- Birleştirilmiş
- Yargıtay/Hukuk 16/76, 17/76, 18/76, 19/76
(Dava No.731/75,732/75,733/75,734/75; Lefkoşa)
-
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir Ertekün, Başkan, Şakir Sıdkı .İlkay
ve Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: Güven Türk Anonim Sigorta Şirketi, Lefkoşa.
(Davalı)
-
ile
Aleyhine istinaf edilenler: 1. Arif Veli, Luricinalı müteveffa Veli
Arif Dilsiz terekesi İdare Memuru
(16/76)
2. Mehmet Yusuf, Akıncı-lar, (17/76)
3. (1) Tahir Veli (2) Süleyman Mustafa her
ikisi de Luricinalı müteveffa Mehmet
Veli Pekri terekesi İdare Memurları
(18/76-)
4. (1) Ayşe Azizi (2) Hasan Aziz, her
ikisi de müteveffa Aziz Hasan'ın tereke
idare memurları, Akıncılar. (19/76)
- (Davacılar)
a r a s ı n d a
İstinaf eden naınına: Ali Dana tarafından Şefika Durduran. Aleyhine istinaf edilenler namına: Gürsel E. Kadri.
Hukuk Muhakemeleri Usulû Tüzüzüğü - Tüzüğün 16. Emrinin 9. Nizamı --
Şartlı isbatı vücut dosyalanması - Şartlı isbatı vücut
dosyalanabilmesi için izin alınma zorunluluğu - 16. Emrin 9.
Nizamının İngilteredeki muadilinin 0.12 r.7(1) olması ve
uygulamanın aynı olması.
Hukuk Usulü - Tebliğin usule uygun yapılmad-ığı iddiası - Bu iddianın
yapılabilmesi için isbatı vücutun şartlı yapılmış olması
gerekir. Şartlı isbatı vücut yapılmayan hallerde tebliğdeki
usulsüzlükle ilgili bir itirazın ileri sürülememesi.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzûğû - Tüzüğün 5. Emri-nin 7. Nizamı -
Kıbrıs dışında kurulmuş olan bir şirkete tebliğ - Tebliğin
Kıbrıs'taki işyerine, temsilcisine veya onun adına iş yürütmeye
yetkili şahsa celpnamenin verilmesi suretiyle yapılabilmesi - Bu
konudaki usulün İngiltere ile aynı olmas-ı.
İkamet - Yabancı bir şirketin ülkede mukim sayılıp sayılmaması Yabancı
şirketin ülkede mukim sayılıp sayılamayacağı her meselenin hal ve
şartlarına ve olgularına göre karara bağlanır.
Hukuk Muhakemeleri Usulû Tûzûğü - Tüzüğün 64. Emrinin 1. niza-mı -
Mahkeme veya hakim kararı olmadıkça usulsüzlük de dahil hiçbir
mahkeme işleminin geçersiz olmaması.
Hukuk Muhakemeleri Usulû Tüzûğû - Tüzüğün 64. Emri - Usulsüzlüğün veya
hatanın düzeltilmesi için istida - İstidanın makul sürede yapılması
- - Makul sürenin duruma göre 10-14 gün olabilmesi.
Hukuk Muhakemeleri Usulû Tûzüğü - Tüzüğün 64. Emrinin 1 nizamı -
Şartlı isbatı vücutun Mahkemeden izin alınmadan yapılması - Mahkeme
izni olmaksızın yapılan şartlı isbatı vücudun E.65 n.l kapsamında-
bir usulsüzlük sayılıp sayılmaması.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzûğû - Emir 5 nizam 7 - Celpnamenin tebliği
Tüzüğün Emir 5 nizam 8'e göre celpnamenin tebliği için izin
alınması gerektiği iddiası - E.5 n.8'e göre değil E.5 n.7'ye
uygun olarak yapılan ce-lpname tebliği için Mahkemeden izin
alınmasının gerekmemesi.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tûzüğû - Tüzüğün 5. Emrinin 8. Nizamı -
(İngiltere'de eski 0.9 r.8A yeni 0.10 r.2) - Kıbrıs haricinde mukim
ve Kıbrıs haricinde iş yapan şahıslara tebliğin nasıl v-e ne şekilde
yapılacağı.
Protestolu İsbatı Vûcut (Şartlı isbatı vücut)
Hukuk Usulû - Çift taraflı istida - Seri usulde hüküm talep eden
istidaların çift taraflı yapılması.
OLAY: Davacılar, üçüncü şahıs rizikolarına karşı sigortalı bulunan
bazı -şahıslar aleyhine tazminat davaları açıp hükümler aldılar. Bu
hükümler tatmin edilmediği için Davacılar Sigorta Şirketi aleyhine
tekrar davalar açarak hükümlü tazminatların ödenmesini talep
ettiler. Davalı protestolu isbatı vücut dosyalayarak tebl-iğin
hatalı olduğunu öne sürdü.
Davacılar ise Davalının izin alarak protestolu veya şartlı
isbatı vücut dosyalamamakla hatalı hareket ettiğini öne sürdüler.
Davacılar tarafından çağırılan tanığı da dinleyen İlk Mahkeme,
Mahkemeden iz-in alınmadan şartlı isbatı vücut dosyalandığı ve
batıl olduğu iddia edilen tebliğin iptali için Mahkemeye
müracaat yapılmadığı için isbatı vücutun şartlı isbatı
vücut kabul edilemiyeceğine,
2) Celbnamelerin tebliğinin geçerli ve tam olduğ-una karar
verdi.
Davalı İlk Mahkeme kararının hatalı olduğunu öne sürerek kararı
istinaf etti.
SONUÇ: Bizde Emir 16 Nizam 9'da şartlı bir isbatı vücutun
yapılabilmesi için Mahkemeden bu hususta izin alınması gerektiğini
ve her halükâr-da şartlı bir isbatı vücutun şartlılığının korunması
için batıl olduğu iddia edilen tebliğin iptali için Mahkemeye makul
bir süre içinde müracaat edilmesi gerektiğini belirten Yüksek
Mahkeme isbatı vücudun şartlı olma özelliğini kaybettiği kanısın-a
vardı.
Şirketin yurt dışında kurulmuş bir şirket olmasına rağmen,
Kıbrıs'taki kanunların öngördüğü şekilde kaydedildiğini ve tebliğ
adresinin de, 1957'den beri Davalı şirketin Kıbrıs'taki vekili
olduğunu, vekilin 1974'den itibaren yeni -sigorta yapmamakla
birlikte 'bu tarihten önce yapılan sigortalarla ilgili işlemleri
yürüttüğünü, tahsilat ve ödemeler yaptığını gözönünde tutan Yüksek
Mahkeme tebliğin geçerli olduğu sonucuna vararak istinafı reddetti.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İ-çtihatlar:
1. The Annual Practice 1962.
2. The Practice of Supreme Court 1970.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir Ertekün, Başkan: İşbu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay verecektir.
Şakir Sıdkı İlkay : Mahkemenin emr-i ile birleştirilmiş olan 16/76, 17 76, 18 76 ve 19/76 sayılı istinaflar, ilgili davalardaki celpnamelerin tebliğinin hatalı olmadığına, davalı tarafından yapılan isbatı vücutun ise şartlı olarak geçerli olamayacağına dair Lefkoşa Kaza Mahkemesinin verdiği- karardan yapılmıştır.
Davacılar, davalı tarafından üçüncü şahıs rizikolarına karşı sigortalanan bazı şahıslar aleyhine tazminat için aldıkları hükümlerin tatmin edilmediği gerekçesi ile, davalıyı dava ettiler. Davalar 27.11.1975'de açıldı. Açılan da-valarda isbatı vücut muhtıraları davalı tarafından 5.12.1974'de dosyalandı. Dosyalanan isbatı vücut muhtıraları üzerinde "tebliğ hatalı olduğu için bu isbatı vücut protesto ile yapılır" diye bir şerh bulunmaktdır.
Davacılar 9.1.1976 tarihinde, her da-vada ayrı ayrı, dosyaladıkları iki taraflı istidalarla, davalının makul veya herhangi bir müdafaası bulunmadığı iddiası ile, seri usulde hüküm (summary judgment) talep ettiler. Davalı seri usulde hüküm verilmesine itiraz etti ve müdafaa dosyalamak için izi-n talebinde bulundu.
Davalı, itiraznamelere ekli olarak dosyaladığı yemin verekalarında, isbatı vücutun protestolu yapıldığını, davalı şirketin Ocak 1974'den beri Kıbrıs'tan ayrılmış olduğunu ve Kıbrıs'ta herhangi bir sigortacılık faaliyeti göstermed-iğini ve binaenaleyh dava tarihinde kanunun öngördüğü şekilde sigortacılık yapan bir şirket mevcut olmadığına ve her halukarda celpnamenin tebliğinin kanuna uygun olarak yapılmadığına göre davaların ileri gidemeyeceğini savundu.
İstidaların duruşması-nda sadece davacılar tarafından çağırılan Kemal Tuğrul isminde bir şahıs şahadet verdi. Türk Bankası müstahdemlerinden olan bu şahit, şahadetinde, davalı şirketin Kıbrıs kanunlarının öngördüğü şekilde kaydedildiğini ve o zaman tebliğ adresinin Türk Bankası- olduğunu, Türk Bankasının 1957'den 18.1.74'e kadar davalı şirketin genel açenteliğini deruhte ettiğini ve kendisinin orada müdür olduğunu, davalardaki celpnamelerin 28.11.1975 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, geçmişte olduğu gibi şimdi de kendisini -tebliğ kabul etmeğe yetkili addettiğini ve 18.1.1974'den sonra şirket aleyhine açılan davalarda tebliğ kabul etmiş olduğunu, 18.1.1974'den sonra acentelik vazifelerini yine yürütmekte olduklarını, hesapların henüz temizlenmediğini, sadece yeni sigorta yapm-adıklarını fakat mevcut sigortalar tahtında ve para olduğu müddetçe ödeme yapmakta olduklarını ve halen davalı ile ilişkilerini kesmediklerini, şirket ile barika arasındaki acentelik anlaşmasının 18.1.1974'de hitam bulmuş olduğunu fakat özel yetkilerle şir-kete ait muameleleri burada yürütmekte olduklarını söyledi.
İstidaları dinleyen Lefkoşa Kaza Mahkemesi (1) daha önce Mahkemeden izin alınmadığı ve batıl olduğu iddia edilen tebliğin iptali için Mahkemeye müracaat yapılmadığı cihetle isbatı vücutun şa-rtlı olarak geçerli olmadığına ve (2) celpnamelerin tebliğinin hatalı olmayıp geçerli ve tam bir tebliğ olduğuna karar verdi.
İstinaf işbu karardan yapılmıştır.
İstinaf ihbarnamesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, istinafın duruşmasında ele -alınan sıra ile, aynen şöyledir:
Muhterem Mahkeme isbatı vücutun protestolu yapıldığını kabul
etmemekle hataya düşmüştür.
Muhterem Mahkeme tebliğin hatalı olduğunu kabul etmemekle
hataya düşmüştür.
İstinaf Sebebi: Yukarıda da belirtildiği gibi Kaza- Mahkemesi, daha önce Mahkemeden izin alınmadığı ve ayrıca batıl olduğu iddia edilen tebliğin iptali için Mahkemeye müracaat yapılmadığı cihetle, isbatı vücutun şartlı olarak geçerlı olmadığına karar verdi. Müstenifin avukatı ise, şartlı isbatı vücut yapıl-abilmesi için Mahkemeden izin alınması zarureti olmadığını iddia etti.
Bizdeki Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünde protesto tahtında veya şartlı olarak yapılabilen isbatı vücuttan E.16 n.9' da bahsedilmektedir. Bu nizam şöyledir:-
"9. A def-endant before appearing shall be at liberty,
without obtaining an order to enter or entering a conditional
appearance, to take out a summons to set aside the service upon
him of the writ or of notice of the writ, or to discharge the
ord-er authorizing such service."
Bizdeki bu nizam İngiltere'deki 1883 Yüksek Mahkeme Tüzüğü 0.12 r.30'dan alınmışrır.- (Gör: The Annual Practice, 1962). Bunun ise halen İngiltere'de yürürlükte bulunan 1965 Yüksek Mahkeme Tüzüğündeki mukabili 0.12/7/1'di-r.- (Gör: The Practice of Supreme Court, 1970). Gerek eski gerekse yeni Tüzük altında, bu husustaki, uygulama aynıdır ve şartlı bir isbatı vücutun yapılabilmesi için Mahkemeden, tek taraflı bir müracaat üzerine, izin alınması gerekir. Alınan izinde davalın-ın batıl olduğunu iddia ettiği celbname veya bunun tebliğinin iptali için Ma.hkemeye başvurma süresi tahdit edilir ve bu süre zarfında müracaat yapıldığı takdirde isbatı vücutun sadece şartsız olarak geçerli olabileceğine dair koşul konur. Böyle bir başvur-ma için süre, eskiden genellikle 10 gün şimdi ise 14 gün olmakla beraber, her meselenin kendine has ahval ve şeraite göre davalıya makul bir zaman verebilecek şekilde tesbit edilir.
Kanaatımızca bizdeki E.16 n.9'da şartlı bir isbatı vücutun yapılabil-mesi için Mahkemeden bu hususta izin alınmasını öngörmektedir.
Müstenifin avukatı, ilâveten, izin alınmamakla bir usulsüzlük zuhur etmiş olsa bile bunun, Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.64 n.l tahtında mütalâa edildiğinde, isbatı vücutun şartlıl-ığına halel getirmediğini iddia etti. Mamafih, şartlı bir isbatı vücutun şartlılığını muhafaza edebilmesi için davalının makul bir süre zarfında (ki bu süre izin alındığında Mahkemece önceden tesbit olunur) batıl olduğunu iddia ettiği celbname veya bunun t-ebliğinin iptali için Mahkemeye müracaat etmesi gerekir. Halbuki bu meselelerde davalı isbatı vücut muhtıralarını 5.12.1975'de dosyaladığı halde davacıların seri hüküm için istida yaptıkları 9.1.1976 tarihine kadar celbnamelerin tebliğinin iptali için Mahk-emeye herhangi bir müracaatta bulunmuş değildir. Aradan geçen zaman ise böyle bir müracaatın yapılması için gerekli makul süreden, kanaatımızca, epeyce fazladır. Binaenaleyh, Mahkemeden önceden izin alınmaması E.64 n.l kapsamında bir usulsüzlük addolunacak- olsa bile davalının tebliğin iptali için makul bir süre zarfında Mahkemeye müracaat etmemesi neticesi yapılan isbatı vücutun sadece şartsız bir isbatı vücut olarak itibar görmesi gerekir. Bu böyle olduğuna göre de izin eksikliğinin E.64 n.l kapsamında bir- usulsûzlük sayılıp sayılamayacağının tezekkür edilip karara bağlanması gerekmemektedir.
İstinaf Sebebi: Kaza Mahkemesi celbnamelerin davalıya tebliğinin hatalı olmadığına karar verdi. Müstenifin avukatı ise Kaza Mahkemesinin bu hususta yanıldığını ve teb-liğin usulsüz ve hatalı olduğunu ileri sürdü.
Bir celbnamenin tebliğinin usule uygun olarak yapılmadığının ileri sürülebilmesi için isbatı vücutun davalı tarafından şartlı olarak yapılması gerekir. Bu meselelerde ise davalının yapmış olduğu isbatı vü-cut sadece şartsız olarak geçerli olduğu cihetle tebliğdeki usulüzlükle ilgili bir itiraz ileri sürülemez:- (Gör: The Annual Practice, 1962, p.198). Bu böyle olmakla beraber, önemine binaen, müstenifin avukatı tarafından, itiraz ile ilgili olarak, ileri sü-rülen noktalara değinmeyi uygun gördük.
Müstenifin avukatı, davalı Şirketin Ocak 1974'den beri Kıbrıstan ayrılmış olduğu ve burada faaliyet göstermediği cihetle tebliğin kendisine burada yapılamayacağını ve binaenaleyh yapılan tebliğin hatalı olduğun-u ileri sürdü.
Hukuk Muhakeme Usulü Tüzüğü E.5 n.7'ye göre Kıbrıs dışında kurulmuş olan bir şirkete Kıbrıs dahilinde bir celbnamenin tebliği bunun bir suretinin şirketin Kıbrıs'taki iş yerine veya şirketi temsilen ve onun adına iş yürütmeğe yetkili b-ir şahsa bırakılması ile yapılabilir. Bu nizam şöyledir:-
"7. In the absence of any statutory provision regulating
service of process upon a corporate body, service of an office
copy of a writ of summons or other process on the preside-nt or
other head officer, or on the treasurer or secretary of such
body, or delivery of such copy at the office of such body, shall
be deemed good service; and in the case of any company not formed
in Cyprus, the copy may be left at its- place of business in
Cyprus, or if there is no such place, with any person in Cyprus
who appears to be authorized to transact business for the company
in Cyprus, and such leaving of the copy shall be deemed good
service unless the Cour-t or a Judge otherwise orders. And where
by any law provision is made for the service of any writ of
summons or other process on any corporate body or any society or
fellowship or any body or number of persons corporate, or
incorporate,- the service of the office copy of a writ may be
effected accordingly."
İngilterede uygulanan usul ve içtihat kararla-rına göre dışarıda kurulan fakat Şirketler Kanunu tahtında yabancı bir şirket olarak kaydedilen bir şirkete İngiltere dahilinde tebliğ Şirketler Kanunu uyarınca göstermiş olduğu tebliğ adresine yapılabilir. Şirketler Kanunu tahtında kaydedilmeyen bir yaban-cı şirket ise, İngilterede iş yürüttüğü takdirde, memleket dahilinde mukim sayılır ve şirketi temsilen işi yürüten vekile şirket adına tebliğ yapılabilir. Herhangi
bir meselede ise bir yabancı şirketin memleket dahilinde mukim sayılıp sayılamayacağı o mese-leye has olgu, ahval ve şeraite göre karara bağlanır.- (Gör: The Annual Practice, 1962; 0.9 r.8 at pp.115, 116).
Bizdeki E.5 n.7 tahtında öngörülen usul ve uygulama, kanaatımızca, İngilteredekinin aynıdır.
Kaza Mahkemesi, Kemal Tuğrul'un nakzed-ilmeyen şahadetine dayanarak, davalı şirket adına Türk Bankasına yapılan tebliğin E.5 n.7 tahtında geçerli olduğuna karar verdi. Davalı şirketin dışarıda kurulmuş olmakla beraber buradaki kanunların öngördüğü şekilde kaydedildiği ve tebliğ adresinin Türk B-ankası olarak gösterildiği, Türk Bankasının 1957'den beri davalı şirketin Kıbrıs'taki vekili olduğu, Ocak 1974' den itibaren yeni sigorta yapmamakla beraber bu tarihten önce yapılan sigortalarla ilgili işlemleri yürüttüğü ve bunlarla ilgili tahsilat ve öde-meler yaptığı, davalara konu teşkil eden sigortaların davalı şirket adına Türk Bankası tarafından yapılan sigortalardan olduğu ve Türk Bankasının Ocak 1974' den sonra da başka davalarda davalı şirket adına tebliğ kabul ettiği göz önünde tutulunca Kaza Mahk-emesinin bu husustaki kararı, kanaatımızca, hatalı değildir.
Müstenifin avukatı, ilâveten, celbnamelerin tebliğinin yapılabilmesi için E.5 n.8 tahtında Mahkemeden izin alınmış olması gerektiğini halbuki davacıların böyle bir izin almadığını iddia ett-i. Kaza Mahkemesi ise davalıya tebliğin doğru olarak E.5 n.7 tahtında yapıldığını ve binaenaleyh izin alınmış olmasının gerekmediği kanaatına vardı.
E.5 n.8, metninden de görüleceği gibi, Kıbrıs haricinde mukim veya Kıbrıs haricinde iş yapmakta olan -şahıslara, bazı davalarla ilgili olarak, tebliğin nasıl ve ne şekilde yapılacağını düzenlemektedir.- (Gör: The Annual Practice, 1962, 0.9 r.8A; The Supreme Court Practice, 1970, 0.10 r.2). E.S n.7 ise şirketlere ve bu meyanda, bu meselede olduğu gibi, Kıbr-ıs haricinde kurulmuş olup da Kıbrıs'ta mukim veya Kıbrıs'ta iş yapmakta olan bir şirkete Kıbrıs dahilinde tebliğin nasıl yapılacağını düzenlemektedir. E.5 n.7 uyarınca yapılan bir tebliğ için ise izin gerekmemektedir. Usul ile ilgili hukuki durum izah edi-ldiği merkezde olduğuna göre celbnamelerin davalıya tebliği, Kaza Mahkemesinin bulduğu gibi, doğru olarak E.5 n.7 uyarınca ve izin alınmadan yapılmıştır.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstenif yapmış olduğu istinafta muvaffak olmamıştır.
-
Netice itibarı ile istinaf reddedilir.
İstinaf masrafları müstenif tarafından ödenecektir.
(M.N.Münir Ertekün)(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu)
Başkan Yargıç Yargıç
8 Eylül,l976.
Full & Egal Universal Law Academy