-D.38/88 Yargıtay/Hukuk 123/87
(Dava No. 646/85 Gazi Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Hamdi Atalay
İstinaf eden: Adnan Erginel, Bala-lan.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kemal Salih, G. Mağusa.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Av. Boysan Boyra ve Belgin Boyra.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hazır değil.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: İstinaf -eden davacı Gazi Mağusa'da Mahmut Celâlledin Yolu N.26 adresinde kâin bir dükkânın mal sahibi ve aleyhine istinaf edilen davalı ise söz konusu dükkânının kiracısıdır.
Davacı 10.5.1985 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyalamış olduğu bir dava ile konu- dükkânın 1964 yılında aktedilen bir kira sözleşmesi tahtında davalıya kiraladığını ve sözleşme hitamından sonra da davalının konu dükkânı tasarrufunda bulundurmaya devam ettiğini ve 26.1.1983 tarihli bir ihhbarname ile aralarında varolan her türlü kiracıl-ık ilişkisini sona erdirdiğini ileri sürdü. Davacı savlarına devamla kira yükseltilmesi için 1981 ve 1984 yıllarında Mahkemeye başvurduğunu, davalının 1981 yılında ayda 1500TL ve 1984 yılında ise 11.4.1984'den itibaren ayda 6000TL kira ödemeye emrolunduğun-u, davalının Ekim, Kasım, Aralık 1984 ile Ocak ve Şubat 1985 ayları için muaccel olan 30.000TL kira borcunu ödemediğini, bu kiraların 21 gün zarfında ödenmemesi halinde aleyhine tahliye davası ikâme edileceğine ilişkin, avukatı vasıtası ile, davalıya 22.3.-1985 tarihinde iadeli taahhütlü yazılı bir ihbar gönderdiğini ve 21 günlük süre geçtiği halde davalının bakiye kira borcunu ödemediğini ya da kısmen ödediğini ileri sürerek Mahkemeden davalının konu dükkânı tahliye ederek boş olarak tasarrufunu kendisine t-eslim etmesine ilişkin emir verilmesini istedi.
Davalı ise dosyaladığı müdafaa takririnde, talep takririnde ileri sürülen hususları red ve inkâr ederek 10.4.1985 tarihinde davacı adına İş Bankasına 24.000TL yatırdığını ve konu dükkânın kapı kilidinin değ-iştirilmesine ödediği 600TL ile toplam kira borcu olan 30.000TL'nın ödenmiş olduğunu savundu.
Alt Mahkeme ise verdiği hükmünde, sair şeyler yanında, kanunen ödenmesi gereken kiranın zamanında ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine bir tahliye emri verilebi-lmesi için ön koşul olarak davalının dava konusu dükkânı yasal kiracı statüsünde tasarrufunda bulundurduğunun kanıtlanması gerektiğini ve bu nedenle davalının yasal kiracılığının nasıl meydana geldiğine ilişkin olgularında talep takririnde belirtilmesi ger-ek esasa ilişkin bir olgu olduğunu vurgulayarak davacının talep takririnde kira mukavelesinin ne zaman başladığı ve ne zaman sona erdiği hususunda herhangi bir ifade bulunmadığını ve sadece davalının dava konusu dükkânı 1964 yılında kiraladığının ileri sü-rüldüğü ve davalının yasal kiracı olduğuna ilişkin bu savın yeterli olmadığını ve talep takririnde bu hususlar ileri sürülmediğine göre de davacının şahadetinde davalının nasıl yasal kiracı olduğuna ilşkin söylediklerinin nazarı dikkate alınamıyacağı kanaa-tine vardı. Alt Mahkeme ayırca sözü edilen sözleşmede emare olarak sunulmadığı cihetle konu sözleşme koşulları hususunda şahadet verilemiyeceğine ve bu hususta söylenenlerin de dikkate alınamıyacağına karar verdi.
Alt Mahkeme kira artışı ile ilgili istid-alara atıfla da davalının yasal kiracılık durumu bu istidalarda saptanmış olsa dahi bu kararların ancak davalı için bir müdafaa olabileceği ve davacı tarafından dava sebebi olarak ileri sürülemiyeceği ve bu nedenle bu dava bakımından bağlayıcı olamdığı ve -davacının davalının nasıl yasal kiracı olduğu hususunun bu dava bakımından kanıtlanması gerektiği kanaatine vardı.
Alt Mahkeme davacının davalıya gönderdiği ihbar hususunu da inceleyerek davalı konu ihbarı aldığını kabul etmekle beraber davacının davalı -ile aralarındaki kira ilişkisini keyfi olarak sona erdiremiyeceği ve bir kira ilişkisinin süresinin dolması ya da süre içinde sözleşmede belirlenen koşullara dayanarak sona erdirilebileceği ve bu hususlara talep takririnde herhangi bir sav ileri sürülmediğ-ine göre de sadece gönderilen bir ihbar ile davalının yasal kiracı durumunun sona erdirildiğini söylemenin olası olmadığı ve bu nedenlerle kimin vasıtası ile kiralandığı ve kiralama koşulları belli olmayan ve talep takririnde ileri sürülmeyen dava konusu k-ira ilişkisinin 26.1.1983 tarihinde davalıya gönderilen ihbar ile sona erdirildiğini ve davalının yasal kiracı durumuna girdiğini söylemenin olanaksız olduğu kanaatına vardı ve bu nedenlerle davacı ile davalı arasında geçerli bir kiracılık ilişkisi olduğu -ve bu kiracılık ilişkisinin sona erdirilerek davalının yasal kiracı durumuna getirildiğinin kanıtlanmadığına ilişkin bulgu yaparak davacının davasının bu nokta üzerinden reddedilmesi gerektiği kanaatına vardı. Ancak davacnın bu karardan istinaf edebileceği- düşüncesi ve bir an için davalının yasal kiracı olabileceğini varsayarak davacının davasını incelemeyi de uygun bulan alt mahkeme, davalının davacıya talep takririnde ileri sürdüğü gibi 30.000TL borcu olduğunu kabul etmekle beraber davalının şahadetinde b-una karşı davacı hesabına 21 gün içinde İş Bankasına 24.000TL ve 6000Tlde kapı tamiratı için ödediğini belirttiğine ve davacının da 24.000TL'nin yatırıldığını kabul edip 6000TL harcamasını kiradan kesilmesini kabul etmediğine değinerek davacının davalıya i-car ettiği dükkânı icar etmeden önce ya da icar süresince tamir edeceğine ilişkin bir sav ileri sürülmediği gibi davalının şahadeti sırasında da böyle bir iddiada bulunmadığını ve davacının böyle bir sorumluluğu da olmadığını vurgulayarak davalının kapı ta-miri için harcadığı parayı kiradan mahsup edemeyeceğine ve bu davada da davalının bakiye borcunu kısmen 21 günlük süre içinde ödemediğine ilişkin bulgu yaptı.
Alt Mahkeme ilâveten davacının alternatif olarak ileri sürdüğü ihtiyaca binaen tahliye talebini- de inceleyrek bu talebinde de herhangi bir mesnet görmeyip bu istemin reddedilmesi gerektiğine ilişkin görüş belirtti.
Davacı bu hükme karşı istinaf dosyaladı. İstinaf aleyhine istinaf edilene tebliğ edildiği halde davalı bu istinafta isbatı vücut etmed-i ve istinaf onun gıyabında dinlendi.
4 istinaf sebebi içeren istinaf ihbarnamesi ile ilgili olarak Mahkemeye hitap eden davacı avukatı, hitabında, sair şeyler yanında, alt mahkemenin genel istidalarda saptanan davlının yasal kiracılık durumu ile ilgili -olarak belirtildiği görüşlerin Res Judicata ve Estoppel ilkelerine ters olduğunu ve davalı için müdafaa olabilecek bir hususun davacının davasını kanıtlamasında da geçerli olması gerektiğini; talep takririnde yasal kiracılık durumu ile ilgili yeterli tafs-ilat bulunduğunu ve davalının yasal kiracılık durumunun kira artışı istidalarında saptandığını ve bu hususlar davalı tarafından da kabul edildiğine göre böyle bir isbat yükümlülükleri bulunmadığını ve alt mahkemenin dava layihaları, sunulan şahadet ve emar-eleri dikkate alarak davalının yasal kiracı olduğuna ilişkin bulgu yapması gerektiğini ileri sürdü.
Yargıtay/Hukuk 4/75'de vurgulandığı gibi bir tahliye davasında davacının başarılı olabilmesi için davalının öncelikle yasal kiracı olması gerekir. Bu nede-nle davalının nasıl yasal kiracı olduğu esasa ilişkin bir olgu olup davacının talep takririnde ileri sürülmesi gerekir. Talep takririnde davalının sadece yasal kiracı olduğunu belirtmek yeterli değildir.
Alt Mahkeme Y/H 4/75 sayılı karara atıfla istinaf -edenin talep takririnde davalının sadece yasal kiracı olduğuna değinip yeterli tafsilât vermediği gerekçesi ile isteminin ileri gidemeyeceği kanaatına varmıştır.
Davacının talep takririnde kira mukavelesinin ne zaman başlayıp ne zaman sona erdiği hususun-da bir sav ileri sürülmemekle beraber davacının konu dükkân ile ilgili olarak 2 kez kira artışı için istida yaptığı ve konu dükkânın kirasının Mahkeme tarafından artırıldığı ileri sürülerek Mahkeme emirleri emare ibraz edildiğine ve davalı bu hususu reddet-mediğine göre davalının müda-faasında yasal kiracı olduğunu reddetmesine dayanarak ve davacı da talep takririnde davalının nasıl yasal kiracı olduğunu ileri sürmediği gerekçesi ile bu hususun kanıtlanmadığı yargısına varmak olası değildir.
Davacı talep t-akririnde direkt olmamakla beraber dolaylı olarak davalının nasıl yasal kiracı olduğunu belirtmiş ve bunu kanıtlamak üzere de Mahkemenin kira artışı ile ilgili emirlerini emare oalrak ibraz etmiştir. Bu emarelere göre de davalının yasal kiracı olduğu inkâr- edilemiyecek bir gerçektir. Alt Mahkemenin bu emirlerin kendisini bağlamadığı görüşünü paylaşmak da olası değildir.
İstinaf eden bu nokta üzerinde başarılı olduktan sonra alt mahkemenin ihbardan sonra davalının 21 gün zarfında borcu olan kiraları kısmen- ödemediğine ilişkin bulgusu uyarınca da davacı lehine tahliye için hüküm verilmesi gerekir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek alt mahkemenin davacının tahliye istemini reddeden kararı iptâl edilerek davacı lehine ve davalı aleyhine tahliye için hüküm -verilir ve davalının davacıya ait Mağusa'da Mahmut Celaleddin Yolu No.26'da bulunan dava konusu dükkânı derhal tahliye ederek boş olarak tasrrufunu davacıya teslim etmesi emrolunur.
İstinaf edenin alt mahkeme ile istinaf masrafları aleyhine istinaf edile-n tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Hamdi Atalay)
Yargıç Yargıç Yargıç
19 Eylül 1988
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy