-D.35/86 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 103/85 ve 104/85
(Dava No. 503/82;Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
Yargıtay/Hukuk -103/85
İstinaf eden: Güvenlik Kuvevtleri Komutanlığı, Boğaz, vasıtası ile
Kıbrıs Türk Federe Devleti, Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ahmet Kafa-oğlu, Çamlıca.
(Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Erden Algun.
Aleyhine istinaf edilen namına: Güner Ça-kın.
Yargıtay/Hukuk 104/85
İstinaf eden: KTFD'ni temsilen KTFD. Başsavcılığı, Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ahmet Kafaoğlu, Çamlıca.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Osman Talat Enginsoy.
Aleyhine istinaf edilen namına: Güner Çakın.
H Ü K Ü M
-N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen (davacı), Lefkoşa Kaza Mhakemesinde istinaf eden (davalılar) aleyhine dosyaladığı bir dava ile, 4.8.1981 tarihli olup geri- hizmetlerde görevlendirilmesini öngören Sağlık Kurulu Raporu olamsına karşın, muvazzaflık hizmeti için 1981 yılı Mart celbi ile askere alınan davacıya askeri mevzuata aykırı oalrak ve/veya ihmal ve teseyyüb ve/veya dikkatsizlik ve/veya kanuni vecibelerini- ihlâli sonucu eğitim yaptırma, ağır iş gördürme nöbet tutturma sonucu davacının sağ gözünü tamamen kaybetmesine sebebiyet verilmesi nedeni ile düçar kaldığı özel ve genel zarar ziyan ödenmesine ilişkin istemde bulundu.
Davacı dosyalamış olduğu talep taj-kririnde, sair şeyler yanında, 1981 yılı Ocak ayı içerisinde Lefkoşa Devlet Hastahanesinde sağ gözünden katarakt ameliyatı odluğunu, ameliyatı yapan uzman doktorun tavsiyesine göre davacının sağ gözüne ameliyttan itiabren 6 ay sonra kontak lens takılması g-erektiği ve davacının ameliyattan sonra sıkılmaması, terlememesi, ağır çalışma yapmaması ve fazla hareketli işlerde çalışmaması gerektiği ve bunlara uymaması halinde, uzman doktorun görüşüne göre, davacının sağ gözünde retina dekollmanı oluşacağı ve sağ gö-zünü tamamen kaybetme tehlikesi ile karşılaşacağı ileri sürüldü.
davacı savlarına devamla 1981 yılı Şubat atı askerlik son yoklamasında sağ gözü ile ilgili durumu yetkililere anlatarak Sağlık Kuruluna sevkedildiğini, 4.11.1981 tarihinde Sağlık Kurulu tar-afından geri hizmetlerde istihdamı gerektiğine ilişkin karar alındığını ve bu kararın Asal Şube ile ilgili askeri birliklere iletildiğini, Mart 1981'de mükellefiyet hizmeti için askere alınarak temel eğitim için Er Eğitim Taburuna sevkedildiğini, askere se-vkedildiği tarih ile Lefkoşa Devlet Hastahanesine yatırıldığı 10.6.1981 tarihleri arasıdna davalı (1)'in ihmal ve teseyyübü, dikkatsizliği ve kanuni vecibelerinin ihlâli sonucu sağ gözünün görme derecesini tamamen yitirdiğini ileri sürdü.
davalılar ise d-osyaladıkları müdafaada, sair şeyler yanında, bir ön itirazda buluanrak davacınına skerlik mükellefiyeti hizmetlerini yerine getirmesi esnasında, yaptığı hizmetler ve askerdeki hareket tarzını düzenleyen işlemlerin Kamu Hukuku kapsamı dahilinde işlemler ol-up özel hukula ilgili olamdığını ve davacının Yüksek İdare Mahkemesine başvurması gerektiğini ve orada dava açmadan Kaza Mahkeemsinde dava açamayacağını ve Kaza Mahkemesinin de böyle bir davayı göremeye yetkili olmadığını ileri sürerek davacının talebinin -reddedilmesini istediler.
Öncelikle ön itirazı dinleyen Alt mahkeme, davacıya göre, Sağlık Kurulu raporundan sonra davalıların ona karşı özel bri dikkat ve ihtimam yükümlülüğü doğduğu ve davalıların günlük emirlerde bunu ihlâl ettiklerini ileri sürdüğünü-, bunun da bir haksız fiil iddiası olduğu ve doğal olarak Kaza Mahkemesinin yetki alanı içine girdiği kanaatına vararak davalıların ön itirazını reddetti.
Bu karara karşı davalı (1) 103/85 sayılı istinafı ve davalı (2) de 104/85 sayılı istinafı dosyaladı-lar.
Her iki istinaf aynı karardan kaynaklandığı için istinaflar birleştirilerek dinlendi.
İstinaf edenlerin istinaf sebepleri özetle Alt Mahkemenin davalı tarafı dinlemeden davacıya inanmak ve yetki hususunda yanlış bulguya varmakla hata ettiği hususu-ndadır.
İstinaf eden davalı (1) istinafın duruşması sırasında, sair şeyler yanında, Alt Mahkemenin dava bitmeden ve davalı tarafı dinlemeden davacıya inandığını, askerde yapılan eğitimin idare hukuku kapsamında bir işlem olduğunu ve davacının talebi de e-itimden dolayı uğradığı zarara dayandığına göre konunun kamu hukuku sahasına girdiğini, alınan rapora göre hareket edilmeemsi sonucu bir idari ihmal sözkonusu idiyse davacının Yüksek İdare Mahkeemsine başvurabileceğini ve oradan alacağı bir karara uyulmama-sı halinde ancak Kaza Mahkemesinde tazminat davası açabileceğini ileri sürdü.
Davalı (2) de davalı (1) tarafından ileri sürülen savları benimsedi. Davacı avukatı ise hitabında, sair şeyler yanında, Alt Mahkemenin davcıya inandığına ilişkin bir bulgusu ol-amdığını, askere alınma bir şart tasarrufu olmakla beraber askere alındıktan sonra davalıların alacağı her önlem ve yapacakları her eylemin idari olmadığını, ortada Yüksek İdare Mahkemesine başvuracak bir ihmal bulunmadığını, yapılanın bir davranış olduğun-u, komutanlığın Sağlık Kurulu raporuna uyması gerektiğini ve yapılanın bir an için idari ihmal olduğu varsayılsa bile yapılan ihmalin ağır uluşu nedeni ile adil kaza yetkisine giridğini ileri sürdü.
Özetlenen olgulardan da görülebileceği gibi aleyhine is-tinaf edienin esas şikâyeti geri hizmetlerde görevlendirilmesine ilişkin elinde Sağlık Kurulu raporu olmasına karşın Güvenlik Kuvvetlerince askere sevkedildikten sonra, rapor bilgileri dahilinde olduğu halde, bu rapora uyulmaması sonucu sağ gözünün görme d-erecesini tamamen yitirdiği nedenine bağlı olarak özel ve genel tazminat ödemesi ile ilgilidir.
Başvurda sözüe dilen Güvenlik Kuvvetlerinin ilgili devrede yürürlükte olan KTFD Anayassının 118. maddesinin öngördüğü anlamda yürütsel ve yönetsel yetki kulla-nan bir organ olduğuna kuşku yoktur. Aleyhine istinaf edilenin bu başvuruda yakınma konusu yaptığı geri hizmette görevlendirilme-menin de Anayasanın aynı maddesi anlamında bir karar, işlem ya da ihmal olduğuna kuşku yoktur. Ancak Güvenlik Kuvvetlerinin gün-lük işlerini yürütmek için yapmaya zorunlu olduğu bazı karar ve işlemleri Anayasanın öngördüğü anlamda karar ya da işlem olmayabilir. Bunlar bu istinafın konusu olmadığı için bu hususa sadece değinmekle yetinmeyi uygun gördük.
Yargıtay/Hukuk 31/80'de vur-gulandığı gibi Anayasa yürütsel ve yönetsel bir yetki kullanan bir organ, makam veya kişinin bir kararı, işlemi ya da ihmalinden yakınma olması halinde bu tür yakınmaların yargı merciini münhasıran Yüksek İdare Mahkemesi olarak belirlemiştir. Anayasamız bu- tür işlemlerden doğan yakınmalar için Yüksek İdare Mahkemesi dışında başka herhangi bir Mahkeme tanımamıştır.
Sözü edilen karar veya işlem veya ihmal yakınana bir hak doğurmuşsa ilgili devrede yürürlükte olan KTFD Anayasasının 118. maddesinin (4). fıkra-sı uyarınca kati bir netice alındıktan sonra aynı maddenin (6). fıkrası uyarınca tam ve muhik bir tazminat için Kaza Mahkemesine başvurabildirdi.
Yargıtay/Hukuk 46/(3'de sayfa 6 para 3'de aynı görüş benimsenerek: "Yürütsel veya yönetsel yetki kullanan bi-r organ, makam veya kişinin karar, işlem veya ihmalinden yakınan bir kimsenin Anayasanın 118(1) maddesi altında özel bir yakınma hakkında keisn karar verme münhasır yetkisine sahip olan Yüksek İdare Mahkemesine başvurması gerektiği ve böyle bir başvuru son-ucu bir karar alındıktan sonra da, tazminat talebi varsa, Kaza Mahkemesinde dava açabileceği" vurgulanmıştı.
İstinafın duruşması sırasında aleyhine istinaf edilen bu kararlardan ayrılarak başlangıçta yürütsel nitelikte olan karar ve işlemlerin yapılan ih-mal neticesinde "fiili yol" durumuna girip yürütsel bir işlem olmaktan çıkarak kazai yargı yetkisine girdiğini ileri sürdü. Bu davanın olgularını dikakte aldığımızda yapılan ihmalin fiili yol durumuna dönüştüğü hususunda ikna edilmedik. Bu nedenle Alt Mahk-emenin bu tür bir davanın doğal yetkisine girdiğine ilişkin bulgusu hatalıdır.
Yukarıda söylenenlerden de anlaşılacağı gibi aleyhine istinaf edilenin haklarını arayabilmesi için Kaza Mahkemesi yerine Yüksek İdare Mahkemesine başvurması gerekirdi. Bu nede-nle istinaf eden tarafından yapılan istinafın kabul edilmesi gerekir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek aleyhine istinaf edilen tarafından Lefkoşa Kaza Mahkemesinde başlatılan 503/82 sayılı hukuk davası, bu davayı dinlemek için Kaza Mahkemesinin yetkis-i olmadığından, reddolunur.
Masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Ya-rgıç
23 Aralık 1986
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy