-D.10/85 Yargıtay/Hukuk İst./İstinaf 1/84
(Yargıtay/Hukuk İst. 16/84; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıolu, N. Ergin Salâhi.
İstinaf edenler: 1. Şehi-r Asfaltlama Şti. Lefkoşa.
2. Selçuk Başaran.
3. Saffet Hüdaverdi.
(Davalılar)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Başsavcısı, KTFD ve/veya İçileri ve İskân
Bakanlığını ve/veya İçişleri ve İskân B-akanlığına
bağlı Lefkoşa Kaymakamlığını temsilen.
(Davacı)
A r a s ı -n d a.
İstinaf edenler namına: A.M.Berberoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: O.T.Enginsoy.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: İstinaf ile ilgili olgular Sayın yargıç Ergin Salâhi'nin biraz sonra okuyacağı hükümde yer aldığı cihetle benim bunlara d-eğinmem gerekmemektedir.
Müstenifin istidasını inceleyen Yüksek Mahkeme Yargıcı bunu reddererken duruşma tutanaklarının müstenife zamanında verilmemesinin, istinaf süresini uzatmak için yalnız başına yeterli bir sebep olamdığını ve hüküm tarihinden itiba-ren de bir yıl gibi uzun bir süre geçtiğini göz önünde bulundurmuştur. Gerçekten de mevcut içtihat kararlarına göre duruşma tutanaklarının istinaf etmek isteyen tarafa zamanında verilmemesi, istinaf süresini uzatmak için, istisnai haller dışında, yalnız ba-şına yeterli bir sebep teşkil etmez. İstinaf edebilmes süresinin uzatılması için yapılan bir istida değerlendirilirken, diğer hususlar yanında, aradan geçen müddetin de dikkate alınması gerektiği kanımca açıktır. Sayın Yargıç hükmünde bu hususta şöyle demi-ştir:
"İstinaf süresinin uzatılıp uzatılmaması mahkemenin takdir yetkisine giren bir husustur ve mahkeme bu yetkisini kullanırken, her meselenin kndi olguları içerisinde ve adli surette kullanmalıdır. Bu nedenle süresinin uzatılmasında mahkeme, makul bir- sebep bulunduğu hussuunda ikna edilmesi halinde, sürenin uzatılmasına emir verebilir.
.............................
Bu meselede müstediler başlangıçtan beri aynı avukat tarafından temsil edilmişlerdir. Müdafaa takririnin hazırlanmasında, davanın duruşma-sında ve hükmün tefhiminde hep aynı avukat görevlendirilmiştir. Hüküm aleyhine istinaf dosyalamak için müstediler yine aynı avukata talimat vermişlerdir. Davanın başından sonuna kadar müvekkillerini temsil eden ve hükmün tefhiminde hazır bulunan müstediler-in avukatının hüküm hakkında gerek müstedilere gerekli bilgiyi verebilmek ve gerekse istinaf edilmesine karar verilmesi halinde istinaf ihbarnamesini hazırlayabilmek için yeterli not alıp almadığı, almış ise istinaf ihbarnamesinin hazırlanmasında, eğer var-sa, ne gibi zorluklarla karşılaştığı, not almamış ise nedenleri hakkında herhangi bir izahat verilmiş değildir. Hüküm takriben 1 yıl önce verildiği halde, dava zabıtlarının zamanında alınmadığı gerekçesi ile halâ istinaf edilip edilmeyeceğinin tartışması y-apılmakta...... 'dır."
Yapılan iktibastan da anlaşılacağı gibi Sayım Yargıç takdir yetkisini kullanırken yanlış prensiplere dayanmadığı gibi nazarı itibara alınması gereken tüm hususları da göz önünde bulundurmuştur. Bu durumda onun kullanmış odluğu takd-ir yetkisine müdahale tmemiz için geöçerli bir neden olmadığı, istinafın reddedilmesi ve istinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın Yargıç Ergin salâhi'nin biraz sonra okuyacağı hükmü önced-en okumak fırsatını buldum. Orada serdedilen görüş ve varılan neice ile hemfikirim.
N. Ergin Salâhi: davacılar, aleyhine istinaf edilenler, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtıkları 947/80 sayılı davada davalılar, istinaf edenler aleyhine, 25.11.1983 tarihinde -konu davada talep edildiği şekilde hüküm almışlardı. Dava zabıtlarının hazırlanıp kendilerine zamanında verilmemesi nedenine bağlı olarak davalılar, süresi içerisinde istinaf dosyalayamadılar. İstinaf süresinin sona ermesine birkaç gün kala İlk Mahkeme yar-gıcına yaptıkları tek taraflı bir istida ile istinaf dosyalayabilmek için istinaf süresinin uzatılmasını istemişler ve neticede istinaf dosyalama süresi 15 gün uzatıldı.
Tek taraflı bir istida ile istinaf süresinin uzatıldığını öğrenen davacı bu karardan- istinaf etti ve 27.7.1984 tarihinde bu istinaf dinlenip tek taraflı bir istida ile istinaf süresinin uzatılamayacağı karara bağlandı.
Bu karar üzerine davalılar ilkin 31.7.1984 tarihinde çift taraflı bir istida ile İlk Mahkeeme yargıcına müracaat yaptıl-ar ve istinaf ihbarnamesinin düzenlenebilmesi için 7 gün mehil talep ettiler. Davalıların bu müracaatı dinlenip 21.9.1984 tarihinde karara bağlanarak istemleri reddedildi. Bu defa davalılar 25.9.1984 tarihinde çift taraflı bir istida ile Yüksek Mahkeme yar-gıcına müracaat ederek istinaf süresinin uzatıl ması talebinde buludnular. Ancak konuyu tezekkür eden tek yargıç davalıların istinaf süresini uzatmakla ilgili taleplerinin makul olmadığı ve sürenin uzatılması ile ilgili sebeplerin ikna edici ve yeterli seb-epler olamdığını, keza aradan bir yıl gibi uzun bir zaman geçtiğini göz önünde tutarak istidayı reddetmiştir. İstinaf bu karardan yapılmış olup 5 istinaf sebebi içermekle beraber birlikte ele alınan ve üzerinde durulan sebepler iki başlık altında özetleneb-ilir:
1) Davacı veya davalı avukatlarının duruşmada gereken notları tutmaları gerektiği yönündeen hareketle esas dava notlarının hazırlnmaması nedenine bağlı olarak istinaf süresinin uzatılması talebinin olumlu karşılanamayacağı hussuundaki değerlendirmes-i yanlıştır. Her halükârda sayın Yüksek Mahkeme yargıcı Aretti Pavlou and Another v. George P. Cacoyiannis and Others (1963) 2 C.L.R. p.405'deki prensipleri emsal alarak bu konuya uygulamakla hata etmiştir.
2) Esas hükmün bir yıl önce verildiği hususunda- Muhterem Yüksek Mahkeme yargıcı yeterinden fazla ağırlık verdi. Sürenin geçirilmesinde davalının kabahatı bulunmadığı gibi istinaf dosyalanmasına izin verilmesinin icranın uzatılması anlamına gelemeyeceği hususunu yanlış değerlendirerek hatalı hareket etm-iştir.
1.istinaf sebebini ele aldığımızda Yargıtay/Hukuk 10/75 sayılı kararda sayfa 3'te şöyle denmektedir:
"Mahkeme kendisine verilen uzatma yetkisini kullanırken, bir takdir hakkına sahiptir. Ancak işbu takdir hakkını kullanırken hukuk ilkelerine uya-rak kullanması gerekir. Herhangi bir kanunda veya nizamnamede belirlenen bir müddettin uzatılması için makul sebeplerin var olması ve bu hususta mahkemenin tatmin edilmesi gerekir. Herhangi bir meselede makul ve ikna edici sebep yoksa, herhangi bir sürenin- mahkeme tarafından uzatılmmaması gerekir. Çünkü kanun ve kanun gereğince yapılan nizamların esas amacı bu gibi kanun ve nizamlarda belirtilen zamana uyulmasıdır."
Bu ilkeler genellikle Aretti Pavlou and Another v. George P. Cacoyiannis and Others 81963)- 2 C.L.R. p.405'deki karardan alınmıştır. Bu davada bu hususta şöyle denmektedir:
"It is sufficient for us to say that the failure of the advocate or the litigant to take the appropriate steps for the filing of an appeal within the time prescribed by the- Rules, is not a sufficient ground upon which the discretion of the Court should be exercised in such and application."
Yien aynı konu üzerinde Georghious Cristofi v. Polyvios Socratous (1963) 2 C.L.R. s.72'de şöyle denmektedir:
"Unless there are some -very exceptional circumsatnces, and there were none before this Court in this case, and application of this kind cannot succeed."
Bizi bağlamamakla birlikte Güney Kıbrıs Yüksek Mahkemenin de aynı doğrultuda hareket ettiği görülmektedir. Örneğin The Attor-ney-General of the Republic v. petros Demetriou Hji. Constanti (1968) 2 C.L.R. s.113 davasında sayfa 117'de mahkeme şu görüşlere yer verdi:
"Generally speaking, where the legislator sets a period of time for the taking of s step in proceedings of a judic-ial character, such provision must be stricly enforced. It is connected with the public interst in the finality of litigation; and it affects directly the prties' rights therein."
Görülebilceği gibi mahkemeler kendilerine verilen bu gibi yetkileri kulla-- nırken kanun veya nizamlarda belirlenen sürelere uyulması gerektiği ilkesini benimseyerek özel ve istisnai haller dışında bu belirlenen süreleri uzatmak için yapılan müracaatlara itibar etmemeleri gerektiği ilke olarak kabul edilmektedir.
Yine muhtelif -içtihat kararlarında avukatların istinaf etme olasılığını göz önünde tutarak kendilerine yeterli olabilecek notları tutmaları gerektiğini ve istinaf notlarının tedarik edilmemesinin, kendi başına bazı istisnalar dışında, zamanın uzatılması veya tadilat içi-n yeterli sebepler olamayacağı vurgulanmıştır.
Yüksek Mahkeme yargıcı yukarıda değindiğimiz içtihat kararlarının birçoğuna değinmiş ve bunları göz önünde tutarak bir yargıya varmıştır. Müstedi avukatının iddia ettiği gibi özellikle Aretti pavlou and Anot-her v. George P. Cacoyiannis davasındaki prensipleri bu meselede uygulamamakla hata etmiştir yönündeki iddiasına katılmıyorum. İlk Mahkeme yargıcının ileri sürülen şahadeti yetersiz bulup istinaf süresini uzatmayı reddetmesi kanımca hatalı değildir. Müsted-i esas itibarı ile müracaatını dava notlarının geç alındığı ve bu nedenle istinaf ihbarnamesini hazırlayamadığı hususuna dayandırmıştır. Ancak bu hususta herhangi bir tafsilât da verilmiş değildir.
Yukarıda alıntısı yapılan içtihat kararlarından da açıkl-ıkla görülebileceği gibi bu durum istisnai halelr dışında kendi başına istinaf süresini uzatmak için yeterli bir sebep olllamaz. Yüksek Mahkeme yargıcı da bu konuyu aynı yönde değerlendirmiş ve yapılan müracaatı reddetmiştir. Sayın yargıcın bu husustaki bu-lgusu şöyledir:
"Bu meselede müstediler başlangıçtan itibaren aynı avukat tarafından temsil edilmişlerdir. Müdafaa takririnin hazırlanmasında, dvanın duruşamsında ve hüküm tevhiminde hep aynı avukat görevlendirilmiştir. Hüküm aleyhine istinaf dosyalamak -için müstediler yine aynı avukata talimat vermişlerdir. davanın başından sonuna kadr müvekkillerini temsil eden ve hükmün tevhiminde hazır bulunan müstedilerin avukaatının hüküm hakkında gerek müstedilere gerekli bilgi verebilmek ve gerekse istinaf edilems-ine karar verilmesi halinde istinaf ihbarnamesini hazırlayabilmek için yeterli not alıp almadığı, almış ise nedenleri hakkında herhnagi bir izahat vermiş değildir. Hüküm takriben 1 yıl önce verildiği halde dava zabıtlarının zamanında alınmadığı gerekçesi i-le halâ istinaf edilip edilemiyeceğinin tartışması yapılmakta ve hükmün icrası bu yüzden, müstedaaleyh davacının herhangi bir ihtimali ve kabahatlı olamdığı halde, gecikmektedir."
Yukarıdaki nedenlerle 1. istinaf sebebinin kabul edilmemesi gerektiği görü-şündeyim.
2. istinaf sebebine gelince; Yüksek Mahkeme Yargıcının hükmü incelendiğinde esas itibarı ile, davalının istinaf süresini temdit için ileri sürdüğü sebeplerden mevcut olgular ışığında kâfi ve makul sebep teşkil etmediğinden istidayı reddettiği -görülmektedir. Ayrıca aradan bir yıl gibi uzun bir sürenin geçirilmiş olduğu, zaman faktörünün kaale alınması gerken bu gibi istidalarda karar verilirken göz önünde tutulmuş olmasının hatalı olmadığı görüşündeyim. Bu sebeple 2. istinaf sebebinin de kabul e-dilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Bütün bu durumlar göz önünde tutulduğunda Yükse Mahkeme Yargıcının adil takririni yanlış olarak kullanndığına ikna edilmedim.
Netice itibarı ile istinaf reddedilerek istinaf masraflarının istinaf eden tarafından aleyhi-ne istinaf edilene ödenmesi gerektiği görüşündeyim.
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Sonuç olarak istinaf oybirliği ile reddolunur.
İstinaf masraflarının istinaf edenler tarafından aleyhine istinaf edilene ödenmessi hususunda, oyçokluğu ile, emir verilir.
(-Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
25 Mart 1985
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy