-D.2/2000 Yargıtay/Hukuk 11/99
(Dava No.1644/96; Mağusa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Metin A. Hakkı, Mustafa H. Özkök, Seyit A. Bensen
İstinaf eden: Süper Kola Marketing Ltd., Mağusa
- (Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Metin Doğu, Mağusa
(Davalı)
A r a s ı n d a.
Mağusa Kaza Mahkemesinin 1644/96 -sayılı davada 12.10.1998
tarihinde verdiği karara (Çetin Amber Kaza Mahkemesi
Kıdemli Yargıcı) karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Tevfik Pilli
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Alper Dede.
- -----------------
H Ü K Ü M
Metin A. Hakkı: Bu istinafın kökeninde yatan olguları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
Davacı 14.10.1996 tarihinde, Usulü Mahkeme Nizamları Emir 2 nizam 6'ya istinaden Dava-lı aleyhine Mağusa Kaza Mahkemesinde ikame ettiği bir dava ile özetle, KKTC'de kayıtlı tüzel kişiliğe haiz bir Şirket olduğunu, dava ile ilgili zamanlarda Davalının Davacı Şirkette tevziat memuru ve şoför olarak çalıştığını, Davalının 15.8.1996 tarihinde v-eya o tarihlerde, 20.9.1996 tarihine kadar %160 mürekkep faizle ödenmek üzere mersum bir borç senedi mukabili Davacıdan 254 Milyon TL. istikraz eylediğini, borcun
vacibül tediye olmasına ve müteaddit taleplere rağmen Davalının borcunu ödemediğini iddia ed-ip Davalı aleyhine
254 Milyon TL., faizler ve dava masrafları için hüküm talep etti.
Bu istinafın karara bağlanmasında Davacının Talep Takriri etken olması hasebi ile Talep Takririnin (3). paragrafına aynen kararda yer vermeyi uygun gördük. Davacı-nın Talep Takririnin (3). paragrafı aynen şöyledir:
"(3). Davalı, 15.8.1996 tarihinde ve/veya o
tarihlerde Mağusa'da 2 tanık huzurunda
imzalamış olduğu mersum bir borç senedi
mukabili Davacıdan 254 Milyon TL. parayı
- en geç 20.9.1996 tarihine kadar %160
mürekkep (birleşik) faizi ile birlikte
ödenmek üzere borç olarak istikraz
etmiştir."
Sözü edilen davanın Davalıya tebliğini müteakip Davalı 18.11.1996 tarihinde avukatı -vasıtası ile davaya bir ispat-ı vücut varakası, 25.11.1996 tarihinde ise bir Müdafaa ve Mukabil Talep Takriri dosyalamıştır. Davalı, Müdafaa ve Mukabil Talep Takririnde özetle, dava ile ilgili zamanlarda Davacı Şirkette şoför ve tevziat memuru olarak çalı-ştığını kabul ederken Davacı lehine mersum bir borç senedi imzaladığını reddetmiş ve kendisine alelâde bir borç senedi imzalattırıldığını, Davacının ona herhangi bir borç vermediğini iddia edip sözü edilen senedi de yanıltılarak veya hile veya aldatma veya- sahtekârlık sonucu imzaladığını söylemiştir. Ayrıca, Davacı Şirkete (Müdafaa Takririnden alınan kelimelerle) "Davacıya herhangi bir borcu da bulunmayıp Davalının Davacıdan alacaklı olduğunu" iddia ederek Davalının Davacıdan alacaklı olduğu miktarlar hakk-ında tafsilât da vermiş ve bunların çoğunun ödenmemiş maaş alacaklarından kaynaklandığını yazıp Davacının davasının Mahkemece reddedilmesini talep ederek Mukabil Talebi doğrultusunda Davalı lehine ve Davacı aleyhine hüküm verilmesini istemiştir.
Dava -dosyasının tetkikinden görülmektedir ki Davacı, 29.11.1996 tarihinde Davalının Müdafaasına Cevap ve Mukabil Talep Takririne de bir Müdafaa dosyalamış ve bu Takririn (2). paragrafında Davacının Davalıyı yanıltmadığını, senedi imzalaması için herhangi bir te-hditte bulunulmadığını, sahtekârlık da yapılmadığını iddia ederek (bu Takrirden alınan kelimelerle) "Davalının anılan miktar parayı Davacıdan nakden ve peşinen aldığını" ileri sürmüştür. Davalı tarafından dosyalanan Mukabil Talep Takririnin masraflarla re-ddedilmesini talep eden Davacı, Talep Takriri doğrultusunda Davacı lehine hüküm almada ısrar etmiştir.
Zabıtların tetkikinden görülmektedir ki, davanın duruşması, Mağusa Kaza Mahkemesinde 2.3.1998 tarihinde başlamış ve duruşma hitam bulduktan sonra k-arar her iki tarafın avukatları huzurunda Mahkemece 12.10.1998 tarihinde okunmuştur.
Duruşma esnasında Davacı tarafı 2 Şahit, Davalı tarafı da 4 Tanık dinletmiştir. Duruşma esnasında ilâveten taraflarca Mahkemeye dava konusu senet dahil evraklarda-n oluşan 2 adet Emare ibraz edilmiş durumdadır.
Alt Mahkemece karar verilmeden önce Davalının Mukabil Talebinde ısrar etmeyerek onu geri çektiği dosyanın tetkikinden görülmektedir. Mağusa Kaza Mahkemesi 12.10.1998 tarihli istinaf konusu kararı ile D-avalının Mukabil Talebini, geri çekildiği cihetle reddetmiş, önünde ibraz olunan şahadet ile Emareleri ve davada dosyalanan takrirleri de tetkik ettikten sonra, dava konusu Emare 2 senedin mersum bir borç senedi değil de alelâde bir borç senedi olduğu bulg-usunu yapıp, tüm şahadeti de değerlendirdikten sonra Davalının Davacıdan Talep Takririnde iddia olunduğu gibi 15.8.1996 tarihinde nakden 254 Milyon TL. borçlanmadığını, Davalının dava ile ilgili tarihlerde Davacının yanında müstahdem olarak çalıştığı zaman-larda, 3. kişilerden Davacının bu şahıslara verdiği kredili satışlara mahsuben, onun namına bir miktar para toplamış olsa dahi, bu dava sebebinin Talep Takririnde görüldüğü gibi olmadığını belirtmiştir. Davalının Davacıdan Talep Takririnde iddia olunduğu -gibi nakden 254 Milyon TL. borçlanmadığı kanısına varan Alt Mahkeme, Davacının davasını reddetmiş ve davanın tüm ahval ve şeraitini de göz önünde bulundurarak herhangi bir masraf emri vermemiştir.
Bu karardan kendisini mağdur hisseden Davacı 21.10.19-98 tarihinde Yüksek Mahkemeye 5 istinaf sebebi içeren bir istinaf ihbarnamesi ile istinaf etmiştir.
İstinaf, Yüksek Mahkemenin 24.5.2000 tarihli oturumunda ele alınarak dinlendikten sonra karar için bilâmüddet ertelenmiş durumdadır. İstinafın duruşm-ası esnasında İstinaf Edenin avukatı istinaf sebeplerini aşağıdaki şekilde 3 başlık altında özetlemiştir:
Davacı davasını ihtimaller dengesine göre ispat
ettiği halde Alt Mahkeme Davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile ret ve iptal etmekle hata e-tti.
Davacı, zabıtların Mavi 71. sayfasında görülen
Emare 1 senedin ibrazı kabul edilip Emare olarak sunulduktan sonra bu senedin geçersiz olduğu yönündeki Davalı savlarının, Davalı tarafından kanıtlanması gerektiğini Mahkemenin araması ve bu yönde karar -vermesi gerekirken bu yönde karar vermemekle Alt Mahkeme hata etti.
Alt Mahkeme istinaf konusu davayı reddederken
yanlış prensip ve hukuk ilkelerine istinat etti. Şöyle ki:
Davalının Davacıdan borç para istikraz eylediği yönünde Talep Takririnde yer al-an ifadeleri Alt Mahkeme yanlış değerlendirerek Davacının Davalıya fiilen para verdiği görüşü hatalıdır ve Alt Mahkeme bu hususta yanıldı.
Bu istinafı karara bağlamak için bu istinaf sebeplerini, istinaf konusu kararı inceleyerek, zabıtları
ve E-mareleri tetkik ederek ve istinafın duruşması esnasında tarafların yaptığı argümanları dinleyerek karara bağlamak görevimizdir.
Birinci istinaf sebebi ile ilgili olarak söylenecek çok
birşey yoktur. Bu Mahkemenin müteaddit defalar ve son olarak (Birleşti-rilmiş Yargıtay/Hukuk 70/97 ve 71/97, D.3/99)'da oybirliği ile belirttiği gibi, bir duruşma esnasında Alt Mahkeme önünde ibraz edilen şahadetin değerlendirilmesi, o şahitleri şahadetleri esnasında gören, hâl ve tavırlarını inceleyen o Mahkemenin görevidir.- İlgili Alt Mahkeme, bunu yapmada Yargıtay'a oranla daha avantajlı durumdadır, çünkü şahitleri gören, izleyen, istintakları esnasında hâl ve tavırlarına şahit olan Alt Mahkemedir. Bu gerçekler ışığında Alt Mahkemenin o şahitlerin ibraz ettikleri şahadeti- değerlendirip vardığı bulgulara genelde Yargıtay müdahale etmez, meğer ki, düpedüz görünen bir yasal veya olgusal hata yapılmış olsun. Bu meselede Alt Mahkemenin, Davacının Davalıdan alacağı yönündeki şahadeti tenakkuzlu bulup buna itibar etmemesinde her-hangi bir hata görülmemektedir. Alt Mahkeme önünde ibraz olunan Davacı tarafının şahadeti incelendiğinde, bunun Davacının lâyihalarında, ilgili tarihlerde Davalıya nakit olarak para verildiği iddia edildiği görülmekle beraber, duruşma esnasında Davacı tar-afının ibraz ettiği şahadete göre Davacının Davalıdan alacağı iddia olunan borcun Davalı tarafından Davacı namına 3. şahıslardan kredili satışlar sonucu tahsil edilen paralardan kaynaklandığı, kısmen ise Davalının bir inşaattan mütevellit sıkıntıda olduğu -bir dönemde Davacı tarafından Davalıya miktarı belirtilmeyen nakit ödemeden oluştuğunun iddia edildiği görülmektedir. Alt Mahkeme bunlara itibar etmemekte serbesttir ve itibar etmemekle de herhangi bir hataya düştüğü söylenemez. Dolayısıyle bu istinaf seb-ebi reddedilir.
İkinci ve üçüncü istinaf sebeplerindeki yakınma Emare 1
senetten kaynaklandığından onların birlikte tezekkür edilmesinde fayda vardır. Davacının Talep Takririnde Davacının alacağının mersum bir borç senedinden kaynaklandığı ve ivazının da- nakit olarak istikrazından
söz edildiği tartışma kaldırmayacak kadar sarihtir. Emare 1 senet, iddia edildiği gibi ve Akitler Yasasında Fasıl 149 madde 78'de Yasanın aradığı evsaflara haiz olsaydı İstinaf Eden Davacı bu yakınmasında haklı olacaktı. Bili-ndiği gibi bir senedin mersum bir borç senedi olabilmesi için madde 78'de öngörülen kıstasların hepsine de haiz olması gerekmektedir. Bunlar arasında yazılı olması gereken senedin 2 şahit huzurunda imzalanması ve faiz miktarının Akitler Yasasının 78. madd-esinin 21/89 sayılı Yasanın 2. maddesi ile tadil olunan şekli ile orada öngörülen faiz oranını aşmaması gerekir. 21/89 sayılı Yasanın sözü edilen 2. maddesi aynen şöyledir:
"2. Esas Yasa, 78'inci maddesi kaldırılmak
ve yerine aşağıdaki ye-ni 78'inci madde konmak
suretiyle değiştirilir:
78. 'Mersum Senet', bir kişinin belli bir
para miktarını, senette belirtilen ancak KKTC
Merkez Bankasınca saptanan yıllık kredi faiz
oranını aşmayan faizleri-yle birlikte ve konu
ile ilgili herhangi bir yargısal işlem başla-
tılmış olması halinde yargısal işlem giderleri
de dahil olmak üzere ve ilk talepde veya
kararlaştırılmış veya kararlaştırılacak ileriki
b-ir tarihte senette belirtilen bir kişiye
ödemeği üstlendiğine dair, sözleşme yapma
yeteneğine sahip, iki tanık huzurunda başka
bir kişiye yazılı olarak verdiği bir sözveridir.
Sözveride bulunan kişiye 'borçlu', -kendisine
sözveride bulunulan kişiye ise 'Alacaklı' denir."
Alt Mahkeme bu Yasa hükmünü ve 23.5.1991 tarih ve 48 sayılı Resmi Gazetenin Ek III'ünde yayınlanan Merkez Bankası Yönetim Kurulunun 279 sayılı kararında, (Bak: Ek III, Resmi Gaze-te, 1991, sayfa 727) 21/89 sayılı Yasa ile değiştirilmiş şekildeki Fasıl 149'un 78. maddesi bakımından yıllık kredi faiz oranı %68 olarak belirlendiğini, bunun senedin yapıldığı gün ve halen yürürlükte olduğunu da kararında belirtip bunu da göz önünde bulu-ndurarak faiz oranının yıllık %68 olduğunu kararında belirtmiştir. Bu halen doğrudur ve geçerlidir. Bunun yanlış olduğu yönünde bu istinafın duruşmasında İstinaf Eden herhangi bir iddiada bulunmamıştır. Yine Alt Mahkeme önünde ibraz olunan şahadette de -senedin 2 şahit huzurunda imzalanmadığı görülmektedir. (Mavi 18) Bu gerçekler muvacehesinde ilgili senet Talep Takririnde iddia olunduğu gibi mersum bir borç senedi olmayıp alelâde bir borç senedidir. Çünkü hem 2 şahit huzurunda imza edilmedi, hem de se-nette öngörülen faiz miktarı, mersum bir borç senedinde Yasa ile öngörülen faiz miktarını aşmaktadır. Bu da böyle olduğuna göre Akitler Yasasının 80. maddesinde serdedilen hükümler bu senede ve davaya şamil değildir. Sözü edilen 80. madde de aynen şöyled-ir:
"80. Whenever any legal proceedings are taken
on a bond in customary form, the contents of
such bond shall be conclusive evidence of the
facts therein stated:
......................."
Bütün bunlar muvaceh-esinde senette öngörülen ivazı, Talep Takririndeki iddiası muvacehesinde ispat etmek Davacı İstinaf Edene düşerdi, Alt Mahkeme de bunu böyle kabul etmiş ve önünde ibraz olunan şahadeti Davacının Talep Takririndeki iddiası ile karşılaştırdığında Alt Mahkeme- tatmin olmamıştır. Burada Alt Mahkemenin herhangi bir hataya düştüğü görülmemektedir ve İstinaf Eden Davacının bunun tersine olan iddiaları ile ikna olmadık. (Bak: Argysis Kyrakou v. The Estate of Deceased Petros Christodoulou, C.L.R vol.18 page 59.)
- Bir hukuk davasında dosyalanan takrirlerin ne kadar mühim olduğu yalnız Usulü Mahkeme Nizamlarında değil birçok kez Yargıtay'ca da vurgulanmıştır. Bu hususla ilgili KKTC'de Türk Mahkemeleri kurulduktan sonra verilen ve geçen yıllar zarfında birçok kez- tasvip gören eski bir İstinaf Mahkemesi kararına değinmekle yetineceğiz. (Bak: Kira İstinaf 34/67, Yüksek Mahkeme Kararları, Hukuk İstinaf (1966-70) s. 111.)
Yukarıdakiler ışığında, istinaf konusu Alt Mahkeme kararı incelendiğinde, Alt Mahkemenin, -bu kararın başlangıcında yukarıda alıntısı yapılan Davacının Talep Takririnin ilgili maddesi ile Davalının Cevap ve Mukabil Talep Takririne dosyaladığı takrirler ışığında ve onlara doğru olarak sadık kalarak şahadeti değerlendirmekle herhangi bir hataya dü-şmediği görülmektedir. London Passenger Transport Board v. Moscrop davasında denildiği gibi (Bak: 1942 A.C.332 at p.347)
"Any departure from the cause of action alleged,
or the relief claimed in the pleadings should be
preceded or, at al-l events, accompanied, by the
relevant amendments, so that the exact cause of
action alleged and relief claimed shall form part
of the court's record, and be capable of being
referred to thereafter should necessity arise.
Ple-adings should not be 'deemed to be amended'
or 'treated as amended'. They should be amended
in fact." (underline supplied)
- Bu durumda Davacı İstinaf Eden istinafında muvaffak olmamıştır ve istinafının reddolunması gerekir.
Netice olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masraflarını Davacı İstinaf Edenin, Aleyhine İstinaf Edilen Davalıya ödemesi emrolunur. Bunun mi-ktarını Başmukayyit tespit edecektir.
Metin A. Hakkı Mustafa H. Özkök Seyit A. Bensen
Yargıç Yargıç Yargıç
21 Haziran 2000
-1
9
-
Full & Egal Universal Law Academy