-D.36/88 Yargıtay/Hukuk 109/87
(Dava No. 1298/86; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Taner Erginel.
İstinaf eden: Kıbrıs Vakıflar Ba-nkası Ltd. Lefkoşa.
(Davalı No.2)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Yunus Osman, Güzelyurt.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf edilen namına: Av. Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Av. Gürsel Kadri
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecek-tir.
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen davacı, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde davalı I Yörex Marketing Ltd ile istinaf eden davalı 2 Kıbrıs Vakıflar Bankası Ltd. aleyhine dosyalamış olduğu bir dava uyarınca narenciye üreticiliği yaptığını, davalı I'in -ise narenciye alım satımı ile uğraştığını, davalı I ile 4.2.1986 tarihinde yazılı bir ürün satış anlaşması yaparak bu anlaşmaya göre davalı I'in davacıya, satın ve teslim alacağı ürünün ödeneceğine dair davlı 2 tarafından tanzim edilen ve 30.3.1986'da sona- erecek ve 8 milyon TL'yi geçmeyecek bir Banka garantisi verdiğini; ve garantiye dayanarak davacının davalıya narenciye ürünlerini teslim ettiğini, davacı ile davalı I'in 29.3.86 tarihinde hesap mutabakatı yapıp alacağı olan 6.549.480TL'yı yazılı olarak da-valı I'e teyit ettirdiğini ve davalı I'in ödemede bulunmaması üzerine 30.3.1986 tarihi Pazara rastaldığı için 31.3 1986 tarihinde davalı I'den olan alacağını davalı 2'den yazılı olarak talep ettiğini ve davalı 2'nin genel müdürünün davacı avukatına davalı -I'in davacıya olan 6,549,480TL borcu garanti mektupları gereğince en geç 6.4.1986 tarihinde ödeyeceklirini sözlü olarak deruhte ettiğini, ancak davalı 2'nin bu sözüne uymadığını ileri sürerek mütebaki borç olan 6.549,480TL ile bu meblağ üzerinden 30.3.1986-'dan itibaren %25 faiz ve dava masrafları için hüküm verilmesine ilişkin istemde bulundu.
İstinaf eden davalı 2 ise davada dosyalamış olduğu müdafaa takririnde, sair şeyler yanında, davacıya 14.2.1986 tarihli olup 30.3.1986 tarihe dek geçerli ve 8 milyon-u aşmayan bir teminat mektubu verdiğini kabul etmesine karşın bu teminat mektubuna göre davacıya herhangi bir ödeme yapılabilmesi için davacı ile davalı I'in hesap mutabakatı yapıp davalı I'in bunu davalı 2'ye yazılı olarak teyit etmesi gerektiğini ve dava-cı ile davalı 2 arasında konu teminat mektubu ile ilgili olarak herhangi bir ivaz bulunmadığını; davacı ile davalı I'in öngörülen süre içerisinde hesap mutabakatı yapamdıkları gibi konu süre içerisinde davalı I'in davalı 2'ye yazılı teyit mektubu vermediği-ni ve davacının da teminat mektubuna uygun olarak 30.3.1986 tarihine kadar dava konusu borcun ödenmesi için talepte bulunmadığını ve bu nedenlerle konu teminat mektubu altında hiçbir sorumlulukları olmadığını ve bu gerçekler ışığında davacının talebini red-dettik-lerini ileri sürdü.
Alt Mahkeme ise hükmünde, sair şeyler yanında, davacı ile davalı I arasında 4.2.1986 tarihinde yazılı bir ürün satış anlaşması yapıldığına, davalı I'in davacıya peşin olarak 2,500,000TL ödediğine, davacının bahçesindeki ürünler-i tonu 70,000TL'den satın almayı kabul ettiğine ve Mart 1986 içeisinde davalı I'in ürünleri toplayıp davacıya mütebaki 6,549,480TL borcu kaldığına ve davalı I tarfından davacıya bu meblâğı gösteren üretici hesap fişi verildiğine ilişkin bulgu yaptı.
Alt -Mahkeme hükmünde davalı 2 tarafından davacıya verilen emare teminat mektubunu da inceleyerek bu mektubun davacı ile davalı I arasında hepsap mutabakatının sağlanması ve davalı I'in yazılı teyidi üzerine belirlenecek meblâğın şartların tahakkuku ve 30.3.198-6 tarihinde müracaat vaki olması halinde davalı 2 tarafından davacıya ödeme yapılacağına ilişkin davalı 2 tarafından tevdi edilen kati bir teminat mektubu olup konu teminat mektubundaki şartların da yerine getirildiği ve davalı 2'nin 8 milyon TL'ye kadar ö-deme yükümlülüğünün doğacağını açıklıkla görüldüğüne ilişkin de bulgu yaptı.
Davalı I tarafından düzenlenen üretici hesap fişini de inceleyen alt mahkeme, belgede üretici olarak davacının adı bulunduğu, bakiye borç olarak 6.549.480TL'nin yazılı olduğu ve- hazırlayan başlığı altında da davalı I'e ait mühür ve bir imza bulunduğu ve bunun davacı ile davalı I arasında sağlanan bir hesap mutabakatı olduğu ve emare teminat mektubunda sözü edilen koşulun yerine getirildiği, davalı I'in bu belge ile davacıya olan -borcunu doğruladığı emare teminat mektubunda yazılı teyidin şekli ve kime olacağının açıklıkla belirtilmediği ve bu belgenin davacı tarafından talep edilip davalı I'ce verilmesi ve onun tarafından da davalı 2'ye iletilmesi gerektiği ve davalı 2'nin de bu b-elgeyi kabul etmesi gerektiği ve konu üretici hesap fişinin kati teminat mektubunda belirtilen yazılı teyit olarak kabul edilmesi gerektiği hususunda bulgu yaptı.
Şahadeti de inceleyen alt mahkeme davacının şahadetinde davalı No I'in direktörü Salih Uz'u-n 29.3.1986 tarihinde davacıya davalı 2'nin en geç 31.3.1986 tarihinde konu borcu ödeyeceğini söylemesi üzerine bankaya giderek ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin şahadetini de doğru olarak kabul ederek davacının kendine düşeni yaparak davalı I'den ödenme- talebinde bulunduğu ve davalı I'in verdiği yanıt üzerine davalı 2'ye başvurduğu hususunda bulgu yaptı.
Alt Mahkeme argumanlarına devamla davalı 2'nin kati teminat mektubu ile davacıya verdiği kefilliğin müteselsil bir kefillik olduğu ve herhalûkârda dav-acının davalı I'e müracaat etmeden direkt davalı 2'ye müracaat ederek doğrudan talep etme hak ve yetkisinde olduğu ve her iki halde de davalı 2'nin teminat mektubundaki yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği kanaatına vardı.
Davacının davalı 2'ye mürac-aat tarihini de inceleyen alt mahkeme davacının davalıya esas 29.3.1986 tarihinde başvurduğu, ancak 31.3.1986 tarihi dikkate alınsa bile takvime göre 30.3.1986 günü Pazar olduğu, Pazar günü bankaların açık olmadığının adli ihbar olarak kabul edilebilceği v-e bu nedenle 31.3.1986 tarihinde de yapılan müracaatın kabul edilmesi gerektiği hususunda bulgu yaptı.
Davalı 2'nin tanığı olan banka genel müdürünün şahadetini de eleştiren alt mahkeme bu tanığın davalı 2'yi tamamen korumak amacına yönelik olarak şahade-t verdiğine, sorulan soruları kaçamak yanıtlar vererek gerçekleri gizlemek için çaba sarfettiğine ve bu tanığın tutum ve davranışlarını yadırgadıklarına ve bankalara olan güveni sarsacak nitelikte olduğunu, davalı 2 tanığı olan Salih Uz'un da şahadetinin d-avalı 2'yi korumaya yönelik, çelişkilerle dolu güvene lâyık olmadığına değinerek davacının şahadetini davalıların şahadetine tercih etmeyi uygun buldu.
Davacı ile davalı 2 arasında herhangi bir ivazın olmadığına ilişkin davalı 2'nin savına da değinen al-t mahkeme bu gibi meselelerde ivaz şartı gerekmediğine ilişkin de bulgu yaparak yapmış olduğu bulgular ışığında davacının davalı 2 aleyhine olan davasını isbat ettiği kanaatına vararak davacı lehine davada talep edildiği şekilde hüküm verdi.
Davalı 2 bu -hükme karşı istinaf dosyaladı. 10 istinaf sebebi içeren istinaf ihbarnamesi ile ilgili olarak mahkemeye hitap eden istinaf eden avukatı, sair şeyler yanında, dava konusu teminat mektubunun 30.3.1986 tarihine dek yürürlükte kalacağını, davalı I'in teslim al-dığı ürün için vereceği yazılı hesap mutabakatı sonucu ve yazılı teyidi üzerine ödeme yapılacağına ilişkin koşul içerdiğini ve bu koşulların da yerine getirilmediğini, emare 3 olarak sunulan hesap fişini davalı I'in vermediğini ve davalı I tarafından da te-yit edilmediğini ve davalı I "ödeyin" demedikçe davalı 2'nin herhangi bir ödeme yapamıyacağını ileri sürdü.
Davalı 2 avukatı argumanlarına devamla emare 3 hesap fişinin davacı ile davalı I arasında aktedilmiş bir makbuz olup yazılı bir teyit olmadığını v-e davalı I'den davalı 2'ye bir teyit gelmediğini ve şirket muhasibinin de böyle bir belge vermeye yetkisi olmadığı cihetle alt mahkemenin emare 3'ü yeterli bulmakla hata ettiğini ve teminat mektubuna uygun olarak davalı 2'den bir talepte bulunmadığını savu-ndu. Davalı 2 avukatı ayrıca davalı I'den hiç talep yapılmadan davalı 2'den ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin Salih Uz ile banka müdürünün şahadetleri bulunduğu halde bu şahadete karşın bu hususta davacıya inanmakla alt mahkemenin hatalı hareket ettiğini-; talep takririnde ödeme yükümlülüğünün ne zaman olduğuna ve davalı I'in ödemeden kaçındığına ilişkin sav ileri sürülmediğini bu nedenle bu hususlarda şahadet edilemeyeceğini ve verilse bile dikkate alınamıyacağını ve bu durumda dava sebebi de doğamıyacağı-nı ileri sürdü.
Aleyhine istinaf edilen davacı adına Mahkemeye hitap eden avukatı, sair şeyler yanında, alt mahkeme kararının gerekçeli olduğunu, davalı 2 bankanın davacıyı muhatap alarak emre 4 teminat mektubunu verdiğini, bu tür garantilerde ivaz arana-mdığını, hesap mutabakatı hususunda bir ihtilâf varolmadığını, teyit ile ilgili de alt mahkeme bulgusunun doğru olduğunu ve talep takririnde davalı I'in yükümlülüğünü yerine getirmediğinin de ileri sürüldüğünü savundu.
Peşinen belitmek gerekir ki, Yargıt-ay olarak bir çok davada vurgulandığı gibi, tanıklara inanıp inanmama hususunda alt mahkemeler Yargıtaydan daha avantajlı olup alt mahkemenin bu husustaki bulgularını değiştirebilmemiz için istinaf eden tarafından alt mahekemenin Yargıtayca birçok kez beli-rlenen ilkelere ters hareket ettiğine ilişkin ikna edilmemiz gerekir.
Bu istinafta istinaf eden tarafından bu hususta ikna edilmediğimiz bir yana davalı tanıkları ile ilgili olarak daha önce olgularda özeti verilen alt mahkeme görüşüne katıldığımızı ve b-ir banka müdürünün alt mahkemenin belirttiği şekilde hareket etmiş olmasını yadırgadığımızı belirtmek isteriz.
Alt Mahkeme davalı tanıklarına inanmadığına göre davacının davalı I'den herhangi bir talepte bulunmadığına ilişkin savı da ileri gidemez. Alt M-ahkeme emare 3 olan üretici hesap fişi ile ilgili bulgularında bu emarede üretici olarak davacının adının görüldüğü, bakiye borcun belirlendiği ve hazırlayan başlığı altında da davalı I'e ait mühür ve bir imza bulunduğu ve bunun davacı ile davalı I arasınd-a sağlanan bir hesap mutabakatı olduğu ve dava konusu teminat mektubunda sözü edilen koşulların yerine getirildiği ve davalı I'in bu belge ile davacıya olan borcunu doğruladığı vurgulanmıştır. Alt Mahkemenin bu bulgusunda hatalı hareket ettiği söylenemez. -İstinaf edenin ileri sürdüğü gibi davalı I tarafından davalı 2'ye yazılı teyit verilmesi ve davalı I böyle bir teyit belegsi vermediği sürece de garantinin işlemesinin olası olmadığı savına itibar etmek olanaksızdır. Verilen garanti süre ile tahditli olup -davalı I de yazılı belge vermedikçe ödeme yapılamıyacak olursa verilen garantinin bir anlamı kalmaz.
Davacı ile davalı I bakiye borç hususunda anlaştıklarına ve bu da emare 3 hesap fişi ile saptandığına göre alt mahkemenin de bulgu yaptığı gibi davacının- alacağının davalı I tarafından teyit edildiğini kabul etmek gerekir.
İstinaf eden istinaf ihbarnamesinde davacının teminat mektbunun süresinin sona erdiği 30.3.1986 tarihine dek davalılardan talepte bulunmadığını da ileri sürmekle beraber istinafın duru-şmasında bu nokta üzerinde durmamıştır. Esasında bu savı da mesnetsiz olup süre ile ilgili alt mahkeme bulgularında hata yoktur.
Davacının talep takriri incelendiğinde, ideal olmamakla beraber ödeme yükümlülüğünün ne zaman olduğu ve davalı I'in ödemeden -kaçındığının belirtildiği görülmektedir. İlâveten bu tür garantilerde bir ivaz gerektiği ve davacı ile davalı 2 arasında bir ivaz olmadığına göre de garanti mektubuna dayanarak bir ödemenin geçerli olamıyacağı savına da itibar etmek olanaksızdır. Bu husus-ta E.P. Doyle'un Practice of Banking yapıtının 208'inci sayfasında "Considerations" başlığı altında "Guarantee under seal do not require considerations" denmeketdir. Esasında uygulamada bu tür garanti mektupları için bankanın komisyon aldığı dikkate alındı-ğında verilen garantinin ivazsız olduğunu söylemek olası değildir.
Bütün bu nedenlerle istinaf edenin alt mahkeme kararının hatalı olduğu hususunda bizi ikna edemediği ve istinafın reddedilmesi gerektiği görüşündeyiz.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. A-leyhine istinaf edilenin masrafları istnaf eden tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç - Yargıç
9 Eylül 1988
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy