D.19/80 Birleştirilmiş Yargıtay/Hukuk 14/80 ve 15/80Yüksek Mahkeme Huzurunda.Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay. Yargıtay/Hukuk 14/80 (Dava No. 190/78;Lefkoşa)İstinaf eden: Fatma Talya Başyiğit, Girne. (Davalı)- ile - Aleyhine istinaf edilen: İsmet Geziciler, Lefkoşa. (Davacı ) A r a s ı n d a. Yargıtay/Hukuk 15/80 (Dava No. 207/78; Lefkoşa)İstinaf eden: Fatma Talya Başyiğit, Girne. (Davalı)- ile –Aleyhine istinaf edilen: M. Tevfik Geziciler, Lefkoşa. (Davacı) A r a s ı n d a.İstinaf eden namına: Ümit S. OnanAleyhine istinaf adilenler namına: Talât Kürşat.Genel ve özel tazminat - Yargıtayın İngiltere'de ve Kıbrıs'ta verilen tazminat miktarlarını kıyaslaması.Trafik kazası sonucu yaralanma - Davacının genel ve özel tazminat talebi - Davacının karısının kaza neticesi yaralanması nedeniyle tazminat talebi - İlk Mahkemenin tazminat tespit ederken Davacının karısının aldığı yaraları ve kalıcı sakatlığını dikkate alması +Davacının kocasının sosyal ilişkiler kaybı nedeniyle tazminata hükmolunması.OLAY: Bir trafik kazası sonucu Davacı ağır yaralandı. Yaralanan Davacı Devlet Hastahanesinde ameliyat edildi. Bilahare tedavisine Türkiye'de devam edildi. Yaralanan Davacı ve kocası genel tazminat isteminde bulundular. İlk Mahkeme Davacının aldığı yaralar neticesi uzun süre tedavi görüp ameliyat edildiğini, aldığı sakatlıklar nedeniyle hayat nimetlerinden mahrum kaldığını dikkate alarak Davacı lehine 15O,OOOTl. tazminata hüküm verdi. Davacının kocası ise, karısının hizmetlerinden mahrum kaldığını ve sosyal ve seks hayatının felce uğradığını ileri sürerek tazminat talep etti. İlk Mahkeme Davacının kocası lehine de 35,OOOTL. tazminata hükmetti. Davalı tespit edilen genel tazminat ve masraflar aleyhine istinaf etti.SONUÇ: Yargıtay kazada ağır yaralanarı Davacı lehine verilen taz-minat miktarının fazla olup olmadığını inceledi. Yargıtay bugüne kadar Kıbrıs ta ve İngiltere de benzer meselelerde verilen tazminat miktarlarını kıyaslayarak verilen tazminat miktarını fazla buldu ve 12O,OOOTl,'ye indirdi.Yargıtay, Davacının kocasının açtığı davayı da inceleyerek, bu davadaki Davacının davasını daha çok sosyal ilişkiler kaybına dayandırdığını, benzer davalarda bu nedenle çok düşük miktarda tazminat verildiğini dikkate aldı ve Davacının kocasına verilen tazminatı 3000Tl'ye indirdi.Yargıtay ayrıca 190/78 sayılı davada istinaf masraflarının 1/4'ünü 207/78 sayılı davada istinaf masraflarının 1/2'sini aleyhine istinaf edilenin istinaf edene ödemelerine emir verdi.Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:1- Best v. Samuel Fox and Co. (1952) 2 All E.R. 394, s.3963 98 ve 3 99.2- Mallet v. Dan (1949) 1 All E.R. s.974.3- Hare and Another v. British Trasport Commission (1956)1 All E.R. s.579.4- Bucker v. ,]effrod 14 Ocak 1960 The Times. 5- Lawrence v. Biddle (1966) 1 All E.R. s.575.H Ü K Ü M Ülfet Emin, Başkan: 14/80 sayılı hukuk istinafında aleyhine istinaf edılen davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde istinaf eden (davalı) aleyhine açtığı 190/78 sayılı dava ile 2.2.1978 tarihinde meydana gelen bir trafik kazasında davalı davacıyı yaraladığından davacı 36. 686Tl, özel tazminat ve genel tazminat talep etti.15/80 sayılı hukuk istinafında aleyhine istinaf edilen (davacı) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde istinaf eden (davalı) aleyhine açtığı 207/78 sayılı dava ile 2.2.1978 tarihinde meydana gelen trafik kazasında karısının yani 190/78 sayılı davadaki davacının yaralanmasıneticesi, karısının hizmetlerinden mahrum olduğundan (loss of consortium) genel tazminat talep etti.Her iki dava konsolide edildi ve her iki davanın duruşması l3.6.l979 tarihinde yapıldı. Duruşma tarihinde tarafların avukatları mesuliyet ve özel tazminat hususunda anlaştılar ve genel tazminat hususunun Mahkeme tarafından tesbit edilmesini rica ettiler. Ancak genel tazminatın tesbitinde yardımcı olmak için Doktor raporları her iki tarafın rızası ile mahkameye ibraz edildi.İlk Mahkemenin hükmünde belirttiği bulgulara göre olgular özetle şöyledir:Kaza 2.2.1978 tarihinde olmuştur. 190/78 sayılı davadalı davadaki davacının kaza sonucu sol tibia ve fibula kemikleri açık ve parçalı kırılmış ve davacı travmatik şoka girmiştir. Lefkoşa Devlet hastahanesine kaldırılarak ameliyat edildi ve tedavi altına alındı. 15.2.1978'e dek hastahanede yattıktan sonra mezkûr tarihte ileri tetavâsini Türkiye'de devam ettirmek üzere hastahaneden çıkarıldı. Türkiye’ye gittikten sonra tedavisini Eskişehir SSK Hastahanesinde devam ettirmiştir. 23.3.1978'de ikinci bir ameliyat geçirerek 1/3 proksimal'deki kırık için plâk ile internal fixation yapılmıştır. 24.3.1978'de kontrol edilerek tedavisine devam edilmiş ve 23.5.1978 tarihinde yapılan son muayenesinde de aşağıdakiler saptanmıştır:a. Sol alt extremite uylukta conduit atrofisi sağa nazaran 2cm incelme.b. Sol crus I/4 distal'deki kırık yerine bağlı olarak 1 1/2cm kısalık.c. Sol diz eklemi kırıkları ağrılı ve flexion'da 15 derece mahdudiyet saptanmıştır.d. Davacı ayrıca dîz çöküp oturamamaktadır. Sol ayak bileğine yakın kırık nedeni ile sol ayak bileği mafsalı sertleşmiş olup kırıklar da ağrılı olmaktadar.e. Davacı koltuk deynekleri ile yürümekte ve ayağa kalktığı zaman sol bacağında şişme ile ayağa yakın kısımlarda ve ayakta morarma meydana gelmektedir.f. Kemiklerde ostipoz ve mafsal sertlikleri mevcut olup fizik tedavi ve rehabilitasyon gereklidir.g. Sol cruz kırık için kaynamadığı takdirde yeni bir ameliyat ile internal fixation gerekebilir.h. Halihazırda mevcut internal fixation'ın çıkarılması için de ayrı bir ameliyat gerekecektir.İlk mahkeme davacının kaza sonucu aldığı yaralar nedeni ile uzun bir tedavi görüp ameliyatlar geçirdiğini ve istikbalde de tekrarameliyat gerekeceğini, kazada aldığı yaralar ve düçar kaldığı sakatlıklar nedeni ile yürüyüş, yüzme v.s. hayat nimetlerinden mahrum kaldığını, Kıbrıs’taki tatilinin de kaza nedeni ile berbat olduğunu belirtti.207/78 sayıIı davadaki davacı da karısının yukarıda belirtilen yaraları ve/veya devamlı malûliyeti nedeni ile kaza tarihinden itibaren devamlı kontrol ve tedavi altında bulunması nedeni ile sonsuz acı, keder ve endişe duymuş, karısının uzun süre hastahanelerde tedavi görmesi nedeniyle bu süreç içinde karısının servislerinden mahrum kalmış ve sosyal ve seks hayatı felce uğramıştır.İlk Mahkeme davacının almış olduğu yaralarla tedavi süresi ve ileride gerekecek tedaviyi, çekmiş olduğu acı ve ızdırab ve kalacak olan sakatlık ve ayağının durumu ve ilâveten verilecek olan tazminatı da yekün alacağının avantajlarını ve paranın yıllar geçtikçe değerinden düştüğünü, satın alma gücünün azaldığını göz önünde tutarak 190/78 sayılı davadaki davacıya 15O,0OOTl genel tazminat verilmesini uygun gördü.İlk Mahkeme karısının aldığı yaraları ve kalıcı sakatlığı nedeni ile davacının uzun süre onun servislerinden mahrum kaldığı ve sosyal vo seks hayatının felce uğradığı ve bu kaza sonucu keder ve üzüntü çektiği gibi ileride de karısının sakatlığı nedeni ile karısının hizmetlerinin aksayacağını ve meselenin bütün olgularını dikkate alarak 207/l8 sayılı davadaki davacıya 35,000Tl genel tazminat verilmesinin uygun olacağına karar verdî.Davalı 190/79 sayılı davada tesbit olunan genel tazminatın çok fazla ve/veya fahiş olduğunu ileri sürerek genel tazminat ve dava masrafları hususundaki hükme karşı istinaf eyledi.207/78 sayılı davada da mahkemenin loss of consortium ve/veya karısının servislerinden mahrum olması nedeni ile tazminat verilmesinin yanlış ve hatalı olduğunu, verilen tazminatın çok fazla olduğunu, talep olunan miktardan fazla tazminat verildiğini ileri sürerek 207/78 sayılı davada verilen hükme karşı istinaf eyledi.190/78 sayılı davada verilen 15O,OOOTl, genel tazminatının fazla olup olmadığı hususu esaslıca incelendi. Bugüne dek gerek Kıbrıs'ta gerekse buna benzer hallerde İngiltere'de verilen birçok geçmiş davalardaki hükümler de esaslı bir şokilde incelendi. İlk Mahkemenin hükmünde belirttiği tazminatı saptarken göz önünde tutulması gereken ilkeler, para enflâsyon da dahil, göz önünde tutulduğunda, ilk mahkemenin genel zarar ziyan olarak tesbit ettiği 15O,0OOTl'nin fazla olduğu kanısındayız. Kanımızca 190/78 sayılı davada davacının aldığı yaralar ve meselenin tüm olguları nazarı itibara alındığında genel tazminat olarak en uygun miktar 12O,OOOTl’dir. Bu nedenle 190/78 sayılı davada yapılan istinafın kısmen kabul edilmesi ve ilk mahkemenin tesbit ettiği l50,000Tl’lik genel tazminat hususundakî hükmün 12O,OO0Tl’na indirilmesi gerekir.Masraf hususunda verilen hükmü bazacak yeterli derecede herhangi bir neden göremediğimizden bu husustaki istinaf reddolunur.207/78 savılı davadaki davacının talebine bakıldığında davacının dava sebebinin özetle aşağıda olduğu gibi olduğu görülmektedir.l. Kaza olduğu tarihlerde davacı karısı ile birlikte Kıbrıs'ta tatilde bulunmakta idi ve söz konusu kazadan dolayı davacının Kıbrıs'taki tatili davacıya zehir oldu.2. Davacı gerek Kıbrıs’ta gerek Türkiye'ye dönüşünde kazadan dolayı sonsuz acı, keder ve endişe duymştur.3. Davacı karısının hastahanede bulunduğu süre içerisinde ve halen karısının servislerinden tamamıyle mahrum kalmış, sosyal amaç ile hiç bir yere gidemez olmuş, seks hayatları tamamıyle felce uğramıştır. 4. Davacı uzun bir süre yemeğini ya kendi pişirmiş veya başkalarının pişirdiği yemekleri yenıek mecburiyetinde kalmış, keza temizlik dahi bir sorun olmuş, herhangi bir eylence yerine gidememiştir.5. Davacının eski hayatı kalmamış, mahrumiyetlere garkolmuştur.Dava sebebi ihmalkârlığa dayandırıldığı hallerde bir kişinin başka bir kişiden tazminat alabilmesi için o kişinin tazminat almak isteyen kişiye karşı ihmalkâr bulunmaması için hukuken bir görevi bulunması gerekir. Böyle bir görevin varsayıldığı haller Fasıl 148, Hâksız Fiiller Yasasının 51(2) maddesinde sarahatla belirtilmektedir. Trafik kazalarında araç sahibinin aracına yakın bulunan kişilere araç sahibînin ihmalkâr olrnaması görevi bulunmaktadır. Bu nedenle araçtan dolayı meydana gelen kazada kazazadenin araç sahibinden veya sürücüsünden tazminat almaya hakkı vardır. İhmalkârlık hallerinde ihmalkârlık yapan kişinin zarar gören kişiye karşı ihmalkâr olmaması hususunda bir görevi yoksa zarar gören kişi ihmalkârlıktan dolayı tazminat alamaz. Bu husus Haksız Fiiller Yasasının 51. maddesinin (1). fıkrasının şart bendinde açıklıkla belirtilmektedir. Bu durumda karısırıın kazada yaralanmasından dolayı kazadan direkt herhangi bir yara almayan kocanın, yasanın 51(1) maddesinin şart bendi uyarınca herhangi bir zarar ziyan almaya hakkı yoktur. Bu hususta Lord Goddard Best v. Samuel. Fox and Co. (1952) 2 All E.R. 394' sayfa 398’de şunları söyledi:"Negligence, if it is to give rise to legal liability, must result from a breach of duty owed to a person who thereby suffers damage. But what duty was owed here by the employers of the husband to the wife? If she has an action in this case sa must the wife of any man run over in the street by a careless driver. The duty there which gives rise to the husband's cause of action arises out af what may for eonvenience be called proximity; the driver owes a duty not to injure other persons who are using the road on which he is driving. He owes no duty to persons not present except to those whose property may be on or adjoining the road which it is his duty to avoid injuring. It may often happen that an injury to one person may affect another. A servant whose master is killed or permanently injured may lose his employment, it may be of long standing, and the misfortune may come when he is of an age when it would be very difficult for him to obtain other work, but no one would suggest that he thereby acquires a right of action against the wrongdoer. Damages for personal injury can seldom be a perfect compensation, but where injury has been caused to a husband or father it has never been the case that his wife or children, whose style of living or education may have radically to be curtailed, have on that account a right of action other than that which, in the case of death, the Fatal Accidents Act, 1846, has given."Evli olan bir kadının yaralanması halinde, bazı hallerde Common Law tahtında kocanın tazminat almaya hakkı vardır. Bu gibi hallerde kocanın tazminat alma hakkı evlilik statüsüne dayandırılmaktadır. Bilindiği gibi çok eskiden İngiltere'de evli bir kadının mal mülk sahibi olmaya hakkı yoktu. Evli bir kadın bir eşya addolunurdu ve kocasının malı idi. Bu açıdan hareket edilerek kocanın malına zarar yapıldığı düşüncesi ile karısının yaralanmasından dolayı kocanın tazminat almaya hakkı vardı. Ancak kocanın karısının yaralanmasından dolayı zarar gördüğünü isbat etmesi gerekir. Kocanın dava sebebi karısı ile olan sosyal ilişkilerin kaybından veya karısının yaptığı ev ve diğer hizmetlerinin kaybından doğmaktadır. Bu hak adece ihmalkârlık davalarından doğmamaktadır, başka dava sebeplerinden de doğmaktadır. Örneğin iğfal (seduction) ve kaçırma (enticement). Bu hususta Mallet v. Dan (1949) 1 All E.R. sayfa 974'de şunlar yer almaktadır:"I, therefore, pass to an examination of the basis of the husband's cause of action. The husband's cause of action is a remedy given by the common law to enable him to recover in respect of the personal damage which he has suffered through a tortious act of the defendant which has injured his wife and consequentially injured him. It has always been a remedy by action on the case given by the common law to the husband for injury done to him by an interference with his right of consortium and for the consequential damage suffered by him. It was not, and still is not, the only form of action on the case given by the common law for an act of a defendant which deprives a husband of his consortium with his wife. An action still lies at the suit of a husband against a defendant for a enticing and persuading a wife to leave her husband. In each of these cases the gist of the husband's action, as the oldtime lawyers expressed it, lay in the per quod i.e., the basis of the action was that it was to recover for the husband the damage due to him and to his rights as a husband." veBest v. Samuet Dox and Co. (1952) 2 All E.R. s.398'de şöyie denilmektedir:"All show that the action which the law gives to the husband for loss of consortium is founded on the proprıetary right which from ancient times it was considered the husband has in his wife. lt was, in fact, based on the same ground as gave a master a right to sue for an injury to his servant if the latter was thereby unable to perform his duties. It was an action of trespass for an invasion of the proprietary right which, arising from the status of villeinage or serfdom, a master had in his servant."sayfa 399'da ise şunlar yer almaktadır:"A husband nwadays constantly clairns an d recovers .for medical and domestic expenses to which ne has been put owing to an injury to his wife. As to tho first, I think his claim really lies in his Iegal obligation to provide proper maintenance and comfort including medical and surgical aid for his wife, and the fact that a wrong does cause that obligation to be incurred is regarded as giving him a right to recover while the latter is truly a remnant, and perlıaps the last, of his right to sue for the loss of servitium, for, to use Lord Wensleydale's words, it is to the protection of such material interests that the law attends rather than mental pain or anxiety."1976 Mahkemeler Yasasının 38. maddesinin (d) fıkrasına göre K.T.F.D. Mahkemeleri, Anayasaya aykırılık veya bağdaşmazlık halinde olmadıkça Anayasanın l. Geçici Maddesinin (1). fıkrasında belirtilen mevzuat saklı kalmak koşulu ile ahkâmı umumiye (Common law) ve nısfet hukuku (equity) ilkelerini uygular. Sosyal ilişkiler kaybı veya ev ve diğer hizmetler kaybından dolayı kocanın ahkâmı umumiye hukuku ilkesi tahtında tazminat alma hakkı kanaatımızca Mahkemeler Yasasının 38. maddesinin (d) fıkrası uyarınca halâ daha yürürlükte bulunmaktadır. Her ne kadar da kocaya tanınan bu hak Ingiltere’de çok eski bir hukuk ilkesine dayanan karının kocanın malı, eşyası olduğu ilkesine dayanmakta ise de, bu ilke tahtında uygulanan hukuk ilkelerinin Kıbrıs Türk Federe Devletinde de uygulanmamasına herhangi bir yasal dayanak bulunmamaktadır. Çok eski olan bu İngiliz hukuk ilkesinin çağdaş dünyamızda geçerliliği olmaması gerekmekte ise de yürürlükte olan mevzuat göz önünde tutulduğunda halen geçerliliğini muhafaza ettiğini, istemeyerek kabul etmek gerekir. Kanaatımızca yasama organı bu hususu düzenlemek yolunar. Yasal bakımdan kocanın karısının sosyal ilişkilerinden mahrum aluşundan ve/veya karısının vv ve diğer hizmetlerinden mahrum kalışından dolayı tazminat almaya hakkı olmakla beraber, sadece sosyal ilişkiler kaybından dolayı alacağı tazminatın miktarı İngiltere'de dahi çok düşük bir miktarda tutulmuştur ve bu gibi hallerde verilecek olan tazminat miktarının çok cüzi olması gerektiği bir çok İngiliz içtihat kararlarında da belirtilmiştir. Örneğin Best davasında Lord Porter sosyal ilişkiler kaybı ve diğer kayıptan dolayı kocanın alacağı tazminat hususunda s.396'da şunları söyledi:"Today the damages which a husband recevies for injury to his wife are commonly measured by his expenses, whether for medical treatment of the wife or in payment for household services, which her injures prevent her from performing, and little, if any, attention is paid to a loss of consortium which involves other considerations beyond these two. Hare and Another v. British Transport Commission (1956) 1 All E.R. davasında Lord Goddard s.579'da. şunları söyledi:"Loss of consortium still survives as a cause of action but it is not vne, I think, for which the courts should give generous compensation in addition to such legitimate expenses as a husband has had to incur on account of his wife's absence. In addition to his special damage, I award him 20 pounds. "Bucker v. Jefford 14 Ocak 1960 The Times davasında davacının karısı bir trafik kazasında yaralanarak yüzünün şekli değişti ve buna ilâveten beyne yapılan zarardan dolayı seks bakımından frigid oldu. Mahkeme karıya 4500 sterling tazminat verdi, kocası da karısının frigid olmasından dolayı sosyal ilişkiler kaybına uğradığını ileri sürerek tazminat talep etti. Mahkeme kocaya bu sebepten dolayı sadeca 20 sterling tazminat verdi.Lawrence v. Biddle (1966) 1 All E.R. s.575'de davacı kocanın karısı bir trafik kazasında bacağından hafif yaralandı ve 8 hafta için hastahaneye gidip geldi. Koca sosyal ilişkiler kaybına uğradığını ileri sürerek tazminat talep etti ve kazadan sonra ayrı odada yaşadıklarını, kazadan önce çok iyi arkadaşlık eden karısının yemek pişirmekte ve dışarıya gitmekte ilgisini kaybettiğini, kendisinîn ev işi yapmak mecburiyetinde kaldığını ileri sürerek tazminat talep etti. Mahkeme 40 sterling tazminat verdi ve bu hususta s.581'de şunları söyledi:"Nevertheless, he has had a certain amount of extra work to do, he has had to do the cooking for himself -I do not supposo he has always done it but quite often; and he has sustained admitted damage, as a figure, in the sum of twelve guineas. I think that if I were to add ta that the sum of 40 pounds, I would be compensating the husband sufficiently."Hare davasında davacının karısı bir tren kazasında ağır yaralandı ve 12 hafta hastahanede yattıktan sonra önemli bir müddet için malûl kaldı. Mahkeme sosyal ilişkiler (loss of consortium) kaybı için sadece 20 sterling tazminat verdi.207/78 sayılı davada davacı olan koca talep takririnde kazanın olduğu ilgili tarihlerde Kıbrıs'ta karısı ile birlikte tatilde bulunmakta olduğunu, kazadan dolayı tatilin kendilerine zehir olduğunu, karısının uzun süre tedavi gördüğünü ve kendisinin sonsuz acı, keder ve endişe duyduğunu, karısının çalışamadığı müddet zarfında kendisinin karısının servislerinden mahrum kaldığını, sosyal amaç ile hiç bir yere gidemediğini, seks hayatlarının tamamıyle felce uğradığını, psikolojik etkenler nedeni ile felce uğrayan seks hayatlarının da bundan böyle nihayete kadar süreceğini, bir süre yemeğini ya kendisi pişirdiğini veya başkalarının pişirdiği yemekleri yemek mecburiyetinde kaldığını, herhangi bir eylence yerine gidemediğini ileri sürmüştür. Talep takririnde ileri sürülen iddialardan açıkça görülüyor ki davacı tazminat talebini daha fazla sosyal ilişkiler kaybına dayandırmaktadır. Davacı karısının evdeki hizmetlerinden mahrum olduğu nedeni ile herhangi bir maddi zarara uğradığını ileri sürmektedir. Ancak bazı ev işlerini kendisinin yaptığını ileri sürmektedir.Daha önce belirtilen içtihat kararları göz önünde tutulduğunda davacı kocaya verilecek olan tazminatın çok az miktarda olması gerektiğine kuşku yoktur. Kanaatımızca davacı kocaya verilecek en uygun tazminat 3000Tl'nı aşmaması gerekir.Sonuç olarak her iki istinaf kısmen kabul edilir ve 190/78 sayılı davada ilk mahkemenin tesbit ettiği 15O,OOOTl' lık genel tazminat 12O,OOOTl'na indirilir ve 207/78 sayılı davada 35,OOOTL olarak tesbit edilen tazminat 3000Tl'na indirilir.190/78 sayılı davada aleyhine istinaf edilen istinaf masraflarının 1/4'ünü, 207/78 sayılı davada aleyhine istinaf edilen de istinaf masraflarının 1/2'sini istinaf edene ödemelerine emir verilir.(Ülfet Emin) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) Başkan Yargıç Yargıç30 Haziran 1980
Full & Egal Universal Law Academy