-D.6/93 Yargıtay/Hukuk 12/93
(İstida/İstinaf No: 1/93; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Nevvar Nolan.
İstinaf eden: 1. Bayd-u Necati Özkan, Lefkoşa.
2. Fethiye Sanlıok, Bursa , Türkiye.
(Müstediler)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Lefkoşa Kaza Tapu Dairesi, Lefkoşa.
2. Ziya Necati Özkan, Lefk-oşa.
(Müstedaaleyhler)
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Tahir Seroydaş
Al-eyhine istinaf edilen No.1 namına: Müjgan Irkad
Aleyhine istinaf edilen No.2 namına: Kıvanç M. Riza
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: Bu istinafta tartışma konusu olmayan olgulara göre istinaf eden Müstediler ile aleyhlerine istinaf edilen Müstedaaleyh No.2 -kardeştirler. Lefkoşada Arabahmet Mahallesinde Parsel 396 üzerinde inşa edilmiş olan bir apartmanda 2. katta 1 No.'lu ve 1581 kayıt numaralı dairenin 3/5 hissesi Müstedaaleyh No.2'ye, 1/5 hissesi Müstedi No.1'e ve 1/5 hissesi Müstedi No.2'ye aittir. Müsted-aaleyh No.2 Lefkoşa Kaza Tapu Dairesine başvurarak konu taşınmaz malın taksim edilemez durumda olduğunu ileri sürerek aleni müzayede yolu ile satılmasını istedi. Lefkoşa Tapu Amiri de 7.12.1992 tarihinde, Müstedaaleyh No.2'nin bu istemini haklı bularak Fas-ıl 224 Taşınmaz Mal Yasasının 27 ve 28. madde hükümleri uyarınca konu dairenin 10.1.1993 tarihinde satılmasına karar verdi. Müstediler bu satış kararına karşı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 1/93 No.'lu bir istida/istinaf dosyalayarak Lefkoşa Kaza Tapu Amirinin- 7.12.1992 tarihli konu kararının hatalı olduğu gerekçesi ile iptal edilmesine ilişkin istemde bulundular.
Müstediler bu istida/istinaf ile birlikte 6.1.1993 tarihinde bir de ara emri dosyalayarak esas istida/istinaf bir neticeye bağlanıncaya dek konu sat-ışın 10.1.1993 tarihinde yapılmamasına ilişkin talepte bulundular.
Ara emri verilmesine ilişkin istidaya ekli yemin varakasında Müstedi 1, sair şeyler yanında, dairenin 10.1.1993 tarihinde açık artırma usulü ile satılmasına karşı olduğunu; Mart 1990'da k-endisinin Tapu Dairesinden konu dairenin Fasıl 224 madde 28 uyarınca gerekli işlemler yapılarak satılmasını istediğini; Lefkoşa Kaza Tapu Amirinin konu dairenin taksiminin olanaksız olduğuna ilişkin 2.4.1990 tarihli bölünmezlik sertifikası isdar etmesine k-arşın konu dairede tarafların merhume annelerinin ikâmet ettiği gerekçesi ile satış işlemlerini tekemmül ettirmediğini; bilâhare Haziran 1992'de bu kez Müstedaaleyh No.2'nin bölünmezlik sertifikası talep etmesi üzerine böyle bir sertifika verilerek Müsteda-aleyh 1'in konu dairenin satışına ilişkin istida/istinaf konusu 7.12.1992 tarihli satış kararını aldığını; Müstedaaleyh No.1'in konu dairenin satışına giderken Müstedaaleyh No.2'den istida konusu dairede bulunan merhume annelerine ait eşyaları tahliye etme-sini istememekle hata ettiğini ve dairenin rayiç bedelini ödeyecek alıcılar çıkmasına karşın konu eşyaların tahliye olunmaması nedeni ile satın almaktan vazgeçtiklerini; taşınmaz mal satışı için en uygun zamanın da Ada dışında ikâmet edip taşınmaz mal alma-k isteyen Kıbrıslı Türklerin Adaya geldikleri zaman olan yaz ayları olduğunu ve 3 ay süre ile Ada dışında olup Aralık 1992 sonlarında K.K.T.C.'ye dönüşü nedeni ile ihbarda öngörülen süreden de yararlana-madığını ileri sürdü.
Alt Mahkeme 7.1.1993 tarihind-e 20.1.1993 tarihine ek geçerli olmak üzere, istidada istendiği gibi geçici bir ara emri vererek istidayı "returanable" olarak 20.1.1993 tarihine erteledi. Müstedaaleyh No.2 bu istidada itirazname dosyaladı. Müstedaaleyh No.2 itiraznameye ekli yemin varaka-sında, sair şeyler yanında, Müstedilerin esas istida/istinafta herhangi bir dava sebepleri bulunmadığı gibi karara bağlanması gereken herhangi bir ciddi konu olmadığını; Müstedaaleyh No.1'in satış kararı alırken herhangi bir yasa veya nizamın tersine harek-et etmediğini; satılması istenen dairenin tahliye edilmiş veya boş olmasını öngören herhangi bir mevzuat bulunmadığı bir yana bunun aksine içtihat kararı mevcut olduğunu; itiraz konusu satışın ertelenmesinin hissedarların aleyhine olacağını ve Müstedaaleyh- No.1'in takdir hakkını yanlış kullandığını ileri sürerek geçici olarak verilen ara emrinin iptal edilmesini istedi. Müstedaaleyh No.1 ayrı bir itirazname dosyalamayıp Müstedaaleyh No.2'nin iddialarını benimsemekle yetindi. 7.1.1993 tarihinde tek taraflı o-larak verilen geçici ara emrinin istida/istinafın sonuna dek kesinleşip kesinleşme-yeceğini saptamak üzere 20.1.1993 tarihinde duruşma yapıldı.
Yapılan duruşmada Müstedi No.1 şahadet vererek satışa karşı olmadığını belirtip istidaya ekli yemin varakasında- ileri sürdüğü savlarını yineledi. Müstedaaleyhler ise herhangi bir şahadet sunmadılar.
Alt Mahkeme, yapılan duruşma sonunda verdiği kararında 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41. maddesine göre geçici bir men'i müdahale emri verilebilmesi için yerine ge-tirilmesi gereken koşulların neler olduğunu sıralayıp, Yüksek Mahkemenin birçok içtihat kararında belirttiği gibi genelde davanın esasına girip davayı karara bağlayacak nitelikte bulgular yapmaktan sakınılması gerektiğine de değinerek daha sonra Yüksek Mah-kemenin benzeri bir mesele ile ilgili olan Yargıtya/Hukuk 1/92'de bazı hallerde davanın esasına da girilebileceğine ilişkin karar verdiğini vurguladıktan sonra Müstedilerin esas istida/istinaflarında Kaza Tapu Amirinin konu apartman dairesini aleni müzayed-e ile satışa çıkarırken hata edip etmediğini incelemeyi uygun buldu. Alt Mahkeme istida/istinafta Müstedilerin yakınma konularının (i) konu daire boşaltılmadan satış yapılmasının hissedarların menfaatine olmadığı; (ii) saptanan satış tarihinin uygun olmadı-ğı ve (iii) Lefkoşa Kaza Tapu Amirinin satış kararı alırken Müstedilerin annesinin eşyalarının istida konusu dairede muhafaza edildiklerini bilmeden karar verdiği; doğrultusunda olduğunu belirttikten sonra Müstedilerin birinci savlarının hukuki dayanaktan -yoksun olup Yargıtay/Hukuk 1/92'de aynı savların ileri sürülüp reddedildiğini ve bu nedenle bu savlarında bir mesnet görmediğini belirtti. Daha sonra Müstedilerin ikinci yakınma konusu olan satış tarihinin uygun olup olmadığına ilişkin savlarını da inceley-rek satışlarla ilgili Nizmaatın ilgili maddelerine de değinerek Müstedilerin Kaza Tapu Amirine satış zamanının uygun olmadığı ve satış tarihinin değiştirilmesi gerektiği hususunda bir müracaat yapmadıkları gibi bu hususta bir şahadet de bulunmadığını belir-terek ayrıca Satış Nizamlarının ilgili fıkrası uyarınca bazı tarımsal kaynakların yaz aylarında hasat zamanından sonra satılmasının öngörülmesine karşın şehirlerde apartman dairesi satışları ile ilgili olarak Müstedilerin savlarını destekleyici mevzuat bul-unmadığını da vurgulayrak Müstedilerin bu savlarına da itibar etmedi.
Müstedilerin 3'üncü savlarına da değinen Alt Mahkeme, 1'inci sav ile bağlantılı olan bu iddiayı da 1'inci sav için belirtilen gerçekler ışığında reddetti. Müstedilerin ileri sürdükleri- iddialarda haklı olmadıklarına ilişkin bulgu yaptıktan sonra da Alt Mahkeme Müstedilerin ileride telâfisi imkânsız zarar görebileceklerine ilişkin savlarına da değinerek Mahkemenin bir ara emri istidasında iki tarafın da muhtemel zararlarını göz önünde bu-lundurması ve bir tarafı korumaya çalışırken bu kez karşı tarafa telâfisi imkânsız zarar verme yönüne gidilmemesine de dikkât etmesi gerektiğini de vurgulayarak ara emri verilerek satışın ertelenmesi halinde hissesi daha fazla olan Müstedaaleyh No.2'nin gö-rmesi muhtemel zararın Müstedilerin görmeleri muhtemel olan zarardan daha fazla olabileceği kanaatına vararak sonuçta 7.1.1993 tarihinde geçici olarak verilen ara emrini iptal etti.
Alt Mahkeme varmış olduğu karar neticesi ve Yargıtay/Hukuk 1/92'deki kar-ar ışığında gerekli tüm ihbarların verilerek gereken işlemlerin yapılabilmesi ve hissedarlara da satış için hazırlık fırsatı vermek amacı ile istida/istinaf ve ara emri konusu taşınmaz malın Lefkoşa Kaza Tapu Dairesince 28.2.1993 tarihinde aleni müzayede i-le satışına ve istida masraflarının da Müstedilerce ödenmesine ilişkin emir verdi. Müstediler bu emirlere karşı istinaf dosyaladılar.
Müstediler istinaf ihbarnamelerinde 7 istinaf sebebi ileri sürmelerine karşın bu istinaf sebeplerini aşağıdaki 3 ana baş-lık altına toparlamak mümkündür.
Alt Mahkeme;
1) Meseleye şamil mevzuatı ve özellikle Yargıtay/Hukuk 1/92 sayılı kararı yanlış anlayıp uygulayarak Müstedaaleyh No.1'in satış zamanı hususunda takdir yetkisini yanlış kullandığı bulgusuna varmamakla;
2)- Müstedaaleyh No. 1 konu satış kararını verirken Müstedilerin merhume annelerinin eşyalarının konu dairede muhafaza edildiklerini bilmediğine ilişkin şahadeti dikkate almamakla ve konu dairenin boş olarak satışının yapılmasına önem vermemekle hata ettiği b-ulgusuna varmamakla ve kendisi satış günü tespit ederken satış zamanını Mayıs ayında bir güne tespit etmemekle;
3) Masrafların Müstediler tarafından ödenmesine karar vermekle yanılgıya düştü.
Yargıtay olarak birçok kez vurgulandığı gibi, genelde, bir- ara emri istidasının duruşması sırasında davanın esasına girip davayı karara bağlayacak nitelikte bulgular yapmaktan sakınılması gerekmektedir. Ancak Birleştirilmiş Yargıtay/Hukuk 25-26/92'de belirtildiği gibi, çok ender ve lüzumlu hallerde meselenin esas-ına da girilebilmesi olasıdır.
Alt Mahkeme de bu istinafa konu ara emri istidasını karara bağlarken, özellikle bir taşınmaz malın satışının ertelenmesi ile ilgili olan Yargıtay/Hukuk 1/92 sayılı istinafta belirtilen görüşleri de dikkate alarak Müstediler-in ara emri istidalarında başarılı olabilmeleri için istida/istinafta iyi bir dava sebepleri varolup olmadığı ile karara bağlanması gereken konunun ciddi olup olmadığını araştırma yönüne gitmiştir.
Müstedilerin istinafa konu istida/istinaflarında taleple-ri Lefkoşa Kaza Tapu Amirinn 7.12.1992 tarihli kararının iptal edilmesi ile ilgili olmasına karşın istidalarının gerekçelerine bakıldığında esas yakınma konusu yaptıkları hususun konu taşınmaz malın aleni müzayede yolu ile satılması olmayıp konu daire boşa-ltılmadan ve zamansız olarak satışına gidilmesi olduğu görülebilir.
Alt Mahkeme de kararında, Müstedilerin istida/istinaf altında daha önce atıfta bulunulan yakınma konusu yaptıkları iddialarını bir bir ele alarak icneledi. Alt Mahkeme Müstedilerin konu -dairenin boş olarak satışa çıkarılmasına ilişkin savı hakkında, Yargıtay/Hukuk 1/92'de söylenenleri dikkate alarak, bu husustaki savlarının herhangi bir hukuki dayanktan yoksun olduğu bulgusuna vardı. Bu husus Yargıtay/Hukuk 1/92'de incelendiği için aynı h-ususları bu istinafta da yinelemeyi gereksiz görüyoruz. Konu istinaf kararında varılan sonuç ışığında Alt Mahkemenin bu husustaki bulgusunda bir hata görmüyoruz.
Alt Mahkeme kararında, daha sonra, Müstedilerin konu satışın satış tarihinin uygun olmadığın-a ilikin Lefkoşa Kaza Tapu Dairesine bir müracaatları olmadığı gerçeği ışığında zaman konusundaki savlarında da bir mesnet görmemiştir. Subsidiary Legislation Cilt 2, s.109'da yayınlanan Satış Nizamları Madde 4(3) aynen şöyledir:
"4(3) Where it is brought- to the notice of the D.L.O. that the date fixed for the sale does not allow of the property being sold to the best advantage, he may alter the date of sale provided notice is given to the parties interested and to the public at least seven days prior to t-he date advertised."
Yukarıda alıntısı yapılan maddeden de görülebileeği gibi satış zamanının uygun olmayacağı Kaza Tapu Amiri-nin bilgisine getirildikten sonra taraflara en fazla avantaj sağlayacak zaman seçimi yapabilmesi için Kaza Tapu Amirine tarih değiştirmesi yönünde takdir hakkı vemektedir.
Müstedilerin satış günü saptandıktan sonra saptanan günün uygun olmadığı ve tarafl-ara avantaj sağlayacak daha sonraki bir tarih saptanması gerektiği hususunda takdir hakkını kullanması için Kaza Tapu Dairesi Amirine herhangi bir müracaatta bulunmadıklarına göre istida/istinaflarında ilk nazarda haklı bir dava sebebi bulunduğunu söylemek- olası değildir. Bu nedenle Alt Mahkemenin bu doğrultuda bir bulguya varmakla da hatalı olduğu hususunda istinaf edenler tarafından ikna edilmedik.
Alt Mahkeme Müsteniflerin birinci savları ile ilgili olarak varmış olduğu karar ışığında Müsteniflerin üçü-ncü savlarına da itibar etmeyerek sonuçta Müsteniflerin ilk bakışta iddialarında haklı olmadıkları kanaatına vararak istenen ara emrini kesinleştirmeyi reddetti. Daha önce belirtmiş olduğumuz görüşler ışığında Alt Mahkemenin bu kararında hatalı olduğu söyl-enemez.
Alt Mahkeme bu görüşe vararak ara emrini kesinleştirmeyip reddettikten sonra da bu arada Kaza Tapu Amiri tarafından saptanan satış tarihi geçtiği cihetle satış için yeni bir gün saptama yönüne gitmiştir. Alt Mahkemenin saptamış olduğu bu tarihi, -kararından da görülebileceği gibi, Kaza Tapu Dairesinin bıraktığı yerden hareket ederek gerekli işlemleri yapabilmesi ve hissedarlara da satış için hazırlık fırsatı vermek amacı ile saptanan bir tarih olup Müstedilerin istemi doğrultusunda satış yapılması -için uygun olabilecek tarih değildir. Bu nedenle istinaf edenlerin bu husustaki savında da bir mesnet görmüyoruz. Bu durumda istinaf edenler 1 ve 2'nci başlık altındaki isinaf sebeplerinde başarılı olmamışlardır ve bu istinaf sebeplerinin reddedilmesi gere-ktiği görüşündeyiz.
Müsteniflerin 3'üncü başlık altındaki istinaf sebeplerine gelince; Yargıtay olarak Alt Mahkemelerin masraflarla ilgili takdir hakkına ne gibi hallerde müdahale edebileceği birçok kez vurgulanmış olup bunları yinelemeye gerek görmüyoru-z. Ancak istinafın tüm olguları ışığında Müstenifler Alt Mahkemenin masraflarla ilgili kararına müdahale edebilmemiz için bizi ikna edemediği cihetle bu istinaf sebebinin de reddedilmesi gerektiği görüşündeyiz.
Sonuç olarak istinafın reddolunmasına ve is-tinaf masraflarının istinaf edenler tarafından ödenmesine ilişkin emir verilir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Nevvar Nolan)
Yargıç Yargıç - Yargıç
26 Şubat 1993
Full & Egal Universal Law Academy