yaygın hale
gelen bu tür suçların önlenmesi düşüncesiyle3'er ay hapis
cezası verdi.
Sanık 1 ve 2 veril-en cezanın fahiş olduğunu öne sürerek is-
tinaf ettiler.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme çoğunluk kararında bu tür suçların çok yaygın
olduğunu ve bu nedenle ağır cezalar verilmesi gerektiğini belirtti. Sanıkların 55 ve 42 yaşında 5 ve 8 çocuklu birer aile reisi -olduklarını, sabıkasız olduklarını, çevrelerinde dürüst olarak tanındıklarını dikkate alan çoğunluk kararı kesilen cezanın müdahaleyi gerektirecek derecede fazla olmadığı kanısına vardr ve istinafları reddetti.
Azınlık kararını veren Yargıç, uygun cezanın -tespitinde Mahkemelerin geniş takdir hakkı bulunduğunu, bu tür suçların korkunç denecek şekilde arttığını ve önlenmesinde Mahkemelerin vereceği cezaların önemli etkisi olacağını belirtti. Sanıklara ibret verici nitelikte ceza verilmesi gerektiğini vurgulay-an azınlik kararı Sanıklara verilen 3'er ay hapis cezasının işlenen suçların koşulları ve Sanıkların göçmen olmadıkları dikkate alındığında fahiş değil bilakis az olduğu ve yükseltilmesi gerektiği görüşünü açıkladı.
__________________
- H Ü K Ü M
Ülfet Emin:
8/75 sayılı ceza istinaflarında istinaf eden (83/75 sayılı davada sanık 1) ve 9/75 sayılı ceza istinafında istinaf eden (83/75 sayılı ceza davasında sanık 2), 17 Nisan 1975 tarihinde Omorfo'da Kaza Mahkemesi -tarafından 4 Ocak 1975 tarihinde Omorfo'da Rumlardan kalıp Kıbrıs Türk Federe Devletine intikal eden cem'an K.L.9l.kıymetinde bir adet karyola, 1 adet gaz ocağı, 7 adet koltuk, 3 adet sandalye ve 1 adet traktör arka dış lâstiğini sirkat ettiklerinden dolay-ı 83/ 7 5 sayılı ceza davasında kabahatlı bulunarak her biri 3' er. ay hapse mahkûm edildi.
Her iki istinaf, aynı konuyu ilgilendirdiği cihetle, istinaf edenlerin müracaatı üzerine konsolide edildi.
İstinaf edenler 21 Nisan 1975 tarihinde dosyaladıkları i-stinaf ihbarnamesi ile Bidayet Mahkemesinin kestiği 3 aylık hapislik cezasının fahiş ve gayri makul olduğunu iddia ettiler.
İstinaf edenler kabahatlı bulundukları suçu Bidayet Mahkemesinde kabul ettiler. Bidayet Mahkemesi huzurunda verilen bilgiye göre san-ık 1, 55 yaşında olup Lefkelidir, sanık ise 42 yaşında olup Bağlıköylüdür. Göçmen değildirler. 4 Ocak 1975'te ö.s.5.30 raddelerinde Omorfo kapı barikatında sanık 1'in sürdüğü kamyon durduruldu ve ithamnamede belirtilen eşyalar bulundu. Sanık 2 ve 3 sanık 1-'e refakat etmekte idi. Sanıkların sabıkaları yoktur. Sanık 1 evli olup 5 çocuk babasıdır. Sanık 2'de evli olup onun da çocukları vardır.
Kıbrısta uygulanmakta olan Ceza Usulû iCanunu ilkelerine göre herhangi bir şahıs herhangi bir suçtan kabahatlı bulund-uğunda bu gibi bir şahsa nasıl bir ceza verileceği hususu Bidayet Mahkemesinin takdirine bırakılır. Bu nedenle Ceza Kanunumuzda herhangi bir suç için verilebilecek ceza kesinlikle tesbit edilmiş değildi,r. Ancak verilebilecek olan cezanın azamisi tesbit ed-ilmiştir ve Mahkemelere takdir ve tesbit edecekleri uygun cezanın ne olacağı hususunda geniş adli yetki verilmiştir. Bidayet Mahkemeleri adli yetkilerini kullanırken bazı hukuki ilkeleri göz önünde tutmaları gerekir. Bu hukuki ilkelerin ne olduğu Yüksek Ma-hkemenin daha önce vermiş olduğu birçok hükümlerde belirtilmekle beraber, bu istinafta da tekrarlamaya yarar görüyorum. Bu hukuki ilkelerin sıra ile en önemlileri şunlardır:
1. Amme menfaatını korumak. Bu amaçla kesilecek olan cezanın mahkûm olan şahsı ve-ya başkalarını betekrar mahkûm edildiği suça benzer ve/veya başka herhangi bir suçu işlemesini önleyecek nitelikte olması. Başka bir deyimle cezanın sanığa ve başkalarına ibret verici nitelikte olması.
2. Cezanın işlenen suçun vehameti ile orantılı olması-. Bunu sağlamak için de suçun nasıl ve hangi koşullar altında işlendiğini göz önünde bulundurmak.
3. Kesilecek olan cezanın sanığın islâhını ve cemiyete faydalı bir insan olarak iadesini temin eder nitelikte olması.
4. Sanığın karakter, sosyal şahsiyeti-, geçmişteki durumunu, kesilecek olan cezanın sanığa ve himayesine ve yardımına muhtaç olan kimselere yapacağı etkiyi nazarı itibara almak.
5. Kesilecek olan cezaya herhangi bir etki yapabilecek mühim faktörleri nazarı itibara almak.
Yüksek Mahkeme, İsti-naf Mahkemesi olarak, davaya direkt olarak kendisi bakmış olsa idi sanıklara Bidayet Mahkemesinin verdiği cezadan farklı bir ceza vermek temayülünde olsa dahi, sadece bu sebepten dolayı Bidayet Mahkemesinin kestiği cezaya müdahale etmez. Yüksek Mahkeme anc-ak Bidayet Mahkemesi cezayı tesbit ederken adli bir şekilde, biraz önce belirttiğim ilkeler tahtında, hareket etmediğine ve nazarı itibara alması gereken mühim faktörleri nazarı itibara almadığına ve davanın bütün ahval ve şeraiti göz önünde tutulduğunda c-ezanın aşikâr surette fahiş veya çok az olduğuna kanaat getirirse, kesilen cezaya müdahale edebilir. Bidayet Mahkemesi ceza ile ilgili hükmünü verirken aynen şunları söylemiştir:
"Bu mıntakada baktığım meselelerden ve anladığım kadarı ile sirkat korkunç d-enecek şekilde alıp yürümüş ve yürümektedir. Bu tür tehlikeli cürümleri önlemek için şüphesiz diğer hizmetler ve ilgililer yanında Mahkemelerin de mühim sorumluluğuvardır. Bu sirkatların önlenmesinde sirkat yapanların düzeltilmesinde Mahkemelere geniş vazi-fe düşmekte, böyle hallerde suçu bariz olan sanıklara ceza kesilirken uygun ve isabetli cezaların verilmesinde azami dikkat gösterilmesi gerekmektedir kanaat ındayım.
-Bu sanıkların bu mühim suçu işlemeleri için herhangi bir makul sebep göremiyorum. Hepsi yaşlı başlı adamlardır, hepsi açıkta olmayıp yerleşmiş aile reisleridirler. Sırf sirkat yapmaktan mada bu suçu işlemelerine sebep, gerek iddianın gerekse müdafaanın söy-lediklerinde bulamadım. Sanıklar sabıkasızdırlar, evlidirler, çoluk çocuk sahibidirler. İşledikleri suçun vehametini idrak etmişlerdir. Ancak mevcut şerait altında söylemiş olduğum sebeplerden dolayı uygun cezanın hapislikten mada bir şeyin olamayacağına i-nanmaktayım."
-
Bidayet Mahkemesinin iktibas ettiğim hükmünden açıkça görülüyor ki Bidayet Mahkemesi adli takdirini kullanırken nazarı itibara alması gereken tüm faktörleri nazarı itibara almış bulunmaktadır. Sanıklar için söylenen tüm hususları, sanıkların karakter, sos-yal şahsiyeti ve geçmişteki durumlarını nazarı itibara almıştır. Buna ilâveten suçun nasıl ve hangi koşullar altında işlendiğini de göz önünde bulundurmuştur. Bidayet Mahkemesi bu gibi suçların korkunç denecek şekilde alıp yürüdüğüni ve bu gibi suçların ö-nlenmesinde Mahkemelerin bu gibi suçlara keseceği cezanın önemli etkisi olacağını belirtmiştir. Bidayet Mahkemesi hakiminin bu hususta söyledikleri ile tamamen hemfikirim. İstinafın duruşması esnasında sanıkların avukatı da bu gibi suçların barış harekâtın-dan sonra çok yaygın bir hal aldığını kabul etmiştir. Bu gibi suçlarla ilgili Yüksek Mahkemeye ilk defa olarak istinaf gelmiştir. Bu nedenle Yüksek Mahkeme bu husustaki görüşlerini belirtmesinde yarar vardır. Kanaatımca yaygın olan bu suçların durdurulması-nda Mahkemelerin çok önemli bir rolü ve görevi vardır. Mahkemelerin bu gibi suçlara ibret verici ağır ceza kesmesi gerektiği kanaatındayım. Bu gibi suçlara artık bir son verilmesi gerekir. Bunu sağlayabilmek için de kesilecek olan cezalara, ibret verici ol-ma faktörü önemli bir etki taşıması gerekir kanaatındayım. Yaygın olan suçlar ancak ağır bir şekilde cezalandırıldığı takdirde önlenebilir. Bu nedenle hükmürrıde belirttiğim hukuki ilkelerin birinci ilkesine yani ibret verici ilkesine önem vermek gerekir. -Başka bir deyimle cezanın sanığa ve başkalarına ibret verici nitelikte olması gerekir. Bu yapılmadığı taKdirde bu gibi suçlar önlenemez ve bu gibi suçların artmasına da sebebiyet verebilir. Bu gibi suçların önlenmesinde hakimlere büyük bir görev düşer ve h-akimler bu görevlerini ancak bu gibi suçlara ağır ve uygun ceza vermekle yerine getirebilir. Ceza Usulü Kanunu'nun 145. maddesinin 2. fıkrası gereğince, Yüksek Mahkeme ceza aleyhine yapılan bir istinafı tezekkür ederken cezayı azaltmak veya çoğaltmak yetki-sine sahiptir. Ceza Usulü Kanunu'nun bu maddesine istinad ederek belirttiğim hukuki ilkeler ve bilhassa suçun işlendiği koşullar, sanıkların göçmen dahi olmadıkları ve suçun işlenişinde herhangi hafifletici bir sebep olmadığı göz önünde tutulduğunda, kesil-en ceza aşikâr suette azdır. Bu nedenle 3 aylık hapislik cezasının 6 aylık hapislik cezasına artırılması taraftarıyım.
Ahmet İzzet:
Bidayet Mahkemesinin her iki sanık için kestiği 3 ay hapislik cezası az olmakla beraber kanaatımca müdahaleyi gerektirecek -kadıır az değildir. Bu gibi suçların bugünlerde çok yaygın olduğu ve bunlara ağır ceza verilmesi gerektiği hususunda Sayın Ülfet Emin ile hemfikirim. Ancak bunun bu davada yapılmasının uygun olmadığı kanaatındayım. Beni bu meselede e2kileyen en büyük sebep- de sanıkların yaşlarıdır. l. sanık 55 yaşında, 2. sanık ise 42 yaşındadır. Birincisinin 5 çocuğu, ikincisinin de bugün avukatı tarafından bize bildirildiğine göre 8 çocuğu vardır. Sanıkların şimdiye kadar hiç bir sabıkaları yoktur ve oldukları yerlerde dü-rüst şahıslar olarak tanınmışlardır. Bidayet Mahkemesi 3 ay hapis cezası kesmiştir. Kanaatımca bu 3 ay hapis cezası sanıkları kâfi derecede etkileyecektir ve bu yaşta ve bu kadar çocukları olan bu iki şahsa kanaatımca ibret verici bir cezadır. Aksi takdird-e hapislik müddetinin fazla uzatılması halinde her iki sanığın ailelerinin perişan olacağı kanaatındayım. Bu sebeplerden dolayı istinafın reddedilmesi fakat cezanın artırılmaması taraftarıyım.
Şaki r S. İlkay:
Bu tip suçların işlenmesini önlemek bakımında-n bu gibi davalar- da oldukça ağır ve etkili cezaların verilmesi gerektiği görüşüne ka- tılırım.
Kaza Mahkemesi, bu meselede, sanıklara verilecek cezayı takdir ederken, gerekli bütün faktörleri nazarı itibara almıştır. Meselenin olguları ve doğru olarak n-azarı itibara alınan faktörler ışığında Kaza Mahkemesinin sanıklara kestiği 3' er ay hapislik cezasının yerinde olduğu ve fazla olmadığı kanaatındayım.
İstinaf ceza aleyhine olduğu cihetle bu IVlahkeme, uygun gördüğü hallerde, cezayı azaltabileceği gibi ç-oğaltabilir de. Mamafih, bu meselede sanıklann geniş aile sahipleri olduğu, yaşları, sabıkaları bulunmadığı ve Savcılığın cezanın artırılması için mukabil istinaf yapmadığı ve kesilen cezanın uygun olduğunu savunduğu göz önünde tutulduğunda Kaza Mahkemesin-in sanıklara kesmiş olduğu cezanın az olmakla beraber müdahaleyi gerektirecek derecede az olmadığı görüşündeyim.
Netice itibarı ile istinafın reddedilmesi taraftarıyım.
Ülfet Emin:
Netice olarak istinaf oybirliği ile reddedilir. Oy çokluğu ile de Fasıl -155'in 145(2) maddesine göre, kesilen cezanın artırılmamasına karar verilir.
(Ülfet Emin) (Ahmet İzzet) (Şakir S. İlkay)
Hâkim Hâkim Hâkim
29 Nisan, 1975.
Full & Egal Universal Law Academy