-D.13/81 Yargıtay/Hukuk 13/81
(Dava No.157/79 Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti:Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay.
İstinaf eden: 1.Has-an Mustafa Süleyman, Girne
2.Mustafa H. Süleyman, Girne
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Derviş Mustafa, Lefkoşa
Arasında.
İstinaf eden namına: Ural Cemil
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş A-ziz tarafından Süleyman Dolmacı
Tahliye - 1973 Kira (Kontrol) Yasasının 7(1)(b)maddesine dayanarak tahliye talebi - Kira yükümlülüğünün kiracı tarafından ihlal edildiği hallerde tahliye emri verilmesi - Dava konusu hanenin sözleşmeye a-ykırı olarak işyeri değil de ikametgah olarak kullanılması - Tahliye emri vermenin makul olup olmaması - Davacının binanın 18 aydan beri ikametgah olarak davalı tarafından kullanıldığını biImesine rağmen şikayette bulunmaması ve kirayı almağa devam etm-esi - Tahliye emri vermenin makul olmaması.
OLAY: Davacı, davalının işyeri olarak kiraladığı binayı konut olarak kullanıldığını iddia ederek 1973 Kira Kontrol Yasasının 7(1)b()
maddesine dayanarak tahliye davası açtı.. Davalılar müdafaalarında dava -konusu binanın hiç bir zaman işyeri olarak, kullanılmadığını işyeri sözcüğünün mukaveleye yanlışlıkta yazıldığını iddia ettiler.
İIk Mahkeme, Davalının dava Kanusu haneyi işyeri olarak
değide ikametgah olarak kullanmakla sözleşmeyi ihlal ettiklerini beli-rtti ve tahliye emri verdi.
Davalılar İlk Mahkornenin tahliye emrinin makul Olup olmadığı hususunda herhangi bir bulgu yapmadığını ve tahliye emri vermekle hata ettiğini ileri sürerek istinaf ettiler.
SONUÇ: Yargıtay, 1973 Kira Kontrol Yasasının 7(1)(b)-maddesine dayanarak açılan bir davada tahliye emri verilebilmesi için Davalının kira borcu dışında bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve tahliye emri verilmesinin makul olması gerektiğini belirtti.Yaragıtay kiracının kira sözleşmesini ihlal etmesinden so-nra Davacının hiç bir şikayette bulunmadan kira almaya davam etmesinin tahliye emri vermenin makul olup olmamasında rol oynadığı kanısına vardı.Davacının hanenin konut olarak kullanıldığını öğrenmesinden sonra 18 ay şikayette bulunmadan kira aldığını göz -önünde bulunduran Yargıtay bu koşullarda tahliye emri vermenin makul olmadığı sonucuna vardı ve istinafı kabul ederek tahliye emrini iptal etti.
HÜKÜM
Ülfet Emin, Başkan: Davacı (aleyhine istinaf edilen) davalılar (istinâf -edilenler) aleyhine Girne Kaza Mahkemesinde açtığı dava ile davalıların Girne'de kâin dava konusu evi ve/veya iş yerini tahliye ederek davacıya boş olarak teslim etmelerini amir kılan bir mahkeme emri isteminde bulundu.
Davacı talep takriri ile 21 Şubat 1-977 tarihli bir icar mukavelenamesi uyarınca dava konusu haneyi 1 Mart 1971 tarihindern 28 Şubat 1979 tarihine kadar ayda KL45.-dan iki sene müddetle davalı 1' e icar ettiğini, davalı 2 de söz konusu icar mukavelenamesine kefil olduğunu ileri sürdü. Davacı- davalıya 13 Aralık 1978 tarihli bir ihbarname gönderdiğini, aralarındaki mukavelenameyi davalı 1 mukavele ahkâmına aykırı hareket ederek haneyi ikametgâh olarak kullandığından feshettiğini ve davalı 1'in dava konusu haneyi tahliye ederek Şubat 1979 ayı bi-timinden itibaran boş olarak davacıya teslim etmesini talep ettiğini iddia etti. Davacı talep takririnde davalı 1'in dava konusu haneyi 1973 Kira Kontrol Yasasının 7. maddesinin 1(b) bendi tahtında tahliye etmekle mükeltef otduğunu ileri sürdü ve mahkemeni-n bu madde tahtında tahliye emri vermesinin makul olduğunu belirtti. Davacı talep takririnde davalının evi tahliye etmediğini ve o nedenle davanın ikame edildiğini ileri sürdü.
Davalılar dosyaladıkları müdafaa takrirleri ile dava konusu ha~ neyi iş yeri o-larak değil de ikametgah olarak kullanmak için icar ettiklerini ileri sürdüler ve müdafaa takrirlerinde dava konus hanenin hiçbir zaman iş yeri olarak kullanılmadığını, devamlı ikametgah olarak kullandıklarını iddia ettiler ve icar mukavelenamesinde işyer-i olarak kullanılacağı hususundaki ibarenin yanlış olarak yazıldığı ileri sürdüler, ve davalılar davacının davalı 1'in dava konusu haneyi ikametgâh olarak kullanmaya hakları olmadığı hususlarını ileri sürmekten yasal olarak men edildiklerini (estoppel) idd-ia etti. davalılar müdafaa takririnde tüm koşullar nazarı itibara alındığında Kira Kontrol Yasasının 7. paragrafının 1(b) bendi uyarınca tahliye emri verilmesinin makul olmayacağını ileri sürdü.
Her iki tarafın çağırdığı şahitleri mahkeme dinledikten s-onra davalılar aleyhine ve davacı leyhine bir tahliye emri verdi. Davalılar ilk mahkemenin tahliye emri vermekle hata ettiğini ileri sürerek mahkeme hükmüne karşı istinaf eyledi. Davalılar diğer şeyler meyanında mahkeme huzurunda olan tüm şahadet ve olgula-r nazarı itibara alındığında mahkemenin tahliye emri vermesinin makul oImadığını ve esasen cnahkeme hükmünü verirken tahliye emrinin makul olup olmayacağı hususunda herhangi bir bulgu yapmadığını ileri sürdü.
Mahkeme hükmünde davalıların dava konusu evi -ikametgâh olarak değil iş yeri olarak kiraladıklarını ve bu nedenla sözleşmeyi ihlâl ettikleri kanaatına vardı. Mahkeme hükmünde sözleşmenin ihlal edilmesine rağmen tahliye emri verilmesinin makul olup olmadığını hiç eleştirmedi ve o hususta da herhangi bi-r bulgu yapmadı. Kira Kontrol Yasasının 7. maddesinin 1(b) bendine göre kira ödeme mükellefiyeti hariç olmak üzere herhangi bir kira münasebeti mükellefiyeti müstecir tarafından ihlâl edildiği veya ifa edilmediğinde ve mahkemenin böyle bir hüküm veya emrin- verilmesini makul saydığı hallerde mahkeme tahliye emri verebilir. Görülüyoı ki herhangi bir yasal kiracının alayhine yasanın 7.1.(b) maddesi uyarınca tahliye emri verilebimesi için mahkemenin yasal kiracının kira münasebetinin kira ödeme mükellefiyeti ha-riç herhangi bir mükellefiyatini ihlâl ettiğinin kanıtlanması ve bu kanıtlandığı takdirde tahliye emrinin verilmesinin makul olması gerekir. Hangi husus veya faktörlerin Tahliyeo emrinin verilmesinde rol oynadığı her meselenin kendine has olgularına bağlıd-ır. İstinaf konusu davada yerine getirilmeyen kira münasebeti mükellefiyeti müstecirin dava konusu binayı icar mukavelenamesi uyarınca iş yeri olarak değil de ikametgâh olarak kullanmasına dayanmaktadır. Kanımızca müstecir tarafından ihlâl edilen kira müna-sebeti koşulunun, mucirin bilgisi dahilinde bulunmasına rağmen mucirin herhangi bir şîkâyette bulunmaksızın kira almağa devam ettirmesi tahliye emrinin verilip verilmemesinin makul oIup ol- madığına karar vermek için önemli bir rol oynamaktadır. Bu meseled-e: davacının takriben Haziran 1977 ayından itibaren icar edilen binanın işyeri değil de ikametgâh olarak kullanıldığını bildiği mahkeme huzurunda olan şahadetten açıkça görülmektedir. Davacı takriben Haziran l977'de bizzat dava konusu haneye gitmiş ve dava- konusu hanenin iş yeri olarak değil de ikametgâh olarak davalı 1 tarafından kullanıldığını görmüştür. Davacı Haziran 1977'den Aralık 1978'e kadar icar mukavelesi uyarınca saptanan kirayı her ay aldığı halde davalılara herhangi bir şikayette bulunmuş değil-dir. Davacı ancak 18 ay sonra davalı 1'in icar mukavelenamesini ihlâl ettiğini ileri sürerek söz konusu mukaveleyi feshetmiştir. Kanımızca davacının icar mukavelesinin ihlâl edildiğini öğrendiği andan itibaren herhangi bir işlem yapması için 18 ay gibi bir- müddet beklemesi hususunu ilk mahkemenin gözönünde tutması gerekirdi. Bu koşullar altında tahliye emri verilmesinin makul olacağı söylenemez.
Bu nedenle istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin tahliye hükmü iptal edilir. İstinaf masrafları için herhangi b-ir emir verilmez.
(Ülfet Emin)(Salih S. Dayıoğlu)(Aziz Altay)
BaşkanYargıçYargıç
8 Mayıs 1981
Full & Egal Universal Law Academy