-D.26/89 Yargıtay/Hukuk 12/89
(İstida İstinaf 1/87; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: Ömer Mustafa-, Ömer Zavli n/d Ömer M. Zavli, Akdoğan.
ile
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Başsavcılığı.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tevfik Mut.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali F. Yeşilada.
H- Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin, müstedi (istinaf eden) tarafından başlatılan yargısal işlemi zapt-ı dava olarak tayin edilen günde tarafların çağrıldıkları halde hazır olmamalarından ötürü, iptal eden kararından yapılmı-ş bulunmaktadır. Olgular kısa olup istinafı ilgilendirdiği oranda aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Müstedi Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü vasıtasıyle Başsavcılık aleyhine başlattığı bir istida ile bir takım gerekçeler ileri sür-erek bazı taşınmaz malların muhtelif kişilerin isimlerine yapılan kaydın veya tapu işlemlerinin iptal edilmesini istedi. Başsavcılık bu isteme karşı çıkarak itirazname dosyaladı. İstida muhtelif tarihlerde duruşma olarak tayin edilmişse de duruşması son ol-arak 9.12.1988 tarihine tayin edildi. 9.12.1988 tarihinde müstedi avukatı müvekkilinin hazır olmadığı gerekçesi ile istidanın zapt-ı dava olarak ileri bir tarihe ertelenmesini talep etti. Savcılık buna itiraz etmedi ve Mahkeme de yapılan bu istemi yerinde -buldu ve istida-istinaf zaptı-dava olarak 16.12.1988 tarihine öğleden önce saat 9.00'a tayin edildi. İstinafın duruşmasında Mahkemeye emare 1 olarak ibraz edilen İlk Mahkemenin dosyasndan görüldüğü kadarı ile İlk Mahkeme tarafları saat 9.32'de çağırdı faka-t gerek müstedi veya avukatı ve gerekse Başsavcılık tarafından birisi Mahkemede hazır bulunmadı. Bunun üzerine Mahkeme E.33 n.1 uyarınca tarafların hazır olmamasından ötürü istida-istinafı iptal etti.
Müstedi 23.12.1988 tarihinde ihbarlı bir istida dosya-layarak 16.12.1988'de Mahkemenin tarafların hazır olmaması nedenine binaen iptal ettiği istida-istinafı canlandırmasını talep etti. Bu istidaya ekli yemin varakasında müstedi avukatı özetle; 16.12.1988 tarihinde "sabahleyin ilgili Mahkeme salonunda ve vakt-inde" hazır bulunduğunu ancak ilgili savcının orada hazır olmadığını, bunun üzerine savcıyı aramak için İlk Mahkeme'den ayrıldığını, savcıyı Yüksek Mahkeme salonunda duruşma yaparken bulunduğunu, onu biraz bekledikten sonra geri İlk Mahkeme salonuna geldiğ-inde istidanın takipsizlikten iptal edildiğini öğrendiğini beyan etti.
Canlandırma istidası (reinstatement) duruşma olarak 5.1.1989 tarihine tayin edildi. 6.1.1989 tarihinde yapılan celsede müstedi sözü edilen canlandırma istidasını geri çeki. İlk Mahkem-e de bunun üzerine canlandırma istidasını reddetti.
Müstedi canlandırma istidasını yaptıktan sonra 30.12.1988 tarihinde bu istinafı da dosyaladı. İstinaf ihbarnamesi 3 sebep içermekle birlikte bunları bir sebep altında toplamak mümkündür. Şöyle ki;
İlk- Mahkeme sözü edilen istidayı 9.32'de iptal ederken makûl esnekliği göstermeyip oldukça katı bir tutum içerisine girmekle hata etti.
Yargıtay/Hukuk 9/78 sayılı içtihat kararında da vurgulandığı gibi tarafların gıyabında bir yargısal işlemin iptal edilmes-i söz konusu olduğu zaman mahkemelerin çok katı bir tutum içine girmeleri birçok kez adalet mevhumunu rencide edebilir. Her ne kadar da sözü edilen içtihat kararında konu edilen ilgili nizamlar E.33'ün 3. ve 4. nizamaları idi iseler de orada söylenenlerin -E.33 n.1 için de aynen geçerli olduğu rahatlıkla söylenebilir. Davaların savsaklanmaması için tayin edilen gün ve saatte tarafların hazır olmaları gerekir. Bunun aksini düşünmek gerek Mahkemelerde gerekse avukatlar arasında keyfi harekete prim vermek demek- olur. Elbette ki örneğin, saat 9.00'a tayin edilen bir davanın saat 9.00'u bir veya iki dakika geçe çağrılıp tarafların hazır olmadıkları tesbit edilir edilmez iptal edilmesi doğru değildir. Mahkemeler 9/78 sayılı içtihat kararında da vurgulandığı gibi ma-kûl bir esneklikle hareket etmelidir. Bu makul esneklik için bir çevre çizmek olası değildir. Her meselede Mahkeme bu ilkeyi gözönünde tutarak hareket etmelidir. Saat 9.00'da tayinli bir davanın, takipsizlikten ötürü 9.32'de iptal edilmesiyle Mahkemenin ma-kul bir esneklikle hareket edip etmediğine bakılmaksızın bu gibi durumlarda takip edilecek yöntemin ne olması gerektiği üzerinde durmak istiyoruz. Vint V. Hudspith (1885) 9 Ch. D.sayfa 322'de bu gibi durumlarda taraflara istinaf yolu açık olmakla birlikte- onları takip edecekleri en uygun yöntemin iptal kararını veren Mahkemeye müracaat ederek iptal edilen yargısal işlemin canlandırılmasını istemektir. Bu hususta Yargıç Cotton şöyle dedi:
"We are of opinion that the Plaşintiff's proper course was to apply- to the Judge to restore the cause on the ground that the Plaintiff was absent per incuriam. I am far from saying that this Court cannot entertain an appeal from a judgment made by default, but in a case like the present it is important to prevent the Cour-t of Appeal from being flooded by having to hear cases in the first instance. It is therefore right that the Plaintiff should first apply to the Judge who gave the Judgment to restore the action. It cannot be said that the Plaintiff did not know that the a-ction was going ona gainst him. He has only himself to thank for all the difficulty that has occurred."
Aynı davada Yargıç Heyetinde yer alan Bowen ise şöyle dedi:
"I agree with the rule as expressed by the Lord Justice, and also with the qualification -which he has started. I should be sorry to decide that the Court has not jurisdiction to entertain an appeal form a judgment given by default; but it is equally clear that it is a bad practice to encurage parties to come here without having the cause in th-e first instance tried by the Court below."
-Yukarıdaki alıntılardan da görülebileceği gibi tarafların hazır olmadığı nedenine binaen bir yargısal işlemin takipsizlikten ötürü iptal edilmesi halinde takip edilmesi gereken en uygun yöntem onun betekrar canlandırılması için ilgili Mahkemeye müracaat e-tmektir. Bu meselede de müstedi doğru yöntemi takip ederek daha evvel belirtildiği gibi 23.12.1988 tarihinde bir canlandırma istidası yaptı, fakat anlamakta güçlük çektiğimiz nedenle bu istidasını ileri götürmeyip geri çekti. Müstedi avukatının çağrılıdğı -vakit Mahkemede hazır olmayışı için ileri sürdüğü sebepler kanaatımzıca canlandırma istidası için ileri sürülebilecek sebeplerdir. İstinafta bu konuda bir yemin varakası yapmadığı için bunları dikkate alamayacağımız hususu bir yana yemin varakasında dermey-an edilenlerin istinafın kabulü için yeterli neden teşkil etmesine de olanak yoktur.
İstinafın duruşmasında Başsavcılık tarafından bulunan savcının istinafın kabulüne bir itirazı olamayacağı hususu ise hiç önemli değildir. Aksi takdirde tarafların Mahkem-eye hiç gelmemeleri sonucu yargısal işlemin iptal edilmesinden yapılacak bir istinafa diğer tarafın karşı çıkması istinafın otomatik olarak kabul edilmesi sonucunu doğuracaktır ki hukuk düzenimiz buna cevaz vermez.
Sonuç olarak istinaf reddedilir.
Mas-raflar için hernagi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç
12 Mayıs 1989
-
-
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy