-D.5/83 Yargıtay/Hukuk 1/83
(Dava No. 912/80 Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, N.Ergin Sal(hi.
İstinaf eden: Ahmet So-yutürk, lefkoşa
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: İbrahim Ersoy, Lefkoşa
A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Güneş Menteş
Zem - Fasıl 148 H-aksız Fiiller Yasasının 17. maddesi - Mesleki şeref ve haysiyetinin rencide edildiği, küçük düşürüldüğü, gülünç ve nefret uyandıran bir kişi durumuna düşürüldüğü iddiası ile Davalıdan zem için 5000KL istemi - Davalının tekme atması sonucu çektiği acı ve ız-dıraptan dolayı özel ve genel tazminat talebi - İlk Mahkemenin Davalının söylediği sözlerin şeref ve haysiyetini rencide etmediği, bu sözlerin zem oluşturmadığı ve adi küfür niteliğinde olduğu bulgusu.
Tazninat - Darp fiili neticesi tazminat istemi - Darp- fiiline maruz kalan kişinin şahsiyeti, statüsü, olayın meydana geldiği zaman ve mekan, tarafların o ortamdaki tavır ve hareketleri tazminatın tespitinde dikkate alınır - Yargıtayın İlk Mahkemenin sapadığı tazminat miktarını uygun bulması.
OLAY: Öğretm-en olan Davacı, bir asma altında oturan diğer öğretmen arka- daşlarının yanına motosikleti ile gitti. Asmanın altında bulunan Davacı, Davalıya motosikletini daha uzakta söndürmesini söyledi. Davacı bilseydim daha uzakta söndürürdüm dedi. Davalı, Davacıya a-it motosikletin heybesine taş konduğunu söyleyerek benim taş koyduğumu zanedecek ve arbamın lastiğini parçalayacak dedi. Bu söz üzerine Davacı "motoruma taş koyanların ağzına huni ile sıçacağım" dedi. Bu sözleri duyan Davalı "hayvan herif, it herif" v.b. s-özler sarfederek Davacıya bir tekme attı.
Davacının uyluk kemiği üzerinde 20x3cm ebadında bir kızarıklık oluştu.
Davacı, meslek şeref ve haysiyetinin rencide edildiğini ve küçük düşürüldüğünü iddia ederek, Davalı tarafınan atılan tekme sonucu aldığı -yara ve çektiği sızı ve ızdıraptan ötürü Davalıdan zem için 5000KL, darp için 1600TL özel ve 5000KL genel tazminat talep etti.
İlk Mahkeme Davalının sarfettiği sözlerin zem oluşturmadığı ve adi küfür mahiyetinde olduğu ve Davalı tarafından Davacının dar-p edildiği kanısına vardı ve 4000TL tazminata hükmetti.
Davacı, Davalı tarafından sarfedilen sözlerin ve bu sözlerin söylendiği ortam dikkate alındığında bunların adi küfür olarak nitelendirilemeyeceğini ve tespit edilen tzminat miktarının az olduğunu i-ddia ederek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, Davacının Fasıl 148 Haksız Fiiller Yasasının 17. maddesine dayandığını, zem edici nitelikte sarfedilen sözler için özel tazminat kanıtlanmadan dava açılamıyacağını ancak 17(3) maddesinde belirtilenlerin kanıtlanm-ası halindde özel tazminatın kanıtlanmasına gerek olmadığını belirtti. Yargıtay Davalının sarfettiği sözlerin adi küfür niteliğinde olduğunu, İngiliz içtihatlarında kızgınlık esnasında sarfedilen sözlerin veya adi küfür niteliğinde olan sözlerin dava açılm-asına olanak vermediğini, Davacının kullandığı kötü lisanla yaratılan bir kızgınlık ve kavga ortamında sözlerin sarfedildiğini dikkate aldı ve Davalı tarafından sarfedilen sözlerin zem oluşturmadığı kanısına vardı.
Yargıtay, tazminatın tesbitindeki krit-erlere deinerek, bu meselede darp fiilinin ıkulda ve öğrenciler önünde ceryan etmesinin ilk nazarda tazminat açısından durumu ağırlaştırıcı nitelik arzettiğini, ancak Davacının olaydaki tavır ve hareketleri dikkate alındığında saptanan tazminat miktarının -hatalı olmadığını belirtti.
Dava masrafları ile ilgili istinaf sebebini inceleyen Yargıtay, Mahkemelerin masraf olarak saptadıkları miktara nasıl vardıklarını veya hangi kriterleri dikkate aldıklarını belirtmelerinin uygun olacağını bu meselede Davacını-n 4000TL masraf ödemesinin Davacıya adaletsizlik yaratmayacağı sonucuna vardı ve bu istinaf sebebini de reddetti.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
Halsbury's Laws of England 3. baskı sayfa 25.
Clerk and Bindsell on Torts 13. baskı sayfa 748, para 7-48.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu verecektir.
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açılan bir zem davasında verilen hükümden yapılmıştır. Davaya mesne teşki-l eden ve taraflar arasında hemen hemen ihtil(f Konusu edilmeyen olgular şöyledir:
Bütün ilgili zamanlarda davacı (istinaf eden) Haydarpaşa Ticaret Lisesinde fizik öğretmeni, davalı ise (aleyhine istinaf edilen) bu okulun müdürü idi.
16.9.1980 tarihind-e sabahleyin davalı ve okul öğretmenlerinin bazıları okul avlusunda, bir asmanın altında oturdukları esnada takriben 08.50 civarında davacı mobylette tipi motosikleti ile avluya girdi ve motosikletini parkettikten sonra asmanın altında oturanlara iltihak e-tti. Davacının asmanın altına gelişi ile orada bulunan bir öğretmen davacıya, toz olur gerekçesi ile motosikletini daha uzakta söndürmesini söyledi. Bunun üzerine davacı "bilseydim tozardacağımı, daha uzakta söndürürdüm veya telefon ederdiniz" cevabını ver-di. Bu öğretmen, Nisan 1980 tarihinde, davacıya ait motosikletin heybesine taş koyduğunu hatırlatarak, ortaya "şimdi Ahmet (davacı) motosikletinin heybesine benim taş koyduğunu zannedecek ve arabamın l(stiklerini parçalayacak" demesi üzerine davacı "bundan- sonra bu okula polisle geleceğim. Motoruma taş koyanların ağzına honi ile sıçacağım" dedi. Bu sözleri duyan davalı ayağa kalktı ve davacıya "hayvan herif, it herif, nasıl söylersin bunları" dedi ve başka bir öğretmenin araya girmesine rağmen davacının sa-ğ uyluk kemiğine bir tekme attı. Atılan tekme sonucu davacının uyluk kemiği üzerinde 20x3 cm. ebadında bir sahada kızarıklık oldu.
Davacı, davalı aleyhine açtığı dava ile davalı tarafından yukarıda söylendiği şekilde zemmedildiğini, mesleki şeref ve hays-iyetinin rencide edildiğini, kendisinin küçük, gülünç ve nefret uyandıran bir kişi durumuna düşürüldüğünü iddia ederek ve keza davalı tarafından atılan tekme sonucu aldığı yara ve çektiği sızı ve ızdıraptan ötürü davalıdan zem için 5000KL ve darp için 1600-TL özel ve 5000KL genel tazminat talep etti.
Davalı ise dosyaladığı müdafaa takririnde davacının iddialarını reddetti ve mukabil talep yoluyla davacının kendisini (davalıyı) aynı gün "terbiyesiz ve hepinizin ağzına honi ile sıçacağım" demekle zemmettiğin-i iddia ederek davacıdan 5000KL tazminat talep etti.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme;
(a) Davalı tarafından söylenip yayınlanan (published) sözlerin adi (vulgar) küfür olup zem edici mahiyette olmadığı;
(b) Davalı tarafından davacının darbedildiği;
(c) -Davacının ortaya söylediği sözlerin davalıyı hedef almadığı ve her hal(karda bu sözlerin davalıyı hedef almadığı ve her hal(karda bu sözlerin de adi küfür olup bunların zem edici mahiyette olmadığı
kanısına vardı ve talebin zem ile ilgili kısmını ve mukab-il talebi reddetti. İlk Mahkeme darb fiilinden ötürü davacı lehine ve davalı aleyhine 4000TL genel tazminata hükmetti ve ayrıca davalının 4000TL dava masrafı ödemesini emretti.
İlk Mahkeme davacının zem iddiasını reddederken, doğru bir şekilde hareket ed-erek, daha ileri gitti ve bu noktada meselenin istinaf edilmesi ve Yargıtayın İlk Mahkeme ile hemfikir olmaması halinde, tüm şartları dikkata alarak zem için 500TL itibari bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtti.
Davacı İlk Mahkemenin verdiği bu -hükümden istinaf etti. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi yedi sebep içermekle beraber bunları Yargıtayda ileri sürülen savlar ışığında dört genel başlık altında toplamak mümkündür, şöyle ki;
1. Davalı tarafından davacıya sarfedilen sözler, bu sözlerin söyle-ndiği ortam dikkata alındığında, adi küfür olarak nitelendirilemez ve bu kanıya varmakla İlk mahkeme hata etmiştir.
2. Birinci istinaf sebebinin kabul edilmesi halinde İlk Mahkemenin tesbit ettiği 500TL tazminat alenen azdır.
3. Darb fiili için davacı -lehine hükmolunan 4000TL genel tazminat alenen azdır.
4. İlk Mahkeme davacı lehine 4000TL dava masrafı ödenmesini emrederken, keyfi hareket etmekle hataya düşmüştür.
Davalı İlk Mahkemenin hükmünden istinaf etmemiştir. Şimdi de istinaf sebeplerini sıras-ı ile incelememiz gerekmektedir.
1. İstinaf sebebi:
Davacının, davasını esas itibarıyle Fasıl 148 Haksız Fiiller Yasasının 17. maddesine dayandırdığı anlaşılmaktadır. 17. madde incelendiğinde zem edici nitelikte sarfedilen sözler için özel tazminat kanı-tlanmadan dava açılamıyacağı ancak 17(3) maddesinde derpiş edilenlerin kanıtlanması halinde özel tazminatın kanıtlanmasına gerek kalmıyacağı görülür. Bu maddenin ilgili kısmı ise aynen şöyledir:
"17(3) An Action for defamation by ........ spoken words ...-....... shall not lie with out proofs of special damages except where the ....... spoken words ......
(a) ..................
(b) are calculated to injure of prejudice the reputation of the plaintiff in the way of his profession, trade, business, calling -or office;
(c) ......................
(d) ....................... "
Davalının davacıya sarfettiği saptanan ve davalının zem e-dici nitelikte olduğunu iddia ettiği, "hayvan herif, it herif, defol nasıl söylersin bunları" sözlerinin söylenen ortamda Fasıl 148 m.17(3)(b) anlamında davalının mesleki şerefini incittiğinin (injure) veya rencide (prejudice) edici olup olmadığının ince-lenmesi gerekir.
İlk Mahkeme davalı tarafından sarfedilen sözlerin adi küfürden (vulgar abuse) ibaret olduğunu ve bu sözlerin davacının mesleği ile ilgili olmadığı gibi onun mesleki şöhretini rencide edici mahiyette olmadığı kanaatına vardı. kanımızca İl-k Mahkeme böyle bir yargıya varmakla hata etmiş değildir. "Hayvan herif, it herif" sözlerinin kendi başına ve de daha önce açıklanan ortamda sarfedilmesi bunların adi küfürden başka bir niteliğe büründürülmesine imk(n vermemektedir. Halsburys Laws of Engla-nd 3. baskı sayfa 25'de kızgınlık esnasında sarfedilen veya adi küfür niteliğinde olan sözlerin dava açılmasına cevaz vermiyeceğini söylemektedir. İlgili eserin bu kısmını aktarmayı uygun bulduk:
"Words or heat or vulgar abuse. No action of slander lies- for mere words of heat or vulgar abuse. Whether the words used made a definite charge of crime or of dishonest or immoral conduct, or were only used as words of general abuse, depends on the manner in which they were spoken and on the other circumstances -of the case."
Önümüzdeki meslede davacıya karşı sarfedilen sözler dolayısıyle ona karşı bir cürüm işlendiği veya iffetsizlik (-dishonest) veya ahlak dışı (immorla) bir harekette bulunduğu iddiasının yapılabilmesine olanak yoktur. sarfedilen sözlerin kendileri dahi böyle bir iddianın ileri sürülmesine olanak vermemektedir. Kaldı kı bizzat davacının kullandığı kötü lisanla yaratılan- bir kızgınlık ve kavga ortamında sarfedilen bu sözlerin de ayni ortam anlayışı içinde kabul edilmesi daha gerçekçi bir yaklaşım olur. Önümüzdeki meselede davalının sarfettiği sözlerin bizzat davacının başlattığı bir kızgınlık ortamında söylendiği ve de bu-nların adi küfürden başka bir şey olamıyacağı gerçeği karşısında zem fiilinin işlendiği iddiasına katılmak olası değildir. Bu nedenle bu istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
2. İstinaf sebebi:
Bu istinaf sebebi davacının 1. istinaf sebebinde ileri sü-rdüğü iddialarda haklı bulunmasına bağlı idi. Böyle bir durum mevcut iddialarda haklı bulunmasına bağlı idi. Böyle bir durum mevcut olmadığına göre, haliyle, bu istinaf sebebinin incelenmesine gerek yoktur.
3. İstinaf sebebi:
Davacı, davalı tarafından i-şlenen darb fiilinden ötürü İlk Mahkemenin ona genel tazminat olarak 4000TL gibi çok az bir miktarda hükmetmesinden yakınmaktadır.
Davacının darb fiili sonucu cüz'i denecek yara aldığı daha evvel söylenmiştir. Bu husus davacı tarafından da kabul edilmekt-edir. Davacının bu babta esas yakınması İlk Mahkeemnin işlenen darb fiilinin aleni bir yerde, öğrenciler de dahil, birçoklarının gözü önünde bir öğretmene karşı söylendiği gerçeğine gerekli önemi vermediğidir.
Elbette ki bu gibi meselelerde hükmolunacak -tazminat miktarı her zaman, darb fiilinin intaç ettirdiği yaralara bağlı tutulamaz. Böyle bir fiili üzerinde işlendiği kişinin toplum içerisindeki statüsü, şöhret, olayın ceryan ettiği zaman ve mek(n, tarafların o ortamdaki tavır ve hareketleri ve daha bir- çok faktörler önemli rol oynar.
Clerk and Lindsell on Torts 13. baskı sayfa 748 para.748'de kişiye tecavüz sonucu verilecek tazminatla ilgili olarak şunlar yer almaktadır:
"Any trespass to the person, however slight, gives o right a action to recove-r at any rate nominal damages. Even where there has been no physical injury, substantial damages may be awarded for the injury to a mans dignity or for discomfort or inconvenience. .......... apart from any special damages alleged and proved e.g. medical -expenses, the damages one at large. The time, place and manner of the trespass and the conduct of the defendant may be taken into account and the court may award aggravated damages on these grounds."
-Önümüzdeki meselede İlk mahkeme tazminat konusunu hatalı bir yaklaşımla karara bağladığı görülmektedir. Bu meselede davacı lehine cezai (punitive) veya emsal (examplary) teşkil edecek bir miktara tazminat olarak hükmetme durumu mevcut deildir. her ne kada-r işlenen darb fiili, okulda ve birçok öğrenci ve öğretmenin önünde ceryan etmesi, ilk nazarda, tazminat açısından durumu ağırlaştırıcı nitelik arzediyorsa da davacının konu olayda ilgili tavır ve hareketi dikkate alındığında saptanan miktar müdahalemizi g-erektirmemektedir.
4. İstinaf sebebi:
Masraf konusu ilk etapta ilk mahkemelerin takdirlerinde olan bir husustur ve ilk mahkemeler bu takdirlerini adli bir şekilde kullandıkları sürece Yargıtay buna müdahale etmez.
Önümüzdeki meselede İlk mahkeme davac-ı tarafından eçılan davanın esas zem ile ilgili kısmının ressolunduğu, darb fiili için ise sadece 4000TL'lık bir tazminata hükmolunduğunu dikkata almış olacak ki davacıya 4000TL masraf takdir etmiştir.
İlk mahkemelerin masraf olarak saptadıkları miktara -nasıl vardıklarını ve hangi kriterleri dikkata aldıklarını belirtmeleri daha uygun ise de bu meselede tesbit edilen miktar göz önünde bulundurulduğunda buna uygulmaması ile davacıya bir adaletsizlik yapılmadığı gibi masraf olarak saptanan miktar da az deği-ldir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. İstinaf masrafları için herhnagi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Sal(hi)
Başkan Yargıç - Yargıç
3 Şubat 1983
8
Full & Egal Universal Law Academy