-D.12/85 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 14/84, 19/84 ve 20/84
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
Yargıtay/Hukuk 14/84
(Dava No. 559/79;- Girne)
İstinaf eden: Müteveffa Aycan Eringin'in Tereke İdare Memurları sıffatı
ve temsilen
Ahmet Eringin, Alsancak.
Yeksan Bakay, Alsancak.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. Me-hmet Tamgümüş, Gaziveren.
2. Aziz Mehmet, Lâpta.
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
Yargıtay/Hukuk 19/84
(Dava No. -597/79; Girne)
İstinaf eden: Küçük Özcan Eringin n/d Özcan Ahmet babası en yakın
arakadaşı ve tabii vasisi Ahmet Eringin vasıtasıyle
(Davacı)
-ile-
Ale-yhine İstinaf edilen: 1. Mehmet Tamgümüş, Gaziveren.
2. Aziz Mehmet, Lâpta.
(Davalılar)
A r a s ı n -d a.
Yargıtay/Hukuk 20/84
(Dava No.598/79; Girne)
İstinaf eden: Müteveffa Güzin Ahmet veya Güzin Eringin'in tereke idare
memurları sıffatı ile ve mezkûr terekeyi ve müteveffaya muhtaç
kimseleri temsilen
1. Ahmet Eringin, Alsa-ncak.
2. Yeksan Bakay, Alsancak.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. Mehmet Tamgümüş, Gaziveren.
2. Aziz Mehmet, Lâpta.
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Şefika Durduran.
Aleyhine istinaf edilen 1 namına: Güneş Menteş.
Aleyhine istinaf edilen 2 namına: Menteş Aziz.
H Ü K Ü M
-N. Ergin Salâhi: Bu istinaflarda Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Yukarıda sayı ve ünvanı yazılı istinaflar 29.5.1984 tarihinde birleştirilerek dinlendi. Her üç istinaf da 14.6.197 tarihinde Karaoğlanoğlu ile -Alsancak arasında anayolda meydana gelen bir trafik kazası ile ilgili olarak alt mahkemede dosyalanan tazminat davalarında verilen hükümden yapılmıştır.
İstinafa konu 597/79, 598/79 ve 599/79 sayılı davalar Girne Kaza Mahkemesinde de birkeştirilerek dinl-enmişti.
597/79 sayılı davadaki davacı kaza tarihinde 13 yaşında sıhhatli ve enerjik bir öğrenci olduğunu ve Lâpta'daki "Celebrity Otel'in sahibi veya işletmecisi olan davalı 2'nin müstahdemi veya şöförü olan davalı 1'in davalı 2'ye ait AB792 plâkalı ara-cı dikkatsiz, ihmalkârane ve kanuni vecibelerini ihlâl ederek kullanması neticesi kanuni bir şekilde annesi ve kızkardeşi Aycan ile birlikte bankette yürümekte iken kendisine çarparak ağır şekilde yaralanarak genel ve özel zarar ziyana uğramasına neden old-uğunu ileri sürereek davalılar aleyhine münferiden ve müştereken 60,000TL özel ve ayrıca genel zarar ziyan ved ava masrafı için hüküm verilmesi isteminde bulundu.
Müteveffiye Güzin Ahmet'in terekesinin idare memurları tarafından açılan 598/79 sayılı dava-da ise müteveffiyenin kaza tarihinde 41 yaşında, ayda sıhhatli, enerjik birisi olduğu ve ev işlerine ilâveten komşu çiftliklerde ayda takriben 5000TL karşılığı çalıştığı ileri sürülerek 597/79 sayılı davada davalılar aleyhine ileri sürülen savlar yinelener-ek davalı 1'in müteveffiyeye çarparak ölümüne sebep olduğu ve terekenin yani ona muhtaç eşi ve çocuklarının zarara uğradıkları gerekçesi ile davalılar aleyhine münferiden ve müştereken 12,000TL özel ve keza müteveffiyenin ölümünden dolayı terekesi, eşi ve -kendine muhtaç kimseler lehine genel zarar ziyana hükmedilmesine ilişkin istemde bulunuldu.
599/79 sayılı davda da müteveffiye Aycan Eringin'in tereke idare memurları davalılar aleyhine diğer iki davadaki savları yineleyerek müteveffi- yenin kaza tarihin-de 18 yaşında sıhhatli ve enerjik genç bir kız olup ayda 3000TL karşılığı bir atölyede çalıştığını, kaza tarihinde davalı 1'in ona çarparak ölümüne sebep olduğunu ve bunun sonucu terekesi ile ona muhtaç babası ile kardeşlerinin zarar ziyana uğradığını iler-i sürerek davaların müştereken ve münferiden 12,000TL özel ve ayrıca ölümünden dolayı terekesi, babası veya ona muhtaç olanlar için genel zarar ziyan ödenmesine ilişkin hüküm verilmesi istendi.
Davlılar ise yukarıda özetleri verilen davacıların savların-a karşı her dava için ayrı ayrı dosyaladıkları müdafaa takrirlerinde, sair şeyler yanında, davalı 2 ile 1 arasında bir müstahdem, şoför ya da işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı 1'in mezkûr aracı kendi nam ve hesabına ve davalı 2'nin hizmetinde olm-adığı bir sırada sevk ve idare ettiğini ve kendi aleyhine dava sebebi bulunma- dığını ileri sürerek davacıların talep takririndeki savlarını da red ve inkâr edip davanın reddini istediler.
Birleştirilmiş davaların duruşması sonucu alt mahkeme verdiği hük-ümde bu meselenin yegâne görgü tanığının 597/79 sayılı davadaki davacı olduğunu vurgulayarak kazanın oluşu ile ilgili şahadeti inceleyerek davacı küçük Özcan'ın şahadetine göre kaza tarihinde geceleyin Karaoğlanoğlu ile Alsancak arasında yaya olarak yüzler-i Alsancak istikametinde sağ ayakları bankette ve sol ayakları uolda olmak üzere sağ tarafı takip ederek teek sıra halinde evlerine dönerken karşıdan bir arabanın çok süratli olarak üzerlerine geldiği, arabanın kendilerine taraf olan farının yanıp, ötekini-n yanmadığı, arabayı görünce sağ bankette otlar olmasına rağmen daha da sağa çekildikleri, kendisinin önde olduğu ve arabanın çarpması ile yere düştüğü ve çarpan arabanın durmadığı ifade edildiği belirtilerek bu şahide mahkemece inanıldığı vurgulandı.
Da-vacılar tarafından şahadet veren P.Ç.1890 Mustafa Haktan ile PÇ.1822 Mustafa Çağlar'ın şahadetlerine de inanan alt mahkeme bu tanıkların şahadetine göre kaza yerinde yolda fren ve lâstik izi bulunmadığı, banketin otlarla kaplı ve kullanışsız olduğu, Güzin -ve Aycan Ahmet'in kaza sonucu vefat ettikleri ve Özcan Ahmet'in ise yaralandığı, davalı 1'in ise o gece AB792 plâkalı aracı kullandığı, kazadan sonra aracın sol ön taraf ve farının çarpık ve kırık olduğunun saptandığı ve davalı 1'in o gece kaza yerinde bir- yere çarptığını davacı tanığı No.2'ye belirttiği fakat neye çarptığını bilmediğini söylediği hususunda bulgu yapmıştır. Davalı 1'in şahadetini de inceleyen alt mahkeme şahadetinin kazanın aydınlatılmasına yardımcı olmadığı ve verdiği izahatın ise makul ve- inandırıcı olmadığı kanaatına varrak, sair şeyler yanında, tak sesi duyup bir yere çarptığını hissetmesine rağmen ne olduğunu anlamak için olay yerinde durmadığı dikkate alındığında davalı 1'in makul ve tedbirli bir sürücü gibi hareket etmediği kanaatına -vararak doğru olarak kabul ettikleri davacı ile tanıklarının teyit edici şahadetine dayanarak kazanın 14.6.1979 tarihinde geceleyin saat 9.25 raddelerinde Girne istikametinden Alsancak istikametine doğru Girne-Alsancak anayolunun 6-7. milleri arasında yolu-n yayaların gidş istikametine göre sağ tarafında tek sıra halinde yaya olarak sağ kalan davacı ve iki müteveffiyenin yürüdükleri sırada karşıdan süratle gelen ve davalı 1'in kul- landığı AB792 plâka numaralı aracı görünce yolun daha da sağına çekildiklerin-e, ancak bankette dikenli otlar olduğu için daha sağa gitme olanağı olmadığından o şekilde yollarına devam ederken aracın önden kendilerine çrparak kazaya sebe- biyet verdiğine ve kaza neticesi Özcan Ahmet'in ağır yaralanmasına, Güzin Ahmet ile Aycan Ahmet-'in ölümüne sebebiyet verdiğine kanaat getirip bu hususlarda bulgu yaptı. Daha sonra kazadan davalı 2'nin sorumlu tutulup tutulamayacağını da inceleyen alt mahkeme, davacının çağırdığı şahadetten davalı 2'nin ne sıfatla dava edildiği ve davalı 1 ile 2 aras-ındaki ilişkisinin ne olduğunun açıklık kazanmadığı ve sadece kazada methaldar olan aracın sigortasının davalı 2 adına olduğu, davalı 2'nin, bu davada sorumlu tutulabilmesi için davalı 1'in onun müstahdemi olduğu ve kazanın davalı 2'nin işinin yapıldığı sı-rada meydana geldiğinin davacılar tarafından kanıtlanması gerektiği halbuki bu hususların şahadetle kanıtlanmadığı ve bu nedenlerle davalı 2'nin kazadan dolayı sorumlu odluğunun isbatlanamadığı kanaatına vardı. Bu husustaki yasal duruma da değinen alt mahk-eme sadece işçi-işveren ilişkisinin var olması 2. davalıyı sorumlu tutmak için yeterli olmadığı ve kazanın hizmetin yapılması sırasında (in the course of employment) meydana gelmiş olması gerektiğini de vurgulayarak sonunda davalı 2 aleyhine getirilen dava-nın reddedilmesi gerektiği kanaatına vardı.
Davacıların özel ve genel zarar ziyan taleplerini de inceleyen alt mahkeme davalı 1 aleyhine
597/79 sayılı davada davacı lehine TL.10,ooo özel ve TL2,000,000 genel zarar ziyan,
598/79 sayılı davada davacı leh-ine TL12,000 özel ve genel zarar ziyan olarak da ölüm nedeniyle terekeye TL18,000 ve ölenin eşi ve yardıma muhtaç olan çocuklarına TL 414,000, ve
599/79 sayılı davada ise davacılar lehine TL12,000 özel ve genel tazminat olarak da ölüm nedeni ile terekeye -TL18,000 ve ölenin babasına TL36,00
için hüküm verip davalı 2 aleyhine açılan davaları da iptal etti.
Birleştirilmiş üç davada verilen hüküm aleyhine davacılar istinaf dosyaladılar.
Bu istinaflarda özetle alt mahkemenin davalı 2'ye kusur arfetmekle ve-rs orumlu tutmakla hata ettiği ve bu hususta yanlış kanuni prensipler uyguladığı, 597/79 sayılı davada kesilen genel tazminatın aşikâr surette az olduğu; 598/79 sayılı dava ile 599/79 sayılı davada Fasıl 189 altında hayat intizarı nedeniyle terekeye ödenec-ek miktarı 18,000TL olarak takdir etmekle ya da KL500 x 36 hesabını uygulamakla hata ettiği; ve 598/79 sayılı ddavada müteveffiyeye muhtaç kişiler için takdir edilen genel tazminatın aşikâr surette az olduğu ileri sürüldü.
İstinafın duruşması esnasında i-stinaf edenler, sair şeyler yanında, esas konunun davalı 2'nin davalı 1'in kusurundan dolayı sorumlu olup olmadığı olduğunu; kazaya "Celebrity Otel"e ait bir aracın sebebiyet verdiğini; davacı tanığı No.5'e göre arabanın isviçlerini davalı 1'e Girne'den pe-rsoneli getirmek üzere davalı 2'nin konu aravayı kullanan müstahdemi olan Ayhan Ustanın verdiğini; davalı 1'in de şahadetinde personeli almak için otele ait araç ile Girne'ye gittiğini belirttiğini; yine bu tanığın otelin davalı 2'ye ait odluğunu belirttiğ-ini; davalı 2'nin bu hususta şahadet vermediğini; otelin ve aracın aidiyeti ortaya çıktıktan sonra davalı 1 ve 2 arasında işveren-işçi ilişkisi hususunda bir "presumption" doğduğunu ve bunun aksini kanıtlamanın davalı 2'ye ait olduğunu, aracın sahibi sapta-ndıktan sonragenel yetki olmasa da davalı 2'nin Mahkemeye gelip olguları izah etmesi gerektiğini; davalı 1 aracı davalı 2'nin şoföründen alıp kullanılamsına da onlar tarafından izin verildiğini söyledikten sonra davalı 2'nin bu hususta haberi olup olmadığı- ya da bu husustaki talimatının ne olduğunu gelip izah etmesi gerektiğini, halbuki davalı 2'nin bu hususlarda şahadet vermediğini; Yargıtay/Hukuk 63-64/82'de terekeye verilecek tazminatın KL500'dan fazla olabileceğinin vurgulandığını ve meblâğı 36 ile çarp-manın da gerçekçi olmadığını; ve 19/84 sayılı istinaftaki istinaf edene kesilen genel tazminatın da aşikâr surette az olduğu ileri sürdü.
Aleyhine istinaf edilen ise AB792 sayılı aracın sahibinin davalı 2 olduğuna ilişkin davacıların savının davalılarca -kabul edilmediğini ve bu hususta davacıların şahadet çağırmadıkalrını; davacı tanığı 1 olaan polisin aracın sigortasının davalı 2 adında olduğunu söylemesinin aracın onun olduğunu ispatlamadığını; aracın davalı 2'ye ait olduğu kanıtlanmadan ve davalı 1 ile- 2 arasındaki ilişki ortaya çıkamdan bir "presumption" durumunun doğamayacağını, bu meselede davacıların davalı 1'in krupiyerlik görevine ilâveten şoförlük de yaptığı ve bun davalı 2'nin bildiğini ispat etmesi gerektiğini ve "presumption" durumunun ancak o-ndan sonra doğabileceğini ileri sürerek 19/84 sayılı istinaftaki istinaf edene kesilen tazminatın da mankul olduğunu ileri sürdüler.
Özetlenen olgulardan görülebileceği gibi davacılr davalı 2'nin "celebrity Otel"in sahibi ve işletmecisi olduğunu; davalı- 1'in de davalı 2'nin müstahdemi olup kaza anında ona ait AB792 plâkalı aracı kullanmakta olduğunu ileri sürmüşlerdir. davalılar tarafından dosyalanan müdafaada ise davalı 1 ile 2 arasında bir müstahdem ya da işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı ve davalı 1'i-n konu aracı davalı 2'nin hizmetinde olmadığı bir sırada kullandığı ileri sürüldü.
Alt mahkemenin inanmış olduğu şahadette ise kazaya Ceelbrity Otel'e ait olan AB792 plâkalı aracın sbebiyet verdiği, otelin shaibinin davalı 2 olduğu ve kazayı yapan aracın- sigortasının da davalı 2 adında olduğu gözükmektedir. Bu şahadet bizi aracın davalı 2'ye ait olduğuna inanmaya itmektedir. Bu şahadete ilâveten davalı 1 şahadeti sırasında otelde krupiyer olarak çalıştığını ve kaza gecesi Girne'den personeli getirmek üzer-e arabanın anahtarlarının konu aracın şoförü olup davalı 2'nin müstahdemi olan Ayhan usta tarafından kendisine verildiğini belirtmiştir. Bu şahadet ortaya çıktıktan sonra davalı 2 şahadet verip davalı 1'in konu aracın kendisine ait olup olmadığı ve davalı -1'in konu aracı kullanmaya ya da kendisine ait olup olmadığı ve davalı 1'in konu aracı kullanmaya ya da Ayhan ustanın arabanın anahtarlarını davalı 1'e vermeye yetkili olmadığı hususunda şahader vermemiştir.
Ilkiw v. Samuels and Others (1963) 2 A.E.R. p.-879 at 885 davasında Willmer L.J. şöyle demiştir:
-".. Employers must remain liable for his negligence so long as the vechile was being used in the course of their business. As I understand the authorities, the employers escape liability if, but only if, at the time of the negligent act the vehicle was bei-ng used by the driver for the purpose of what has been called a "frolic" of his own."
-
Bu durumda Mahkeme önünde mevcut şahadetle "preponderence of evidence" ilkesi ışığında davalı 2'nin otelin sahibi olduğu, davalı 1'in davalı 2'nin müstahdemi olduğu ve kazayı yapan aracın da davalı 2'ye ait olup konu kazanın davalı 1'in davalı 2'nin hizm-etinde olduğu ve aracın onun işi için kullanıldığı bir sırada meydana geldiği kanaatına varmak grekirdi. Mahkeme bu bulguya varmamakla hatalı hareket etmiştir.
597/79 sayılı davada davacıya kesilen genel tazminatla ilgili istinaf sebebine gelince; mevcut- şahadete göre kaza tarihinde 13 yaşında olan davacının ameliyat edilerek sol böbrği ile dalağının alındığı, bu ameliyatlar nedeniyle 1 ay hastahanede yattığı, taburcu edildikten sonra evde devamlı rahatsızlandığı, ağrı çektiği ve zayıfladığı ve tekrar has-tahaneye yatırılıp karnından fıtık ameliyatı olduğu, bu ameliyatlar sonucu karnından ve göğsünden göbeğine kadr ameliyat izleri kaldığı ve şimdi eskisi gibi ağır iş yapamadığı, bütün bu tedaviler esnasında 6 ay çok zor devreler geçirdiği ve kendisini topar-lamasının da 6 ay daha aldığı ve bu tür tazminat davalarında İngiliz Mahkemelerinin verdiği tazminat miktar- ları ile Türk parasının alım gücünün her geçen gün azaldığı dikkate alındığında davacı lehine verilen TL2,000,000.- tazminatın az olup yukarıda bel-irtilen olgular ışığında davacıya ödenmesi gereken makul tazminat kanımızca 3,000,000TL'dır.
598/79 ile 599/79 sayılı davalarda Fasıl 189 altında hayat intizarı nedeniyle hükmedilen TL18,000'nın az olduğuna ilişkin istinaf sebebine gelince; Yargıtay/Huku-k 63-64/83'de vurgulandığı gibi alıntısı yapılan İngiliz içtihat kararlarında haksız bir fiil neticesi ölen bir kişinin terekesine verilen tazminat miktarı eskiden karara bağlanan davalarda oldukça sabit tutulmakla beraber sonraları paranın alış gücündeki -düşüş göz önünde tutularak bu rakamlar yükseltilmiştir. Bu ilke bizde de geçerli olup bu gibi davalarda verilecek tazminatı kararlaştırırken KKTC'deki kazanç ve hayat koşulları da göz önünde tutularak eskiden uygulanan rakama zamanla makul bir yükseltmenin- yapılması gerekir.
Bu ilkeler ışığında ve 598/79 ve 599/79 sayılı davalardaki olguları da dikkate alarak kanımca 598/79 sayılı davada hayat intizarı nedeniyle verilebilecek makul tazminat 750 sterlin ve 599/79 sayılı davada ise 600 sterlindir.
Yargıta-/Hukuk 1/80'de belirtilen ilkeler ışığında duruşma tarihinde sterlinin resmi kurdan değeri 270TL civarında olduğuna göre de 598/79 sayılı davada 202.500TL ve 599/79 sayılı davada 162,000TL tazminata hükmedilmesi gerekirdi.
598/79 sayılı davada verilen g-enel tazminatın az olduğuna ilişkin istinaf sbebine gelince; Alt Mahkeme müteveffiyenin öldüğü zaman aylık gelir ortalamasının 4000-5000TL olduğu, bunun bir miktarını kendisi harcadığını ve aile bütçesine katkısının ayda 3000TL'dan yıllık 36,000TL olduğunu-; müteveffiyenin öldüğü zaman 41 yaşında olup o tarihte eşinin 45 ve çocuklarının da 8, 13 ve 14 yaşlarında olduklarını, müteveffiyenin hayatta kalması halinde eşinin 20 ve çocukların ise 10-12 yıl daha müteveffiyenin gelirinden yararlanabileceklerini ve s-air hususları dikkate alarak 432,000TL genel tazminatı uygun bulup Fasıl 189 altında verilen 18,000TL'yi de bundan tenzil ederek sonuçta 414,000TL tazminata hükmetti. Mevcut olgulara göre Mahkemenin hükmünde herhangi bir hata ettiği ya da ilkeleri yanlış u-yguladığı gözükmemektedir. Ancak Fasıl 189 uyarınca bu davada Mahkemenin hükmettiği Tl18,000 yerine TL202,500 için hüküm verilmesi uygun görüldüğüne göre 432,000TL genel tazminattan 202,500TL tenzil edilerek 229,500TL genel tazminat için hüküm verilmesi ge-rekir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek her iki davalı aleyhine:
597/79 sayılı davada verilen 2,000,000TL. genel tazminat hükmü iptal edilerek onun yerine 3,000,000TL tazminat;
598/79 ve 599/79 sayılı davalarda Fasıl 189 altında verilen TL18,000 taz-minat hükmü iptal edilerek onun yerine: her iki davalı aleyhine:
(i) 589/79 sayılı davada 202,500TL ve
(ii) 599/79 sayılı davada 162,000TL,
-598/79 sayılı davada verilen 414,00TL genel tazminat hükmü iptal edilerek onun yerine her iki davalı aleyhine 229,500TL
-
tazminat için hüküm verilir.
Bunlar dışındaki Alt Mahkeme hükmü her iki davalı aleyhine olmak üzere aynen kalır.
İstinaf edenin istinaf masrafları, aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) - (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Mart 1985
-
-9-
-
Full & Egal Universal Law Academy