-D.17/84 Yargıtay/Hukuk 10/84
(Dava No. 327/80 Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: Sadık Bayrak, Le-fkoşa.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Esat Hasan, Vadili.
(Davalı)
-A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Talât Kürşat.
Aleyhine istinaf edilen namına: Osman Dağlı.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: İstinaf eden davacı, 8.2.1980 tarihi-nde AA 241 plâkalı motosikleti ile Mağusa-Lefkoşa anayolu üzerinde 7-8 milleri arasında seyahat ettiği bir sırada aleyhine istinaf edilen davalının kullanmakta olduğu F 845 plâkalı aracı ile çarpışma sonucu yaralandı. Davacı, Mağusa Kaza Mahkemesinde 327/8-0 sayılı davayı açtı ve söz konusu kazanın tamamen davalının dikkatsizliği veya ihmali sonucu meydana geldiğini iddia ederek aldığı yaralar ve çektiği acı ve ızdırap için özel ve genel zarar ziyan talep etti. Davalı dosyaladığı müdafaa takririnde davacının- tüm iddia ve taleplerini reddetti ve kazanın davacının dikkatsizliği veya büyük ölçüde katkısal kusuru sonucu meydana geldiğini iddia etti.
Davanın duruşması sırasında davalı avukatı Mahkemeye bir beyanda bulundu ve davacının %100 sorumluluk esası üzeri-nden özel ve genel tazminat olarak 2000.- sterlin almaya hakkı odluğunu sadece sorumluluk hususunda şahadet dinlenerek Mahkemece saptanacak sorumluluk oranına göre ödenecek miktarın davanın sonuçlandığı tarihteki sterlinin geçerli resmi döviz alış kuru üze-rindek hesaplanmasını kabul ettiğini bildirdi. davacı avukatı yapılan bu beyanı aynen kabul ettiğinden taraflar sadece sorumluluk ile ilgili şaahdet çağırmakla yetindiler.
İlk Mahkeme, huzurundaki şahadeti inceledikten sonra kazaya davacının sebep odluğu- kanısına vardı ancak davalının da bu kazada katkısal kusuru olduğunu buldu ve davacının kazaya %70, davalının katkısal kusurunun ise %30 oranında olduğunu belirttikten sınra tarafların %100 sorumluluk esası züerinden 2000.- sterlin özel ve genel zarar ziy-an hususunda mutabik kaldıklarını dikkate alarak davacının almaya hakkı olduğu miktarı 600.- sterlin olarak saptadı ve hüküm tarihindeki kuru uygulayarak davacı lehine 221.466TL için hüküm verdi.
Davacı İlk Mahkemenin mevcut şahadet ışığında kazanın oluş- şeklinde tarafların kusur oranı hakkındaki bulgularında hataya düştüğünü, tazminat miktarının Türk Lirsına dönüştürmekle hata ettiğini ve masraflar konusunda vermiş olduğu emrin de hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf etti.
Mahkeme huzurundaki şahadete- göre kaza Mağusa-Lefkoşa anayolu üzerinde 7-8 milleri arasında oldu. Çarpışma yerinde yol düz olup gerek Lefkoşa ve gerekse Mağusa istikametinde görüş mesafesi 500-600 metre kadardı. Kaza yerinde 19'3" genişliğinde olan asfalt yolun her iki yanında 6' gen-işliğinde kullanılabilir durumda banket mevcuttur. Çarpışma noktası asfalt yolu ikiye ayıran beyaz çizginin, lefkoşa istikametine göre, 1' 8" souldadır. davacının iddiasına göre motosikleti ile Mağusa'dan Lefkoşa'ya doğru seyahat ederken kaza yerine yaklaş-tığında 500 metre mesafeden yolun sol kenarında park edilmiş bulunan bir Van arabayı tam geçeceği sırada vanın önünde duran ve o ana kadar farketmediği davalıya ait bir minibüsün aniden iki adım mesafeden hareket edip önüne atılması üzerine minübüs ile çar-pıştı. davacıya, istintakında, 500 metre uzaktan yolun solunda durduğunu söylediği van arabanın arkası açık bir piap araba olduğu söylenince, davacı pek dikkatli bakmadığını, duran aracın arka kısmının açık veya kapalı olmaığını hatırlamadığını, ancak arac-ın arkası açık bir pikap olması halinde önünde duran minübüsü görmesi gerektiğini kabul etti. Yine davacı, istintakında, minübüsün duran araçtan ne kadar uzakta olduğunu, minübüsün kendisine nasıl vurduğunu, kendisinin ise onun neresine çarptığını hatırlam-adığını itiraf etti.
Davalı ise kaza yerinde yolun sol kenarında duran pikap bir arabayı geçtiği bir sırada içinde bir akrabasının oturduğunu gördüğünü, bir ihtiyacı olabileceğini düşünerek duruşmaya karar verdiğini ve 200 metre kadar bir mesafede durup -ineceği sırada davacının motosikleti ile arkadan gelip minibüse vurduğunu iddia etti.
Kazadan hemen sonra kaza yerine giden PE 682 Süleyman Kutlu kaza yerinde bulduğu davalıya ait minibüsün sağ arka çamurluğunun ezik, sağ arka lâmbasının kırık, arka nike-linin de ezik ve çıkık, motosikletin ise sol ön sustasının eğri, ön çamurluğu ve ön far nikelinin ezik, dümen ve sağ ön fren kalounun eğrilmi, sol yan korıuyucu demirinin de devrilmekten dolayı eğrilmiş olduğunu tesbit etti. Bu şahide göre arabanın sağ ark-a yanında herhnagi bir hasar yoktu.
İlk Mahkeme, yolun durumu dikkate alındığında davacının kazadan önce davalının aracını rahatlıkla görmesi gerektiği halde onun davacının aracını görmediği hususuna bulgu yaptı. Davacı tedbirli ve dikkatli haeket etmiş -olsaydı büyük bir olsaılıkla kazanın önlenebileceği kanısına vardı. Böylece İlk Mahkemenin yapmış olduğu bu bulgu ile davalının şahadetini davacınınkine tercih ettiği ve kazaya davacının sebep odluğunu kabul ettiği anlaışlmaktadır. davacının düz ve görüş m-esafesi 500-600 metre olan bir yerde dabvalının minibüsübü son ama kadr farketmemesi, ona çarpmamak için herhangi bir önlem almayarak minibüsün sağ arka çamurluğuna çarpması, minibüsün hasaarının arkad olması ve yan tarafında herhnagi bir çarpma izi bulunm-mamamsı, davacının dikkatsiz sürüşü sonucu minibüse tamamen arkadan çarptığı ve dava konusu kazanın meydana geldiği açıktır ve İlk Mahkeme bu hususta bulgu yapmakla hataya düşmüş değildir. Davacının tüm olguları ve kazanın oluş şekli dikkata alındığında İl-k mahkemenin saptamış olduğu katkısal kusur oranının da hatlı olduğu söylenemez.
Şimdi de İlk Mahkemenin davacının almaya hakkı odluğu tazminat miktarını TL olarak saptamakla hatalı hareket edip etmediğini incelemek gerekir. tarafların İlk Mahkeme huzuru-nda yapmış oldukları beyan aynen şöyledir:
"Osman Bey: Davanın bu safhasında davacının methaldar olduğu söz konusu kazada herhangi bir sorumluluk kabul etmemekle beraber, haklarımıza halel gelmeksizin %100 mesuliyet esası üzerinden özel ve genel tazminat -olarak Stg. 2000.- almaya istihkakı olduğu hussuunda bir beyanda bulunur ve sorumluluk hususunda ileride davasını ve/veya herangi bir kısmını ispat etmesi halinde söz konusu miktarın davanın bitiş tarihindeki sterlin'in geçerli resmi döviz alış kuru üzerin-den hesaplanmasında bir sakınca görmediğimi ve bu hsusuun Mahkemede benim beyanım olarak kaydını talep ederim.
Talât Bey: osman beyin yukarıdaki beyanına katılırım ve yapılan teklifi aynen kabul ederim ve bu şekilde Mahkeme zabıtlarına kaydını rica ederi-m.
Sayın meslektaşım sorumluluk konusunda kendisi ile temasımdan anladığım kadarıyle şahit çağıracak. Dolayısıyle o konuda duruşmaya devam edecektir. Mümkünse Mahkemenin vereceği erken bir tarihte duruşmanın yapılamsını rica ederim."
-Görülebileceği gibi davanın İlk Mahkeme huzurunda duruşması devam ettiği sırada yapılan bu beyanda davacının almaya hakkı olduğu miktarın davanın bitiş tarihindeki sterlinin geçerli resmi döviz alış kuru üzerinden hesaplanması hususunda mutabık kalınmıştı-r. Burada karara bağlanması gereken öneli husus tarafların "davanın bitiş tarihinden" neyi kastettikleridir. Davacıya göre davanın bitiş tarihi istinafı da kapsamaktadır. Bunedenle İlk Mahkemenin istinaf edebile- ceğini de göz önünde tutarak hükmünde tazmi-nat miktarını sterlin olarak belitmesi gerekirdi. davalı ise bu görüşe katılmadı ve bitiş tarihinin davanın İlk Mahkemece karara bağlandığı tarih odluğunu savundu.
-
davacının talep takririndeki tazminat talebi sterlin oalrak değil de Türk Lirası olarak talep edilmiştir ve normal olarak ilk mahkemenin tazminat miktarını Türk Lirası olarak saptaması gerekirdi. saniyen bir davadaki tazminat miktarı ilk mahkeme tarafınd-an tesbit edilir ve İstinaf Mahkemesi ancak tesbit edilen bu miktarın doğru olup olmadığını gözden geçirir. Tüm bu hususlar ve tarafların Mahkemeye yaptıkalrı beyan göz önünde bulundurulduğunda davanın bitiş tarihinin davanın İlk Mahkemece karara bağland-ığı tarih olduğu ve yapılan beyanla tarafların bunu murat ettikleri kanıısındayız.
Son olarak il mahkemenin masraflar hususunda vermiş olduğu merin hatalı olup olmadığının tezekkür edilmesi gerekir. Davalı 18.11.1981, 30.12.1981, 12.1.1982, 15.4.1983, 6-.6.1983, 7.6.1983 ve 20.6.1983 tarihinde yapılan ertelemeler ile ilgili oalrak mahkemenin davacı lehine masraf emri vermemekle hataya düştüğünü iddia etmiştir. Herhnagi bir erteleme ile ilgili olarak masraf verip vermeme ertelemeyi veren mahkemenin yetkisi- dahilinde olan bir husustur. Ancak mahkemenin bu yetkisini adli olarak kullanması gerekir. Bu meselede, dava tutanaklarından görüldüğü kadarı ile, 30.12.1981 tarihinde yapılan erteleme dışındaki tüm diğer ertelemeler tarafların müşterek müracaatı üzerine -veya Ağır Ceza Mahkemesinin oturumları nedeniyle yapılmıştır. gerek bu husus gerekse davacının akzaya katkısı göz önünde tutulduğunda ilk mahkemenin takdir hakkını masraf verilmemesi yönünde kullanmakla hataya düştüğü söylenemez.
Sonuç olarak istinaf red-dolunur.
İstinaf eden, aleyhine istinaf edilenen istinaf masraflarını ödeyecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
1984
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy