-D.13/84 Yargıtay/Hukuk 15/84
(Dava No. 304/79, Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: Tülin Plümer b/d Tüli-n Manzi, Türkiye.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. M. Fazıl Plümer, Lefkoşa.
2. Kıymet Özaltan, İstanbul.
3. Meserret Kerem, İstanbul.
4. Servet Mehmet, Lefkoşa.-
5. Emine Bellioğlu, Ankara.
6. Suzan Plümer, Habeşistan.
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namı-na: Ahmet M. Berberoğlu
Aleyhine istinaf edilen 1 şahsen hazır.
Aleyhine istinaf edilenler 2 ve 5 namına: Şefika Durduran ile Vehit Nekipzade
adına Ahmet Nazım.
Aleyhine istinaf edilenler 3, 4 ve 6 namına Şefika Durduran.
H Ü K Ü M
Salih S. Da-yıoğlu: Davacı (istinaf eden) davacılar (aleyhine istinaf edilenler) aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açmış olduğu bir dava ile Lefkoşa'da Arabahmet Mahallesinde A.552 sayılı koçanda gösterilen ve takriben 2 dönümden müteşekkil ev ve avludan oluşan taşı-nmaz malın 116/75 sayılı Hüseyin Tahir Terekesine iadeten kaydedilerek Terekenin betekrar mürascılar arasında taksimine gidilmesi ve ayrıca davalılar 2, 3, 4, 5 ve 6'ya sözü edilen Terekeden verilen hisselerin bu terekeye iade edilmesi doğrultusunda bir em-ir talep etti. Davalı 1 ve davalı 2, 3, 4, 5 ve 6 tarafından dosyalanan müdafaalarda davacının yuakrıda özeti verilen taleplere hakkı olamdığı savunuldu. davayı dinleyen kaza Mahkemesi davacının taleplerini reddetti. İstinaf Kaza Mahkemesinin vermiş olduğu- bu ret hükmünden yapılmıştır.
Olgular hususunda taraflar arasında hemen hemen ihtilâf yoktur. Olgular şu şekilde özetlenebilir:-
Lefkoşa'da Arabahmet Mahllesinde kâin A.552 sayılı koçan ve Ada parsel; A.101'de ev ve avludan oluşan takriben 2 dönümlük - bir taşınmaz mal merhum Hüseyin Tahirin isminde kayıtlı idi. 11.12.1973 tarihinde merhum bu taşınmaz malını usulüne ve yasaya uygun olarak 1/5 oranında 5 kızına devretti. 2 gün sonra rahatsızlanan merhum hastahaneye kaldırıldı ve zattüreden muzdarip oldu-ğu anlaşıldı. 24.12.1973 tarihinde ise merhum vefat etti. Malı 1/5 oranında dervalanlara 27.12.1973 tarihinde hisse koçanı isdar edildi. Yukarıdaki işlemler, bilâhare Hüseyin Tahir terekesinin idare memuru oalrak tayin edilen, davalı 1'in bilgisi dahilinde- ceryan etti. Davalı 1 bunun bilincinden hareketle yukarıda sözüe dilen taşınmaz malı terekeye ait bir mal olarak telâkki etmedi ve bunu mirascılar arsında taksim etme yönüne gitmedi. davacı bu malın müteveffanın öldüğü tarihte terekeye ait bir mal odluğu -gerekçesi ile kendisi de dahil tüm mirascılar arasında taksim edilmesi gerektiğini savundu. Alternatif olarak davacı, 1/5 oranında hisse alan beş kızın terekesinins air malından hisse alabilmesi için söz konusu maldaki hisselerini hotchpot'a getirmeleri ve- bunun ışığında merhumun terekesinin taksim edilmesinin gerektiğini iddia etti.
Dosyalanan müdafaalarda 11.12.1973 tarihinde merhum sözü edilen malın 5 kızınıa devrettiğine dair tüm formaliterleri Tapu Dairesinde tamamlan- dıktan sonra bu malın mülkiyeti-nin artık kendisinde kalmadığı ve devredilenlere geçtiği bundan ötürü 24.12.1973 tarihinde vefat ettiği zaman sözü edilen malın Terekeye ait olmadığı için terekeye ait bir mal gibi işlem görmedii, keza Fasıl 195 madde 51 altında öngörülen hetchpot durumunu-n mevcut olamdığı iddia edildi.
Davayı dinleyen Kaza Mahkemesi yukarıda tarifi verilen taşınmaz malın mülkiyetinin 11 Aralık 1973 tarihinde 1/5 oranında müteveffanın 5 kızına geçtiğini dolayısıyle 24.12.1973 tarihinde müteveffa öldüğü zaman terekenin bu -mal üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığı görüşünden harektele ve de Fasıl 195 madde 51 ile düzenlenen hotchpot için bu madde altında öngörülen durumların mevcut olmadığı kanaatına vararak davacının istemlerini reddetti. daha evvel değinildiği gibi davac-ı İlk Mahkemenin bu hükmünden istinaf etmiş bulunmaktadır.
Davacı İlk Mahkemede yapmış olduğu iddiaları Yargıtay'da da yinelemiştir. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür.
1. 11.12.1973'de müteveffa sözü edilen malın 5 kızına 1/5 oranında devretmesine- rağmen bu işlem daha sonra kütüğe 27.12.1973 tarihinde yani koçanların isdar edildiği zaman işlenmişti. Halbuki bu arada yani koçanların kütüğe işlenmesinden önce 24.12.1973'de müteveffa vefat etmişti. Dolayısyle 11.12.1973'deki işlem kütüklere geçmediği -cihetle 24.12.1973 tarihinde tereke mülkiyetten yoksun olmamıştır. Bu durumda 24.12.1973 den sonra sözü edilen taşınmaz mal terkeye aitti ve kanuni varisler açısından bunun da dikkate alınması gerekirdi.
2. Alternatif olarak 1/5 oranında hisse alan 5 var-is, terekenin geriye kalan malalrından hisse alabilmek için, müteveffanın kendilerine, sağlığında ddevretmiş olduğu 1/5 oranındaki hisselerini terekeye iade etmeleri gerekirdi.
İlkin davacının birinci iddiasını incelememiz gerekir. Müteveffanın hibe yolu-yle yapmış olduğu devir 1973 de olduğuna göre uygulanacak mevzuat da tabiatıyle ilgili tarihte yürürlükte olan mevzuatır. fasıl 228 arasi devireeri ile ilgili idi. (Bu yasa daha sonra 11/78 sayılı Yasa ile ilga edilmiştir). Bu Yasa devir işlemlerinin nası-l yapılacağını düzenlemekte idi. Constantionu Constantinides v. Evanthia Thedodosi and Loizo Georgiou CLR vol.IV. p.58-60 davasında 1890 Arazi Devir Tadil Yasası (Fasıl 228) uyarınca, satış takrirlerinin yapıldığı ve gerekli harcın ödendiğine dair not düşü-ldüğü andan itibaren mülkiyetin satıcıdan alıcıya geçtiği karara bağlanmıştı. Bu hususta Mahkeme şunları söylemişti:
"The proper declaration had been made on the 15th March, and a note was made in the Registrer of Tapon by the Land Registry Official that- the fees were paid on the 16th March, and it has not been shewn that anythings more was necessary to be done by the vendor to complete the resgistration and enable the purchaser to take out his kocjan, nor does it appear to us that the vendor could then h-ave prevented the issue of the kochan.
The only thing that posssibbly might have prevented the issue of the kochan was the right of the Principal Officer of Land Registry under the latter part of Section 6 of the Land transfer Amendment Law of 1890, but,- even if this would make a difference, it has not been shewn that there was any ground for the exercise of the powers given by the section.
So far as the vendor was concerned, we think that on the 16th March, 1897, he had divested himself entirely of all- right in the property in question."
Davacı satış yoluyle devir işlemlerinde durumun bu merkezde olduğunu kabul etmekle beraber önümüzdeki meselede devir işlemlerinin bir satış ile olmayıp hibe yoluyla odluğunu ileri sürdü. Yapılan işlemin bir hibe işle-mi olduğu doğru olmakla beraber bunun yasal sonuçları ile satış işlemlerinin doğurduğu sonuçlar arasında farklı bir durum olduğunu söylemeğe olanak yoktur. Esasen ister satış yoluyleister hibe yoluyle olsun yapılan işlem bir devir işlemidir ve ayni formali-teleri gerektirmektedir. Hibe yoluyle yapılan devir işlemlerini düzenleyen özel bir mevzuat da olamdığına göre halen ilga edilmiş olan fakat işlem tarihinde yürülükte olan fasıl 228 altında uygulanan yöntemin hibe yoluyla yapılan devirlere de uygulanması z-aruridir.
İlk Mahkeme önündeki şahadet müteveffanın 11.12.1973 tarihinde kendi isminde kayıtlı bir taşınmaz malı bei kızına 1/5 oranında devrettiği, gerekli formalitelerin yapıldığı doğrultusundadır. Bu formalitelerin eksik olduğuna dair ne bir iddia yap-ılmış ve ne de şahadet ibraz edilmiştir. Bu durumda devir takrirkerinin 11.12.1973 de tamamlandığı ve geriye sadece yeni mal sahiplerinin adına hisseleri oranında koçanlarını isdarı kalmıştı. Kanımızca yeni koçanların isdarı tamamen bir formaliteden ibaret-tir ve bu husus milkiyetin o tarihten itibaren devredenden çıkmasını önlemez. 11.12.1973'den sonra müteveffa devrettiği mal üzerinde herhangi bir hak iddia edemiyeceğine göre haliyle tereke- sinin de bu mal üzerinde bir hak iddia etmesi düşüülemez. Dolayıs-ıyle davalı No.1 sözü edilen malın 11.12.1973 den sonra müteveffaya ve 24.12.1973'den sonra da terekesine ait olmadığından hareket etmekle hatalı hareket etmiş değildir.
Davacı dikkatımızı Fasıl 224'ün 40. maddesine çekti. Bu maddenın ilgili kısmı aynen -şöyledir:
"40. (1) No transfer of, or charge on, any immovable prperty shall be valid unless registered or recordered in the District Lands Office."
Kanımızca bu maddenin önümüzdeki mesele ile ilgisi yoktur. Bu madde bir kişinin devretmek istediği bir -malı, malın sicili veya kayıtlı olmamamsı halinde devredemeyeceğine mütedairdir. Müteveffanın devrettiği, taşınmaz malın ise 11.12.1973 tarihinde kendi isminde kayıtlı olduğu taraflarca kabule dilmektedir. Bu durumda fasıl 224'ün 40. maddesinin davacıya id-diasında bir yarar sağlaması söz konusu edlemez. Binaenaleyh davasının brinci istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
İkinci istinaf sebebine gelince:
Fasıl 195 madde 51 "hotchpot" ile ilgilidir. Bu madde aynen şöyledir:
"51. Any child or other desce-ndant or the deceased who becomes entitled tosucceed to the statutory protion, and to the undisposed portion if any, shall in reckoning his share bring into account all movable property and immovable property that he has at any time received from the decea-sed-
by way of advancement; or
under a marriage contract; or
as dower; or
by way of gift made in contemplation of death:
-Provided that no such movable property or immovable property shall be brought inti account if the deceased has left a will and has made therein specific provision that such movable property or immovable property shall not be brought into account."
-
Alıntısı yapılan maddenin içeriğinden de anlaşılabileceği gibi bu maddenin uygulanabilmesi için vefat edenin, hayatta iken, çocuğuna veya çocuğunun hafidine taşınır veya taşınmaz malı o gibi kişiye
hayatta ilerlemesi için; veya
bir evlilik aktinden ötürü-; veya
çehiz olarak; veya
ölüm tahayyül edilerek
vermiş olması gereklidir. Yukarıda sıralanan koşullar birr olgu meselesidir. Bu bakımdan bunları veya herhangi birisini iddia edecek kişi iddia edeceklerini talep takririnde iddia etmesi gerekir. Gçemiş bir -çok kararlarımızda da değinildiği gibi talep Takririnde yer alması gereken olgular yer almamışsa, iddiayı yapan taraf bu gibi iddialar üzerinde şahadet ibraz edemez, etse bile bu gibi şahadet dikkata alınmaz. Bu ilke ışığında konuya eğinilecek olursa, dava-cı "hotchpot"u talep takririnde söz konusu etmişse de yukarıda sıralanan nedenlerden herhnagi birisi iddia etmemiştir. İlk Mahkeme de bu hususa değinmiş ved avacının talep takrriinde bu hususta herhangi bir iddiada bulunmadığını vurgulamıştır. Mamafih, İlk- Mahkeme buna rağmen, doğru olarak, meselenin 51. madde kapsamına girip girmediğini araştırmış ve neticede davacının iddiasını kabul etmemişti.
Kanımızca davacı bu hususta talep takriri açısından uhdesine düşeni yapmamıştır. istinafın duruşmasında davacı- bunu kabul etmiş ancak bu hususun Davalı 1'in müdafaasında yer aldığını iddia etmiştir.
talep takrriinde yer alması gerekenin yer almaması ve bunun müdafaa takririnde yer alması halinde davacının bundan yararlanıp yararlanmıyacağı bir yana, davalı 1 müd-afaasında belirli bir koşulu iddia etmiş değildir. Davalı 1 müdafaasonda 51. maddenin uygulanabilmesi için ne gibi koşulların var olması gerektiğini söylemiş ve bu koşulların hiç birinin davaya teşmil edilemiyeceğini öne sürmüştür. Diğer bir deyimle ortada-ki olgular açısından davacı tarafından ne bir iddia ve ne de bunlara karşı müdafaa takririnde bir yanıt vardır. Bu bir yana, davalı 2, 3, 4, 5 ve 6 müdafaa takrirlerinde bu koşullardan hiç bahsetmmektedirler. Hotchopt iddiasıyle en fazla ilgilenen davalı 2-, 3, 4, 5 ve 6 olduğuna göre, davacının iddiası kabul edilecek olunsa bile, bu hususta davalıların müdafaalarında konu ile ilgili bir iddia yer almış değildir. Söylenenler ışığında, takrirler açıısından, davacının "hotchopt" iddiasına itibar etme oalsılığı- yoktur. Bu durumda daha da ileri giderek mütevaffanın yaptığı devir işleminin 51. madde kapsamında mütalâa edilip edilemeyeceği keyfiyetini ve bu hususta İlk Mahkemenin varmış olduğu sonucu incelememize gerek yoktur. Yukarıda belirtilenler ışığında davacı- istinafında başarılı olamamıştır.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Yargıç - Yargıç Yargıç
25 Mayıs 1984
-
-7-
-
Full & Egal Universal Law Academy