-D.13/92 Yargıtay/Hukuk 11/92
(Mağusa Dava No: 2431/91)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ
İstinaf eden: Mehmet Şevki, Beled-iye Açık Pazarı, Mağusa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: M. Osman Hoşgör, Yeni İskele, Mağusa.
- (Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tevfik Pilli
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
H Ü K Ü M
Niyazi F. Kork-ut: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Celâl Karabacak verecektir.
Celâl Karabacak: İşbu istinaf Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinin 13.12.1991 tarihinde vermiş olduğu hükümden yapılmış bulunmaktadır.
Davacı (istinaf eden) Gazi Mağusa Belediye Pazar-ında meyve ve sebze toptancısıdır. Davalı (aleyhine istinaf edilen) ise, Yeni İskele'de manavlık yapmakta olup Davacının müşterilerindendir.
Davacı, 5.11.1991 tarihinde Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinde Davalı aleyhine dosyaladığı 2431/91 sayılı bir dava ile-; 29.6.1990 ve 16.7.1990 tarihleri arsında Davalıya satıp teslim ettiği meyve ve sebzeler için Davalının kendisine 2,588,800.TL borcu biriktiğini, ancak Davalının bu borcuna tuta 30.12.1990 tarihinde 1.000.000.-TL ödediğini, 1,588,800.-TL'nin ise mütebaki -borç olarak kaldığını, müteadit taleplere rağmen davalının borcunu ödemediğini iddia etmiş ve 1,588,800.-TL borç ile Fasıl 267 Eşya Satışı Yasasının 61. maddesine binaen bu meblağ üzerinden 16.7.1990 tarihinden itibaren %60 yasal faiz ve dava masraflarını -talep etmiştir.
Konu dava ile ilgili celpnamenin tasdikli bir sureti Davalıya 5.12.1991 tarihinde tebliğ edildiği halde, Davalı yasal süre içinde isbat-ı vücut kaydı yaptırmamıştır. Bunun üzerine Davacı, tek taraflı bir istida ile Mahkemeye müracaat eder-ek Davalı aleyhine celpnamede olduğu gibi hüküm talep etmiştir.
Alt Mahkeme, 13.12.1991 tarihinde Davalının gıyabında Davacıyı dinledikten sonra bu konuda aşağıdaki hükmü vermiştir:
"Talep takriri, ibraz edilen şahadet, sunulan emare faturalar tetkik v-e tezekkür edildikten sonra, davacının davalı aleyhine açmış olduğu davada haklı olduğuna ve davasını ispat ettiğine kanaat getirdim.
Keza, davacının talep ettiği yasal faiz, faturaların sadece davacı tarafından imzalandığı ve davalının imzasının bulunma-dığını dikkate aldığımda yasal faizin bugünden itibaren verilmesinin uygun ve adil olacağı kanaatindeyim.
Neticede:
Davacı lehine ve davalı aleyhine olmak üzere;
1,588,800.-TL talep
Bugünden itibaren yasal faiz
250,000.-TL dava masrafı için Hüküm ve E-mir verilir,"
İstinaf, yukarıdaki hükmün faiz ile ilgili kısmından yapılmıştır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi iki sebep içermekte olup bunlar aynen şöyledir:
" 1. Muhterem Bidayet Mahkemesinin yukarıda sayı ve ünvanı verilen davada davacı tarafından da-valı aleyhine olan 1,588,800.-TL üzerinden 16.7.1990 tarihinden itiabren %60 faiz istemini reddetmekle gerek Kıbrıs Yasaları Fasıl 267 Eşya Satış Yasası Md. 61'e göre, gerekse mevcut ekonomik koşullar, enflasyon ve halen uygulanan faiz hadleri nazara alınd-ığında Muhterem Mahkeme bariz bir şekilde hata etmiş ve adli takdir yetkisini kullanmayarak davacının meşru, haklı ve tanınması gereken haklarını olumsuz olarak ihlâl etmiş ve davacıya adaletsizlik yapılmıştır.
2. Muhterem Bidayet Mahkemesi davacının 1,58-8,800.-TL üzerinden 16.7.1990 tarihinden itibaren %60 faiz istemini reddetmekle davacının haklı ve meşru menfaatlerini olumsuz yönde ortadan kaldırarak yasalara ters düşmüş ve/veya adli takdir yetkisini hatalı kullanmış ve davacıya adaletsizlik yapılmıştır-."
İstinaf ihbarnamesi Davalıya tebliğ edilip istinafın duruşma tarihi ona bildirildiği halde, Davalı duruşma gününde Mahkemede hazır bulunmamış ve istinafın duruşması Davalının gıyabında gerçekleşmiştir.
İstinafın duruşmasında istinaf edenin avukatını-n yaptığı gibi, biz de yukarıda belirtilen istinaf sebeplerini birlikte ele alıp incelemeyi uygun bulduk.
5/1988 sayılı Yasa ile değiştirilen 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasının borç ve hükümlerde faiz ile ilgili 42. madesinin ilgili kısımları aynen şöyle-dir:
" 42. (1) Bir borcun faizinin bir sözleşme veya bir yasadan doğduğu hallerde, bu borcun ödenmesi için açılan davada, mahkeme, faizin başladığı günden itibaren borcun tamamen ödeneceği güne kadar sözleşme veya yasada öngörülen oranda faiz ödenmesine h-ükmeder.
(2) .................................................................................................
(3) Bu maddenin (1)'inci fıkrası uyarınca aksine hükmedil-medikçe, her hüküm, borçlunun, hükmün verildiği günden başlayarak- son ödeme gününe kadar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası Yasasının 25'inci maddesi uyarınca saptanıp yürürlüğe konulan mevzuat yıllık azami faiz oranında bir faiz ödenmesini gerektirir."
Yukarıda alıntısı yapılan konu yasanın 42. maddesinin -(1). fıkrasına göre, borç üzerinden faiz bir sözleşme veya yasadan kaynaklanabilir. Huzurumuzdaki dava dosyasına bakıldığında, Davacının faiz talebinin sarahaten Fasıl 267 Eşya Satış Yasasına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu yasanın 61. maddesinin ilgili- kısımları ise şöyledir:
" 61. (1) Nothing in this Law shall affect the right of the seller or the buyer to recover interest or special damages in any case where by law interest or special damages may be recoverable, or to recover the money paid where co-nsideration for the payment of it has failed.
(2) In the absence of a contract to the contrary, the Court may award interst at such rate as it thinks fit on the amount of the price -
to the seller in an action by him for the amount of the price- - from the date of the tender of the goods or from the date on which the prcice was payable;"
Yukarıdaki alıntıdan da anlaşıl-abileceği gibi, taraflar arasında aksine bir sözleşme olmayan hallerde, mahkemenin bu yasa altında Davacıya faiz ödenmesine emir verme takdir yetkisi vardır.
Alt Mahkeme hükmü incelediğinde, Davacının talebi bulunmasına rağmen konu yasa uyarınca ona faiz- verilip verilemeyeceği, verilecekse bunun ne oranda ve hangi tarihten itibaren başlayacağı hususlarını Mahkemenin hiç incelemediği görülmektedir. Bütün bunlar bir yana, Mahkeme, Davacının faiz talebinin sözleşmeye dayandığı yanlış varsayımından hareketl-e konuyu bu açıdan incelemiş ve emare faturalar üzerinde davalının imzası bulunmadığı nedeniyle de taraflar arasında faiz konusunda sözleşme olmadığı kanısına vararak, Davacıya Mahkemeler Yasasnın 42. maddesinin (3). fıkrası uyarınca hüküm tarihinden itiba-ren %60 yasal faiz ödenmesine emir vermiştir. Mahkemenin, Davacının talebini dikkate alıp, faiz konusunu Fasıl 267 Eşya Satışı Yasasının 61. maddesindeki takdir yetkisi ışığında incelememekle hatalı hareket ettiği kanısındayız. Bu nedenle, Alt Mahkemenin f-aizle ilgili emrinin iptal edilmesi gerekmektedir.
Dosyayı inceledikten ve meselenin tüm hal ve şartlarını nazarı itibare aldıktan sonra, Davacıya Fasıl 267 Eşya Satışı Yasasının 61. maddesi altında mütebaki satış bedeli üzerinden eşyanın en son teslim e-dildiği 16.7.1990 tarihinden itibaren faiz verilmesinin uygun olacağı kanısındayız. Davacıya verilecek faizin oranına gelince; kanımızca bu meselede en uygun faiz oranı, Mahkemeler Yasasının 42. maddesinin (3). fıkrasında öngörülen KKTC Merkez Bankası Yasa-sının 25. maddesi uyarınca saptanıp yürürlüğe konulan mevduat yıllık azami faiz oranıdır. Bu oran ise, 16.7.1990 tarihinde %55 idi. (Gör, 4.3.1988 tarih ve 22 sayılı Resmi Gazetenin Ek IV Bölüm 1'inde yayınlanan Merkez Bankasının 135 sayılı kararı) Buna bi-naen biz de davacıya %55 faiz verilmesini uygun bulduk.
Yukarıda belirtilen tüm sebepler ışığında, Alt Mahkemenin faiz konusunda verdiği emrin iptal edilerek, Davacıya 1,588,800.-TL mütebaki borç üzerinden 16.7.1990 tarihinden itibaren nihai tediye tarih-ine değin %55 faiz verilmesine emir veririz.
Meselenin tüm hal ve şartları dikkate alınarak istinaf masrafları hususunda herhangi bir emir verilmez.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Özkan Tunçağ)
Yargı-ç Yargıç Yargıç
10 Kasım 1992
Full & Egal Universal Law Academy