- Yargıtay/Hukuk 16/79
(Dava No. 343/77; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayığolu, N.Ergin Salahi.
İstinaf eden: H-asan İbrahim, Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Otoran Ltd. Şti. Lefkoşa.
2. Ahmet Cemal, Mercedes Garajı, Lefkoşa.
- (Davalılar)
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ahmet Mithat Berberoğlu.
Aleyhine istinaf edilenler namına: İlkay Hikmet.
Acente - Acente vasıtasıyle araba ithal eden Davacıdan acente-nin ek
ücret talep etmesi - Davacının ödediği ek ücreti geri istemesi -
İlk Mahkemenin 2 Yüksek Mahkeme Yargıcının ikazından etkilendiği
gerekçesiyle ihtilâfla ilgili karar vermemesi.
Mahkeme kararı - İlk Mahkeme Yargıçlarından birinin yap-ılan ikazdan
rahatsız olduğunu beyan ederek şahadeti değerlendirip ihtilâf
konularına ilişkin bulgu yapmaması - Ortada Yüksek Mahkemenin
tasvip edeceği veya düzelteceği geçerli bir hüküm olmaması - İlk
Mahkemenin hükmünün iptali ile dav-anın yeniden görülmek üzere İlk
Mahkemeye iadesi.
OLAY: Davacı Almanyada bulunan Mercedes firmasından bir araba almak
istedi. Firmadan aldığı yazı üzerine Davalılarla temas eden
davacı Davalılar vasıtasıyle Mercedes firmasıyla anlaşarak bi-r
araba satın aldı. Araba gelmezden önce Davalılar Davacıdan K.L.
1000 daha istediler. Davacı bu parayı ödeyip arabayı aldıktan
sonra önümüzdeki davayı açarak K.L. 1000.-nın kendisinden haksız
ve karşılıksız olarak alındığını iddia et-ti ve iadesini talep
etti. İlk Mahkemede yapılan duruşmadan sonra dava uzun süre
karar için bekledi. Yüksek Mahkemenin iki yargıcı İlk Mahkemeye
riyaset eden yargıçla görüşerek kararın daha fazla gecikmemesi
için ikazda bulundular. Ri-yaset eden yargıç verdiği kararda
Yüksek Mahkeme yargıçlarının ikazının üzerinde aksi tesir
yaptığını belirtti ve tartışma konularına ilişkin bulgu
yapmayarak Davalı avukatının kabul ettiği bir miktar üzerinden
hüküm verilmesine tarafta-r oldu.
Diğer yargıç ise şahadeti değerlendirerek Davacı lehine
hüküm verdi. Davacı ve Davalılar bu hükmü karşılıklı olarak
istinaf ettiler.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme her iki yargıcın şahadeti değerlendirip ihtilâf
konusu olgularla i-lgili bulgu yapmamaları nedeniyle ortada
geçerli bir hükmün bulunmadığını belirtti ve davayı yeniden
dinlenmek üzere İlk Mahkemeye iade etti.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: İşbu istinaf müstenif davacının, aleyhine istinaf -edilen davalılar aleyhine, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtığı davada verilen hükümden yapılmıştır.
Lefkoşa' da ikamet etmekte olan davacı, bir araba satın almak için Almanya'daki Mercedes firmasına müracaatta bulundu ve onlardan aldığı bir yazı üzerine- davalılarla temasa geçti ve neticede istediği arabanın siparişini davalılar vasıtası ile yaptı ve arabayı aldı.
Araba gelmezden önce davalılar müstenif davacıyı çağırarak kendisinin Mercedes firmasırıa banka vasıtası ile gönderdiği DM25700'a ilâvete-n kendisinden K.L.1000.- karşılığı 36000TL talep ettiler ve davacıdan makbuz mukabili bu parayı aldılar. Bu makbuzda K.L.1000.-nın niçin davacıdan alındığının teferruatı verilmiştir. Kaza Mahkemesinde açılan davanın esas itibarı ile konusu bu K.L.1000.-dır-. Davacı açtığı dava ile söz konusu K.L.1000.-nın kendisinden haksız, ivazsız, karşılıksız veya hataen alınmış bir meblağ olduğunu iddia etti ve bu meblağ ile 10.9.78'den tediye tarihine kadar kanuni faizinin kendisine davalılar tarafından müştereken veya -münferiden ödenmesini talep etti.
Davalılar dosyaladıkları müdafaa takriri ile davacının birçok iddialarını ret ve inkâr ettiler ve mukabil talep yolu ile davacıdan K.L.64.950 talep ettiler.
İki Kaza Mahkemesi yargıcından oluşan bir heyet huzur-unda yapılan davanın duruşması 20.4.1978'de tamamlandı ve Mahkeme Heyeti davayı, hüküm için, süresiz erteledi.
Davanın duruşması 20.4.1978'de tamamlanmış olmasına rağmen istinaf konusu olan hüküm ancak 31.1.1979 tarihinde verildi. Aradan
uzun bir zam-an geçip de hükmün verilmemesi üzerine Yüksek Mahkemenin iki üyesi davanın duruşmasına başkanlık etmiş olan Kaza Mahkemesi Yargıcına, ayrı ayrı tarihlerde, çok geç kalındığına dair uyarida bulundular ve hükmün daha fazla gecikmeden hazırlanıp verilmesini t-avsiye ettiler. Kendisine uyarı yapılan Yargıç bu şekilde ikaz edilmesinin ûzerinde aksi tesir yaptığını ileri sürerek önündeki şahadeti değerlendirip talep ve mukabil talep üzerinde bir hükme varmaktan imtina etti ve sadece davalıların duruşma esnasında d-avacı lehine kabul edilen miktardan davacının mukabil talep ile ilgili olarak kabul ettiği miktarın çıkması neticesi elde edilen K.L.275.380 ve bunun üzerinden masraflar için davacı lehine karar vermesi gerektiği görüşüne vardı. Diğer Yargıç ise ayrı olara-k verdiği kararda Mahkeme önündeki şahadeti inceleyip değerlendirdi ve yaptığı bulgular ışığında davacı lehine K.L.990.-, kanuni faizi ve masraflar ve mukabil talep üzerinden de davalı lehine K.L.50.- ve masraflar için hüküm verilmesi gerektiği görüşüne va-rdı. Neticede davacı lehine, 1976 Mahkemeler Yasasının 36. maddesi tahtında, K.L.275.380 ve bu meblağ üzerinden masraflar için hüküm ve emir verildi.
Davanın duruşmasına Başkanlık eden Kaza Mahkemesi Yargıcı kendi görüş ve kararını şu şekilde izah et-ti:
"Davacı Avukatı, ....................davacı lehine
K.L.940 için hüküm verilmesini talep etmiştir.
Bir an için Davacının bu talebini kabul etsek bile, ben
Davacı lehine bu hükmü verebilecek kuweti kendimde görmüyorum.
- Davacı bu gün serbest piyasada dava konusu Mercedes otomobili
satacak olsa, en az ödediği paranın üç misline satabilir.
.........................
Serbest kalsa idim bu bilgimi belki bir kenara itmeye
muvaffak olur ve davanın es-asına girebilirdim. Ancak geçen
haftalarda, bir haftanın içinde Baş Hakim de dahil olmak üzere 2
Yüksek Mahkeme Yargıcı beni çağırtıp, bu devayı bir an önce
karara bağlamamı talep etmiştir. Şunu belirtmek isterim ki
kararımı ne şekilde -vermem hususunda bana bir baskı
yapılmamıştır. Ancak bu olay bile "üzerimde aksi tesir yaptı ve
yukarıdaki görüşüm katılaştı. Yüksek Mahkeme'den sırf bu dava
için çağrılmam için muhakkak ki Davacı Yüksek Mahkemeyi de bu
dava ile ilgili -olarak rahatsız etmiştir.
Ben 'perfect' bir hakim değilim. İçinde bulunduğum ve
itildiğim durumda Davacının lehine doğan piyasadaki artışı bir
kenara itemiyeceğim, bu durumda Davacının lehine hüküm
veremiyeceğim kanunen haklı dahi- olsa ancak, duruşma esnasında
Davalıların Avukatı, Davacı lehine K.L.325.380 mil için hüküm
kabul ettikleri hususunda Mahkemeye bir beyanı olmuştur. Bu
beyana istinat ederek Davacı lehine ve Davalılar aleyhine
münferinden ve müştereken- bu miktar için hüküm verebilirim. Fakat
bundan Davacı Avukatının duruşma esnasında kabul ettiği mukabil
talep'te ön görülen K.L. 50.-lık kalem çıktıktan sonra ki bu
durumda Davacının Davalılardan alacağı K.L.325.380 mil - 50 =
K.L.275.-380 mildir."
Bidayet Mahkemesinin hükmünden davacı istinaf etmiştir. Aleyhine istinaf edilen davalılar da bir mukabil istina,f ihbarnamesi dosyalamıştır.
Müstenif davacı, istinaf ihbarnamesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri ile özetle Mahkeme-nin verdiği, hükmün hatalı olduğunu, davanın duruşmasına başkanlık eden Yargıcın kararının gerekçeden veya hukuken muteber gerekçeden yoksun olduğunu, diğer Yargıcın kararının ise gerekçeli ve hukuken muteber ve kabul edilebilir olduğunu ve 9/76 sayılı Yas-anın 39. maddesirıin yanlış uygulandığını iddia etti. Müstenif, istinafın duruşmasında aynı görüşleri ileri sürdü ve ikinci Yargıcın hükmünün kabul edilerek davacı lehine K.L.940, kanuni faizi ve masraflar için hüküm ve emir verilmesini talep etti.
A-leyhlerine istinaf edilen davalılar ise dosyaladıkları istinaf ihbarnamesinde özetle davanın duruşmasına başkanlık eden Yargıcın davada talep ve mukabil talep ile ilgili olarak iddia edilenler hakkında herhangi bir bulgu yapmamakla hata ettiğini, ikinci Ya-rgıcın ise yaptığı bulguların ve vardığı kararın hatalı olduğunu, kendilerinin 10.2.78 de K.L.254 için yaptıkları kabul beyanından sonra yapılan duruşma masraflarından sorumlu olmayacakları cihetle en azından aleyhlerine masraf emri verilmemiş olması gerek-tiğini iddia ettiler. Aleyhlerine istinaf edilenler, istinafın duruşmasında, aynı görüşleri savundular ve Bidayet Mahkemesinin hükmünün tadil edilerek davacı lehine sadece K.L.254 için hüküm verilmesini talep ettiler.
Bu meselede tezekkür edilmesi ge-reken bizim bir İstinaf Mahkemesi olarak tasvip edebileceğimiz veya düzeltebileceğimiz bir mahkeme hükmünün mevcut olup olmadığıdır. İstinaf iki yargıçlı bir Mahkemenin hükmünden yapılmıştır. Mamafih, daha önce izah edildiği gibi, Yargıçlardan biri, çok ge-ç kalındığı cihetle hükmün daha fazla gecikmeden verilmesi için iki Yüksek Mahkeme Yargıcının kendisine yaptığı makul ve yerinde bir uyarı ve tavsiyenin üzerinde aksi tesir yaptığı gerekçesi ile, önündeki şahadeti değerlendirmekten ve ihtilâf konusu hususl-ar üzerinde bulgu yapmaktan imtina etti. Bu şekilde yerinde bir uyarı ve tavsiyeden ötürü önündeki şahadeti değerlendirmekten ve ihtilâf konusu hususlar üzerinde bulgu yapmaktan imtina eden sözü edilen Yargıç, kanımızca, tevil edilemiyecek surette hatalı h-areket etmiştir. Neticede de her iki Yargıcın önlerindeki şahadeti değerlendirerek ihtilâf konusu hususlarda bulgu yapması gerekirken bu sadece bir Yargıç tarafından yapılmıştır. Bu durumda bizim istinafen tasvip veya düzeltebileceğimiz geçerli bir hüküm, -kanımızca, mevcut değildir ve takip etmemiz gereken en doğru ve adil yol davayı tekrar duruşması yapılıp karara bağlanmak üzere Kaza Mahkemesine iade etmektir.
Sonuç olarak Bidayet Mahkemesinin hükmü iptal edilir ve dava başka yargıç veya mahkeme hey-eti tarafından tekrar duruŞması yapılıp karar bağlanmak üzere Lefkoşa Kaza Mahkemesine iade edilir. Ayrıca mümkün olduğu en erken bir zamanda davanın duruşmasının yapılarak sonuçlandırılması için Kaza Mahkemesine direktif verilir.
Bidayet Mahkemesi huzurun-da yapılmış olan duruşmanın masrafları, müstenif davacının aleyhine olmamak üzere, davanın sonucunu takip edecektir.
İstinaf masrafları ile ilgili emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç - Yargıç Yargıç
6 Temmuz,l979
- 444 -
Full & Egal Universal Law Academy