-D.19/89 Yargıtay/Hukuk 114/87
(Dava No: 778/82, Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. Peray Kumser, Göny-eli.
2. Aziz Kumser, tesbit edilmemiş, akli dengesi yerinde olmıyan
(person of unsound mind not so found) beraber yaşamakta
olduğu ve/veya kendisine mukayyet karısı Peray Kumser
- vasıtasıyle - Gönyeli.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mustafa Kombos L/şa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Kıvanç M. Riza.
Aleyhine istinaf edilen namına: Talât Kürşat.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Taner Erginel verecekt-ir.
Taner Erginel: Davacı bir trafik kazasında arabasına olan hasar nedeniyle Davalılar aleyhine önümüzdeki davayı açarak Davalılardan tazminat talep etti.
İlk Mahkeme, duruşma sonuda davlıların sorumlu olduğu sonucuna vararak Davacı lehine ve Davalılar- aleyhine tazminata hükmetti. Davalılar avukatı bu kararın hatalı olduğu görüşündedir ve hükmü istinaf ederekl Mahkemenin Davalı 2 aleyhine hüküm vermekle ve gereğinden daha yüksek bir miktar için hüküm vermekle hatalı hareket ettiğini öne sürmektedir.
D-avacı taksi olarak kullanılan TAD 699 plâkalı bir arabanın sahibidir. Davacının arabası 26.4.1981 tarihinde bir şoför tarafından Lefkoşa'dan Girne'ye doğru sürülüyordu. Arabada 7 yolcu vardı. Boğaza doğru yokuşu çıkarken arabanın önünde herhangi bir vasıta- yoktu. Karşıdan aşağıya doğru gelen bir otobüs ve onun arkasında başka arabalar vardı. Otobüsün araksındaki bir araba, aniden seyahat ettiği hattın dışına çıktı ve kontrolünü kaybederek TAD 699 plâkalı arabanın ön tarafına çarptı. TAD 699 plâkalı arabadak-i şoför ve yolculara birşey olmamakla birlikte arabanın ön kısmı şoför mahalline kadar ezildi ve araba büyük hasar gördü.
Karşı taraftan gelerek kazaya neden olan D 736 plâkalı araba Davalı 2'ye aitti. Davalı 2, 26.4.1981 tarihinde eşi olan Davalı 1. ann-esi ve oğlu ile Boğaza pikniğe gitmişti. Piknikte diğer arabaları ile buluşan Davalı 2, biraz rakı içti. Dönüşte arabayı ola kadat çıkarıp sürmesi için Davalı 1'e yani eşine verdi. davalı 1 bu tarihten ksıa süre önce sürüş ehliyeti almıştı. Dar boğazı geçi-p, inişi alınca araba süratlenmeye başladı. davalı 2 eşine "bas stoba, bas stoba" diye seslendi. Buna rağmen Davalı 1 arabayı kontrol edemedi ve önce önünde giden otobüsün arka tarafına sonra da TAD 699 plâkalı arabanın ön tarafına çarptı. daha sonra yold-an çıkan D 736 plâkalı arabaya büyük hassr oldu. Davalı 1 ve 2 de ağır yaralandılar. Davalı 1'in daha sonra iyileşmesine akrşılık Davalı 2'nin tedavi edilerek normal yaşama dönmesi mümkün olmadı.
Davanın ünvanında Davalı 2'nin ismi şöyle yer almıştır:
-"Aziz Kusmer - Tesbit edilmemiş, akli dengesi yerinde olmıyan (person of unsound mind not so found) beraber yaşamakta olduğu ve/veya kendisine mukayyet karısı Peray Kumser vasıtasıyle - Gönyeli."
Talep Takririnin TAD 699 plâkalı arabaya olan hasarlarla -ilgili şu talepler bulunmaktadır.
"TAD 699 plâkaalı arabaya olan zararın tafsilâtı:
I - a) Aracın Boağzdan Lefkoşaya çelikemsi için ödenen . 3.500.-TL.
b) 14,12, 1416, 1423, 1479, 1491, 1493, 1497,
1524, 1579, 1670, 1677, 1682 ve 1571 no'lu-
faturalar uyarınca KOPAŞ Ltd.'e değişen parçalar
v.s. için ödenen ............... 428.330.- TL.
c) 127 no'lu fatura uyarınca Güneş Oto
Boyahanesine ödenen ........... 15.000.- TL.
d) 376 no'lu fatura uyarınca G-alip Garaja ödenen
oto tamir ücretleri .............10.000.- TL.
e) 692 no'lu fatura uyarınca Tevfik Ali'ye ödenen
doğrultma v.s. ücretleri ............ 80.000.- Tl.
f) 1 adet Polis Raporu için ödenen ........ 600.- TL.
- Toplam:. 537.430.-TL.
II - Davacı iddia eder ki mezkur aracı dolmuş ve/veya Şehirler arası yolcu taşımacılığında iş aracı olarak kulalnamkta idi ve kaza gününden tamirinin taammlandığı 25&6-&1981 tarihine kadar mezkûr aracı hiç kullanmadı ve/veya çalıştırmadı ve günde 3.500.-TL kâr ve/veya kazanç kaybına (loos of use) uğramıştır. Bu başlık altındaki talebi, 59x3500=206.500.-TL'dir.
III - Davacı keza iddia eder ki tüm tamiratlara rağmen mezkû-r aracı eski durumuna gelmemiş ve/veya değer kaybına uğramış (loos of value)'tır ve bu başlık altındaki talebi 100.000.-TL'dir."
Davalılar Müdafaa Takririnde davanın ünvanına ilişkin bir itirazda bulunmadılar ve davacının hasar iddialarını reddettiler.
-Duruşma sonunda hitap aşamasında Davalılar avukatı davanın ünvanına itiraz etti. İlk Mahkeme bu itirazı mevsimsiz bularak reddettiği gibi hasar konusunda da Davacının haklı olduğu sonucuna vardı.
İlk Mahkeme kararının bazı bölümleri şöyledir:
"Davalı- 2, kazada almış olduğu yaralar neticesinde akli dengesi bozuk olması nedeniyle kendisi ile beraber yaşamakta olan karısı (Davalı 1) vasıtasıyle dava edilmiştir. Davalı 2'nin bu şekilde dava edilmesine itiraz olamdığı gerek müdafaa lâyihasında gerekse şaha-dette görülmektedir.
............................
Tanık 1, Tanık 2 ve Tanık 4'ün şahadeti gerek Davacıya ait olan arabanın hasar durumu hakkında gerekse kaza hakkında olayın birbirleriyle uyum içinde olup birbirlerini desteklemektedir. İlgili aracın davac-ı ile tanıkları tarafından belirtildiği şekilde olmadığı ve kazadan sonraki durumu belirttikleri şekilde bulunmadığı hususunda Mahkemede şahadet yoktur. Verilen şahadet çerçevesinde aracın daha önce hiç bir hasar görmeden kullanılmaz bir hale geldiği, 2 ay- kullanılmadığı ve değer kaybı olduğu hususunda davacının isbat külfetini yerine getirdiği kanaatine vardım.
Verilen tüm şahadetten Tanık 1'in kazaya sebebiyet vermek için hiçbir dikkatsizliği, ihmali olmadığı ve makûl bir şoförden beklenen dikkat ve iht-imamı göstererek kazayı önlemek için elinden geleni yaptığı ve tüm kusurun Davalı 1'e ait olduğu hususunda kanaat getirdim. Viraj üzerinde yolun durumunu dikkate almadan otobüsü geçmeye çalışmakla kazaya sebebiyet verdi. Davalı 2 ise mal sahibi olduğu ve D-avalı 1'in aracı kullanması için izni olduğu gerek Tanık 4'ün şahadetinde gerekse Davalı 1'in ifadesinde görülmektedir. Bunu tekzip eden başka herhangi bir şahadet yoktur ve bu durumda ehliyetini yeni almış olan Davalı 1'e yönetimi vermekle işlek olduğu sı-ralarda sürmesine müsaade etmekle Davalı 1 ile beraber sorumludur.
............................
Neticede Davacı leyhine, Davalılar aleyhine müştereken ve münferiden Davacının uğradığı tüm zarar ziyan için hüküm verilir."
Davalılar avukatının bu karara k-arşı istinaf nedenleri üç başlık altında toplanmaktadır;
-1) Davalı 1'in arabayı sürmesine izin vermekten başka ihmali bulunmayan Davalı 2'nin bu kazadan sorumlu tutulmaması gerekir.
-
2) Davalı 2'nin akli dengesi bozuk bir kişi olarak dava edilme şekli hatalıdır.
3) Davacının hasara ilişkin delilleri yetersiz olmasına rağmen İlk Mahkeme bunları yeterli bulmakla hatalı hareket etmiştir.
Taraf avukatlarının argümanlarını dikkate al-dıktan sonra tartışma konularını kararlaştırmaya çalışalım.
-1) Şahadeti incelediğimiz zaman görürüz ki Davalı 2'nin arabanın kullanımı ile ilgisi direksiyonu Davalı 1'e vermekten ibaret değildi. Davalı 2 içkili olduğu için ve arabayı kullanamıyacak durumda olduğu için direksiyonu eşine vermiş de değildir. İçki duru-muna rağmen ikisi arasında arabayı daha iyi kullanabilecek durumda olan yine Davalı 2 idi. Bu nedenle arabayı kullanılması güç olan yerde, yani asvalt yoldan önce davalı 2 sürdü. Düz yolda direksiyonu yeni ehliyet almış eşine vermekle birlikte sürüşü ile i-lgilenmeye devam etti. Kazadan önce tehlikeyi sezen yine Davalı 2 oldu. Davalı 2 yaptığı ikaza rağmen ikazı geç kaldığı veya yetersiz kaldığı için kazanın meydana gelmesini önleyemedi. Bu olgular ışığında acaba Davalı 2'yi kazadan sorumlu tutmak mümkün mü?-
-
Bingham's Motor Claims Cases 6. Basısa şöyle denmektedir:
"Where the owner of a vechile, being himself in possession and occupation of it, requests or allows another person to drive, this will not of itself exclude his right and duty of control, and th-erefore, in the absence of further proof that he has abandoned that right by contract or otherwise, the negligence of the person actually driving."
Görülebileceği gibi bir arabayı tasarruf etmeye devam eden araba sahibi prensip olarak sürücünün ihmalinde-n sorumludur. Bu meselede Davalı 2 sürücünün yanında oturuyordu ve arabanın kontrolünü terketmemişti. Davalı 2'nin arabayı kontrol etme derecesini Bingham's Motor Claims Cases isimli kitapta yer alan örneklerle kıyasladığımız zaman Davalı 2'nin sorumluluğu-nun devam ettiğini açıkça görürüz. Bu nedenle kazadan sorumlu olduğu kanısındayız.
2) Akıl hastası bir kişinin dava edilmesine ilişkin kural, Hukuk Usulü Muhakemeleri Tüzüğü Emir 9 nizam 12'de yer almaktadır. Bu kural şöyledir:
"An infant who has no qu-ardian authorized to bring proceedings and a person of unsound mind whether or not a mental patient or criminal mentall patient mays ue as planitiff by a oerson to be named in the writ of summons and therein described as his next friend. Where such in infa-nt or person of unsound mind is sued he shall defend by a quardian ad litem appointed by the Court or a Judge and such quardian shall not be personally liable gor any costs properly incurred by him in the course of the action."
Görüleceği gibi bu madde d-ava eden ve dava edilen akıl hastaları için farklı bir düzenleme getirmiştir. Akıl hastası dava açarken en yakın arkadaşı vasıtasıyle dava açabilirken dava edilen bir akıl hastasının Mahkemenin tayin edeceği bir vasi vasıtasıyle dava edilmesi gerekir. Dava- edilmenin ağır sonuçlarını dikkate alan kuralın akıl hastalarını korumak için dava edilme durumunda daha ciddi bir prosedürü öngördüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın ünvanında bir şekil hatası vardır. Buna rağmen bu şekil hastasının Davalı 2'nin menf-aatlerini olumsuz yönde etkilemediği de açıkça ortadadır. Davalı 1 gibi Davalı 2 için de bir avukat tutulmuş ve Davalı 2'nin menfaatleri en iyi şekilde korunmuştur. Bir şekil hatası ile karşılaşan tarafın yeni bir işlem yapamdan bu şekil hatasına itiraz et-mesi gerektiği halde Davalılar avukatı duruşma sonuna kadar şekil hastasına itiraz etmemeyi tercih etmiştir. Davalılar avukatının bu tutumu karşı tarafın hatayı düzeltme olanağını ortadan kaldırmıştır. Yapılan hatanın türünü ve Davalı 2'ye herhangi bir hak-sızlık olmadığını dikkate aldıktan sonra Davalı 2 avukatının zamanında itiraz etmemesini bu haktan bir feragat olarak kabul ediyoruz.
3) Mahkemenin hasar miktarına ilişkin bulgusuna gelince geçen zaman içinde paranın değer kaybetmesi bu istinaf nedeninin- önemini azaltmıştır. Ayrıca bu konuda karar vermek öncelikle İlk Mahkemenin yetkisine girer ve önemli bir neden olmadıkça İstinaf Mahkemesi İlk Mahkemenin bulgusuna müdahale etmemeyi tercih eder. Bu meselede İlk Mahkemenin hasar miktarını tesbit ederken m-üdahalemizi gerektirecek kadar önemli bir hata yapmadığı görüşündeyiz.
Bu nedenlerle istinaf reddolunur. İstinaf masraflarını istinaf eden Davalılar ödeyecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F.Korkut) (Taner Ergin-el)
Yargıç Yargıç Yargıç
24 Nisan 1989
- -
-
6
-
Full & Egal Universal Law Academy