-D.1/91 Yargıtay/Hukuk 14/90
(Genel İstida No: 9/89; Lefke)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin salâhi, Aziz Altay, Taner Erginel.
İstinaf eden: Kemal Yalın, Girn-e
(Müstedaaleyh No:1)
ile
Aleyhine istinaf edilen: K.K.T.C. Ekonomi ve Maliye Bakanlığı ve/veya
Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi ve/veya
K.K.T.C.ç'yi temsilen K.K.T.C. Başsavcısı Lefkoşa.
- (Müstedi)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Rifat Çomunoğlu.
Aleyh-ine istinaf edilen namına: Ali F. Yeşilada.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Taner Erginel verecektir.
Taner Erginel: Lefke'de oturum yapan Lefkoşa Kaza Mahkemesi, Başsavcılığın dosyaladığı bir genel istidayı din-ledikten sonra Müstedi K.K.T.C'nin Kıbrıs (1) isimli gemi üzerinde rehin (lien) hakkı olduğuna ve bu gemi aleyhine Müstedaaleyh 1'in çıkardığı haciz müzekkeresinin icra edilemiyeceğine karar verdi. Müstedaaleyh 1 Kemal Yalın bu karara karşı dosyaladığı ist-inafta kararın hatalı olduğunu ve haciz müzekkeresinin icra edilmesinin önlenemiyeceğini öne sürmektedir.
İstidaya ilişkin olgular özetle şöyledir:
Müstedaaleyh 1 Kemal Yalın, Girne Kaza Mahkemesinde Müstedaaleyh 2, 3 ve 4 aleyhine 938/86 sayılı bir da-va açarak yaptığı hizmetlere karşılık birikmiş alacağını talep etti. Girne Kaza Mahkemesi 26.4.1988 tarihinde Kemal Yalın lehine ve diğer Müstedaaleyhler aleyhine 6510 Sterlin ve diğer miktarlar için hüküm verdi. Müstedaaleyh 1 bu hükmü icra etmek için Müs-tedaaleyh 2'ye ait Kıbrıs (1) isimli geminin haczini talep etti. Gemi bir kaza sonucu hurda haline gelmişti ve Müstedaaleyh 1 geminin parçalarını satarak alacağını almak istiyordu. 16.5.1989 tarihinde 55/89 sayılı bir haciz müzekkeresi çıkaran Müstedaaleyh- 1 icra takibiyle gemi parçalarının satışını sağlamak üzere iken Müstedi K.K.T.C. Lefke'de oturum yapan Lefkoşa Kaza Mahkemesinde bir genel istida dosyalayarak Müstedinin yani K.K.T.C.'nin Kıbrıs (1) gemisinden alacaklı olduğunu iddia etti. Müstedi K.K.T.C-. Müstedaaleyh 1 (938/86 sayılı davada Davacı) ve Müstedaaleyh 2, 3 ve 4 (938/86 sayılı davada davalılar) aleyhine takip ettiği bu istidada kendi alacağının Müstedaaleyh 1'in alacağına oranla önceliği olduğunu öne sürdü. Müstedinin iddialarına göre Kıbrıs -(1) isimli gemi bir süre önce bir fırtınada gemi kaptanının ihmali yüzünden liman tesislerine hasar vermişti. Bu nedenle Müstedi K.K.T.C. gemi aleyhine Deniz Hukuku yetkisine giren 2/85 sayılı davayı açmış, bu davada Müstedi lehine gemi aleyhine 14.5.1985 -tarihinde tutuklama kararı alınmış, 25.5.1989 tarihinde ise 150.000.000TL ve 110000 Amerkan Doları için hüküm verilmişti. Müstedi istidasında Deniz Hukuku yetkisine giren 2/85 sayılı davanın bir action in rem olduğunu, dolayısıyle gemi aleyhine ayni bir ha-k doğurduğunu ve bu hüküm tatmin edilmeden gemi sahibinin borçları nedeniyle icraya gidilemiyeceğini iddia etti. Bu istidaya itiraz eden Müstedaaleyh 1 istidanın doğru bir prosedür izlemediğini ve talep olunduğu gibi hüküm verilmesi halinde alacağını tatmi-n etme olanağının kalmıyacağını, Müstedinin 25.5.1989 tarihinde hüküm aldıktan sonra uzun süre davasıyle iligilenmediğini ve Müstedaaleyh 1'in başlattığı icra takibini gazetelerde okuduktan sonra harekete geçip gemi parçalarının satışını önlemeye çalıştığı-nı öne sürdü.
Duruşma sonunda İlk Mahkeme Müstedi lehine verdiği kararında şöyle dedi:
" Action in Rem Davalarında aleyhine hüküm alınan gemi üzerinde lehine hüküm elde eden davacının kökü eskiye dayanan ve yerleşmiş prensiplere bugüne kadar gelen Mart-ime Lien hakkı olduğu da bir gerçektir. Bu istidaya konu Kıbrıs (1) gemisi üzerinde de Müstedi lehine bir lien hakkı mezkur 2/85 sayılı dava neticesinde verilen hüküm ile tesis etmiştir. Bu gibi davalarda tesis olunan lien hakkı, gemi el değiştirse dahi ge-miyi takip eder ve alacağını elde edene kadar davacının bu hakkı son bulmaz. Bu hususta Bak: (Halsbury's Laws of England, Third Edition, Volume 1, Sayfa 49)
Huzurumda bulunan istidada da Kıbrıs (1) adlı gemi üzerinde Müstedinin 2/85 sayılı Deniz Hukuku d-avası hükmü uyarınca elde etmiş olduğu lien hakkı vardır ve devam etmektedir. Bunun neticesi olarak da, Müstedi mezkur hüküm uyarınca alabileceği tazminatı almadan bu lien hakkı son bulmaz, dolayısı ile Müstedinin lien hakkı mezkur geminin konu olduğu herh-angi bir haciz müzekkeresinin icrasına engeldir.
......................................................................
Müstedinin Kıbrıs (1) adlı gemi ve/veya hurdası ve/veya gemi parçaları üzerinde lien hakkı olduğu ve M/aleyh (1)'in mezkur lien hakkı -mevcut olduğu sürece Kıbrıs (1) gemisi aleyhine haciz müzekkersi icra edemeyeceği hususunda Emir ve Karar verilir."
Müstedaaleyh 1 bu karara karşı önümüzdeki istinafı dosyalamış bulunmaktadır ve İlk Mahkeme kararının hatalı olduğunu öne sürmektedir. Müst-edaaleyh 1 avukatı istinafta özetle istidanın başlığnın hatalı olduğunu, istidanın dayanağı Fasıl 6 madde 21 ve Emir 44 Nizam 12(a)'nın hacze konu mallarda 3. şahısların mülkiyet iddiaları ile ilgili olduğunu, halbuki burada action in rem ve lien hakkına d-ayanarak yapılmış bir istidada bulunduğunu, Savcılığın başvurduğu prosedürün doğru olma olasılığının bulunmadığını ve Müstedinin gemi aleyhine hüküm aldığını halbuki geminin parçalanıp hurda haline geldiğini iddia etti.
Anayasamızın 158(5) maddesi şöyled-ir:
"Başsavcı, Devletin taraf olduğu hukuk ve Anayasa davalarında Devleti veya organlarını da temsil etme yetkisine sahiptir."
Bu madde ışığında başvurunun ünvanında herhangi bir hata olmadığı görüşündeyiz.
Müstedinin gemi üzerindeki rehin hakkının ö-nceliği konusuna gelince İngiliz Hukukunda Deniz Hukuku Yetkisine girne ve gemi aleyhine başlatılan "in rem" dava prosedürü Türk Hukukunda "gemi alacaklısı hakkında" tekabül etmektedir. Bu konuda Deniz Hukuku Prof. Dr. Fahiman Tekil, sayfa 140 ile 240'da ş-öyle denmektedir:
" Gemi alacaklısı hakkı imtiyazlı bir rehin hakkı'dır. O bakımdan rehin ve ipotekle temin edilmiş veya edilmemiş diğer bütün haklardan önce gelir (TTK, 1257) (1).
..........................................................
Öncelik hak-kı:
Gemi alacaklısı hakkı deniz serveti üzerinde ipotekle temin edilmiş olsun veya olmasın diğer bütün alacaklardan önceliğe sahiptir. Diğer alacakların ve ipoteğin evvel veya sonra doğmuş olması bu durumu değiştirmez."
Gemi aleyhine başlatılan "in rem-" dava prosedürü ile başlatılan bir davada doğan rehin hakkının hangi hallerde son bulacağı Sumamry of the Law and Practice in Admiralty, sayfa 42'de sıralanmaktadır. Bunların arsında 6. sırada geminin yok olması vardır.
"The lien may be extinguished in -the following ways:
.................................................................
6. By the loss or destruction of the thing itself, in respect of which the lien is claimed."
Alacaklının icra takibinde gecikmesi rehin hakkının son bulmasına neden -olmaz. Summry of the Law and Practice in Admiralty, sayfa 43'de şöyle denmektedir:
"Mere delay, unless it be unreasdonabel, and then only where the property has passed out of the hands of the owners, will not affect the lien."
Rehin hakkı yalnız gemiyi- değil, geminin parçalarını da kapsar. Summary of the Law and Practice in Admiralty, sayfa 40 ve 41'de şöyle denmektedir:
"The duration of the lien is not limited to any specific time, but continues until it is extinguished or lost.
....................-................................
"The lien exyends over all the ship itself, whether entire or wrecked and broken in pieces."
Bu bilgiler ışığında Müstedinin Kıbrıs (1) isimli gemi üzerinde Deniz Hukukundan doğan rehin hakkı olduğu, bu hakkın diğer tüm- alacaklara dolayısıyle Müstedaleyh 1'in hükümlü alacağına karşı önceliği olduğu ve hakkın geminin parçaları üzerinde halen devam etmekte olduğu açıkça görülmektedir. Müstedaaleyh 1 avukatı da Müstedinin rehin hakkı olmadığı veya önceliği olmadığı iddialar-ı üzerinde durmamış ve argümanlarını daha çok doğru bir prosedür izlemediği yönünde yoğunlaştırmıştır.
Bu konuda doğru bir yargıya varabilmek için Müstedinin izleyebileceği doğru prosedürün ne olduğunu araştırmamız gerekir. Halsbury's Laws of England, Th-ird Edition, Vol.1, sayfa 114, par.264'de şöyle denmektedir:
" The order for sale will usually be made a aprt of the decree at the hearing, and in order to carry it out the solicitor for the plaintiffs must file in the registry where the action is procee-ding a praecipe for a commission of appraisement and sale, and have it executed when issued, unless the Court or a Juıdge otherwise orders, by the Admiralty Marshal or his substitutes."
Görüleceği gibi geminin veya parçalarının satışı Müstedinin 25.5.198-9 tarihinde gemi aleyhine aldığı hükümle birlikte emrolunabilirdi. Bu yapılmadığına göre Müstedi daha sonra aynı Mahkemeye başvurarak gemi parçalarının satışı için bir emir alabilir. Gemi sahibinin şahsi alacaklıları icra yoluna başvurdukalrına göre Müsted-inin yapması gerken Deniz Hukuku Yetkisini uygulayan Mahkemeye satış için başvurmak niyetinde olduğunu Mahkemenin ilgisine getirmek ve icrayı bir süre durdurarak yetkili Mahkemkeye gemi parçalarının satışı için müracaat etmekten ibaret olmalıdır.
Müsted-inin istidasının teknik yönden hatalı olduğu öne sürülebilir. Diğer bir deyişle Müstedinin dayandığı yasa ve tüzük maddeleri bir menkul haczinde 3. şahısların mülkiyet talep etmeleri durumunu kapsamaktadır ve bu maddelerin önümüzdeki ihtilaflı karara bağla-maya elverişli olmadığı söylenebilir. Ancak Müstedinin taleplerinde haklı olduğu kesin bulgusuna vardıktan sonra ve bu meseleye özgü olgular dikkate alındığında Mahkemenin doğal yetkisine (inherent jurisdiction) dayanarak talep edilen emri vermesi mümkündü- ve İlk Mahkeme bu doğrultuda karar vermekle hatalı hareket etmemiştir.
Bu nedenlerle istinaf reddolunur.
(N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
Yargıç - Yargıç Yargıç
16 Ocak 1991
Full & Egal Universal Law Academy