-D.40/89 Yargutay/Hukuk 122/87
(Dava No: 441/80; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Celâl Karabacak, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. a) Havva Ramadan Cemi-l,
b) Hasan Ramadan, her ikisi Ramadan Cemil'in tereke
idare memurları.
2. a) Rüstem tatar,
b) Vildan Cemil Müftüzade her ikisi de merhum Cemal
Müftüzade terekesinin idare memurları.
- (Davacılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Jean Suzanne Druce.
(Davalı)
A r a s ı n- d a.
İstinaf edenler namına: Ali Dana.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ahmet M. Berberoğlu.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salahi: Davalılar, istinaf edenler, Girne Kaza Mahkemesinde açmış oldukları bir davada, davalı, aleyhine istinaf edilen Jean Suzanne Druce'-un kendileri ile yaptığı satış aktini ihlâl ederek, Girne Kazasına bağlı Ağırdağ köyündeki araziyi başka birisine sattığını ileri sürmüşler ve düçar oldukları zarar ziyanı talep etmişlerdir. Neticede İlk Mahkeme davalı aleyhine ve davacılar leyhine 59,200 -Kıbrıs Lirası tazminat, faizler ve dava masrafı ödemesi yönünde hüküm vermişti. Davalı vekili bu hüküm kesinleştikten sonra tazminat ve ödemekle mükellef bulunduğu sair miktarları 1KL=36TL esası üzerinden hesaplayarak ödemeyi teklif etmiş, ancak davacılar -Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı Bakanlar Kurulu kararları uyarınca, dışarıda mukim olan davalının, konu hükümlü borcunu Türk parasına çevirmeden Kıbrıs Lirasının resmi kurdan karşılığını döviz (Sterlin) olarak ödemesinde ısrar etmişler, bu yapılmayınca da isti-naf konusu davayı Girne Kaza Mahkemesinde dosyalamışlardır.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme özetle; söz konusu Bakanlar Kurulu kararlarının davalı durumunda olan kişileri kapsadığını ve bu gibi kişilerin ödemekle mükellef oldukları hükümlü borçlarının, Türk -Lirası yerine döviz olarak ödenmesi gerektiği kararına varmıştı. Ancak 16.5.1983 tarh ve 36 sayılı Resmi Gazetenin Ek III'ünde A.E.201 olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, daha önce Kıbrıs Lirası olarak ifade edilen borçların 1KL=36TL üzerind-en Türk Lirasına dönüşmesi gerektiğine ve bu işleme tabi tutulduktan sonra Türk Parası olarak ifade edilen hükümlü borcun, Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları uyarınca döviz (Sterlin) olarak ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
İstinaf bu- karara karşı yapılmakta olup istinaf ihbarnamesi, İlk Mahkemenin konu Bakanlar Kurulu kararlarını yanlış tefsir edip yanlış uyguladığı şeklinde özetlenebilen bir tek istnaf sebebi içermektedir.
Müstediler avkatının iddiasına göre, davalı dışarıda mukim -bir yabancı olduğuna göre sözü edilen Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarının uygulanması gerekir. Esasen İlk Mahkeme de bu kararları uygulama yönüne gitmiş ve davalı tarafından ödenmesi gereken hükümlü borcun döviz olarak ödenmesine karar- vermiştir. Müstenif avukatının esas yanılma konusu yaptığı hususu, İlk Mahkeme, hükümlü borcun davalı tarafından döviz olarak ödenmesi kararına varırken geçerli kuru dikkate alarak döviz olarak ödenmesi yerine, borcun, ilkin 1Kl=36TL esası üzerinden Türk -Lirasına dönüştürülmüş ve Türk Lirasının ilgili tarihlerdeki resmi kur üzerinden karşılığının sterlin olarak ödenmesine karar vermiştir. Müstenif avukatının iddiasına göre bu yöntem hatalı olduğu gibi ilgili kararların lafzına ve ruhuna da aykırıdır.
Ale-yhine istinaf edilen avukatı ise hükümlü borcun döviz olarak ödenmesi gerektiği yönündeki İlk Mahkeme kararını yakınma konusu yapmamış, Kıbrıs Lirası olarak ifade edilen hükümlü borcun A.E. 201 olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı dikkate alındığında b-öyle bir hükümlü borcun önce Türk Lirasına dönüştürülmesi ve sonra döviz olarak ödenmesi gerektiğini ve İlk Mahkemenin bu yöntemi takip etmekle hata etmediğini ileri sürmektedir.
Önümüzde karar verilmesi gereken tek bir husus vardır o da Ç-318-80 ve Ç-55-3-80 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları uyarınca, dışarıda mukim olan davalının hükümlü borcunu döviz olarak ödemesi gerektiği kararına varırken ne gibi yöntem takip edileceği ve İlk Mahkemece takip edilen yöntemin hatalı olup olmadığıdır.
Bu konuyu değerl-endirmeden önce A.E.201 oalrak yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararının isdar edilme amaçlarını incelemek gerekir.
Bilindiği üzere mutlu Barış Harekâtından sonra Kıbrıs Lirası bir müddet geçerli para olarak kullanılmış ancak kısa zamanda bu paranın tedavülde-ki eksikliği, gerek Devlet tarafından yapılan ödemeler ve gerekse vatandaşlar arasındaki münasebetlerde kendisini göstermiş ve Türk Lirasının kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Geçen zaman süreci içerisinde ise birçok alacaklar Kıbrıs Lirası olarak ifade ed-ilebilmesine rağmen filliyatta ödemeler Türk parası olarak yapılmakta idi. Türk Parası Barış Harekâtını takip eden yıllarda bir süre istikrarlı olarak değerini korumasına rağmen, sonraları yabancı paralara ve özellikle KKTC'de ikinci para durumunda olan St-erline karşı hızlı düşüş kaydetmiş ve beraberinde birçok sorunlar getirmiştir. Özellikle Türk Parasının sabit kurdan çıkarılarak serbest bırakılması devülasyon oranlarını artırmıştır. Bu durumları dikkate alan Hükümet geç de olsa belirli tedbirler alma yön-üne gitmiş ve 16.5.1983 tarihinde A.E. 201 olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Kıbrıs Parası ile ifade edilen alacakların 1KL=36TL esası üzerinden Türk Lirasına dönüştürülmesini karara bağlamıştır.
İlgili kararın konuya ilişkin maddeleri şöyledi-r:
"1. ........
2..........
3. Bu Kararnamenin yayımlandığı tarihe kadar çıkarılmış bütün Yasa, Kararname, Emirname ve Yasal dökümanlarda Kıbrıs Lirası oalrak ifade edilen bütün meblağları 1 Kıbrıs Lirası eşittir 36 Türk Lirası kuru ile, Kamu göervl-ileri Yasası amaçları için ise 1 Kıbrıs Lirası eşittir 40 Türk Lirası kuru ile, Türk Lirasına dönüştürülerek Türk Lirası olarak ifade edilir.
4. Bu Kararnmaenin yayımlandığı tarihe kadar Kıbrıs Lirası olarak doğan her türlü borç, alacak ve taahhütler 1 K-ıbrıs Lirası eşittir 36 Türk Lirası kuru ile Türk Lirasına dönüştürülür ve borç alacak veya taahhüt Türk Lirası ile ifade edilir.
5. Kıbrıs Türk Federe Devletinde gerçek ve tüzel kişiler her türlü parasal işlemlerini Tedavülü zorunlu para olan Türk Lira-sı ile yapar, değerlendirir ve ifade ederler.
6. Kararnamenin yayınlandığı tarihten itibaren döviz olarak kabul edilecek olan Kıbrıs Lirası kurunun tespit ve ilân şartları bu konuda görevli kuruluş tarafından belirlenir.
7 .........."
-Bu kararnamenin çıkarılışında kanaatimizce esas amaç geçen zaman süreci içerisinde Kıbrıs Lirasının fiilen KKTC'de kullanılır veya ihtiyaca cevap verecek para durumundan çıkmış olmasından kaynaklanmaktadır. KKTC dışında mukim kişilerin kazançlarını KKTC'd-e temin etmedikleri ve burada mukim vatandaşlar gibi aynı sorunlarla karşı karşıya kalmadıklarını dikkate alan idare, sırası ile 20.4.1980 ve 20.8.1980 tarihlerinde Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı aşağıda görülen kararları almıştır. Bu kararların konuyla ilgil-i kısımları şöyledir:
-
"1. .....
2. Dışarıda mukim yabancıların mahkeme kararı ile ödeyecekleri tazminatları döviz olarak ödemeleri zorunluluğunun getirilmesi.
3. ........"
Ç-553-80 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı:
"1. .........
2. Para, Kambiyo ve Dışişleri Komitesi 15-.4.1980 tarihli ve Bakanlar Kurulunun Ç-318-80 sayılı kararı ile onaylanıp 29 Nisan 1980 tarih ve 56 sayılı Resmi Gazetenin Ek IV Bölüm I'inde yayınlanan kararlarının aşağıdaki şekilde değiştirilmesi; "Dışarıda mukim yabancıların (Türkiye Cumhuriyeti vatan-daşları dışında) mahkeme kararı ile ödeyecekleri tazminatları Türk Lirası dışında döviz olarak ödemeleri zorunluluğunun getirilmesi.
3. ......
4. ......."
-Bu kararaların esas amacı ilgili kararlardan da açıklıkla görülebileceği gibi dışarıda mukim kişilerin hükümlü borçlarını döviz olarak ödemeleri idi.
Tetkikte görüleceği üzere Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı kararlar A.E. 201 olarak yayınlanan karardan çok -önce yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Keza ilk iki Kararın uygulama sahası, dışarıda mukim yabancı kişileri kapsayan özel bir mevzuattır. Halbuki A.E.201 olarak yayınlanan Karar KKTC'deki ekonomik sorunları dikkate alarak çıkarılan genel mahiyette bir me-vzuattır. Bu durum ve özellikle bu kararın çıakrılma amaçları dikkate alındığında dışarıda mukim olup hükümlü borcunu döviz olarak ödemekle mükellef olan yabancılara uygulanmaması gerekir. Aksi halde sözü edilen ilk iki karar amacından saptırılmış olacaktı-r. Dikkatlice tetkik edildiğinde görülebileceği gibi ilk isdar edilen Ç-318-80 sayılı Karar, KKTC dışında mukim tüm yabancıları kaspamakta idi. Aynı yıl içerisinde isdar edilen Ç-553-80 sayılı Karar Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını, diğer yabancıları soyu-tlayıp bu karar kapsamı dışında bırakmıştır. Bu değişikliğin gayet açık olarak maksadı Türk Lirası ile işlem yapan ve aynı ekonomik sorunlarla karşılaşan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını korumaktı. Dışarıda mukim sair yanamcılar için Devlet bir koruma önl-emi düşünmemiştir. Şayet aksine bir tefsirle dışarıda mukim yabancıların dövizle ödemekle yükümlü oldukları hükümlü borçlarını, KKTC yurttaşları için ekonomik bir koruma tedbiri olarak çıkarılan A.E. 201 kapsamında mütalâa eder ve bu borçlarını 1KL=36TL es-ası üzerinden hesaplama yöntemini uygularsak Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı kararları amacından saptırmış olacağımız gibi devletin öngörmediği ekonomik koruma tedbirlerini onlara da teşmil etmiş olacağız ki ilgili kararların esas amacı bu olmasa gerek. Yukarı-da değindiğimiz gibi Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı kararlar dışarıda mukim kişilerin hükümlü borçları ile ilgili özel karlardır. Daha sonra çıkarılan ve A.E. 201 olarak yayınlanan Kararname ise uygulama sahası genel mahiyette bir mevzuattır. Yerleşmiş Hukuk -prensiplerine göre bir mevzuda özel bir kanun veya mevzuat olması halinde ayni konuyu kapsayan başka genel mahiyetteki yasaların o konuya veya o meseleye uygulanmaması gerekir.
Bu hususta Dryden v. Putney Overseers (1876), 1 Ex. D.223 at p.232'de Quain, -J. şöyle demiştir:
"It may be laid down as a rule for the construction of statutes, that where a special provision and a general provision are inserted which cover the same subject-matter, a case falling within the words of the special provision must be g-overned thereby, and not by the terms of the general provision."
Keza, Taylor v. Corporation of Oldham (1876), 4 Ch. D.395 at p.410'da da Jessel, M.R. şöyle demiştir.
"I consider it to be the established rule, that when you find general provisions of t-his sort, either in the same Act or other Acts, they are not to control or repeal the special provisions, which are considered to provide for the particular poperty."
Yukarıdaki İngiliz içtihat kararlarının içerdiği prensiplere Yargıtay/Hukuk 11/76' da d-eğinilmiş ve Yargıtay/Hukuk 26/83'de de atıfta bulunarak kullanılmış ve beninsenmiştir.
Bu kararların içerdiği tefsir kuralı, yasalar için geçerli olduğu gibi birer mevzuat olup ayni tefsir kurallarına bağlı olan kararnameler için de geçerlidir.
Bu dur-umda sözü edilen Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında olan yabancılara, A.E. 201 olarak yayınlanan Kararnamenin uygulanmaması gerekir.
Önümüzdeki meselede davalı Jean Suzanne Druce 1975 senesinde KKTC'yi terketmiş, ilkin Alman-ya'ya sonra Kanada'ya giderek orada ikamet etmeye başlamıştır. Taraflar davalının KKTC dışında Kanada'da mukim olduğunu ortak bulgu olarak kabul etmektedirler. Keza davalı avukatı KKTC'de doğan ve davacılara ödemekle mükellef olduğu 59,200 Kıbrıs Lirası tu-tarındaki hükümü borcun döviz olarak ödenmesi gerektiği yönündeki kararı yakınma konusu yapmamaktadır.
İlk Mahkeme konu edilen hükümlü borcun döviz olarak ödenmesi kararına varmasına rağmen A.E. 201 olarak yayınlanan kararı genel mahiyette yorumlamış ve -bu bakış açısından hareketle bu kararın yabancılara da teşmil edilemeyeceğine dair bir kural içermediğine ve bu nedenle dışarıda mukim yabancılar dahil tüm hükümlü borçlara uygulanması gerektiğine karar vermiştir.
"20.8.1980 tarihinde değiştirilmiş şekli- ile Bakanlar Kurulu Kararı KKTC'nin dışında dışarıda mukim yabancıların (TC vatandaşları dışında) Mahkeme Kararları ile ödeyecekleri tazminatı Türk Lirası dışında döviz olarak ödemelerini öngörmektedir. Değiştirilmiş şekliyle Ç-318-80 sayılı Bakanlar Kuru-lu Kararının 2. maddesi ile aleyhlerine hüküm alınan TC vatandaşları dışında mukim yabancıların ödemekle yükümlü ve tazminat nitelikli borçlarını döviz olarak ödemeleri zorunluluğu getirilmiştir. Bu madde 1/84 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararında sayfa 5'de -belirtildiği gibi sadece yabancılarla ilgili olup yabancılar aleyhine alınan hükümlerin ülkemize döviz getirilmesi ile ödenebileceğini düzenlemektedir. Bizim analdığımız kadarı ile bu madde de belirtilen yabancıların Mahkeme Kararı ile alacaklı olabilecek-leri hükümlerdeki para miktarını Türk Lirası dışında direk döviz olarak değil A.E.201 sayılı Kararnamenin 3 ve 4 maddelerinde gösterilen usulde almaları veya ödemeleri gerekir. Ç-553-80 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesi yabancıların tazminatları -Türk Lirası dışında döviz olarak ödemeleri zorunluluğu getirmiştir. Bu madde tazminatların yabancılara Türk Lirası dışında döviz ödemeleri zorunluluğundan bahsetmemektedir, ne de öyle bir anlamı içermektedir. Bakanlar Kurulu Ç-553-80 sayılı kararın 2. madd-esini onaylarken davacıların iddiasını içerecek bir niyetleri olmuş olsayı, aynı madde altında veya ek bir madde ile açıklıkla bunu kararında belirtebilirdi; bu yapılmadığına göre veya böyle bir açıklık getirmediğine göre davacıların iddiaları doğrultusund-a bir tefsir yapamız doğru olmayacağı kanısındayız."
Yukarıda değindiğimiz gibi İlk Mahkeme bu kararı diğer kararlarla birlikte mütalâa etmiş olmasına rağmen geniş bir tefsire tabi tutarak yabancılara da teşmil etmiştir. Halbuki dışarıda mukim yabancılar-ın hükümlü borçlarını ödeme şeklini karar bağlayan Ç-318-80 ve Ç-553-80 sayılı özel Kararnamelerin mevcudiyeti dikkate alındığında, KKTC'deki hükümlü borçlular için genel olarak çıkarılan ve KKTC'deki iç sorunlara çare bulmaya yönelik A.E. 201 sayılı Karar-namenin dışarıda mukim olup hükümlü borçlarını döviz olarak ödemekle mükellef yabancılara uygulanamayacağı açıktır.
Bu durumda İlk Mahkemenin davalının 59,200 Kıbrıs Lirasına baliğ olan hükümlü borcunu döviz olarak ödemesi kararına varırken tekip ettiği -yöntem hatalıdır. Konu miktarın Türk Lirasına dönüştürülmeden direkt olarak karşılığının geçerli kurdan muadili döviz (Sterlin) olarak hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.
Netice olarak istinaf kabul edilir ve davalının ödemekle mükelelf oldu-ğu 59,200 KL tazminatın Türk Lirasına çevrilmeden karşılığının döviz (Sterlin) olarak ödenmesine, istinaf masraflarının ise aleyhine istinaf edilen tarafından istinaf edenlere ödenmesine oybirliği ile karar verilir.
(N. Ergin Salâhi) - (Celâl Karabacak) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
26 Haziran 1989
-
-
-8-
-
Full & Egal Universal Law Academy