D.14/80 Yargıtay/Hukuk 16/80 (Dava No. 39/79; Lefkoşa)Yüksek Mahkeme Huzurunda.Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.İstinaf eden: Aziz Derviş n/d Aziz Nesim, K. Kaymaklı. (Davacı)- ileAleyhine istinaf edilen: Sosyal Sigortalar İdare Meclisi Başkanlığı, Lefkoşa. (Davalı) A r a s ı n d a . İstinaf eden namina: Hasan Mehmet.Aleyhine istinaf edilen namına: Erdinç M. Kansu.Sosyal sigorta - 16/76 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 149 ve 1.50. maddeleri - Müstedinin geçmişte çalıştığı sürelerin tevsik edilmesi - İlk Mahkeme Müstedinin geçmiş yıllardaki hizmetlerinirı bir kısmını tevsik ederken, 1957 - 1963 yılları arasındaki hizmetleri için karar vermenıesi.Şahadet - Yüksek Mahkemenin İlk Mahkemenin şalıadet hususundaki bulguları vo kararı ile bağlı olmaması - Aynı şahitlarin 2 ve 3. dönem için verdikleri şahadeti kabul eden İlk Mahkemenin l. dönem için verilen şahadeti kabul etmemesi - İlk Mahkemenin yaptığı hatanın Yüksek Mahkeme tarafından düzeltilmesi.OLAY: Müstedi Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar Yasasının 149 ve 150. maddelerine uygun olarak çalıştığı sürelerin sosyal sigortalı süresi olarak tevsik edilmesini talep etti. İlk Mahkeme Müstedinin 1969-1972 ve 1972-1974 yıllarındaki hizmetlerinin tevsik edilmesine karar verdi. 1957-1963 yıllarındaki hizmetleri için ise herhangi bir karar vermedi.Müstedi İlk Mahkemenin 1957-1963 yılları arasındaki süre zarfında çalışmadığı veya sigorta primlerini ödemediği hususunda bulgu yapmadığı halde bu konuda emir vermemekle hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.SONUÇ: Yüksek Mahkeme İlk Mahkemelerin şahadet hususunda yaptıkları bulgu ve vardıkları kararlara hangi hallerde müdahale edilebileceğine değindi.İIk Mahkemenin aynı şahitlerin şahadeti ile 2 ve 3. dö- nemler için müstedi lehine karar vermesinden sonra 1. dönem için karar vermemesinin hatatı olduğu kanısına varan Yüksek Mahkeme Müstedinin 1957-1963 yılları arasında da çalıştığı sonucuna vardı ve bu dönemin de tevsik edilmesine emir verdi.Atıfta Buılunulan Yargısal İçtihatlar:1- R.v. British Transport Commission (1968) 2 All E.R. s.39 -50.HÜKÜMN. Ergin Salâhi: Müstedi Aziz Derviş veya namı diğerle Aziz Nesim Sosyal Sigortalar İdare Meclisi Başkanlığı aleyhine açtığı 39/79 sayılı bir istida ile:1) l.l.1957'den Aralık 1963 olaylarına kadar Rum tarafında Humayak isimli bir Ermeninin sahibi bulunduğu ve çanak, çömlek yapan bir iş yerinde aralıksız olarak çalıştığını;2) Müstedinin 1969-1972 tarihine kadar Mihalagi isimli işverenin inşaat işlerinde aralıksız olarak çalıştığını;3) Yine müstedinin 1972 tarihinden Temmuz 1974 tarihine kadar Kristufa isîmli işverenin yanında inşaat işlerinde aralıksız olarak çalıştığını iddia ederek bu çalıştığı sürelerin 16/76 sayılı Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar Yasasının 149 ve 150. maddelerine uygun olarak tevsik edilmesi müracaatında bulunmuştur.Müstedaaleyhler dosyaladıkları itirazda müstedinin taleplerini kabul etmeyerek bilgisizlik beyan etmişlerdir. Bunun üzerine yapılan duruşmada müstedi kendisi dahil olmak üzere 4 şahit çağırmış ve istidasındaki sürelerde hakikaten belirlenen iş yerlerinde çalıştığı hususunda şahadet vermiş ve bu şahadetini diğer çağırdığı şahitler ve karısı Rabia Aziz de teyid etmiştir.Müstedaaleyh müstedi tarafından çağırılan şahadete karşın herhangi bir şahadet çağırmamış ve Mahkeme de gayet kısa olan kararında 1969-1972 ve 1972-1974 yıllarındaki hizmetlerinin tevsik edildiği hususunda karar vermiştir. Müstedinin istidasının 1. paragrafındaki 1.1.1957'den Aralık 1963'e kadar olan hizmetleri hususunda Bidayet Mahkemesi herhangi bir karar vermemiştir.Müstedi bu karardan istinaf ederek istinafını aşağıdaki sebeplere istinad ettirmektedir:"l. Muhterem Bidayet Mahkemesi, huzurundaki şshadet ışığındamüstedinin, 1.1.1957'den Aralık 1963 tarihine kadar Humayak isimli bir Ermeninin sahibi bulunduğu ve çanak çömlek yapan bir iş yerinde aralıksız çalıştığı ve mezkûr süre esnasında sosyal sigorta primlerini ödediğine dair emir vermemekle hata etmiştir.2. Muhterem Bidayet Mahkemesi müstedinin yukarıda belirtilensüre esnasında çalışmadığı ve/veya sigorta primlerini ödemediği hususunda bulgu yapmadığı halde yukarıda belirtildiği şekilde emir vermemekle hata etmiştir.3. Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurundakî şahadet ışığındamüstedinin belirtilen süre esnasında çalıştığına ve sosyal sigorta primlerini yatırdığına kanaat getirmemekle ve yukarıda belirtîlen emri vermemekle hata etmiştir."Yukarıda iktibas edilen üç îstinaf sebebi ayrı ayrı görülmekle beraber bir başlık altında mütalâa edilip ele alınabileceği kanaatındayız. Bu meselede esas karara bağlanması gereken konu müstedinin 1.1.1957'den Aralık 1963 tarihine kadar olan süre zarfında Humayak isimli Ermeninin yanında çalışıp çalışmadığı ve bu hususta kâfi şahadet bulunup bulunmadığı hususudur. Bidayet Mahkemesi müstedinirı lehine olarak istidasındaki 2 ve 3. paragraflarda belirtilen süreler için hüküm verirken müstedinin kendi şahadetine ve çağırdığı şahitlerin şahadetine inanarak hüküm vermiştir. Birinci süre içizı ne sebeple müstedi lehine karar vermediğine dair Bidayet Mahkemesinin kararında lehte ve aleyhte hiçbir gerekçe yoktur. Bu hususta bulgu da yapılmamıştır. Hakikatte şahadeti incelediğimizde müstedi lehine karar verilen ve talebinde görülen 2 ve 3. dönemler için şahadet olduğu gibi l. dönem için de kâfi şahadet ve olgular mevcuttur.Yüksek Mahkeme yargıtay olarak Bidayet Mahkemelerinin şahadet hususunda ve bilhassa şahitlere inanıp inanmama hususunda yaptıkları bulgu ve vardıkları karara ne gibi hallerde müdahale edecekleri birçok istinaf kararında değinmiştir. Bunları burada tekrarlamağa lûzum yoktur. Esasen önümüzdeki istinafta durum Bidayet Mahkemesi bu konuda hiçbir bulgu yapmadığı ve bir yanılgıya düştüğü nedeni ile yapılan bulguya müdahale söz konusu değildir. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 37(3) maddesine göre Yüksek Mahkeme yargıtay sıfatı ile hukuk ve ceza davasına ilişkin bir istinafı görüp karar verirken ilk mahkemenin olguları ile bulgu ve kararı ile bağlı değildir ve bütün tanıkları gözden geçirmeyi, kendi istidlallerini yapmağa yetkilidir.Önümüzdeki istinafta Bidayet Mahkemesi şahadet veren şahitlerin şahadetine inanarak müstenifin istidasındaki 2 ve 3 dönemlerde görülen işverenlerde çalıştığını kabul ederek tevsik edilmesi kararınavarmıştır. Aynı şahitlerin şahadetlerinde ve tekzip edilmeyen olgulara göre 1.1.1957'den Aralık 1963 tarihine kadar Humayak isimli bir Ermeninin işyerinde aralıksız olarak çalıştığı açıklıkla görülmektedir. Yukarıda değindiğimiz gibi Bidayet Mahkemesi bir yanlışlık eseri bir hususta bir bulgu yaprmamış ve müstedinin talebi yönünde karar vermemiştir. Bu bir hatadır ve yargıtayca düzeltilmesi gerekir. İlâveten verilen şahadet ve olgular ışığında Bidayet Mahkemesinin yanlış bir bulgu yapmış olsa dahi yargıtay bununla bağlı değildir doğru neticeyi istihraç etek yargıtayın yetkîsi dahilindedir. Bu hususta R. v. British Transport Commission 2 All England Law Reports (1968 s.39 ve 50'de Lard Parker şöyle demektedir:"...... with that, of caurse, I entirely agree: but at the same time, if this court is satisfied that the inference drawn is the wrong inference, then not only has it the power but it is its duty to substitute its own inference for that found by the learned judge." Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi istinaf kabul edilir ve müstedinin 1.1.1957 tarihinden Aralık 1963 olaylarına kadar Rum tarafında Humayak isimli bir Ermeninin sahibi bulunduğu ve çanak çömlek apan bir işyerinde aralıksız alarak çalıştığı, Bidayet Mahkemesinin tevsikine karar verdiği 1969-I972 ve 1972 - Temmuz 1974 sürelerine ilâveten bu süre de 16/76 Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar Yasasının 149 ve 150. maddelerine uygun olarak sunulan şahadet ve olgular ışığında tevsik edilmesi gerektiği yönde karar verilir.(N .Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay) Yargıç Yargıç Yargıç16 Mayıs 1980
Full & Egal Universal Law Academy