-D.17/86 Yargıtay/Hukuk 110/85
(Dava No. 352/82; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: 1. Cemal Turgutlu, Girn-e.
2. Bn (Cathy) KER-WAH, Girne.
(Davacılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Hüseyin Özbaysal, Lefkoşa.
2. KTFD Başsavcılığı.
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Oktay Feridun tarafından Serhan Çınar.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
H Ü K Ü M
Salih S. Da-yıoğlu: İşbu istinaf Girne Kaza Mahkemesinin 29.4.1985 tarihinde verdiği ve davacıların (istinaf edenlerin) taleplerini reddettiği hükmünden yapılmıştır.
İhtilaflı olgulara geçmeden önce davaya konu olan olayı genel hatlarıyle anlatmajta yarar vardır.
-Bütün ilgili zamanlarda 1. davacı AF 160 plâkalı bir arabanın sürücüs idi. 21.7.1981 tarihinde 1. davacı Girne-Ozanköy ana yolu üzerinde yanında karısı 2. davacı da olduğu halde sözü edilen arabasını sürdüğü bir esnada sözü edilen ana yolun 2-3 milleri ara-sında karşı istikamette gelen ve 1. davalı tarafından kullanılmakta olan EHA 324 plâkalı araba ile kendi seyir hattı içinde çarpıştı ve bunun sonucu davacılar beeni yaralar aldıklar ve arabaları da zarar gördü. Davacılar dosyaladıkalrı bir dava ile 1. dav-alının dikkatsiz ve ihmalkarane sürmesinden ve de arızalı aksam ve teçhizat ile motorlu araç kullanmaktan ötürü gerek bedensel yaralar ve gerekse AF 160 plâkalı arabanın gördüğü zaradan ötürü davalılardan zarar ziyan talebinde bulundular.
Davalılar ise d-osyaladıkları müdafaa takrirleri ile meydana gelen kazanın önlenemiyen bir kaza (inevitable accident) olduğunu ve bu nedenle herhangi bir sorumlulukları olamdığını ileri sürdüler.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme davalıların önlenemeyen bir kaza iddialarına i-tibar etti ve davayı reddetti. İlk Mahkeme doğru olarak daha ileri gitti ve davacıların istinaf etmesi ve istinaflarının kabule dilmesi halinde tam mesuliyet esası üzerinden bedensel yaralardan ötürü 1. davacıya 400,00TL, 2. davacıya ise 300,000TL genel ta-zminat ödenmesinin makul olduğu kanaatına vardı. Her iki davacının özel tazminat taleplerini ise, ispat edemediği gerekçesiyle reddetti. Öte yandan 1. davacı da arabaya olan zarar ziyandan feragat etti. İstinafta davacılar istinafı 2. davalı için geri çekt-ikleri cihetle istinaf sadece davacılar ve 1. davalı arasında yürütüldü.
Davacılar tarafından dosyalanan istinaf ihbarnamesi 8 sebep içermekle birlikte bunları üç ana başlık altında toplamak mümkündür, şöyle ki:
1. İlk Mahkeme kazayı bir önlenemiyen kaz-a olduğu bulgusuna varmakla hata etti.
2. Davacılara bedensel yaraları için öngörülen genel tazminatın dışında özel zarar için herhangi bir miktara hükmetmemekle hata etti.
3. Her halûkarda 2. davacının aldığı yaralar dikkate alındığında lehine hükmolu-nan 300,000TL tazminat alenen azdır.
İlkin 1. istinaf sebebini ele alalım.
Dava konusu edilen trafik kazasında 1. davalı tarafından sürülen RHA 324 plâkalı aracın kendi seyir hattından çıkıp 1. davacının seyir hattına girdiği ve her iki aracın bir biri-ne teması 1. davacının seyir hattında olduğu ihtilaf konusu değildir. O halde ilk nazarda kazanın 1. davalının dikkatsizliğinden meydana geldiği sonucuna varılması gerekir. meğer ki 1. davalı 1. davacının seyir hattına girişini haklı veya mazur gösterecek -makul ve geçerli izahatlarda bulusnun. Scoh v. London Dock Co. 2 H.&C. 601 davasında mahkemenin bu gibi durumlardaki görüşü daha önce açıkaldığımız durumu teyit etmektedir. Sözü edilen davada Başhekim Erle şöyle dedi:
"..where the thing is shown to be un-der the management of the defendant or his servants, and the accident is such as in the ordinary course of things doess not happen if those who have the management use proper care, it affords reasonable evidence, in the absence of explanation by the defend-ants, that the accident arose from what of care."
Hukuki durumun yukarıda açıklandığı merkezde olduğu Barkway v. South Wales Transport Co. Ltd. 1950 1 AER p.392 ile de vurgulanmıştır. Sözü edilen Barkway davasında sayfa 394 ve 395'te şu görüşlere yer veri-ldi.
"The doctrine is dependent on the absence of expalantion, and, although it is the duty of the defendants, if they desire to protect themselves, to give an adequate explanation of the cause of the accident, yet, if the facts are sufficiently known, t-he question ceases to be one found by determining whether, on the facts as established, negligence is to be inferred or not."
Nitekim 1. davalı bunun bilinci içerisimde hareketle kazanın önlenemiyen veya mukadder kaza odluğunu savundu. taarfların da kabul- ettiği gibi bu savı kanıtlamak 1. davalıya düşmektedir. 1. davalı ise kazanın vukuunda kendisinde herhangi bir suç olmadığını, kazanın tamamen önlenemiyen bir kaza olduğunu iddia etti. Ne var ki 1. davalı Girne Kaza Mahkemesinde aleyhine getirilen (a) 21.-7.1981 tarihinde Girne-Ozanköy anayolunun 2-3 milleri arası RHA 324 plâkalı arabayı gereken azami dikkat ve ihtimamı göstermeksizin sürüp bir kazaya sebebiyet verdiği, (b) ayni tarih ve mahalde RHA 324 plâkalı arabayı 1974 Motorlu Araçlar ve Yol Tafik Niza-mnamelerinin 49(12) ve 71. maddesine aykırı arızalı aksamı ve teçhizatı ike motorlu araç sürdüğü davalarını 4.3.1982 tarihinde kabul etmiştir. Bunların kabulü ise kuşkusuz bu kazanın vukuu hususunda suçu bulunduğunu gösterir nitelikte bir itiraf teşkil etm-ektedir. 1. Davalı önümüdeki meselede duruşma sırasında ceza davasındaki bu ikrarı konusunda herhangi bir izahatta bulunmadı. İlk Mahkeme de bu hususu hiç dikkate almayarak 1. davalının önlenemeyen bir kaza olduğu doğrultusundaki iddiasına itibar etmekle h-ata etmiştir. Binaenaleyh 1. istinaf sebebinin kabul edilmesi gerekir.
İlk Mahkeme önlenemeyen bir kaza olarak yaptığı bulguda hata edilmiş olması halinde daha da ileri giderek 1. davacının da kazada "büyük ölçüde" kusuru olduğu kanısına vardı. Şahadet i-ncelendiğinde kazadan hemen önce 1. davacının, yanında oturmakta olan karısı 2. davacı ile konuşmakta olduğu ve yolu basiretli bir sürücüden beklendiği gibi gözetlemediği anlaşılmaktadır. 1. Davacı bu şekilde hareket etmekle dikkatsiz davranmıştır ancak 1.- davacının bu dikkatsizliği "büyük ölçüde" olmayıp sadece %25 oranında olduğu söylenebilir ve bu doğrultuda bulgu yaparız.
2. İstinaf sebebi:
Bu istinaf sebebinde herhangi bir mesnet görmüyoruz. Davacılar özel zarar ziyanları için gereken o kadar mübal-ağalı rakamlar iddia ettiler ki İlk Mahkeme haklı oalrak gerçek özel tazminatı saptama olanağını bulmadı ve bu başlık altında talep edilenleri reddetti. İlk Mahkemenin böyle bir neticeye varmakla hata ettiğine ikna edilmedik
3. İstinaf sebebi:
Kaza net-icesi 2. davacı oldukça ciddi yaralar aldı. İlk Mahkeme bu konuda şu bulguda bulundu.
"Davacı 2'nin de kazadan dolayı aldığı yaralarla ilgili vermiş olduğu şahadetle yine Girne Akçiçek hastahanesi Genel Cerrahi Mütehassısı Dr. Erkan Kemal'ın şahadeti inc-elendikten sonra, hastanın kafa travması neticesi beyin sarsıntısı geçirdiği ilk zamanlar çevreyi tanımadığı, iki göz çevresinde hematom ve burun boşluklarında kanama olduğu, sağ üst dudakta 4 ve 6 cm'lik iki cilt kesiği olduğu, sağ omuz, sağ kol, sağ dirs-ek, sağ uyluk, sağ diz ve diz altında muhtelif büyüklük ve sayıda derin sayılan cilt yaraları olduğu, 5 gün hastahanede yattığı beş ay sonra yapılan muayenede postravmatik apilepsi görüldüğü bunun da unutkanlık, hafıza kaybı, dermansızlık, iştahsızlık, tan-siyon düşüklüğü, beslenme yetersiliğine bağlı kilo kaybına neden olduğu, deprasyon moral bozukluğu yaptığı, halen yüzün saü yanak üzerinde burnun sağından ağzın sağ kenarına kadar 4 ve 3 cm.lik cilt nedbeleri ile sağ omuzda kolun dış yüzünde 4 adet 3'er cm-.Lik cil nedbeleri ve ön kol dış yüzünde 4 adet 3 ve 4 cm.lik sağ diz yanında 5 cm.lik, sağ diz altında bacak ve ön yüzde 4-6 cm.lik 2 adet kesik iz nedbeleri olduğu bunların kalıcı olacağı, bir hafta evvel yapılan muayenede ise epilepsi hareketlerin olmam-akla beraber deprasyon halinin devam ettiği, unutkanlık hafıza kaybı olduğu, baş ağrısı ve dönmesi olduğu mide şikâyetlerinin kazaya bağlı olmadığı, 1 ½ ay çalışmadığı, davacı 2'nin evli bir hanım olması düşünüldüğünde yüzdeki ve vücuttaki kalıcı nedbeleri-n belirgin olduğu, estetik güzelliğine tesir ettiği, yaşını ve kazadan dolayı izlerin davacı 2'de bıraktığı moral çöküntü, acı ve ızdırap ve sair hususları göz önünde bulundurduktan sonra davacı 2'ye verilebilecek genel zarar ziyan miktarının meselenin cid-diyeti ile ilgili makul ve orantılı olması gerekir kanısındayız."
-İlk Mahkeme genel tazminatı 300,000TL olarak saptadı. Kanımızca 2. dvacı için makul görülen 300,000TL genel tazminat onun aldığı yaralar ve çektiği sızı ve ızdırap ile bağdaşmaz. İçtihat kararalrının ve Türk Lirasının alım gücünü ve 2. davacının aldığı ve- bazılarının kalıcı nitelikte olduğu yaraları dikkate aldıktan sonra makul genel tazminatın 1,000,000TL olması gerektiği kanısındayız. 1. davalı kazanın meydana gelemsinde sadece %75 kusurlu olduğuna göre, 2. davacıya da genel tazminat olarak 750,000TL''a -hükmedilmesi gerekir. Miktar oalrak istinaf konusu edilmeyen ve 1. davacı için makul addolunan 400,000TL genel tazminat ise haliyle 300,000TL oalrak saptanır.
-
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin hükmü 1. davacı lehine ve 1. davalı aleyhine 300,000TL ve 2. davacı lehine 1. davalı aleyhine 750,000TL genel tazminata hükmolunur şeklinde değiştirilir.
1. davalı gerek İlk Mahkeme ve gerekse istinaf -masraflarını ödeyecektir.
-(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
- Yargıç Yargıç Yargıç
30 Mayıs 1986
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy